Blog

Şirket Davaları - Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı | Ümraniye

Şirket Davaları - Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı | Ümraniye Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri yalnızca yönetim kurulu toplantılarına katılarak oy kullanan kişiler değildir. Yönetim kurulu, şirketin yönetim ve temsil organıdır ve kurul üyelerinin şirketin faaliyetleri hakkında sağlıklı karar verebilmesi, görevlerini yerine getirebilmesi ve hukuki sorumluluklarını yönetebilmesi için şirket hakkında yeterli bilgiye ulaşabilmesi gerekir. Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket yönetim kurulu üyelerine oldukça kapsamlı bir bilgi alma ve inceleme hakkı tanımıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesine göre her yönetim kurulu üyesi şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir ve inceleme yapabilir. Bu hak yalnızca yönetim kurulu başkanına, murahhas üyeye veya şirketi temsile yetkili üyeye ait değildir. Yönetim kurulu üyeliği devam eden her üye, kanunda belirtilen kapsam ve koşullar dahilinde bu haktan yararlanabilir. Özellikle yönetim kurulu içerisinde ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığında, şirketin yönetimi belirli üyelerin kontrolünde toplandığında, bir yönetim kurulu üyesine finansal belgeler verilmediğinde, şirket hesaplarına ilişkin bilgi paylaşılmadığında veya belirli işlemler diğer yönetim kurulu üyelerinden gizlendiğinde TTK m.392 kapsamındaki haklar önemli hale gelir. Bu nedenle Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, TTK 392 davası, şirket defterlerini inceleme hakkı, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı kapsamında yapılan değerlendirmelerde yönetim kurulu üyesinin sıfatı, talep edilen bilginin niteliği ve talebin toplantı sırasında mı yoksa toplantı dışında mı ileri sürüldüğü özellikle önem taşır. Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nedir? Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı, üyenin şirketin yönetimine ilişkin görevlerini bilinçli ve hukuka uygun biçimde yerine getirebilmesi için şirketin faaliyetleri hakkında bilgi edinmesini sağlayan kanuni bir haktır. TTK m.392 kapsamında her yönetim kurulu üyesi; şirketin iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, gerekli koşullarda şirket defterlerini inceleyebilir, şirket dosyalarının incelemesine sunulmasını talep edebilir, yöneticilerden ve çalışanlardan bilgi alınmasını isteyebilir, yönetim kurulu toplantılarında gerekli belgelerin kurula getirtilmesini talep edebilir. Ancak hakkın kullanılma yöntemi, talebin yönetim kurulu toplantısı sırasında veya toplantı dışında yapılmasına göre farklılaşır. Bilgi Alma Hakkının Hukuki Dayanağı Nedir? Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkının temel hukuki dayanağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesidir. Kanun, bu hakkı doğrudan yönetim kurulu üyeliğine bağlamıştır. Dolayısıyla hakkın kullanılabilmesi için yönetim kurulu üyesinin ayrıca pay sahibi olması gerekmez. Bir kişi şirkette tek bir paya dahi sahip olmasa ancak geçerli biçimde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor olsa TTK m.392 kapsamındaki haklardan yararlanabilir. Yönetim Kurulu Üyesinin Pay Sahibi Olması Gerekir mi? Hayır. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliği ile pay sahipliği farklı hukuki sıfatlardır. Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, pay sahipliğinden değil yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanır. Bu nedenle pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi de TTK m.392 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptir. Pay Sahibinin Bilgi Alma Hakkı ile Yönetim Kurulu Üyesinin Hakkı Aynı mıdır? Hayır. Bu iki hak birbirinden ayrılmalıdır. Anonim şirket pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı esas olarak TTK m.437 kapsamında düzenlenmektedir. Yönetim kurulu üyesinin hakkı ise TTK m.392'ye dayanır. Yönetim kurulu üyesi şirketin yönetiminden ve belirli koşullarda yönetim kararlarından hukuken sorumlu olabileceği için kanun kendisine farklı ve daha doğrudan bir bilgi alma mekanizması tanımıştır. Bu nedenle bir kişi hem pay sahibi hem yönetim kurulu üyesiyse hangi sıfatla bilgi talep ettiği önem taşıyabilir. Yönetim Kurulu Üyesi Hangi Konularda Bilgi İsteyebilir? TTK m.392 son derece geniş bir ifade kullanmaktadır. Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir. Buna göre somut olayın özelliklerine bağlı olarak; şirketin mali durumu, banka hesapları, kredi ilişkileri, şirket borçları, şirket alacakları, önemli sözleşmeler, müşteri ve tedarikçi ilişkileri, yatırımlar, taşınmaz işlemleri, şirketin taraf olduğu davalar, icra takipleri, vergi süreçleri, personel ve yönetim süreçleri, yönetim tarafından yapılan önemli işlemler, şirketin finansal tabloları, şirket defterleri ve kayıtları hakkında bilgi talep edilmesi gündeme gelebilir. Talebin kapsamı somut olayda yönetim kurulu üyesinin görevi ve şirketin faaliyetleriyle birlikte değerlendirilir. Yönetim Kurulu Toplantısında Bilgi Alma Hakkı Ne Kadar Geniştir? TTK m.392, yönetim kurulu toplantısı sırasında bilgi alma hakkına güçlü bir koruma sağlamaktadır. Bir yönetim kurulu üyesinin istediği; defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma, belge yönetim kuruluna getirtilerek kurul veya üyeler tarafından incelenebilir ve tartışılabilir. Ayrıca herhangi bir konu hakkında şirket yöneticilerinden veya çalışanlarından bilgi alınması istenebilir. Kanun, yönetim kurulu toplantısında bu nitelikteki taleplerin reddedilemeyeceğini öngörmektedir. Yönetim Kurulu Üyesinin Soruları Cevapsız Bırakılabilir mi? Yönetim kurulu toplantısında kural olarak hayır. TTK m.392 uyarınca yönetim kurulu toplantılarında yalnızca diğer yönetim kurulu üyeleri değil, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir yönetim kurulu üyesinin bilgi talebi reddedilemez ve soruları cevapsız bırakılamaz. Bu düzenleme, kurul üyesinin karar vermeden önce şirketin gerçek durumu hakkında bilgi sahibi olmasını güvence altına almayı amaçlar. Yönetim Kurulu Üyesi Sözleşmeleri İnceleyebilir mi? Evet. TTK m.392 açık biçimde sözleşmelerin de bilgi alma ve inceleme hakkının kapsamına girebileceğini düzenlemektedir. Özellikle şirket açısından önemli mali sonuçlar doğuran; kredi sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, satış ve satın alma sözleşmeleri, hizmet sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri, yatırım sözleşmeleri, teminat sözleşmeleri, ilişkili taraf işlemlerine ilişkin sözleşmeler yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirmesi açısından önem taşıyabilir. Yönetim Kurulu Üyesi Şirket Yazışmalarını İnceleyebilir mi? TTK m.392 kapsamında şirket yazışmaları da inceleme konusu olabilir. Ancak bu hak şirketle ve yönetim kurulu göreviyle ilgili bilgi ve belgeler bakımından değerlendirilmelidir. Şirketin ticari faaliyetlerine ilişkin elektronik veya fiziki yazışmalar, yönetim kararlarının arka planının anlaşılması açısından önem taşıyabilir. Elektronik Belgeler de İnceleme Hakkına Dahil midir? Günümüzde şirket kayıtlarının önemli bölümü elektronik ortamda tutulmaktadır. Kanundaki "defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belge" kavramlarının uygulanmasında belgenin yalnızca kağıt ortamında bulunması gerektiği şeklinde bir yaklaşım şirket yönetiminin güncel işleyişiyle bağdaşmaz. Bu nedenle şirket faaliyetleriyle ilgili elektronik kayıt ve belgeler de somut olayın niteliğine göre bilgi ve inceleme talebinin konusu olabilir. Yönetim Kurulu Üyesi Yönetim Kurulu Toplantısı Dışında Bilgi İsteyebilir mi? Evet. Ancak toplantı dışındaki bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasında TTK m.392 özel bir usul öngörmektedir. Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden; işlerin gidişi, belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir. Ayrıca görevin yerine getirilebilmesi için gerekliyse şirket defter ve dosyalarının incelemeye sunulmasını başkandan isteyebilir. Toplantı Dışında Defter İncelemek İçin Başkanın İzni Gerekir mi? TTK m.392'nin sistemine göre toplantı dışındaki kullanımda yönetim kurulu başkanının rolü bulunmaktadır. Üye, görevinin yerine getirilebilmesi için gerekli olması halinde şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını yönetim kurulu başkanından isteyebilir. Başkan talebi reddederse kanun yönetim kurulu üyesini koruyan özel bir başvuru mekanizması öngörmektedir. Başkan Bilgi Alma Talebini Reddederse Ne Olur? Yönetim kurulu başkanı, üyenin toplantı dışında bilgi alma, soru sorma veya inceleme yapma istemini reddederse konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Bu aşama önemlidir. Üye doğrudan her durumda mahkemeye gitmek yerine kanunda öngörülen kurul mekanizmasını takip etmelidir. Yönetim Kurulu da Talebi Reddederse Ne Olur? Yönetim kurulunun talebi reddetmesi halinde yönetim kurulu üyesi mahkemeye başvurabilir. Aynı şekilde kurulun toplanmaması halinde de mahkemeye başvuru yolu açılmaktadır. Böylece yönetim kurulu başkanının tek başına bilgi akışını engellemesi veya kurul çoğunluğunun bir üyeyi şirket bilgilerinden tamamen dışlaması karşısında yargısal koruma sağlanmaktadır. Hangi Mahkemeye Başvurulur? TTK m.392/4 uyarınca yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Bu nedenle şirket merkezinin nerede bulunduğu mahkemenin belirlenmesinde doğrudan önemlidir. Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan anonim şirketler bakımından ilgili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev ve yetkisi gündeme gelir. Mahkeme Dosya Üzerinden Karar Verebilir mi? Evet. TTK m.392 açık biçimde mahkemenin istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için mutlaka uzun bir duruşma sürecinin yürütülmesi gerektiği söylenemez. Mahkeme talebin ve dosyanın özelliklerine göre kanundaki yetkisini kullanır. Mahkeme Kararına Karşı İstinaf Edilebilir mi? TTK m.392/4'te mahkemenin kararının kesin olduğu açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla kanunun bu özel düzenlemesi kapsamında verilen karar bakımından olağan kanun yolu öngörülmemiştir. Bu nedenle mahkemeye yapılacak başvuruda talep edilen bilgi ve belgelerin doğru ve açık biçimde ortaya konulması önem taşır. Yönetim Kurulu Başkanı da Bilgi Alma Hakkına Sahip midir? Evet. Ancak kanun yönetim kurulu başkanına sınırsız ve diğer üyelerden üstün bir inceleme yetkisi tanımamıştır. TTK m.392/5'e göre yönetim kurulu başkanı da kurulun izni olmaksızın yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz ve şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Başkanın bu isteminin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi halinde başkan da kanundaki mahkeme yoluna başvurabilir. Bu düzenleme, bilgi alma hakkının yönetim kurulu başkanının kişisel ayrıcalığı olmadığını göstermektedir. Başkan İstediği Zaman Şirket Defterlerini İnceleyebilir mi? Toplantı dışında sınırsız biçimde hayır. TTK m.392/5 uyarınca başkanın da kurulun izni olmaksızın toplantı dışında bilgi alma ve şirket defter ve dosyalarını inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu düzenleme yönetim kurulundaki üyeler arasında bilgiye erişim açısından denge kurulmasını amaçlamaktadır. Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkı Sınırlandırılabilir mi? Kanunun bu konudaki hükmü açıktır. TTK m.392/6 uyarınca yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz ve kaldırılamaz. Dolayısıyla şirket esas sözleşmesi, yönetim kurulu kararı veya şirket içi uygulamayla bu hakkın kanuni çekirdeğinin ortadan kaldırılması mümkün değildir. Esas Sözleşmeye "Belirli Üyeler Bilgi Alamaz" Hükmü Konulabilir mi? TTK m.392/6 nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin kanundan doğan bilgi alma ve inceleme haklarını kısıtlayan veya kaldıran düzenlemeler yapılamaz. Örneğin belirli bir pay grubundan seçilen yönetim kurulu üyelerinin şirket kayıtlarını inceleyemeyeceği şeklindeki bir hüküm kanundaki emredici korumayla bağdaşmaz. Bilgi Alma Hakkı Genişletilebilir mi? Evet. Kanun hakkın kısıtlanmasını ve kaldırılmasını yasaklarken genişletilmesine izin vermektedir. TTK m.392/6 uyarınca hem şirket esas sözleşmesi hem de yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir. Örneğin toplantı dışında belirli finansal raporların bütün yönetim kurulu üyelerine düzenli olarak gönderilmesi şirket içi düzenlemelerle öngörülebilir. Yönetim Kurulu Çoğunluğu Bir Üyenin Bilgi Alma Hakkını Engelleyebilir mi? Kanundan doğan hakkın ortadan kaldırılması mümkün değildir. Yönetim kurulu çoğunluğunun belirli bir üyeyi şirket yönetiminden fiilen dışlaması, toplantılarda gerekli belgeleri paylaşmaması veya TTK m.392 kapsamındaki talepleri hukuka aykırı biçimde engellemesi halinde üyenin kanunda öngörülen yolları kullanması gündeme gelebilir. Özellikle toplantı dışındaki taleplerde başkanın reddi, kurul aşaması ve sonrasında mahkeme başvurusu mekanizması önem taşır. Yönetim Kurulu Üyesi Azınlık Grubundan Seçilmişse Hakkı Değişir mi? Hayır. TTK m.392'deki hak yönetim kurulu üyesi sıfatına bağlıdır. Üyenin; çoğunluk pay sahiplerini temsil etmesi, azınlık tarafından önerilmiş olması, belirli bir pay grubundan seçilmesi, pay sahibi olmaması bilgi alma ve inceleme hakkının kanuni varlığını ortadan kaldırmaz. Yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı sürece kanundaki korumadan yararlanır. Yönetim Kurulu Üyesinin İmza Yetkisinin Olmaması Bilgi Alma Hakkını Etkiler mi? Hayır. Temsil ve imza yetkisi ile yönetim kurulu üyeliğinden doğan bilgi alma hakkı birbirinden farklıdır. Bir yönetim kurulu üyesine şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmemiş olması, o kişinin yönetim kurulu üyesi sıfatını ve TTK m.392'den doğan hakkını ortadan kaldırmaz. Yönetim Yetkisinin Devredilmiş Olması Bilgi Alma Hakkını Ortadan Kaldırır mı? Hayır. TTK m.367 kapsamında şirket yönetiminin kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine ya da üçüncü kişilere devredilmesi mümkündür. Ancak yönetimin devredilmiş olması, diğer yönetim kurulu üyelerinin TTK m.392'deki bilgi alma ve inceleme hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aksine yönetim yetkisi belirli kişilerde yoğunlaştığında diğer kurul üyelerinin gözetim ve değerlendirme yapabilmesi açısından bilgiye erişim daha da önemli hale gelebilir. Murahhas Üye Bilgileri Diğer Üyelerden Gizleyebilir mi? Yönetimin belirli bir murahhas üyeye bırakılmış olması diğer yönetim kurulu üyelerinin kanuni bilgi alma haklarını ortadan kaldırmaz. TTK m.392 kapsamında kurul toplantılarında yönetimle görevlendirilen kişilerin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle yönetim devri, şirket bilgilerinin diğer kurul üyelerine tamamen kapatılması için hukuki gerekçe oluşturmaz. Şirket Müdürü veya Genel Müdür Bilgi Vermek Zorunda mıdır? Yönetim kurulu toplantılarında şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler bilgi vermekle yükümlüdür. Bu kapsamda şirketin organizasyon yapısına göre genel müdür, finans yöneticisi veya başka yönetim görevlilerinin yönetim kurulu tarafından ihtiyaç duyulan bilgileri sunması gerekebilir. Üyenin sorularının cevapsız bırakılması TTK m.392'nin açık düzenlemesiyle bağdaşmaz. Yönetim Kurulu Üyesi Şirket Çalışanından Doğrudan Bilgi İsteyebilir mi? Bu konuda talebin toplantı içinde mi dışında mı olduğu önemlidir. Yönetim kurulu toplantısında herhangi bir konu hakkında yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması talebi reddedilemez. Toplantı dışında ise TTK m.392/3'teki özel sistem uygulanır ve yönetim kurulu başkanının izni gündeme gelir. Dolayısıyla iki durum birbirinden ayrılmalıdır. Ticari Sır Gerekçesiyle Yönetim Kurulu Üyesine Bilgi Verilmeyebilir mi? Yönetim kurulu üyesinin durumu sıradan bir üçüncü kişiden veya yalnızca pay sahibi olan kişiden farklıdır. TTK m.392, kurul toplantılarında bilgi alma ve inceleme hakkını geniş biçimde korumaktadır. Bununla birlikte yönetim kurulu üyesi elde ettiği şirket bilgilerini serbestçe üçüncü kişilere açıklayamaz veya şirketin zararına kullanamaz. Bilgi alma hakkının karşısında yönetim kurulu üyesinin şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilgi Alan Yönetim Kurulu Üyesinin Sır Saklama Yükümlülüğü Var mıdır? Yönetim kurulu üyesinin şirket bilgilerine erişebilmesi bu bilgileri istediği şekilde kullanabileceği anlamına gelmez. TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun biçimde gözetmekle yükümlüdür. Bu nedenle şirketin ticari sırlarının veya stratejik bilgilerinin şirket zararına kullanılması yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluğunu gündeme getirebilir. Bilgi Alma Hakkı Rakip Şirket Lehine Kullanılabilir mi? Hayır. TTK m.392'deki hak, yönetim kurulu görevinin yerine getirilmesine hizmet eder. Bu hakkın rakip bir işletmeye avantaj sağlamak, şirket sırlarını aktarmak veya şirkete zarar vermek amacıyla kullanılması bilgi alma hakkının amacıyla bağdaşmaz. Böyle bir davranış, somut olayın özelliklerine göre yönetim kurulu üyesinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile sorumluluk hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Yönetim Kurulu Üyesinin Menfaat Çatışması Varsa Bilgi Alma Hakkı Tamamen Ortadan Kalkar mı? Menfaat çatışması bulunan durumlarda TTK m.393 kapsamında müzakereye katılma yasağı gibi özel hükümler gündeme gelebilir. Ancak menfaat çatışması bulunduğu gerekçesiyle yönetim kurulu üyesinin TTK m.392'den doğan bütün bilgi alma haklarının genel ve sürekli biçimde ortadan kaldırılabileceği söylenemez. Somut işlem, talep edilen bilgi ve menfaat çatışmasının niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bilgi Alma Hakkı Neden Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğuyla İlişkilidir? Yönetim kurulu üyelerinin şirket yönetimine ilişkin hukuki sorumlulukları bulunmaktadır. Bir üyeden şirketin işlemleri hakkında bilinçli karar vermesi ve gerekli gözetimi yapması beklenirken o üyeye şirketin mali ve hukuki durumu hakkında hiçbir bilgi verilmemesi ciddi bir sorun yaratır. Bu nedenle bilgi alma hakkı yalnızca bir ayrıcalık değil, yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirebilmesinin araçlarından biridir. "Ben Karara Karşı Oy Verdim" Demek Her Zaman Yeterli midir? Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Bir üyenin yalnızca toplantıya katılması veya bir karara karşı oy kullanması her durumda bütün sorumluluk ihtimallerini ortadan kaldıran otomatik bir sonuç yaratmaz. Üyenin bilgi talep edip etmediği, gerekli incelemeyi yapıp yapmadığı, şirket menfaatlerini gözetip gözetmediği ve görevini tedbirli yönetici özeniyle yerine getirip getirmediği önem taşıyabilir. Bu nedenle TTK m.392 kapsamındaki hakların etkin kullanımı yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirmesi bakımından önemlidir. Bilgi Talebi Yazılı mı Yapılmalıdır? TTK m.392'nin her bilgi talebi için genel bir yazılı şekil şartı öngördüğünü söylemek mümkün değildir. Ancak özellikle toplantı dışındaki taleplerde ve ileride mahkemeye başvuru ihtimali bulunan uyuşmazlıklarda talebin yazılı şekilde yapılması ispat açısından önemlidir. Örneğin; noter ihtarnamesi, KEP, şirketin kurumsal elektronik posta sistemi, imza karşılığı teslim edilen dilekçe gibi yöntemler talebin içeriği ve tarihinin ispatını kolaylaştırabilir. Bilgi Talebinde Belgeler Tek Tek Belirtilmeli midir? Talebin mümkün olduğunca açık olması uyuşmazlığın sağlıklı çözümü açısından önemlidir. "Şirketin bütün belgelerini istiyorum" gibi sınırsız ve belirsiz bir talep yerine; belirli sözleşmeler, belirli dönem banka kayıtları, belirli işlem dosyaları, belirli yönetim raporları, belirli şirket defterleri gibi somutlaştırılmış talepler özellikle mahkeme aşamasında daha sağlıklı değerlendirilebilir. Bununla birlikte hakkın kapsamı yalnızca önceden belge numarası bilinen evrakla sınırlı değildir. Bilgi Talebi E-Posta ile Yapılabilir mi? Uyuşmazlığın özelliklerine göre elektronik posta yazışmaları talebin ve verilen cevabın ispatında önem taşıyabilir. Ancak mahkeme başvurusu ihtimali bulunan bir durumda talebin kim tarafından, ne zaman ve hangi içerikle yapıldığının güvenilir biçimde ortaya konulabilmesi gerekir. Bu nedenle ispat gücü yüksek iletişim yöntemlerinin tercih edilmesi uygulamada önem taşır. Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağı Neden Önemlidir? Üyenin bilgi istediği ancak talebinin reddedildiği veya sorularının cevapsız bırakıldığı durumlarda bunun toplantı tutanağına geçirilmesi önemli bir delil olabilir. Üye; hangi bilgiyi istediğini, hangi soruyu sorduğunu, hangi belgenin incelenmesini talep ettiğini, talebinin nasıl karşılandığını tutanakta açık biçimde göstermek isteyebilir. Bu kayıtlar sonraki hukuki süreçlerde uyuşmazlığın kapsamının belirlenmesine yardımcı olur. Yönetim Kurulu Üyesi Tutanağa Şerh Koyabilir mi? Yönetim kurulu toplantısında üyenin itirazlarının, bilgi taleplerinin veya karşı oyunun tutanağa doğru biçimde yansıtılması özellikle sorumluluk uyuşmazlıklarında önem taşıyabilir. Bilgi verilmeden karar alınmasına itiraz eden bir üyenin bu durumu açık biçimde kayıt altına alması somut olay bakımından hukuki önem taşıyabilir. Başkan Talebi Hiç Cevaplamazsa Ne Olur? TTK m.392'de başkanın talebi reddetmesi halinde izlenecek yol açıkça düzenlenmiştir. Talebin cevapsız bırakılması halinde somut olayda bunun fiili ret niteliği taşıyıp taşımadığı ve kurul/mahkeme mekanizmasının nasıl işletileceği başvurunun koşullarına göre değerlendirilmelidir. Uygulamada bu nedenle talebin yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılması önem taşır. Başkanın Reddinden Sonra İki Günlük Süre Neden Önemlidir? TTK m.392/4'e göre başkan bir üyenin üçüncü fıkradaki istemini reddederse konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Bu süre kanunda açıkça yer aldığından, mahkeme başvurusu öncesindeki şirket içi mekanizmanın işletilmesinde dikkate alınmalıdır. Başkanın reddinden sonra sürecin belgelendirilmesi bu nedenle önemlidir. Yönetim Kurulu Toplanmazsa Üye Ne Yapabilir? Kanun bu ihtimali de düzenlemiştir. Başkanın reddinden sonra konu yönetim kuruluna götürüldüğü halde kurul toplanmazsa yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Böylece çoğunluğun toplantı yapmayarak bilgi talebini süresiz biçimde etkisiz hale getirmesinin önüne geçilmek istenmiştir. Yönetim Kurulu Talebi Reddederse Ret Kararı Gerekçeli Olmalı mıdır? Mahkeme aşamasında talebin neden reddedildiğinin ortaya konulabilmesi önemlidir. Kurulun ret gerekçesi, talep edilen bilginin niteliği ve üyenin görevini yerine getirmesiyle ilişkisi mahkeme tarafından değerlendirilebilir. Bu nedenle yönetim kurulu kararının ve toplantı tutanaklarının dosyada bulunması önem taşır. Mahkemeye Başvururken Hangi Belgeler Sunulabilir? Somut uyuşmazlığa göre; yönetim kurulu üyeliğini gösteren ticaret sicili kayıtları, esas sözleşme, bilgi talep yazısı, başkanın ret cevabı, KEP veya elektronik posta kayıtları, yönetim kurulu toplantı tutanakları, yönetim kurulunun ret kararı, toplantı çağrıları, talep edilen belgelerin şirket yönetimiyle ilişkisini gösteren kayıtlar mahkeme başvurusunda önem taşıyabilir. Şirket Merkezi Ümraniye'deyse Hangi Mahkemeye Başvurulur? TTK m.392/4 doğrudan şirket merkezini esas almaktadır. Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan anonim şirket bakımından başvuru, şirket merkezinin bulunduğu yerde görevli Asliye Ticaret Mahkemesine yapılır. Ümraniye'nin yargı çevresi dikkate alındığında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri gündeme gelir. Bu nedenle şirketin ticaret sicilindeki güncel merkez adresi başvuru öncesinde kontrol edilmelidir. Şirketin Fabrikası Ümraniye'de Ama Merkezi Başka Yerdeyse Ne Olur? TTK m.392/4'te yetki şirket merkezine bağlanmıştır. Dolayısıyla şirketin fabrikasının, mağazasının, deposunun veya şubesinin Ümraniye'de bulunması tek başına mahkeme yetkisini Ümraniye bağlantılı hale getirmez. Ticaret sicilinde kayıtlı şirket merkezi başka bir yerdeyse yetkili mahkeme buna göre belirlenir. Mahkeme Üyeye İstediği Her Belgeyi Verir mi? Mahkeme başvurunun kapsamını ve TTK m.392 koşullarını değerlendirir. Bu nedenle talep edilen bilgi ve belgelerin; şirket faaliyetleriyle ilişkisi, yönetim kurulu üyesinin görevi bakımından önemi, talebin niteliği, daha önce izlenen şirket içi başvuru süreci önem taşıyabilir. Mahkeme başvurusunda talebin somutlaştırılması bu nedenle önemlidir. Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkı Şirketten Ayrıldıktan Sonra Devam Eder mi? TTK m.392'deki özel hak yönetim kurulu üyeliği sıfatına bağlıdır. Üyeliğin sona ermesinden sonra kişinin artık mevcut yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK m.392'yi kullanması kural olarak mümkün değildir. Ancak eski üyenin başka bir dava veya hukuki uyuşmazlık nedeniyle belirli belgelere ihtiyaç duyması halinde usul hukukundaki delil mekanizmaları veya başka hukuki yollar ayrıca gündeme gelebilir. Bu durum TTK m.392 kapsamındaki yönetim kurulu üyeliğine bağlı haktan farklıdır. Görevden Alınmak Üzere Olan Yönetim Kurulu Üyesi Bilgi İsteyebilir mi? Yönetim kurulu üyeliği hukuken devam ettiği sürece üyenin TTK m.392'den doğan hakkı da devam eder. Üyenin şirket ortaklarıyla ihtilaflı olması veya görevden alınmasının planlanması tek başına mevcut bilgi alma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak üyeliğin hukuken sona erdiği tarih ayrıca belirlenmelidir. Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Talep Etmesi Görevden Alma Sebebi midir? Bilgi alma hakkının kanuna uygun biçimde kullanılması yönetim kurulu üyeliğinin doğal araçlarından biridir. Bununla birlikte anonim şirket genel kurulunun yönetim kurulu üyelerini görevden alma yetkisi TTK m.364 kapsamında ayrıca düzenlenmektedir. Bilgi alma hakkının kullanılması ile görevden alma mekanizması farklı hukuki konulardır. Somut olayda hakkın kullanılmasının engellenmesi veya bunun nedeniyle başka şirket içi işlemlerin yapılması ayrıca değerlendirilmelidir. Bilgi Verilmemesi Yönetim Kurulu Kararını Geçersiz Hale Getirir mi? Her bilgi eksikliği otomatik olarak yönetim kurulu kararının geçersiz olduğu anlamına gelmez. Yönetim kurulu kararlarının hukuki geçerliliği, TTK'nın yönetim kurulu kararlarına ilişkin hükümleri ve somut kararın niteliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. TTK m.392'nin ihlali ile yönetim kurulu kararının butlanı veya başka bir hukuki sakatlığı aynı hukuki mesele değildir. Bu nedenle her olayda ayrı inceleme yapılmalıdır. Bilgi Alma Hakkının Engellenmesi Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğunu Etkiler mi? Somut olayda etkileyebilir. Yönetim kurulu üyesinin belirli işlemler hakkında bilgi istemesine rağmen sistematik biçimde bilgi verilmemesi, üyenin hangi bilgiye sahip olduğu ve hangi tedbirleri aldığı konularında sorumluluk değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Ancak bilgi verilmemesi yönetim kurulu üyesinin bütün sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Üyenin; bilgi talep edip etmediği, ret karşısında kanuni yolları kullanıp kullanmadığı, toplantıda itirazlarını kayda geçirip geçirmediği, gerekli özeni gösterip göstermediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir. Yönetim Kurulu Üyesinin Özen Yükümlülüğü Nedir? TTK m.369'a göre yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek zorundadır. Bilgi alma ve inceleme hakkı da bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesini sağlayan önemli araçlardan biridir. Bir yönetim kurulu üyesinin yeterli bilgiye ulaşmadan önemli şirket işlemleri hakkında karar vermesi sorumluluk hukuku açısından ayrıca değerlendirmeye konu olabilir. Yönetim Kurulu Üyesi Hangi Durumlarda Özellikle Bilgi Talep Etmelidir? Somut olayın niteliğine göre özellikle; şirketin mali durumunda ciddi bozulma varsa, önemli miktarda borçlanma yapılıyorsa, yüksek değerli şirket varlıkları satılıyorsa, ilişkili taraf işlemleri gerçekleştiriliyorsa, olağan dışı para transferleri varsa, şirket hakkında önemli dava veya icra takipleri bulunuyorsa, sermaye kaybı veya borca batıklık ihtimali ortaya çıkmışsa, yönetim belirli üyelerden bilgi gizliyorsa, önemli yatırım kararları alınacaksa bilgi alma ve inceleme hakkının etkin kullanılması önem taşıyabilir. Yönetim Kurulu Üyesi Banka Hesaplarını İnceleyebilir mi? Şirketin banka hesapları ve finansal hareketleri şirketin iş ve işlemleriyle doğrudan ilgili olabilir. Yönetim kurulu üyesinin şirketin mali durumunu ve önemli finansal işlemlerini değerlendirebilmesi bakımından bu bilgiler önem taşıyabilir. Ancak talebin toplantı sırasında mı toplantı dışında mı yapıldığına göre TTK m.392'deki usul izlenmelidir. Şirketin Muhasebe Kayıtları İncelenebilir mi? Şirketin ticari defterleri ve muhasebe kayıtları TTK m.392 kapsamındaki inceleme hakkının önemli konularındandır. Özellikle; gelir ve gider kayıtları, borç ve alacaklar, önemli ödemeler, ilişkili taraf işlemleri, finansal tabloların dayanakları yönetim kurulunun gözetim ve karar görevleri bakımından önem taşıyabilir. Şirketin Dava Dosyaları Hakkında Bilgi İstenebilir mi? Evet. Şirketin