Blog

Çekmeköy Boşanma Avukatı - Boşanmada Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı

Çekmeköy Boşanma Avukatı - Boşanmada Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Boşanma, yalnızca evlilik birliğinin sona ermesi bakımından değil, eşlerin evlilik süresince edindikleri malvarlığı değerlerinin hukuki durumunun belirlenmesi bakımından da önemli sonuçlar doğurur. Eşlerin evlilik boyunca edindikleri taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, şirket payları, birikimler ve diğer malvarlığı değerleri boşanmanın ardından mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirmeye konu olabilir. Türk Medeni Kanunu’nda yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Bu rejimde eşlerin bütün mallarının doğrudan yarı yarıya paylaşılması şeklinde bir sistem bulunmaz. Öncelikle hangi malvarlığı değerlerinin edinilmiş mal, hangilerinin kişisel mal olduğu belirlenir; daha sonra mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hesaplamalar yapılarak varsa katılma alacağı tespit edilir. Türk Medeni Kanunu’na göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Boşanma hâlinde ise edinilmiş mallara katılma rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona erer. Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı, mal rejiminin tasfiyesi avukatı ve katılma alacağı avukatı kapsamında değerlendirme yapılırken evlilik tarihi, malların edinilme tarihi, malın hangi kaynakla edinildiği, boşanma davasının açıldığı tarih ve eşlerin malvarlığına yaptıkları katkılar birlikte incelenmelidir. Mal Rejimi Nedir? Mal rejimi, eşlerin evlilik süresince sahip oldukları ve edindikleri malvarlığı değerlerinin birbirleriyle olan hukuki ilişkisini düzenleyen sistemdir. Türk Medeni Kanunu eşlerin malvarlığı ilişkilerini belirli mal rejimleri çerçevesinde düzenlemektedir. Eşlerin kanunda belirtilen usule uygun olarak başka bir mal rejimi seçmemeleri hâlinde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimin uygulanması, evlilik sırasında edinilen her malın doğrudan eşlerin ortak mülkiyetine geçtiği anlamına gelmez. Eşler evlilik devam ederken kendi malvarlıkları üzerinde belirli sınırlar içerisinde hak sahibi olmaya devam eder. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir? Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin malvarlıklarını temel olarak edinilmiş mallar ve kişisel mallar şeklinde ayıran ve rejimin sona ermesi hâlinde edinilmiş mallardan kaynaklanan artık değer üzerinden diğer eş lehine katılma alacağı doğabilen yasal mal rejimidir. Mal rejimi devam ederken bir eşin adına kayıtlı olan mal, yalnızca evlilik gerçekleştiği için diğer eşin otomatik olarak yarı paylı mülkiyetine geçmez. Mal rejiminin tasfiyesi sırasında malın hangi gruba ait olduğu, borçlar, eklenecek değerler, denkleştirme, değer artış payı ve artık değer gibi unsurlar değerlendirilir. Mal Rejiminin Tasfiyesi Nedir? Mal rejiminin tasfiyesi, eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesinden sonra eşlerin malvarlığı değerlerinin kanunda öngörülen esaslara göre belirlenmesi ve varsa eşlerin birbirlerinden olan mal rejimi alacaklarının hesaplanması sürecidir. Tasfiye sırasında yalnızca malın kimin adına kayıtlı olduğu dikkate alınmaz. Malın ne zaman edinildiği, hangi gelir veya malvarlığı değeri kullanılarak alındığı, mal üzerinde bulunan borçlar, diğer eşin katkısı ve malın tasfiye sırasındaki hukuki ve ekonomik durumu gibi birçok unsur önem taşıyabilir. Mal Rejimi Boşanmada Ne Zaman Sona Erer? Türk Medeni Kanunu m.225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erebilir. Mahkeme tarafından evliliğin boşanma veya iptal nedeniyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde ise mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Bu tarih mal paylaşımının belirlenmesi bakımından son derece önemlidir. Örneğin boşanma davası açıldıktan sonra elde edilen yeni gelir veya edinilen bir malın hangi mal rejimi kapsamında değerlendirileceği ile boşanma davasından önce edinilmiş bir malın hukuki durumu aynı olmayabilir. Boşanma Kararının Kesinleşme Tarihi mi Dava Tarihi mi Esastır? Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi açısından kural olarak boşanma kararının kesinleştiği tarih değil, boşanma davasının açıldığı tarih esas alınır. Ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerin değerlendirilebilmesi bakımından boşanma davasının sonucu da önemlidir. Bu nedenle “mallar boşanmanın kesinleştiği güne kadar ortak kabul edilir” şeklindeki genel bir yaklaşım hukuken doğru değildir. Mal rejiminin sona erme tarihi ile tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü tarih birbirinden farklı kavramlardır. Edinilmiş Mal Nedir? Edinilmiş mal, eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince emeğinin karşılığı veya kanunda belirtilen diğer edinim yollarıyla elde ettiği malvarlığı değerlerini ifade eder. Çalışma karşılığında elde edilen gelirler edinilmiş malların en tipik örneklerindendir. Bir eşin maaşı, ücret gelirleri veya çalışması karşılığında elde ettiği kazançlarla edinilen malvarlığı değerleri şartları varsa edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Aynı şekilde edinilmiş malların yerine geçen değerler de edinilmiş mal niteliğinde olabilir. Evlilik Sırasında Alınan Ev Edinilmiş Mal mıdır? Bir taşınmazın evlilik sırasında alınmış olması, edinilmiş mal değerlendirmesinde önemli bir göstergedir; ancak tek başına her durumda yeterli değildir. Evin hangi tarihte satın alındığı kadar satın alma bedelinin hangi kaynakla ödendiği de önemlidir. Örneğin taşınmazın evlilik dönemindeki çalışma gelirleriyle alınması ile eşlerden birinin evlilik öncesinden sahip olduğu kişisel malının satılması sonucu elde edilen bedelle alınması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Bu nedenle tapunun yalnızca hangi eş adına kayıtlı olduğuna bakılarak mal rejimi hesabı yapılması doğru değildir. Tapu Tek Eşin Üzerindeyse Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi? Evet, şartları bulunuyorsa talep edebilir. Taşınmazın yalnızca eşlerden birinin adına tapuda kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan hiçbir hakkının bulunmadığı anlamına gelmez. Mal rejimi hukukunda mülkiyet hakkı ile katılma alacağı birbirinden farklıdır. Diğer eş doğrudan taşınmazın yarısının tapusunu talep etmek yerine, şartların oluşması hâlinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan parasal bir alacak hakkına sahip olabilir. Kişisel Mal Nedir? Edinilmiş mallara katılma rejiminde bazı malvarlığı değerleri kişisel mal olarak kabul edilir. Kişisel mallar kural olarak tasfiyede edinilmiş mal hesabına dahil edilmez. Özellikle eşlerden birinin mal rejiminin başlangıcında sahip olduğu mallar ile daha sonra miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla elde ettiği bazı malvarlığı değerleri kişisel mal kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal niteliğini koruyabilir. Evlilikten Önce Alınan Ev Paylaşıma Girer mi? Eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu bir taşınmaz kural olarak o eşin kişisel malı kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle taşınmazın kendisi doğrudan edinilmiş malların tasfiyesine dahil edilmeyebilir. Ancak evlilik döneminde diğer eşin bu taşınmazın borcunun ödenmesine, iyileştirilmesine veya değerinin artmasına katkıda bulunmuş olması hâlinde farklı alacak hakları gündeme gelebilir. Dolayısıyla “evlilikten önce alınmışsa diğer eş hiçbir şekilde hak iddia edemez” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır. Miras Yoluyla Gelen Mallar Paylaşıma Girer mi? Eşlerden birine miras yoluyla geçen malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğindedir. Bu nedenle miras kalan taşınmazın veya başka bir malvarlığı değerinin kendisi edinilmiş mal hesabına doğrudan dahil edilmez. Ancak kişisel malların gelirlerinin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıca miras kalan mal üzerinde evlilik sırasında yapılan yatırımlar veya diğer eş tarafından gerçekleştirilen katkılar farklı alacak taleplerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Aileden Hediye Edilen Ev veya Para Paylaşıma Girer mi? Eşlerden birine karşılıksız kazandırma yoluyla verilen malvarlığı değerleri kişisel mal niteliğinde olabilir. Örneğin yalnızca eşlerden birine ailesi tarafından bağışlanan para veya taşınmaz bakımından kişisel mal değerlendirmesi gündeme gelebilir. Ancak söz konusu kazandırmanın gerçekten hangi eşe yapıldığı, bağış niteliğinde olup olmadığı ve bedelin daha sonra başka bir malın edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı delillerle değerlendirilmelidir. Kişisel Malın Satılıp Başka Bir Mal Alınması Durumunda Ne Olur? Kişisel malların yerine geçen değerler de kural olarak kişisel mal kabul edilir. Örneğin eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu bir taşınmazı satıp satış bedeliyle başka bir taşınmaz satın alması durumunda, kullanılan kişisel mal kaynağı tasfiye hesabında önem taşıyabilir. Ancak yeni malın bedelinin bir bölümünün kişisel maldan, diğer bölümünün ise edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerden karşılanması hâlinde hesap daha karmaşık hâle gelebilir. Bu durumda kişisel ve edinilmiş mal kaynaklarının oranlarının belirlenmesi gerekebilir. Bir Malın Edinilmiş mi Kişisel mi Olduğunu Kim İspatlar? Türk Medeni Kanunu m.222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette kabul edilir. Kanunda ayrıca bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olduğu yönünde karine bulunmaktadır. Bu nedenle malın kişisel mal olduğunun ileri sürüldüğü davalarda banka kayıtları, tapu kayıtları, satış belgeleri, miras belgeleri ve diğer mali kayıtlar önem taşıyabilir. Katılma Alacağı Nedir? Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonunda eşlerden birinin diğer eşin artık değeri üzerinde kanundan kaynaklanan alacak hakkıdır. Katılma alacağı doğrudan belirli bir malın yarısının mülkiyetinin diğer eşe verilmesi anlamına gelmez. Öncelikle tasfiye hesabı yapılır ve eşin edinilmiş mallarının artık değeri belirlenir. Türk Medeni Kanunu m.236 uyarınca kural olarak her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. Artık Değer Nedir? Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçların ve kanundaki diğer hesaplama kalemlerinin dikkate alınmasının ardından ortaya çıkan değerdir. Katılma alacağı doğrudan malın satış bedelinin veya piyasa değerinin yarısı olarak hesaplanmaz. Öncelikle tasfiye hesabı içerisinde aktifler, borçlar, denkleştirme ve gerektiğinde eklenecek değerler gibi unsurlar dikkate alınır. Bu nedenle özellikle birden fazla taşınmazın, aracın, banka hesabının veya ticari malvarlığı değerinin bulunduğu evliliklerde hesaplama teknik bir nitelik kazanabilir. Katılma Alacağı Her Zaman Yüzde Elli midir? Türk Medeni Kanunu’ndaki temel kurala göre her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ancak bu durum “evlilikteki her mal doğrudan yüzde elli paylaşılır” anlamına gelmez. Önce malın edinilmiş mal olup olmadığı ve artık değer miktarı belirlenmelidir. Ayrıca eşlerin geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yapmış olması veya kanunda öngörülen özel durumların bulunması hesabı etkileyebilir. Zina veya Hayata Kast Katılma Alacağını Etkiler mi? Türk Medeni Kanunu m.236, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun şekilde azaltma veya kaldırma yetkisi tanımaktadır. Bu düzenleme her boşanma sebebi bakımından uygulanmaz. Örneğin eşlerin genel anlamda kusurlu davranışlarının bulunması, tek başına otomatik olarak katılma alacağının ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Kanundaki özel şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Kusurlu Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir mi? Boşanmadaki kusur ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki konulardır. Eşin boşanmada kusurlu olması, genel kural olarak o eşin mal rejiminden kaynaklanan bütün haklarını otomatik biçimde ortadan kaldırmaz. Ancak zina veya hayata kast nedeniyle boşanma gibi kanunda özel olarak düzenlenen hâllerde artık değere katılma payının azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir. Bu nedenle boşanmadaki kusur değerlendirmesi ile mal paylaşımı hesabı birbirine karıştırılmamalıdır. Değer Artış Payı Alacağı Nedir? Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde gündeme gelebilen bir mal rejimi alacağıdır. Türk Medeni Kanunu m.227 kapsamında katkıda bulunan eş, şartları varsa tasfiye sırasında malda meydana gelen değer artışı üzerinden katkısı oranında alacak talep edebilir. Bu nedenle değer artış payı alacağı ile katılma alacağı aynı kavram değildir. Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Arasındaki Fark Nedir? Katılma alacağı, diğer eşin edinilmiş mallarının tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değerden kaynaklanır. Değer artış payı ise eşlerden birinin diğer eşe ait belirli bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı katkıyla ilgilidir. Bir dosyada şartları varsa her iki alacak türünün de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir. Bu nedenle boşanma sonrası mal paylaşımının yalnızca “malların yarısının alınması” şeklinde değerlendirilmesi hukuki açıdan eksik kalabilir. Eşin Ev Kredisine Katkısı Nasıl Değerlendirilir? Evlilik içerisinde krediyle satın alınan taşınmazlarda ödeme tarihleri ve kredinin hangi kaynaklarla ödendiği önemlidir. Mal rejiminin devam ettiği dönemde eşlerin çalışma gelirleriyle yapılan ödemeler ile mal rejiminin sona ermesinden sonraki ödemelerin hukuki niteliği aynı olmayabilir. Aynı şekilde peşinatın kişisel maldan karşılanması, kalan kısmın ise evlilik süresindeki gelirlerle ödenmesi hâlinde farklı mal gruplarının aynı taşınmazın edinilmesine katkıda bulunduğu bir hesaplama ortaya çıkabilir. Bu nedenle krediyle alınan evlerin mal rejimi tasfiyesinde ödeme planlarının ve banka kayıtlarının incelenmesi önem taşır. Eşlerden Birinin Çalışmaması Katılma Alacağını Engeller mi? Hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin katılma alacağı elde edebilmesi için mutlaka çalışmış veya malın satın alma bedeline doğrudan para vermiş olması şart değildir. Katılma alacağı, yasal mal rejiminin yapısından kaynaklanan bir alacaktır. Bu nedenle evlilik süresince çalışmayan veya gelir elde etmeyen eş de şartları bulunuyorsa diğer eşin edinilmiş mallarının artık değeri üzerinden katılma alacağına sahip olabilir. Bu durum değer artış payı alacağından farklıdır; değer artış payında belirli bir mala yapılan katkı ayrıca önem taşır. Ev İşlerini Yapan Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir mi? Evet. Bir eşin evlilik boyunca ücretli bir işte çalışmamış olması, edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Yasal mal rejiminde katılma alacağı için her bir malın alınmasına doğrudan maddi katkı yaptığının ispatlanması şart değildir. Bu nedenle ev içi emeği üstlenen veya çocukların bakımını sağlayan eş de mal rejiminin tasfiyesi sonucunda şartları varsa katılma alacağı talep edebilir. Banka Hesapları Mal Paylaşımına Dahil Edilir mi? Evlilik döneminde edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerden oluşan banka hesapları mal rejiminin tasfiyesinde değerlendirmeye konu olabilir. Hesabın yalnızca bir eş adına olması, içindeki paranın otomatik olarak kişisel mal kabul edilmesi anlamına gelmez. Paranın kaynağı, hesaba ne zaman yatırıldığı ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu önem taşır. Miras, bağış veya evlilik öncesi birikim gibi kişisel mal kaynakları bulunduğu ileri sürülüyorsa bunların ayrıca ispatlanması gerekebilir. Araçlar Mal Paylaşımına Girer mi? Evlilik süresinde edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerle satın alınan araçlar tasfiye hesabında dikkate alınabilir. Aracın yalnızca bir eş adına kayıtlı olması tek başına diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz. Aracın satın alma tarihi, ödeme kaynağı ve varsa kredi borçları değerlendirilmelidir. Evlilik öncesinde alınmış veya kişisel mal kaynağı kullanılarak edinilmiş araçlar bakımından ise farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir. Şirket Hisseleri Mal Rejimi Tasfiyesine Dahil Edilebilir mi? Eşlerden birinin şirket ortağı olması hâlinde şirket payının edinilme zamanı ve kaynağı önem taşır. Şirket payı evlilikten önce edinilmişse kişisel mal niteliğinde olabilir. Ancak şirket payından evlilik sırasında elde edilen bazı gelirlerin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Şirket payının evlilik döneminde edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla edinilmiş olması durumunda ise tasfiye hesabına dahil edilmesi gündeme gelebilir. Şirket paylarının değerlemesi nedeniyle bu tür uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi önem kazanabilir. İşletmenin Değeri Mal Paylaşımında Nasıl Belirlenir? Ticari işletme veya şirket payının bulunduğu mal rejimi uyuşmazlıklarında yalnızca şirket sermayesine bakılması her durumda yeterli olmayabilir. Şirket payının ekonomik değeri, şirketin mali tabloları, aktif ve pasifleri, ortaklık yapısı ve diğer ekonomik veriler tasfiye değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Bu nedenle şirket payı içeren mal paylaşımı davalarında uzman bilirkişi incelemesi gerekebilir. Mal Kaçırmak İçin Yapılan Devirler Tasfiyeyi Etkiler mi? Mal rejiminin tasfiyesi sürecinde eşlerden birinin diğer eşin mal rejimi haklarını azaltmak amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişilere devrettiği iddia edilebilir. Türk Medeni Kanunu tasfiye hesabında belirli koşullar altında bazı karşılıksız kazandırmaların veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirlerin hesaba eklenebilmesine ilişkin düzenlemeler içermektedir. Bu nedenle boşanma öncesinde yapılan her mal devrinin katılma alacağı hesabını tamamen ortadan kaldıracağı düşünülmemelidir. Devrin tarihi, hukuki niteliği, karşılığının bulunup bulunmadığı ve tarafların amacı somut olay çerçevesinde değerlendirilir. Boşanmadan Önce Ev Başkasına Devredilirse Hak Kaybolur mu? Bir malın boşanma davasından önce üçüncü kişiye devredilmiş olması tek başına diğer eşin her durumda bütün mal rejimi haklarını kaybettiği anlamına gelmez. Devrin gerçek bir satış olup olmadığı, bedelin ne olduğu, bedelin malvarlığında bulunup bulunmadığı ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir. Ancak üçüncü kişinin hukuki durumu ile eşler arasındaki mal rejimi alacağı aynı konu değildir. Her somut olayda devir işleminin niteliği ayrı olarak incelenmelidir. Mallar Hangi Tarihteki Değerleri Üzerinden Hesaplanır? Türk Medeni Kanunu m.235 uyarınca mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Hesaba eklenmesi gereken malvarlığı değerleri bakımından ise kanunda özel değerlendirme kuralları bulunmaktadır. Bu nedenle bir taşınmazın boşanma davasının açıldığı tarihteki değeri ile tasfiye aşamasındaki değeri arasındaki fark önem taşıyabilir. Malın değerinin belirlenmesinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Mal Paylaşımı Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı? Mal rejimi tasfiyesi davaları çoğu zaman mali ve teknik hesaplamalar gerektirir. Taşınmazların rayiç değerlerinin belirlenmesi, şirket hisselerinin değerlendirilmesi, banka hesaplarının incelenmesi, kredi ödemelerinin ayrıştırılması ve artık değer hesabının yapılması gibi konularda bilirkişi incelemesine başvurulabilir. Ancak bilirkişi hukuki değerlendirmeyi yapan makam değildir. Hangi malın hangi mal grubuna ait olduğuna ilişkin hukuki değerlendirme mahkemenin görevindedir. Mal Paylaşımı Davasında Hangi Deliller Kullanılır? Mal rejiminin tasfiyesi davalarında özellikle; tapu kayıtları, banka hesap hareketleri, kredi sözleşmeleri ve ödeme planları, araç kayıtları, şirket ve ticaret sicili kayıtları, veraset belgeleri, bağış veya satış belgeleri, gelir ve maaş kayıtları, ödeme dekontları, gerektiğinde tanık anlatımları önem taşıyabilir. Malın edinilme kaynağının belirlenebilmesi için yıllar öncesine ait mali kayıtların incelenmesi gerekebilir. Eş Malvarlığını Gizlerse Ne Olur? Mal rejimi tasfiyesi sırasında eşlerden birinin bazı banka hesaplarını, taşınmazları, araçları veya şirket paylarını gizlediği iddia edilebilir. Mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülen kayıtların ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmesi mümkün olabilir. Bu nedenle malvarlığının yalnızca diğer eşin beyanıyla sınırlı biçimde değerlendirilmesi gerekmez. Somut olayın özelliklerine göre tapu, banka, trafik ve ticaret sicili kayıtlarının incelenmesi önem kazanabilir. Mal Paylaşımı Boşanma Davasıyla Birlikte İstenebilir mi? Boşanma ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki taleplerdir. Mal rejiminin tasfiyesinin gerçekleşebilmesi için evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin hukuki durum önem taşır. Uygulamada mal rejiminden kaynaklanan alacak taleplerinin boşanma davasıyla ilişkisi dikkate alınarak yargılama süreci yürütülür. Bu nedenle boşanma davası ile mal paylaşımı talebinin usul bakımından nasıl ileri sürüleceği somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Anlaşmalı boşanmada taraflar malvarlığına ilişkin konular konusunda da anlaşma sağlayabilirler. Ancak protokolde kullanılan ifadelerin açık ve anlaşılır olması önemlidir. “Tarafların birbirlerinden herhangi bir alacağı yoktur” veya benzeri genel ifadelerin daha sonra mal rejiminden doğan talepler bakımından ne sonuç doğuracağı uyuşmazlık konusu hâline gelebilir. Bu nedenle tarafların taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, ziynet eşyaları ve mal rejiminden kaynaklanan alacakları konusunda iradelerini açık biçimde ortaya koymaları önemlidir. Mal Paylaşımı ile Nafaka Aynı Şey midir? Hayır. Mal rejiminin tasfiyesi ile nafaka birbirinden farklı hukuki kurumlardır. Katılma alacağı veya değer artış payı, eşlerin evlilik süresindeki malvarlığı ilişkilerinden kaynaklanır. Nafaka ise kanunda öngörülen şartlarla eşin veya çocuğun geçimine yönelik farklı bir hukuki taleptir. Bir eşin nafaka hakkının bulunması veya bulunmaması, mal rejiminin tasfiyesinden doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mal Paylaşımı ile Maddi ve Manevi Tazminat Aynı mıdır? Hayır. Boşanma nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı birbirinden farklı hukuki taleplerdir. Maddi ve manevi tazminatta boşanmaya neden olan olaylar ve kusur değerlendirmesi önem taşırken mal rejimi tasfiyesinde ağırlıklı olarak malvarlığının edinilme tarihi, niteliği ve tasfiye kuralları dikkate alınır. Bu nedenle aynı boşanma sürecinde birden fazla farklı mali talep gündeme gelebilir. Mal Rejiminin Tasfiyesinde Borçlar Dikkate Alınır mı? Evet. Katılma alacağı hesabında yalnızca malvarlığının brüt değeri dikkate alınmaz. Edinilmiş mallara ilişkin borçlar da tasfiye hesabında değerlendirilir. Bu nedenle örneğin krediyle alınmış bir taşınmazda yalnızca taşınmazın piyasa değerine bakılarak diğer eşin alacağının hesaplanması her durumda doğru olmaz. Malın niteliği, borçların hangi dönemde ödendiği ve tasfiye hesabına hangi ölçüde dahil edileceği birlikte değerlendirilmelidir. Eşlerin Birbirlerinden Olan Borçları Tasfiyede Dikkate Alınır mı? Türk Medeni Kanunu mal rejiminin tasfiyesi sırasında eşlerin birbirlerinde bulunan mallarını geri almaları ve karşılıklı borçlarının dikkate alınmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir. Bu nedenle mal rejimi tasfiyesi yalnızca edinilmiş malların listelenmesinden ibaret değildir. Eşlerin birbirlerinden olan farklı alacak ve borçlarının niteliği de hesaplamada önem taşıyabilir. Mal Rejimi Sözleşmesi Mal Paylaşımını Değiştirebilir mi? Eşlerin kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde mal rejimi sözleşmesi yapmaları mümkündür. Bu nedenle her evlilikte mutlaka yasal mal rejiminin aynı şekilde uygulanacağı söylenemez. Tarafların geçerli bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir mal rejimini seçip seçmediği veya edinilmiş mallara katılma rejiminin bazı sonuçlarına ilişkin kanunun izin verdiği düzenlemeleri yapıp yapmadığı incelenmelidir. 