taraf olduğu önemli davalar ve icra takipleri şirketin mali ve hukuki durumunu etkileyebilir. Yönetim kurulu üyesi, görevini yerine getirebilmek amacıyla bu uyuşmazlıkların niteliği, riskleri ve şirket üzerindeki muhtemel etkileri hakkında bilgi talep edebilir. Bağlı Şirketler Hakkında Bilgi İstenebilir mi? Şirketler topluluğu ilişkilerinde bilgi alma meselesi ayrıca TTK'nın topluluk hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. TTK m.392 doğrudan yönetim kurulu üyesinin kendi şirketinin tüm iş ve işlemleri hakkındaki hakkını düzenler. Bağlı şirketlere ait doğrudan bilgi ve belgelerin hangi kapsamda istenebileceği ise şirketler topluluğu ilişkisi, hakimiyet yapısı ve ilgili diğer TTK hükümleri dikkate alınarak somut olay bazında değerlendirilmelidir. Bu nedenle bağlı şirket kayıtlarının tamamının TTK m.392 kapsamında koşulsuz biçimde doğrudan incelenebileceği şeklinde genel bir sonuca varılmamalıdır. Bilgi Alma Hakkı Şirket Yönetimindeki Güç Mücadelelerinde Neden Önemlidir? Anonim şirketlerde özellikle aile şirketleri, ortak girişimler ve farklı pay gruplarının temsil edildiği yönetim kurullarında şirket yönetimi konusunda uyuşmazlık çıkabilir. Çoğunluk grubu; banka bilgilerini paylaşmıyor, finansal tabloların ayrıntılarını vermiyor, sözleşmeleri diğer üyelerden gizliyor, belirli işlemleri yalnızca murahhas üyeler üzerinden yürütüyor, yönetim kurulu üyelerini karar süreçlerinden fiilen dışlıyor olabilir. TTK m.392, yönetim kurulu üyesinin yalnızca şeklen kurulda bulunup şirket hakkında hiçbir bilgi alamadığı bir yönetim modeline karşı önemli bir kanuni güvence oluşturur. Bilgi Alma Hakkı Ortaklar Arası Uyuşmazlıkta Delil Toplamak İçin Kullanılabilir mi? Hakkın temel amacı yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirebilmesini sağlamaktır. TTK m.392, yalnızca kişisel bir davaya delil toplamak amacıyla sınırsız bir belge erişim aracı olarak değerlendirilmemelidir. Ancak yönetim kurulu göreviyle ilgili bir şirket işleminin aynı zamanda ortaklar arası uyuşmazlığın konusu olması hakkın otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına da gelmez. Somut talebin amacı, kapsamı ve şirket yönetimiyle bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir. TTK 392 Başvurusunda Zorunlu Arabuluculuk Var mıdır? TTK m.392 kapsamında yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin başvuru, doğrudan bir para alacağının veya tazminatın tahsiline yönelik değildir. Kanun ayrıca şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine özgü bir başvuru yolu düzenlemektedir. Bu nedenle TTK m.392 kapsamındaki salt bilgi alma ve inceleme başvurusu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak veya tazminat taleplerinden ayrılır. Ancak aynı uyuşmazlık içinde ayrıca para alacağı veya tazminat talebi bulunuyorsa bu talepler bakımından dava şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yönetim Kurulu Üyesi Mahkemeye Gitmeden Önce Ne Yapmalıdır? Toplantı dışındaki taleplerde TTK m.392'nin öngördüğü şirket içi başvuru mekanizmasına dikkat edilmelidir. Genel olarak; Talep açık biçimde yönetim kurulu başkanına iletilmeli, Talep edilen bilgi ve belgeler mümkün olduğunca somutlaştırılmalı, Ret halinde konu iki gün içinde yönetim kuruluna götürülmeli, Yönetim kurulunun ret kararı veya toplanmaması belgelenmeli, Sonrasında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru değerlendirilmelidir. Yönetim kurulu toplantısı sırasındaki bilgi taleplerinde ise TTK m.392'nin ilk iki fıkrasındaki daha geniş koruma dikkate alınmalıdır. Ümraniye Şirket Avukatı ve TTK 392 Uyuşmazlıkları Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan bir anonim şirkette yönetim kurulu üyesine bilgi verilmediğinde yalnızca "şirket belgeleri paylaşılmıyor" şeklinde genel bir değerlendirme yeterli değildir. Öncelikle; kişinin yönetim kurulu üyeliğinin devam edip etmediği, talebin hangi sıfatla yapıldığı, hangi bilgilerin istendiği, talebin yönetim kurulu toplantısında mı toplantı dışında mı yapıldığı, başkanın talebi reddedip reddetmediği, ret tarihinin ne olduğu, konunun iki gün içinde yönetim kuruluna götürülüp götürülmediği, kurulun toplanıp toplanmadığı, kurulun ret kararı bulunup bulunmadığı, talep edilen belgelerin şirket yönetimiyle ilişkisi, esas sözleşmede hakkı genişleten hükümler bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Bu nedenle Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, Ümraniye anonim şirket avukatı, TTK 392 başvurusu, yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, şirket defterlerini inceleme, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi bilgi alma başvurusu ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı konularında somut şirket kayıtlarının ve başvuru sürecinin birlikte değerlendirilmesi önem taşır. Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkında Sık Yapılan Hatalar Nelerdir? Uygulamada özellikle şu hatalar görülebilir: yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkının pay sahibinin bilgi alma hakkıyla karıştırılması, TTK m.392 yerine TTK m.437 prosedürünün uygulanmaya çalışılması, imza yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı bulunmadığının düşünülmesi, yönetim devredildiğinde diğer üyelerin bilgi alma hakkının sona erdiğinin sanılması, yönetim kurulu başkanının diğer üyelerden sınırsız biçimde daha geniş bilgi alma yetkisine sahip olduğunun düşünülmesi, toplantı içindeki bilgi talebi ile toplantı dışındaki talebin aynı prosedüre tabi tutulması, başkanın ret kararından sonraki kurul aşamasının gözden kaçırılması, iki günlük sürecin dikkate alınmaması, şirket merkezinin bulunduğu yer yerine başka yerde mahkemeye başvurulması, talep edilen belgelerin hiç somutlaştırılmaması, yazılı delil oluşturulmadan sözlü taleplerle yetinilmesi, yönetim kurulu tutanaklarına bilgi talebinin ve itirazların geçirilmemesi, bilgi alma hakkının sınırsız biçimde üçüncü kişilere bilgi aktarma yetkisi verdiğinin düşünülmesi, üyenin özen ve bağlılık yükümlülüğünün göz ardı edilmesi. Yönetim Kurulu Üyesi İçin Uygulamada Nasıl Bir Yol Haritası İzlenebilir? Bilgiye erişimin engellendiği bir durumda öncelikle talebin hangi hukuki rejime tabi olduğu belirlenmelidir. Talep yönetim kurulu toplantısında ileri sürülecekse üye, istediği bilgi ve belgeleri açık biçimde belirtmeli ve taleplerinin toplantı tutanağına geçirilmesini sağlamalıdır. Talep toplantı dışında ileri sürülecekse yönetim kurulu başkanına yazılı ve ispatlanabilir bir başvuru yapılması önem taşır. Başkanın reddi halinde TTK m.392/4'teki iki günlük kurul mekanizması işletilmelidir. Kurul talebi reddeder veya toplanmazsa şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru gündeme gelir. Mahkeme kararının kesin olması nedeniyle başvuruda talep edilen belgelerin ve hukuki gerekçenin açık biçimde ortaya konulması önemlidir. Sonuç Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı, şirket yönetiminin şeffaf ve hukuka uygun biçimde yürütülmesi bakımından temel öneme sahip kanuni bir haktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesine göre her yönetim kurulu üyesi şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir ve inceleme yapabilir. Yönetim kurulu toplantılarında; defterlerin, defter kayıtlarının, sözleşmelerin, yazışmaların, diğer belgelerin kurula getirtilmesi ve incelenmesi talep edilebilir. Yönetimle görevlendirilen kişiler ve komiteler bilgi vermekle yükümlüdür ve üyenin soruları cevapsız bırakılamaz. Toplantı dışında ise farklı bir sistem bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyesi başkanın izniyle şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden işlerin gidişi ve belirli işler hakkında bilgi alabilir; görevin yerine getirilmesi için gerekliyse şirket defter ve dosyalarının incelemeye sunulmasını isteyebilir. Başkanın talebi reddetmesi halinde konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Yönetim kurulunun toplanmaması veya talebi reddetmesi halinde yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden karara bağlayabilir ve TTK m.392 uyarınca mahkeme kararı kesindir. Yönetim kurulu başkanı da sınırsız bir bilgi alma ayrıcalığına sahip değildir. Başkanın toplantı dışında bilgi alması ve şirket defterlerini incelemesi bakımından kanundaki özel kurallar geçerlidir. Yönetim kurulu üyesinin TTK m.392'den doğan hakları esas sözleşmeyle veya yönetim kurulu kararıyla kısıtlanamaz ve kaldırılamaz. Buna karşılık esas sözleşme veya yönetim kurulu bu hakları genişletebilir. Bilgi alma hakkı aynı zamanda yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuyla yakından ilişkilidir. TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun biçimde gözetmek zorundadır. Üyenin şirket hakkında yeterli bilgiye ulaşması, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin temel araçlarından biridir. Bununla birlikte bilgi alma hakkı, şirket bilgilerinin sınırsız biçimde üçüncü kişilere açıklanabileceği anlamına gelmez. Yönetim kurulu üyesi elde ettiği bilgileri şirket menfaatlerine uygun biçimde kullanmalı ve özen ve bağlılık yükümlülüğüne uygun hareket etmelidir. Bu nedenle Ümraniye şirket davaları, Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, Ümraniye anonim şirket avukatı, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, TTK 392, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, şirket defterlerini inceleme hakkı, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi, Asliye Ticaret Mahkemesine bilgi alma başvurusu ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı kapsamında her uyuşmazlığın şirketin esas sözleşmesi, yönetim yapısı, talebin zamanı, istenen bilgi ve belgeler ile başvuru süreci üzerinden değerlendirilmesi gerekir.  