2002 Yılından Önce Yapılan Evliliklerde Mal Paylaşımı Nasıl Olur? Türkiye’de edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlüğe girdiği tarih nedeniyle uzun süreli evliliklerde malın hangi dönemde edinildiği özellikle önemlidir. Evliliğin 2002 yılından önce başlamış olması hâlinde, mal rejiminin farklı dönemlerinde farklı hukuki rejimlerin uygulanması gündeme gelebilir. Bu nedenle 2002 öncesinde evlenmiş eşlerin bütün evlilik döneminin tek bir mal rejimine tabi olduğu varsayılarak hesaplama yapılmamalıdır. Her malın edinilme tarihi ayrıca incelenmelidir. Mal Paylaşımında Evlilik Tarihi Neden Önemlidir? Evlilik tarihi, uygulanacak mal rejiminin ve malın edinildiği dönemin tespitinde önemlidir. Özellikle uzun süreli evliliklerde evlilik öncesi edinilen mallar, evlilik sırasındaki edinimler ve farklı mal rejimi dönemleri birbirinden ayrılmalıdır. Bu nedenle yalnızca mevcut tapu veya banka kayıtlarına bakılması yeterli olmayabilir. Malvarlığının geçmişi ve edinim kaynağı araştırılmalıdır. Katılma Alacağı Para Olarak mı Ödenir? Katılma alacağı temel olarak bir alacak hakkıdır. Bu nedenle katılma alacağı, kural olarak diğer eşin belirli bir malında doğrudan ortaklık payı verilmesi anlamına gelmez. Tasfiye sonucunda hesaplanan parasal alacak talep edilir. Kanunda bazı özel durumlarda ayni ödeme veya belirli mallara ilişkin farklı tasfiye imkânları bulunabilse de her dosyada otomatik olarak malın yarısının tapu devri yapılması söz konusu değildir. Mal Paylaşımı Davasında Taşınmaza Tedbir Konulabilir mi? Mal rejimi uyuşmazlığında dava konusu malvarlığının yargılama sırasında el değiştirmesi veya alacağın tahsilinin güçleşmesi ihtimali gündeme gelebilir. Somut olayın koşulları ve usul hukukunda aranan şartların bulunması hâlinde geçici hukuki koruma tedbirleri talep edilebilir. Ancak ihtiyati tedbir kararı otomatik olarak verilmez. Talep edilen tedbirin niteliği, tarafların iddiaları ve malvarlığı üzerindeki hakların özellikleri mahkeme tarafından değerlendirilir. Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer? Mal rejiminin tasfiyesi davaları bakımından bütün dosyalar için geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir. Malvarlığı değerlerinin sayısı, tapu ve banka kayıtlarının toplanması, şirket hisselerinin bulunması, bilirkişi incelemeleri, tarafların itirazları ve kanun yolu süreçleri davanın süresini etkileyebilir. Özellikle çok sayıda taşınmaz, banka hesabı veya ticari işletme bulunan dosyalarda tasfiye hesabının yapılması daha kapsamlı inceleme gerektirebilir. Mal Paylaşımı Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir? Mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar aile hukuku kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı taleplerinde görevli mahkemenin belirlenmesinde aile mahkemelerine ilişkin düzenlemeler dikkate alınır. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise kanunda öngörülen şekilde belirlenen mahkeme aile mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı görebilir. Yetkili mahkemenin belirlenmesi ise uyuşmazlığın niteliği ve kanundaki özel kurallar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Mal Paylaşımı Davasında Avukat Zorunlu mudur? Mal rejimi tasfiyesi davasının mutlaka avukat aracılığıyla açılması gerektiğine ilişkin genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak bu davalar edinilmiş mal, kişisel mal, değer artış payı, artık değer, denkleştirme, eklenecek değerler ve malvarlığı değerlemesi gibi birbirinden farklı hukuki ve mali hesaplamalar içerebilir. Özellikle yüksek değerli taşınmazların, şirket hisselerinin veya geçmiş yıllara ait karmaşık ödeme ilişkilerinin bulunduğu dosyalarda hukuki değerlendirme önem taşır. Çekmeköy’de Boşanma ve Mal Paylaşımı Davaları Çekmeköy’de boşanma sonrasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazların, araçların, banka hesaplarının, şirket hisselerinin ve diğer malvarlığı değerlerinin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiği belirlenmelidir. Özellikle evlilik süresince alınmış taşınmazlarda tapunun hangi eş adına kayıtlı olduğundan ziyade taşınmazın edinim tarihi ve finansman kaynağı önem taşıyabilir. Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı, katılma alacağı avukatı ve mal rejimi avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde tüm malvarlığı kayıtlarının birlikte incelenmesi önemlidir. Çekmeköy Boşanma Avukatı Desteği Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hukuki destek; eşlerin malvarlığı değerlerinin tespit edilmesi, edinilmiş ve kişisel malların ayrıştırılması, tapu ve banka kayıtlarının değerlendirilmesi, değer artış payı ve katılma alacağının hesaplanmasına ilişkin taleplerin hazırlanması, şirket hisselerinin incelenmesi ve malvarlığına ilişkin delillerin değerlendirilmesini kapsayabilir. Ayrıca boşanma öncesinde gerçekleştirilen mal devirlerinin hukuki niteliği, krediyle edinilmiş taşınmazların ödeme yapısı, miras veya bağış yoluyla elde edilen malların durumu ve anlaşmalı boşanma protokollerindeki malvarlığı hükümleri de somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Sonuç Boşanmada mal paylaşımı, evlilik sırasında edinilmiş bütün malvarlığı değerlerinin doğrudan ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleşen basit bir işlem değildir. Öncelikle eşler arasında hangi mal rejiminin geçerli olduğu belirlenmeli, ardından her malvarlığı değerinin edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu tespit edilmelidir. Türk Medeni Kanunu, aksi ispat edilinceye kadar bir eşin mallarının edinilmiş mal olduğuna ilişkin karine öngörmektedir. Boşanma hâlinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona erer. Tasfiye sırasında mevcut edinilmiş mallar bakımından kanunda belirtilen değerleme kuralları uygulanır ve artık değer hesaplanır. Kural olarak her eş diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Bununla birlikte bu sonuç her malın yarısının mülkiyetinin diğer eşe geçtiği anlamına gelmez; katılma alacağı temel olarak tasfiye sonucunda ortaya çıkan bir alacak hakkıdır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada ise kanunda öngörülen şartlarla kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılması veya kaldırılması mümkün olabilir. Ayrıca eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde değer artış payı alacağı gündeme gelebilir. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı, evlilikte alınan evin paylaşımı, boşanmada şirket hisselerinin paylaşımı, Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı ve mal paylaşımı avukatı gibi konular her malvarlığı değerinin edinilme tarihi, kaynağı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Çekmeköy Boşanma Avukatı - Boşanmada Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı

Boşanma, yalnızca evlilik birliğinin sona ermesi bakımından değil, eşlerin evlilik süresince edindikleri malvarlığı değerlerinin hukuki durumunun belirlenmesi bakımından da önemli sonuçlar doğurur. Eşlerin evlilik boyunca edindikleri taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, şirket payları, birikimler ve diğer malvarlığı değerleri boşanmanın ardından mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirmeye konu olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nda yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Bu rejimde eşlerin bütün mallarının doğrudan yarı yarıya paylaşılması şeklinde bir sistem bulunmaz. Öncelikle hangi malvarlığı değerlerinin edinilmiş mal, hangilerinin kişisel mal olduğu belirlenir; daha sonra mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hesaplamalar yapılarak varsa katılma alacağı tespit edilir.

Türk Medeni Kanunu’na göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Boşanma hâlinde ise edinilmiş mallara katılma rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona erer.

Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı, mal rejiminin tasfiyesi avukatı ve katılma alacağı avukatı kapsamında değerlendirme yapılırken evlilik tarihi, malların edinilme tarihi, malın hangi kaynakla edinildiği, boşanma davasının açıldığı tarih ve eşlerin malvarlığına yaptıkları katkılar birlikte incelenmelidir.

Mal Rejimi Nedir?

Mal rejimi, eşlerin evlilik süresince sahip oldukları ve edindikleri malvarlığı değerlerinin birbirleriyle olan hukuki ilişkisini düzenleyen sistemdir.

Türk Medeni Kanunu eşlerin malvarlığı ilişkilerini belirli mal rejimleri çerçevesinde düzenlemektedir.

Eşlerin kanunda belirtilen usule uygun olarak başka bir mal rejimi seçmemeleri hâlinde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.

Bu rejimin uygulanması, evlilik sırasında edinilen her malın doğrudan eşlerin ortak mülkiyetine geçtiği anlamına gelmez. Eşler evlilik devam ederken kendi malvarlıkları üzerinde belirli sınırlar içerisinde hak sahibi olmaya devam eder.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?

Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin malvarlıklarını temel olarak edinilmiş mallar ve kişisel mallar şeklinde ayıran ve rejimin sona ermesi hâlinde edinilmiş mallardan kaynaklanan artık değer üzerinden diğer eş lehine katılma alacağı doğabilen yasal mal rejimidir.

Mal rejimi devam ederken bir eşin adına kayıtlı olan mal, yalnızca evlilik gerçekleştiği için diğer eşin otomatik olarak yarı paylı mülkiyetine geçmez.

Mal rejiminin tasfiyesi sırasında malın hangi gruba ait olduğu, borçlar, eklenecek değerler, denkleştirme, değer artış payı ve artık değer gibi unsurlar değerlendirilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi Nedir?

Mal rejiminin tasfiyesi, eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesinden sonra eşlerin malvarlığı değerlerinin kanunda öngörülen esaslara göre belirlenmesi ve varsa eşlerin birbirlerinden olan mal rejimi alacaklarının hesaplanması sürecidir.

Tasfiye sırasında yalnızca malın kimin adına kayıtlı olduğu dikkate alınmaz.

Malın ne zaman edinildiği, hangi gelir veya malvarlığı değeri kullanılarak alındığı, mal üzerinde bulunan borçlar, diğer eşin katkısı ve malın tasfiye sırasındaki hukuki ve ekonomik durumu gibi birçok unsur önem taşıyabilir.

Mal Rejimi Boşanmada Ne Zaman Sona Erer?

Türk Medeni Kanunu m.225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erebilir.

Mahkeme tarafından evliliğin boşanma veya iptal nedeniyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde ise mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.

Bu tarih mal paylaşımının belirlenmesi bakımından son derece önemlidir.

Örneğin boşanma davası açıldıktan sonra elde edilen yeni gelir veya edinilen bir malın hangi mal rejimi kapsamında değerlendirileceği ile boşanma davasından önce edinilmiş bir malın hukuki durumu aynı olmayabilir.

Boşanma Kararının Kesinleşme Tarihi mi Dava Tarihi mi Esastır?

Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi açısından kural olarak boşanma kararının kesinleştiği tarih değil, boşanma davasının açıldığı tarih esas alınır.

Ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerin değerlendirilebilmesi bakımından boşanma davasının sonucu da önemlidir.

Bu nedenle “mallar boşanmanın kesinleştiği güne kadar ortak kabul edilir” şeklindeki genel bir yaklaşım hukuken doğru değildir.

Mal rejiminin sona erme tarihi ile tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü tarih birbirinden farklı kavramlardır.

Edinilmiş Mal Nedir?

Edinilmiş mal, eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince emeğinin karşılığı veya kanunda belirtilen diğer edinim yollarıyla elde ettiği malvarlığı değerlerini ifade eder.

Çalışma karşılığında elde edilen gelirler edinilmiş malların en tipik örneklerindendir.

Bir eşin maaşı, ücret gelirleri veya çalışması karşılığında elde ettiği kazançlarla edinilen malvarlığı değerleri şartları varsa edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.

Aynı şekilde edinilmiş malların yerine geçen değerler de edinilmiş mal niteliğinde olabilir.

Evlilik Sırasında Alınan Ev Edinilmiş Mal mıdır?

Bir taşınmazın evlilik sırasında alınmış olması, edinilmiş mal değerlendirmesinde önemli bir göstergedir; ancak tek başına her durumda yeterli değildir.

Evin hangi tarihte satın alındığı kadar satın alma bedelinin hangi kaynakla ödendiği de önemlidir.

Örneğin taşınmazın evlilik dönemindeki çalışma gelirleriyle alınması ile eşlerden birinin evlilik öncesinden sahip olduğu kişisel malının satılması sonucu elde edilen bedelle alınması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.

Bu nedenle tapunun yalnızca hangi eş adına kayıtlı olduğuna bakılarak mal rejimi hesabı yapılması doğru değildir.

Tapu Tek Eşin Üzerindeyse Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi?

Evet, şartları bulunuyorsa talep edebilir.

Taşınmazın yalnızca eşlerden birinin adına tapuda kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan hiçbir hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.

Mal rejimi hukukunda mülkiyet hakkı ile katılma alacağı birbirinden farklıdır.

Diğer eş doğrudan taşınmazın yarısının tapusunu talep etmek yerine, şartların oluşması hâlinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan parasal bir alacak hakkına sahip olabilir.

Kişisel Mal Nedir?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde bazı malvarlığı değerleri kişisel mal olarak kabul edilir.

Kişisel mallar kural olarak tasfiyede edinilmiş mal hesabına dahil edilmez.

Özellikle eşlerden birinin mal rejiminin başlangıcında sahip olduğu mallar ile daha sonra miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla elde ettiği bazı malvarlığı değerleri kişisel mal kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrıca kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal niteliğini koruyabilir.

Evlilikten Önce Alınan Ev Paylaşıma Girer mi?

Eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu bir taşınmaz kural olarak o eşin kişisel malı kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle taşınmazın kendisi doğrudan edinilmiş malların tasfiyesine dahil edilmeyebilir.

Ancak evlilik döneminde diğer eşin bu taşınmazın borcunun ödenmesine, iyileştirilmesine veya değerinin artmasına katkıda bulunmuş olması hâlinde farklı alacak hakları gündeme gelebilir.

Dolayısıyla “evlilikten önce alınmışsa diğer eş hiçbir şekilde hak iddia edemez” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Miras Yoluyla Gelen Mallar Paylaşıma Girer mi?

Eşlerden birine miras yoluyla geçen malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğindedir.

Bu nedenle miras kalan taşınmazın veya başka bir malvarlığı değerinin kendisi edinilmiş mal hesabına doğrudan dahil edilmez.