Şirket Davaları - Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı | Ümraniye

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri yalnızca yönetim kurulu toplantılarına katılarak oy kullanan kişiler değildir. Yönetim kurulu, şirketin yönetim ve temsil organıdır ve kurul üyelerinin şirketin faaliyetleri hakkında sağlıklı karar verebilmesi, görevlerini yerine getirebilmesi ve hukuki sorumluluklarını yönetebilmesi için şirket hakkında yeterli bilgiye ulaşabilmesi gerekir.

Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket yönetim kurulu üyelerine oldukça kapsamlı bir bilgi alma ve inceleme hakkı tanımıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesine göre her yönetim kurulu üyesi şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir ve inceleme yapabilir.

Bu hak yalnızca yönetim kurulu başkanına, murahhas üyeye veya şirketi temsile yetkili üyeye ait değildir.

Yönetim kurulu üyeliği devam eden her üye, kanunda belirtilen kapsam ve koşullar dahilinde bu haktan yararlanabilir.

Özellikle yönetim kurulu içerisinde ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığında, şirketin yönetimi belirli üyelerin kontrolünde toplandığında, bir yönetim kurulu üyesine finansal belgeler verilmediğinde, şirket hesaplarına ilişkin bilgi paylaşılmadığında veya belirli işlemler diğer yönetim kurulu üyelerinden gizlendiğinde TTK m.392 kapsamındaki haklar önemli hale gelir.

Bu nedenle Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, TTK 392 davası, şirket defterlerini inceleme hakkı, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı kapsamında yapılan değerlendirmelerde yönetim kurulu üyesinin sıfatı, talep edilen bilginin niteliği ve talebin toplantı sırasında mı yoksa toplantı dışında mı ileri sürüldüğü özellikle önem taşır.

Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nedir?

Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı, üyenin şirketin yönetimine ilişkin görevlerini bilinçli ve hukuka uygun biçimde yerine getirebilmesi için şirketin faaliyetleri hakkında bilgi edinmesini sağlayan kanuni bir haktır.

TTK m.392 kapsamında her yönetim kurulu üyesi;

  • şirketin iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir,

  • soru sorabilir,

  • gerekli koşullarda şirket defterlerini inceleyebilir,

  • şirket dosyalarının incelemesine sunulmasını talep edebilir,

  • yöneticilerden ve çalışanlardan bilgi alınmasını isteyebilir,

  • yönetim kurulu toplantılarında gerekli belgelerin kurula getirtilmesini talep edebilir.

Ancak hakkın kullanılma yöntemi, talebin yönetim kurulu toplantısı sırasında veya toplantı dışında yapılmasına göre farklılaşır.

Bilgi Alma Hakkının Hukuki Dayanağı Nedir?

Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkının temel hukuki dayanağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesidir.

Kanun, bu hakkı doğrudan yönetim kurulu üyeliğine bağlamıştır.

Dolayısıyla hakkın kullanılabilmesi için yönetim kurulu üyesinin ayrıca pay sahibi olması gerekmez.

Bir kişi şirkette tek bir paya dahi sahip olmasa ancak geçerli biçimde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor olsa TTK m.392 kapsamındaki haklardan yararlanabilir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Pay Sahibi Olması Gerekir mi?

Hayır.

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliği ile pay sahipliği farklı hukuki sıfatlardır.

Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, pay sahipliğinden değil yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanır.

Bu nedenle pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi de TTK m.392 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptir.

Pay Sahibinin Bilgi Alma Hakkı ile Yönetim Kurulu Üyesinin Hakkı Aynı mıdır?

Hayır.

Bu iki hak birbirinden ayrılmalıdır.

Anonim şirket pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı esas olarak TTK m.437 kapsamında düzenlenmektedir.

Yönetim kurulu üyesinin hakkı ise TTK m.392'ye dayanır.

Yönetim kurulu üyesi şirketin yönetiminden ve belirli koşullarda yönetim kararlarından hukuken sorumlu olabileceği için kanun kendisine farklı ve daha doğrudan bir bilgi alma mekanizması tanımıştır.

Bu nedenle bir kişi hem pay sahibi hem yönetim kurulu üyesiyse hangi sıfatla bilgi talep ettiği önem taşıyabilir.

Yönetim Kurulu Üyesi Hangi Konularda Bilgi İsteyebilir?

TTK m.392 son derece geniş bir ifade kullanmaktadır.

Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir.

Buna göre somut olayın özelliklerine bağlı olarak;

  • şirketin mali durumu,

  • banka hesapları,

  • kredi ilişkileri,

  • şirket borçları,

  • şirket alacakları,

  • önemli sözleşmeler,

  • müşteri ve tedarikçi ilişkileri,

  • yatırımlar,

  • taşınmaz işlemleri,

  • şirketin taraf olduğu davalar,

  • icra takipleri,

  • vergi süreçleri,

  • personel ve yönetim süreçleri,

  • yönetim tarafından yapılan önemli işlemler,

  • şirketin finansal tabloları,

  • şirket defterleri ve kayıtları

hakkında bilgi talep edilmesi gündeme gelebilir.

Talebin kapsamı somut olayda yönetim kurulu üyesinin görevi ve şirketin faaliyetleriyle birlikte değerlendirilir.

Yönetim Kurulu Toplantısında Bilgi Alma Hakkı Ne Kadar Geniştir?

TTK m.392, yönetim kurulu toplantısı sırasında bilgi alma hakkına güçlü bir koruma sağlamaktadır.

Bir yönetim kurulu üyesinin istediği;

  • defter,

  • defter kaydı,

  • sözleşme,

  • yazışma,

  • belge

yönetim kuruluna getirtilerek kurul veya üyeler tarafından incelenebilir ve tartışılabilir.

Ayrıca herhangi bir konu hakkında şirket yöneticilerinden veya çalışanlarından bilgi alınması istenebilir.

Kanun, yönetim kurulu toplantısında bu nitelikteki taleplerin reddedilemeyeceğini öngörmektedir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Soruları Cevapsız Bırakılabilir mi?

Yönetim kurulu toplantısında kural olarak hayır.

TTK m.392 uyarınca yönetim kurulu toplantılarında yalnızca diğer yönetim kurulu üyeleri değil, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür.

Bir yönetim kurulu üyesinin bilgi talebi reddedilemez ve soruları cevapsız bırakılamaz.

Bu düzenleme, kurul üyesinin karar vermeden önce şirketin gerçek durumu hakkında bilgi sahibi olmasını güvence altına almayı amaçlar.

Yönetim Kurulu Üyesi Sözleşmeleri İnceleyebilir mi?

Evet.

TTK m.392 açık biçimde sözleşmelerin de bilgi alma ve inceleme hakkının kapsamına girebileceğini düzenlemektedir.

Özellikle şirket açısından önemli mali sonuçlar doğuran;

  • kredi sözleşmeleri,

  • kira sözleşmeleri,

  • satış ve satın alma sözleşmeleri,

  • hizmet sözleşmeleri,

  • distribütörlük sözleşmeleri,

  • yatırım sözleşmeleri,

  • teminat sözleşmeleri,

  • ilişkili taraf işlemlerine ilişkin sözleşmeler

yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirmesi açısından önem taşıyabilir.

Yönetim Kurulu Üyesi Şirket Yazışmalarını İnceleyebilir mi?

TTK m.392 kapsamında şirket yazışmaları da inceleme konusu olabilir.

Ancak bu hak şirketle ve yönetim kurulu göreviyle ilgili bilgi ve belgeler bakımından değerlendirilmelidir.

Şirketin ticari faaliyetlerine ilişkin elektronik veya fiziki yazışmalar, yönetim kararlarının arka planının anlaşılması açısından önem taşıyabilir.

Elektronik Belgeler de İnceleme Hakkına Dahil midir?

Günümüzde şirket kayıtlarının önemli bölümü elektronik ortamda tutulmaktadır.

Kanundaki "defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belge" kavramlarının uygulanmasında belgenin yalnızca kağıt ortamında bulunması gerektiği şeklinde bir yaklaşım şirket yönetiminin güncel işleyişiyle bağdaşmaz.

Bu nedenle şirket faaliyetleriyle ilgili elektronik kayıt ve belgeler de somut olayın niteliğine göre bilgi ve inceleme talebinin konusu olabilir.

Yönetim Kurulu Üyesi Yönetim Kurulu Toplantısı Dışında Bilgi İsteyebilir mi?

Evet.

Ancak toplantı dışındaki bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasında TTK m.392 özel bir usul öngörmektedir.

Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden;

  • işlerin gidişi,

  • belirli münferit işler

hakkında bilgi alabilir.

Ayrıca görevin yerine getirilebilmesi için gerekliyse şirket defter ve dosyalarının incelemeye sunulmasını başkandan isteyebilir.

Toplantı Dışında Defter İncelemek İçin Başkanın İzni Gerekir mi?

TTK m.392'nin sistemine göre toplantı dışındaki kullanımda yönetim kurulu başkanının rolü bulunmaktadır.

Üye, görevinin yerine getirilebilmesi için gerekli olması halinde şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını yönetim kurulu başkanından isteyebilir.

Başkan talebi reddederse kanun yönetim kurulu üyesini koruyan özel bir başvuru mekanizması öngörmektedir.

Başkan Bilgi Alma Talebini Reddederse Ne Olur?

Yönetim kurulu başkanı, üyenin toplantı dışında bilgi alma, soru sorma veya inceleme yapma istemini reddederse konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir.

Bu aşama önemlidir.

Üye doğrudan her durumda mahkemeye gitmek yerine kanunda öngörülen kurul mekanizmasını takip etmelidir.

Yönetim Kurulu da Talebi Reddederse Ne Olur?

Yönetim kurulunun talebi reddetmesi halinde yönetim kurulu üyesi mahkemeye başvurabilir.

Aynı şekilde kurulun toplanmaması halinde de mahkemeye başvuru yolu açılmaktadır.

Böylece yönetim kurulu başkanının tek başına bilgi akışını engellemesi veya kurul çoğunluğunun bir üyeyi şirket bilgilerinden tamamen dışlaması karşısında yargısal koruma sağlanmaktadır.

Hangi Mahkemeye Başvurulur?

TTK m.392/4 uyarınca yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir.

Bu nedenle şirket merkezinin nerede bulunduğu mahkemenin belirlenmesinde doğrudan önemlidir.

Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan anonim şirketler bakımından ilgili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev ve yetkisi gündeme gelir.

Mahkeme Dosya Üzerinden Karar Verebilir mi?

Evet.

TTK m.392 açık biçimde mahkemenin istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabileceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için mutlaka uzun bir duruşma sürecinin yürütülmesi gerektiği söylenemez.

Mahkeme talebin ve dosyanın özelliklerine göre kanundaki yetkisini kullanır.

Mahkeme Kararına Karşı İstinaf Edilebilir mi?

TTK m.392/4'te mahkemenin kararının kesin olduğu açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla kanunun bu özel düzenlemesi kapsamında verilen karar bakımından olağan kanun yolu öngörülmemiştir.

Bu nedenle mahkemeye yapılacak başvuruda talep edilen bilgi ve belgelerin doğru ve açık biçimde ortaya konulması önem taşır.

Yönetim Kurulu Başkanı da Bilgi Alma Hakkına Sahip midir?

Evet.

Ancak kanun yönetim kurulu başkanına sınırsız ve diğer üyelerden üstün bir inceleme yetkisi tanımamıştır.

TTK m.392/5'e göre yönetim kurulu başkanı da kurulun izni olmaksızın yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz ve şirket defter ve dosyalarını inceleyemez.

Başkanın bu isteminin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi halinde başkan da kanundaki mahkeme yoluna başvurabilir.

Bu düzenleme, bilgi alma hakkının yönetim kurulu başkanının kişisel ayrıcalığı olmadığını göstermektedir.

Başkan İstediği Zaman Şirket Defterlerini İnceleyebilir mi?

Toplantı dışında sınırsız biçimde hayır.

TTK m.392/5 uyarınca başkanın da kurulun izni olmaksızın toplantı dışında bilgi alma ve şirket defter ve dosyalarını inceleme yetkisi bulunmamaktadır.

Bu düzenleme yönetim kurulundaki üyeler arasında bilgiye erişim açısından denge kurulmasını amaçlamaktadır.

Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkı Sınırlandırılabilir mi?

Kanunun bu konudaki hükmü açıktır.

TTK m.392/6 uyarınca yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz ve kaldırılamaz.

Dolayısıyla şirket esas sözleşmesi, yönetim kurulu kararı veya şirket içi uygulamayla bu hakkın kanuni çekirdeğinin ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Esas Sözleşmeye "Belirli Üyeler Bilgi Alamaz" Hükmü Konulabilir mi?

TTK m.392/6 nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin kanundan doğan bilgi alma ve inceleme haklarını kısıtlayan veya kaldıran düzenlemeler yapılamaz.

Örneğin belirli bir pay grubundan seçilen yönetim kurulu üyelerinin şirket kayıtlarını inceleyemeyeceği şeklindeki bir hüküm kanundaki emredici korumayla bağdaşmaz.

Bilgi Alma Hakkı Genişletilebilir mi?

Evet.

Kanun hakkın kısıtlanmasını ve kaldırılmasını yasaklarken genişletilmesine izin vermektedir.

TTK m.392/6 uyarınca hem şirket esas sözleşmesi hem de yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.

Örneğin toplantı dışında belirli finansal raporların bütün yönetim kurulu üyelerine düzenli olarak gönderilmesi şirket içi düzenlemelerle öngörülebilir.

Yönetim Kurulu Çoğunluğu Bir Üyenin Bilgi Alma Hakkını Engelleyebilir mi?

Kanundan doğan hakkın ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Yönetim kurulu çoğunluğunun belirli bir üyeyi şirket yönetiminden fiilen dışlaması, toplantılarda gerekli belgeleri paylaşmaması veya TTK m.392 kapsamındaki talepleri hukuka aykırı biçimde engellemesi halinde üyenin kanunda öngörülen yolları kullanması gündeme gelebilir.