Ancak kişisel malların gelirlerinin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Ayrıca miras kalan mal üzerinde evlilik sırasında yapılan yatırımlar veya diğer eş tarafından gerçekleştirilen katkılar farklı alacak taleplerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Aileden Hediye Edilen Ev veya Para Paylaşıma Girer mi?

Eşlerden birine karşılıksız kazandırma yoluyla verilen malvarlığı değerleri kişisel mal niteliğinde olabilir.

Örneğin yalnızca eşlerden birine ailesi tarafından bağışlanan para veya taşınmaz bakımından kişisel mal değerlendirmesi gündeme gelebilir.

Ancak söz konusu kazandırmanın gerçekten hangi eşe yapıldığı, bağış niteliğinde olup olmadığı ve bedelin daha sonra başka bir malın edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı delillerle değerlendirilmelidir.

Kişisel Malın Satılıp Başka Bir Mal Alınması Durumunda Ne Olur?

Kişisel malların yerine geçen değerler de kural olarak kişisel mal kabul edilir.

Örneğin eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu bir taşınmazı satıp satış bedeliyle başka bir taşınmaz satın alması durumunda, kullanılan kişisel mal kaynağı tasfiye hesabında önem taşıyabilir.

Ancak yeni malın bedelinin bir bölümünün kişisel maldan, diğer bölümünün ise edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerden karşılanması hâlinde hesap daha karmaşık hâle gelebilir.

Bu durumda kişisel ve edinilmiş mal kaynaklarının oranlarının belirlenmesi gerekebilir.

Bir Malın Edinilmiş mi Kişisel mi Olduğunu Kim İspatlar?

Türk Medeni Kanunu m.222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette kabul edilir.

Kanunda ayrıca bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olduğu yönünde karine bulunmaktadır.

Bu nedenle malın kişisel mal olduğunun ileri sürüldüğü davalarda banka kayıtları, tapu kayıtları, satış belgeleri, miras belgeleri ve diğer mali kayıtlar önem taşıyabilir.

Katılma Alacağı Nedir?

Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonunda eşlerden birinin diğer eşin artık değeri üzerinde kanundan kaynaklanan alacak hakkıdır.

Katılma alacağı doğrudan belirli bir malın yarısının mülkiyetinin diğer eşe verilmesi anlamına gelmez.

Öncelikle tasfiye hesabı yapılır ve eşin edinilmiş mallarının artık değeri belirlenir.

Türk Medeni Kanunu m.236 uyarınca kural olarak her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Artık Değer Nedir?

Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçların ve kanundaki diğer hesaplama kalemlerinin dikkate alınmasının ardından ortaya çıkan değerdir.

Katılma alacağı doğrudan malın satış bedelinin veya piyasa değerinin yarısı olarak hesaplanmaz.

Öncelikle tasfiye hesabı içerisinde aktifler, borçlar, denkleştirme ve gerektiğinde eklenecek değerler gibi unsurlar dikkate alınır.

Bu nedenle özellikle birden fazla taşınmazın, aracın, banka hesabının veya ticari malvarlığı değerinin bulunduğu evliliklerde hesaplama teknik bir nitelik kazanabilir.

Katılma Alacağı Her Zaman Yüzde Elli midir?

Türk Medeni Kanunu’ndaki temel kurala göre her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Ancak bu durum “evlilikteki her mal doğrudan yüzde elli paylaşılır” anlamına gelmez.

Önce malın edinilmiş mal olup olmadığı ve artık değer miktarı belirlenmelidir.

Ayrıca eşlerin geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yapmış olması veya kanunda öngörülen özel durumların bulunması hesabı etkileyebilir.

Zina veya Hayata Kast Katılma Alacağını Etkiler mi?

Türk Medeni Kanunu m.236, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun şekilde azaltma veya kaldırma yetkisi tanımaktadır.

Bu düzenleme her boşanma sebebi bakımından uygulanmaz.

Örneğin eşlerin genel anlamda kusurlu davranışlarının bulunması, tek başına otomatik olarak katılma alacağının ortadan kalkacağı anlamına gelmez.

Kanundaki özel şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kusurlu Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir mi?

Boşanmadaki kusur ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki konulardır.

Eşin boşanmada kusurlu olması, genel kural olarak o eşin mal rejiminden kaynaklanan bütün haklarını otomatik biçimde ortadan kaldırmaz.

Ancak zina veya hayata kast nedeniyle boşanma gibi kanunda özel olarak düzenlenen hâllerde artık değere katılma payının azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle boşanmadaki kusur değerlendirmesi ile mal paylaşımı hesabı birbirine karıştırılmamalıdır.

Değer Artış Payı Alacağı Nedir?

Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde gündeme gelebilen bir mal rejimi alacağıdır.

Türk Medeni Kanunu m.227 kapsamında katkıda bulunan eş, şartları varsa tasfiye sırasında malda meydana gelen değer artışı üzerinden katkısı oranında alacak talep edebilir.

Bu nedenle değer artış payı alacağı ile katılma alacağı aynı kavram değildir.

Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Arasındaki Fark Nedir?

Katılma alacağı, diğer eşin edinilmiş mallarının tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değerden kaynaklanır.

Değer artış payı ise eşlerden birinin diğer eşe ait belirli bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı katkıyla ilgilidir.

Bir dosyada şartları varsa her iki alacak türünün de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle boşanma sonrası mal paylaşımının yalnızca “malların yarısının alınması” şeklinde değerlendirilmesi hukuki açıdan eksik kalabilir.

Eşin Ev Kredisine Katkısı Nasıl Değerlendirilir?

Evlilik içerisinde krediyle satın alınan taşınmazlarda ödeme tarihleri ve kredinin hangi kaynaklarla ödendiği önemlidir.

Mal rejiminin devam ettiği dönemde eşlerin çalışma gelirleriyle yapılan ödemeler ile mal rejiminin sona ermesinden sonraki ödemelerin hukuki niteliği aynı olmayabilir.

Aynı şekilde peşinatın kişisel maldan karşılanması, kalan kısmın ise evlilik süresindeki gelirlerle ödenmesi hâlinde farklı mal gruplarının aynı taşınmazın edinilmesine katkıda bulunduğu bir hesaplama ortaya çıkabilir.

Bu nedenle krediyle alınan evlerin mal rejimi tasfiyesinde ödeme planlarının ve banka kayıtlarının incelenmesi önem taşır.

Eşlerden Birinin Çalışmaması Katılma Alacağını Engeller mi?

Hayır.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin katılma alacağı elde edebilmesi için mutlaka çalışmış veya malın satın alma bedeline doğrudan para vermiş olması şart değildir.

Katılma alacağı, yasal mal rejiminin yapısından kaynaklanan bir alacaktır.

Bu nedenle evlilik süresince çalışmayan veya gelir elde etmeyen eş de şartları bulunuyorsa diğer eşin edinilmiş mallarının artık değeri üzerinden katılma alacağına sahip olabilir.

Bu durum değer artış payı alacağından farklıdır; değer artış payında belirli bir mala yapılan katkı ayrıca önem taşır.

Ev İşlerini Yapan Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir mi?

Evet.

Bir eşin evlilik boyunca ücretli bir işte çalışmamış olması, edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

Yasal mal rejiminde katılma alacağı için her bir malın alınmasına doğrudan maddi katkı yaptığının ispatlanması şart değildir.

Bu nedenle ev içi emeği üstlenen veya çocukların bakımını sağlayan eş de mal rejiminin tasfiyesi sonucunda şartları varsa katılma alacağı talep edebilir.

Banka Hesapları Mal Paylaşımına Dahil Edilir mi?

Evlilik döneminde edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerden oluşan banka hesapları mal rejiminin tasfiyesinde değerlendirmeye konu olabilir.

Hesabın yalnızca bir eş adına olması, içindeki paranın otomatik olarak kişisel mal kabul edilmesi anlamına gelmez.

Paranın kaynağı, hesaba ne zaman yatırıldığı ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu önem taşır.

Miras, bağış veya evlilik öncesi birikim gibi kişisel mal kaynakları bulunduğu ileri sürülüyorsa bunların ayrıca ispatlanması gerekebilir.