Özellikle toplantı dışındaki taleplerde başkanın reddi, kurul aşaması ve sonrasında mahkeme başvurusu mekanizması önem taşır.

Yönetim Kurulu Üyesi Azınlık Grubundan Seçilmişse Hakkı Değişir mi?

Hayır.

TTK m.392'deki hak yönetim kurulu üyesi sıfatına bağlıdır.

Üyenin;

  • çoğunluk pay sahiplerini temsil etmesi,

  • azınlık tarafından önerilmiş olması,

  • belirli bir pay grubundan seçilmesi,

  • pay sahibi olmaması

bilgi alma ve inceleme hakkının kanuni varlığını ortadan kaldırmaz.

Yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı sürece kanundaki korumadan yararlanır.

Yönetim Kurulu Üyesinin İmza Yetkisinin Olmaması Bilgi Alma Hakkını Etkiler mi?

Hayır.

Temsil ve imza yetkisi ile yönetim kurulu üyeliğinden doğan bilgi alma hakkı birbirinden farklıdır.

Bir yönetim kurulu üyesine şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmemiş olması, o kişinin yönetim kurulu üyesi sıfatını ve TTK m.392'den doğan hakkını ortadan kaldırmaz.

Yönetim Yetkisinin Devredilmiş Olması Bilgi Alma Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

Hayır.

TTK m.367 kapsamında şirket yönetiminin kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine ya da üçüncü kişilere devredilmesi mümkündür.

Ancak yönetimin devredilmiş olması, diğer yönetim kurulu üyelerinin TTK m.392'deki bilgi alma ve inceleme hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Aksine yönetim yetkisi belirli kişilerde yoğunlaştığında diğer kurul üyelerinin gözetim ve değerlendirme yapabilmesi açısından bilgiye erişim daha da önemli hale gelebilir.

Murahhas Üye Bilgileri Diğer Üyelerden Gizleyebilir mi?

Yönetimin belirli bir murahhas üyeye bırakılmış olması diğer yönetim kurulu üyelerinin kanuni bilgi alma haklarını ortadan kaldırmaz.

TTK m.392 kapsamında kurul toplantılarında yönetimle görevlendirilen kişilerin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu nedenle yönetim devri, şirket bilgilerinin diğer kurul üyelerine tamamen kapatılması için hukuki gerekçe oluşturmaz.

Şirket Müdürü veya Genel Müdür Bilgi Vermek Zorunda mıdır?

Yönetim kurulu toplantılarında şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler bilgi vermekle yükümlüdür.

Bu kapsamda şirketin organizasyon yapısına göre genel müdür, finans yöneticisi veya başka yönetim görevlilerinin yönetim kurulu tarafından ihtiyaç duyulan bilgileri sunması gerekebilir.

Üyenin sorularının cevapsız bırakılması TTK m.392'nin açık düzenlemesiyle bağdaşmaz.

Yönetim Kurulu Üyesi Şirket Çalışanından Doğrudan Bilgi İsteyebilir mi?

Bu konuda talebin toplantı içinde mi dışında mı olduğu önemlidir.

Yönetim kurulu toplantısında herhangi bir konu hakkında yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması talebi reddedilemez.

Toplantı dışında ise TTK m.392/3'teki özel sistem uygulanır ve yönetim kurulu başkanının izni gündeme gelir.

Dolayısıyla iki durum birbirinden ayrılmalıdır.

Ticari Sır Gerekçesiyle Yönetim Kurulu Üyesine Bilgi Verilmeyebilir mi?

Yönetim kurulu üyesinin durumu sıradan bir üçüncü kişiden veya yalnızca pay sahibi olan kişiden farklıdır.

TTK m.392, kurul toplantılarında bilgi alma ve inceleme hakkını geniş biçimde korumaktadır.

Bununla birlikte yönetim kurulu üyesi elde ettiği şirket bilgilerini serbestçe üçüncü kişilere açıklayamaz veya şirketin zararına kullanamaz.

Bilgi alma hakkının karşısında yönetim kurulu üyesinin şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bilgi Alan Yönetim Kurulu Üyesinin Sır Saklama Yükümlülüğü Var mıdır?

Yönetim kurulu üyesinin şirket bilgilerine erişebilmesi bu bilgileri istediği şekilde kullanabileceği anlamına gelmez.

TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun biçimde gözetmekle yükümlüdür.

Bu nedenle şirketin ticari sırlarının veya stratejik bilgilerinin şirket zararına kullanılması yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluğunu gündeme getirebilir.

Bilgi Alma Hakkı Rakip Şirket Lehine Kullanılabilir mi?

Hayır.

TTK m.392'deki hak, yönetim kurulu görevinin yerine getirilmesine hizmet eder.

Bu hakkın rakip bir işletmeye avantaj sağlamak, şirket sırlarını aktarmak veya şirkete zarar vermek amacıyla kullanılması bilgi alma hakkının amacıyla bağdaşmaz.

Böyle bir davranış, somut olayın özelliklerine göre yönetim kurulu üyesinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile sorumluluk hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Menfaat Çatışması Varsa Bilgi Alma Hakkı Tamamen Ortadan Kalkar mı?

Menfaat çatışması bulunan durumlarda TTK m.393 kapsamında müzakereye katılma yasağı gibi özel hükümler gündeme gelebilir.

Ancak menfaat çatışması bulunduğu gerekçesiyle yönetim kurulu üyesinin TTK m.392'den doğan bütün bilgi alma haklarının genel ve sürekli biçimde ortadan kaldırılabileceği söylenemez.

Somut işlem, talep edilen bilgi ve menfaat çatışmasının niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bilgi Alma Hakkı Neden Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğuyla İlişkilidir?

Yönetim kurulu üyelerinin şirket yönetimine ilişkin hukuki sorumlulukları bulunmaktadır.

Bir üyeden şirketin işlemleri hakkında bilinçli karar vermesi ve gerekli gözetimi yapması beklenirken o üyeye şirketin mali ve hukuki durumu hakkında hiçbir bilgi verilmemesi ciddi bir sorun yaratır.

Bu nedenle bilgi alma hakkı yalnızca bir ayrıcalık değil, yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirebilmesinin araçlarından biridir.

"Ben Karara Karşı Oy Verdim" Demek Her Zaman Yeterli midir?

Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Bir üyenin yalnızca toplantıya katılması veya bir karara karşı oy kullanması her durumda bütün sorumluluk ihtimallerini ortadan kaldıran otomatik bir sonuç yaratmaz.

Üyenin bilgi talep edip etmediği, gerekli incelemeyi yapıp yapmadığı, şirket menfaatlerini gözetip gözetmediği ve görevini tedbirli yönetici özeniyle yerine getirip getirmediği önem taşıyabilir.

Bu nedenle TTK m.392 kapsamındaki hakların etkin kullanımı yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirmesi bakımından önemlidir.

Bilgi Talebi Yazılı mı Yapılmalıdır?

TTK m.392'nin her bilgi talebi için genel bir yazılı şekil şartı öngördüğünü söylemek mümkün değildir.

Ancak özellikle toplantı dışındaki taleplerde ve ileride mahkemeye başvuru ihtimali bulunan uyuşmazlıklarda talebin yazılı şekilde yapılması ispat açısından önemlidir.

Örneğin;

  • noter ihtarnamesi,

  • KEP,

  • şirketin kurumsal elektronik posta sistemi,

  • imza karşılığı teslim edilen dilekçe

gibi yöntemler talebin içeriği ve tarihinin ispatını kolaylaştırabilir.

Bilgi Talebinde Belgeler Tek Tek Belirtilmeli midir?

Talebin mümkün olduğunca açık olması uyuşmazlığın sağlıklı çözümü açısından önemlidir.

"Şirketin bütün belgelerini istiyorum" gibi sınırsız ve belirsiz bir talep yerine;

  • belirli sözleşmeler,

  • belirli dönem banka kayıtları,

  • belirli işlem dosyaları,

  • belirli yönetim raporları,

  • belirli şirket defterleri

gibi somutlaştırılmış talepler özellikle mahkeme aşamasında daha sağlıklı değerlendirilebilir.

Bununla birlikte hakkın kapsamı yalnızca önceden belge numarası bilinen evrakla sınırlı değildir.

Bilgi Talebi E-Posta ile Yapılabilir mi?

Uyuşmazlığın özelliklerine göre elektronik posta yazışmaları talebin ve verilen cevabın ispatında önem taşıyabilir.

Ancak mahkeme başvurusu ihtimali bulunan bir durumda talebin kim tarafından, ne zaman ve hangi içerikle yapıldığının güvenilir biçimde ortaya konulabilmesi gerekir.

Bu nedenle ispat gücü yüksek iletişim yöntemlerinin tercih edilmesi uygulamada önem taşır.

Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağı Neden Önemlidir?

Üyenin bilgi istediği ancak talebinin reddedildiği veya sorularının cevapsız bırakıldığı durumlarda bunun toplantı tutanağına geçirilmesi önemli bir delil olabilir.

Üye;

  • hangi bilgiyi istediğini,

  • hangi soruyu sorduğunu,

  • hangi belgenin incelenmesini talep ettiğini,

  • talebinin nasıl karşılandığını

tutanakta açık biçimde göstermek isteyebilir.