Araçlar Mal Paylaşımına Girer mi?

Evlilik süresinde edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerle satın alınan araçlar tasfiye hesabında dikkate alınabilir.

Aracın yalnızca bir eş adına kayıtlı olması tek başına diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz.

Aracın satın alma tarihi, ödeme kaynağı ve varsa kredi borçları değerlendirilmelidir.

Evlilik öncesinde alınmış veya kişisel mal kaynağı kullanılarak edinilmiş araçlar bakımından ise farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.

Şirket Hisseleri Mal Rejimi Tasfiyesine Dahil Edilebilir mi?

Eşlerden birinin şirket ortağı olması hâlinde şirket payının edinilme zamanı ve kaynağı önem taşır.

Şirket payı evlilikten önce edinilmişse kişisel mal niteliğinde olabilir. Ancak şirket payından evlilik sırasında elde edilen bazı gelirlerin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Şirket payının evlilik döneminde edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla edinilmiş olması durumunda ise tasfiye hesabına dahil edilmesi gündeme gelebilir.

Şirket paylarının değerlemesi nedeniyle bu tür uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.

İşletmenin Değeri Mal Paylaşımında Nasıl Belirlenir?

Ticari işletme veya şirket payının bulunduğu mal rejimi uyuşmazlıklarında yalnızca şirket sermayesine bakılması her durumda yeterli olmayabilir.

Şirket payının ekonomik değeri, şirketin mali tabloları, aktif ve pasifleri, ortaklık yapısı ve diğer ekonomik veriler tasfiye değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Bu nedenle şirket payı içeren mal paylaşımı davalarında uzman bilirkişi incelemesi gerekebilir.

Mal Kaçırmak İçin Yapılan Devirler Tasfiyeyi Etkiler mi?

Mal rejiminin tasfiyesi sürecinde eşlerden birinin diğer eşin mal rejimi haklarını azaltmak amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişilere devrettiği iddia edilebilir.

Türk Medeni Kanunu tasfiye hesabında belirli koşullar altında bazı karşılıksız kazandırmaların veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirlerin hesaba eklenebilmesine ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Bu nedenle boşanma öncesinde yapılan her mal devrinin katılma alacağı hesabını tamamen ortadan kaldıracağı düşünülmemelidir.

Devrin tarihi, hukuki niteliği, karşılığının bulunup bulunmadığı ve tarafların amacı somut olay çerçevesinde değerlendirilir.

Boşanmadan Önce Ev Başkasına Devredilirse Hak Kaybolur mu?

Bir malın boşanma davasından önce üçüncü kişiye devredilmiş olması tek başına diğer eşin her durumda bütün mal rejimi haklarını kaybettiği anlamına gelmez.

Devrin gerçek bir satış olup olmadığı, bedelin ne olduğu, bedelin malvarlığında bulunup bulunmadığı ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.

Ancak üçüncü kişinin hukuki durumu ile eşler arasındaki mal rejimi alacağı aynı konu değildir.

Her somut olayda devir işleminin niteliği ayrı olarak incelenmelidir.

Mallar Hangi Tarihteki Değerleri Üzerinden Hesaplanır?

Türk Medeni Kanunu m.235 uyarınca mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Hesaba eklenmesi gereken malvarlığı değerleri bakımından ise kanunda özel değerlendirme kuralları bulunmaktadır.

Bu nedenle bir taşınmazın boşanma davasının açıldığı tarihteki değeri ile tasfiye aşamasındaki değeri arasındaki fark önem taşıyabilir.

Malın değerinin belirlenmesinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Mal Paylaşımı Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?

Mal rejimi tasfiyesi davaları çoğu zaman mali ve teknik hesaplamalar gerektirir.

Taşınmazların rayiç değerlerinin belirlenmesi, şirket hisselerinin değerlendirilmesi, banka hesaplarının incelenmesi, kredi ödemelerinin ayrıştırılması ve artık değer hesabının yapılması gibi konularda bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

Ancak bilirkişi hukuki değerlendirmeyi yapan makam değildir.

Hangi malın hangi mal grubuna ait olduğuna ilişkin hukuki değerlendirme mahkemenin görevindedir.

Mal Paylaşımı Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında özellikle;

  • tapu kayıtları,
  • banka hesap hareketleri,
  • kredi sözleşmeleri ve ödeme planları,
  • araç kayıtları,
  • şirket ve ticaret sicili kayıtları,
  • veraset belgeleri,
  • bağış veya satış belgeleri,
  • gelir ve maaş kayıtları,
  • ödeme dekontları,
  • gerektiğinde tanık anlatımları

önem taşıyabilir.

Malın edinilme kaynağının belirlenebilmesi için yıllar öncesine ait mali kayıtların incelenmesi gerekebilir.

Eş Malvarlığını Gizlerse Ne Olur?

Mal rejimi tasfiyesi sırasında eşlerden birinin bazı banka hesaplarını, taşınmazları, araçları veya şirket paylarını gizlediği iddia edilebilir.

Mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülen kayıtların ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle malvarlığının yalnızca diğer eşin beyanıyla sınırlı biçimde değerlendirilmesi gerekmez.

Somut olayın özelliklerine göre tapu, banka, trafik ve ticaret sicili kayıtlarının incelenmesi önem kazanabilir.

Mal Paylaşımı Boşanma Davasıyla Birlikte İstenebilir mi?

Boşanma ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki taleplerdir.

Mal rejiminin tasfiyesinin gerçekleşebilmesi için evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin hukuki durum önem taşır.

Uygulamada mal rejiminden kaynaklanan alacak taleplerinin boşanma davasıyla ilişkisi dikkate alınarak yargılama süreci yürütülür.

Bu nedenle boşanma davası ile mal paylaşımı talebinin usul bakımından nasıl ileri sürüleceği somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanmada taraflar malvarlığına ilişkin konular konusunda da anlaşma sağlayabilirler.

Ancak protokolde kullanılan ifadelerin açık ve anlaşılır olması önemlidir.

“Tarafların birbirlerinden herhangi bir alacağı yoktur” veya benzeri genel ifadelerin daha sonra mal rejiminden doğan talepler bakımından ne sonuç doğuracağı uyuşmazlık konusu hâline gelebilir.

Bu nedenle tarafların taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, ziynet eşyaları ve mal rejiminden kaynaklanan alacakları konusunda iradelerini açık biçimde ortaya koymaları önemlidir.

Mal Paylaşımı ile Nafaka Aynı Şey midir?

Hayır.

Mal rejiminin tasfiyesi ile nafaka birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Katılma alacağı veya değer artış payı, eşlerin evlilik süresindeki malvarlığı ilişkilerinden kaynaklanır.

Nafaka ise kanunda öngörülen şartlarla eşin veya çocuğun geçimine yönelik farklı bir hukuki taleptir.

Bir eşin nafaka hakkının bulunması veya bulunmaması, mal rejiminin tasfiyesinden doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Mal Paylaşımı ile Maddi ve Manevi Tazminat Aynı mıdır?

Hayır.

Boşanma nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı birbirinden farklı hukuki taleplerdir.

Maddi ve manevi tazminatta boşanmaya neden olan olaylar ve kusur değerlendirmesi önem taşırken mal rejimi tasfiyesinde ağırlıklı olarak malvarlığının edinilme tarihi, niteliği ve tasfiye kuralları dikkate alınır.

Bu nedenle aynı boşanma sürecinde birden fazla farklı mali talep gündeme gelebilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesinde Borçlar Dikkate Alınır mı?

Evet.

Katılma alacağı hesabında yalnızca malvarlığının brüt değeri dikkate alınmaz.

Edinilmiş mallara ilişkin borçlar da tasfiye hesabında değerlendirilir.

Bu nedenle örneğin krediyle alınmış bir taşınmazda yalnızca taşınmazın piyasa değerine bakılarak diğer eşin alacağının hesaplanması her durumda doğru olmaz.

Malın niteliği, borçların hangi dönemde ödendiği ve tasfiye hesabına hangi ölçüde dahil edileceği birlikte değerlendirilmelidir.

Eşlerin Birbirlerinden Olan Borçları Tasfiyede Dikkate Alınır mı?

Türk Medeni Kanunu mal rejiminin tasfiyesi sırasında eşlerin birbirlerinde bulunan mallarını geri almaları ve karşılıklı borçlarının dikkate alınmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Bu nedenle mal rejimi tasfiyesi yalnızca edinilmiş malların listelenmesinden ibaret değildir.

Eşlerin birbirlerinden olan farklı alacak ve borçlarının niteliği de hesaplamada önem taşıyabilir.

Mal Rejimi Sözleşmesi Mal Paylaşımını Değiştirebilir mi?

Eşlerin kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde mal rejimi sözleşmesi yapmaları mümkündür.

Bu nedenle her evlilikte mutlaka yasal mal rejiminin aynı şekilde uygulanacağı söylenemez.

Tarafların geçerli bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir mal rejimini seçip seçmediği veya edinilmiş mallara katılma rejiminin bazı sonuçlarına ilişkin kanunun izin verdiği düzenlemeleri yapıp yapmadığı incelenmelidir.

2002 Yılından Önce Yapılan Evliliklerde Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Türkiye’de edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlüğe girdiği tarih nedeniyle uzun süreli evliliklerde malın hangi dönemde edinildiği özellikle önemlidir.

Evliliğin 2002 yılından önce başlamış olması hâlinde, mal rejiminin farklı dönemlerinde farklı hukuki rejimlerin uygulanması gündeme gelebilir.

Bu nedenle 2002 öncesinde evlenmiş eşlerin bütün evlilik döneminin tek bir mal rejimine tabi olduğu varsayılarak hesaplama yapılmamalıdır.

Her malın edinilme tarihi ayrıca incelenmelidir.

Mal Paylaşımında Evlilik Tarihi Neden Önemlidir?

Evlilik tarihi, uygulanacak mal rejiminin ve malın edinildiği dönemin tespitinde önemlidir.

Özellikle uzun süreli evliliklerde evlilik öncesi edinilen mallar, evlilik sırasındaki edinimler ve farklı mal rejimi dönemleri birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle yalnızca mevcut tapu veya banka kayıtlarına bakılması yeterli olmayabilir.

Malvarlığının geçmişi ve edinim kaynağı araştırılmalıdır.

Katılma Alacağı Para Olarak mı Ödenir?

Katılma alacağı temel olarak bir alacak hakkıdır.

Bu nedenle katılma alacağı, kural olarak diğer eşin belirli bir malında doğrudan ortaklık payı verilmesi anlamına gelmez.

Tasfiye sonucunda hesaplanan parasal alacak talep edilir.

Kanunda bazı özel durumlarda ayni ödeme veya belirli mallara ilişkin farklı tasfiye imkânları bulunabilse de her dosyada otomatik olarak malın yarısının tapu devri yapılması söz konusu değildir.

Mal Paylaşımı Davasında Taşınmaza Tedbir Konulabilir mi?

Mal rejimi uyuşmazlığında dava konusu malvarlığının yargılama sırasında el değiştirmesi veya alacağın tahsilinin güçleşmesi ihtimali gündeme gelebilir.

Somut olayın koşulları ve usul hukukunda aranan şartların bulunması hâlinde geçici hukuki koruma tedbirleri talep edilebilir.

Ancak ihtiyati tedbir kararı otomatik olarak verilmez.

Talep edilen tedbirin niteliği, tarafların iddiaları ve malvarlığı üzerindeki hakların özellikleri mahkeme tarafından değerlendirilir.

Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?

Mal rejiminin tasfiyesi davaları bakımından bütün dosyalar için geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Malvarlığı değerlerinin sayısı, tapu ve banka kayıtlarının toplanması, şirket hisselerinin bulunması, bilirkişi incelemeleri, tarafların itirazları ve kanun yolu süreçleri davanın süresini etkileyebilir.

Özellikle çok sayıda taşınmaz, banka hesabı veya ticari işletme bulunan dosyalarda tasfiye hesabının yapılması daha kapsamlı inceleme gerektirebilir.

Mal Paylaşımı Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar aile hukuku kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı taleplerinde görevli mahkemenin belirlenmesinde aile mahkemelerine ilişkin düzenlemeler dikkate alınır.

Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise kanunda öngörülen şekilde belirlenen mahkeme aile mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı görebilir.

Yetkili mahkemenin belirlenmesi ise uyuşmazlığın niteliği ve kanundaki özel kurallar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Mal Paylaşımı Davasında Avukat Zorunlu mudur?

Mal rejimi tasfiyesi davasının mutlaka avukat aracılığıyla açılması gerektiğine ilişkin genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Ancak bu davalar edinilmiş mal, kişisel mal, değer artış payı, artık değer, denkleştirme, eklenecek değerler ve malvarlığı değerlemesi gibi birbirinden farklı hukuki ve mali hesaplamalar içerebilir.

Özellikle yüksek değerli taşınmazların, şirket hisselerinin veya geçmiş yıllara ait karmaşık ödeme ilişkilerinin bulunduğu dosyalarda hukuki değerlendirme önem taşır.

Çekmeköy’de Boşanma ve Mal Paylaşımı Davaları

Çekmeköy’de boşanma sonrasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazların, araçların, banka hesaplarının, şirket hisselerinin ve diğer malvarlığı değerlerinin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiği belirlenmelidir.

Özellikle evlilik süresince alınmış taşınmazlarda tapunun hangi eş adına kayıtlı olduğundan ziyade taşınmazın edinim tarihi ve finansman kaynağı önem taşıyabilir.

Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı, katılma alacağı avukatı ve mal rejimi avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde tüm malvarlığı kayıtlarının birlikte incelenmesi önemlidir.

Çekmeköy Boşanma Avukatı Desteği

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hukuki destek; eşlerin malvarlığı değerlerinin tespit edilmesi, edinilmiş ve kişisel malların ayrıştırılması, tapu ve banka kayıtlarının değerlendirilmesi, değer artış payı ve katılma alacağının hesaplanmasına ilişkin taleplerin hazırlanması, şirket hisselerinin incelenmesi ve malvarlığına ilişkin delillerin değerlendirilmesini kapsayabilir.

Ayrıca boşanma öncesinde gerçekleştirilen mal devirlerinin hukuki niteliği, krediyle edinilmiş taşınmazların ödeme yapısı, miras veya bağış yoluyla elde edilen malların durumu ve anlaşmalı boşanma protokollerindeki malvarlığı hükümleri de somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik sırasında edinilmiş bütün malvarlığı değerlerinin doğrudan ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleşen basit bir işlem değildir.

Öncelikle eşler arasında hangi mal rejiminin geçerli olduğu belirlenmeli, ardından her malvarlığı değerinin edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu tespit edilmelidir. Türk Medeni Kanunu, aksi ispat edilinceye kadar bir eşin mallarının edinilmiş mal olduğuna ilişkin karine öngörmektedir.

Boşanma hâlinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona erer. Tasfiye sırasında mevcut edinilmiş mallar bakımından kanunda belirtilen değerleme kuralları uygulanır ve artık değer hesaplanır.

Kural olarak her eş diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Bununla birlikte bu sonuç her malın yarısının mülkiyetinin diğer eşe geçtiği anlamına gelmez; katılma alacağı temel olarak tasfiye sonucunda ortaya çıkan bir alacak hakkıdır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada ise kanunda öngörülen şartlarla kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılması veya kaldırılması mümkün olabilir.

Ayrıca eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde değer artış payı alacağı gündeme gelebilir.

Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı, evlilikte alınan evin paylaşımı, boşanmada şirket hisselerinin paylaşımı, Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile avukatı, İstanbul boşanma avukatı ve mal paylaşımı avukatı gibi konular her malvarlığı değerinin edinilme tarihi, kaynağı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.