Bu kayıtlar sonraki hukuki süreçlerde uyuşmazlığın kapsamının belirlenmesine yardımcı olur.

Yönetim Kurulu Üyesi Tutanağa Şerh Koyabilir mi?

Yönetim kurulu toplantısında üyenin itirazlarının, bilgi taleplerinin veya karşı oyunun tutanağa doğru biçimde yansıtılması özellikle sorumluluk uyuşmazlıklarında önem taşıyabilir.

Bilgi verilmeden karar alınmasına itiraz eden bir üyenin bu durumu açık biçimde kayıt altına alması somut olay bakımından hukuki önem taşıyabilir.

Başkan Talebi Hiç Cevaplamazsa Ne Olur?

TTK m.392'de başkanın talebi reddetmesi halinde izlenecek yol açıkça düzenlenmiştir.

Talebin cevapsız bırakılması halinde somut olayda bunun fiili ret niteliği taşıyıp taşımadığı ve kurul/mahkeme mekanizmasının nasıl işletileceği başvurunun koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Uygulamada bu nedenle talebin yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılması önem taşır.

Başkanın Reddinden Sonra İki Günlük Süre Neden Önemlidir?

TTK m.392/4'e göre başkan bir üyenin üçüncü fıkradaki istemini reddederse konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir.

Bu süre kanunda açıkça yer aldığından, mahkeme başvurusu öncesindeki şirket içi mekanizmanın işletilmesinde dikkate alınmalıdır.

Başkanın reddinden sonra sürecin belgelendirilmesi bu nedenle önemlidir.

Yönetim Kurulu Toplanmazsa Üye Ne Yapabilir?

Kanun bu ihtimali de düzenlemiştir.

Başkanın reddinden sonra konu yönetim kuruluna götürüldüğü halde kurul toplanmazsa yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir.

Böylece çoğunluğun toplantı yapmayarak bilgi talebini süresiz biçimde etkisiz hale getirmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

Yönetim Kurulu Talebi Reddederse Ret Kararı Gerekçeli Olmalı mıdır?

Mahkeme aşamasında talebin neden reddedildiğinin ortaya konulabilmesi önemlidir.

Kurulun ret gerekçesi, talep edilen bilginin niteliği ve üyenin görevini yerine getirmesiyle ilişkisi mahkeme tarafından değerlendirilebilir.

Bu nedenle yönetim kurulu kararının ve toplantı tutanaklarının dosyada bulunması önem taşır.

Mahkemeye Başvururken Hangi Belgeler Sunulabilir?

Somut uyuşmazlığa göre;

  • yönetim kurulu üyeliğini gösteren ticaret sicili kayıtları,

  • esas sözleşme,

  • bilgi talep yazısı,

  • başkanın ret cevabı,

  • KEP veya elektronik posta kayıtları,

  • yönetim kurulu toplantı tutanakları,

  • yönetim kurulunun ret kararı,

  • toplantı çağrıları,

  • talep edilen belgelerin şirket yönetimiyle ilişkisini gösteren kayıtlar

mahkeme başvurusunda önem taşıyabilir.

Şirket Merkezi Ümraniye'deyse Hangi Mahkemeye Başvurulur?

TTK m.392/4 doğrudan şirket merkezini esas almaktadır.

Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan anonim şirket bakımından başvuru, şirket merkezinin bulunduğu yerde görevli Asliye Ticaret Mahkemesine yapılır.

Ümraniye'nin yargı çevresi dikkate alındığında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri gündeme gelir.

Bu nedenle şirketin ticaret sicilindeki güncel merkez adresi başvuru öncesinde kontrol edilmelidir.

Şirketin Fabrikası Ümraniye'de Ama Merkezi Başka Yerdeyse Ne Olur?

TTK m.392/4'te yetki şirket merkezine bağlanmıştır.

Dolayısıyla şirketin fabrikasının, mağazasının, deposunun veya şubesinin Ümraniye'de bulunması tek başına mahkeme yetkisini Ümraniye bağlantılı hale getirmez.

Ticaret sicilinde kayıtlı şirket merkezi başka bir yerdeyse yetkili mahkeme buna göre belirlenir.

Mahkeme Üyeye İstediği Her Belgeyi Verir mi?

Mahkeme başvurunun kapsamını ve TTK m.392 koşullarını değerlendirir.

Bu nedenle talep edilen bilgi ve belgelerin;

  • şirket faaliyetleriyle ilişkisi,

  • yönetim kurulu üyesinin görevi bakımından önemi,

  • talebin niteliği,

  • daha önce izlenen şirket içi başvuru süreci

önem taşıyabilir.

Mahkeme başvurusunda talebin somutlaştırılması bu nedenle önemlidir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkı Şirketten Ayrıldıktan Sonra Devam Eder mi?

TTK m.392'deki özel hak yönetim kurulu üyeliği sıfatına bağlıdır.

Üyeliğin sona ermesinden sonra kişinin artık mevcut yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK m.392'yi kullanması kural olarak mümkün değildir.

Ancak eski üyenin başka bir dava veya hukuki uyuşmazlık nedeniyle belirli belgelere ihtiyaç duyması halinde usul hukukundaki delil mekanizmaları veya başka hukuki yollar ayrıca gündeme gelebilir.

Bu durum TTK m.392 kapsamındaki yönetim kurulu üyeliğine bağlı haktan farklıdır.

Görevden Alınmak Üzere Olan Yönetim Kurulu Üyesi Bilgi İsteyebilir mi?

Yönetim kurulu üyeliği hukuken devam ettiği sürece üyenin TTK m.392'den doğan hakkı da devam eder.

Üyenin şirket ortaklarıyla ihtilaflı olması veya görevden alınmasının planlanması tek başına mevcut bilgi alma hakkını ortadan kaldırmaz.

Ancak üyeliğin hukuken sona erdiği tarih ayrıca belirlenmelidir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Talep Etmesi Görevden Alma Sebebi midir?

Bilgi alma hakkının kanuna uygun biçimde kullanılması yönetim kurulu üyeliğinin doğal araçlarından biridir.

Bununla birlikte anonim şirket genel kurulunun yönetim kurulu üyelerini görevden alma yetkisi TTK m.364 kapsamında ayrıca düzenlenmektedir.

Bilgi alma hakkının kullanılması ile görevden alma mekanizması farklı hukuki konulardır.

Somut olayda hakkın kullanılmasının engellenmesi veya bunun nedeniyle başka şirket içi işlemlerin yapılması ayrıca değerlendirilmelidir.

Bilgi Verilmemesi Yönetim Kurulu Kararını Geçersiz Hale Getirir mi?

Her bilgi eksikliği otomatik olarak yönetim kurulu kararının geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Yönetim kurulu kararlarının hukuki geçerliliği, TTK'nın yönetim kurulu kararlarına ilişkin hükümleri ve somut kararın niteliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

TTK m.392'nin ihlali ile yönetim kurulu kararının butlanı veya başka bir hukuki sakatlığı aynı hukuki mesele değildir.

Bu nedenle her olayda ayrı inceleme yapılmalıdır.

Bilgi Alma Hakkının Engellenmesi Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğunu Etkiler mi?

Somut olayda etkileyebilir.

Yönetim kurulu üyesinin belirli işlemler hakkında bilgi istemesine rağmen sistematik biçimde bilgi verilmemesi, üyenin hangi bilgiye sahip olduğu ve hangi tedbirleri aldığı konularında sorumluluk değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak bilgi verilmemesi yönetim kurulu üyesinin bütün sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Üyenin;

  • bilgi talep edip etmediği,

  • ret karşısında kanuni yolları kullanıp kullanmadığı,

  • toplantıda itirazlarını kayda geçirip geçirmediği,

  • gerekli özeni gösterip göstermediği

somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Yönetim Kurulu Üyesinin Özen Yükümlülüğü Nedir?

TTK m.369'a göre yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek zorundadır.

Bilgi alma ve inceleme hakkı da bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesini sağlayan önemli araçlardan biridir.

Bir yönetim kurulu üyesinin yeterli bilgiye ulaşmadan önemli şirket işlemleri hakkında karar vermesi sorumluluk hukuku açısından ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.

Yönetim Kurulu Üyesi Hangi Durumlarda Özellikle Bilgi Talep Etmelidir?

Somut olayın niteliğine göre özellikle;

  • şirketin mali durumunda ciddi bozulma varsa,

  • önemli miktarda borçlanma yapılıyorsa,

  • yüksek değerli şirket varlıkları satılıyorsa,

  • ilişkili taraf işlemleri gerçekleştiriliyorsa,

  • olağan dışı para transferleri varsa,

  • şirket hakkında önemli dava veya icra takipleri bulunuyorsa,

  • sermaye kaybı veya borca batıklık ihtimali ortaya çıkmışsa,

  • yönetim belirli üyelerden bilgi gizliyorsa,

  • önemli yatırım kararları alınacaksa

bilgi alma ve inceleme hakkının etkin kullanılması önem taşıyabilir.

Yönetim Kurulu Üyesi Banka Hesaplarını İnceleyebilir mi?

Şirketin banka hesapları ve finansal hareketleri şirketin iş ve işlemleriyle doğrudan ilgili olabilir.

Yönetim kurulu üyesinin şirketin mali durumunu ve önemli finansal işlemlerini değerlendirebilmesi bakımından bu bilgiler önem taşıyabilir.

Ancak talebin toplantı sırasında mı toplantı dışında mı yapıldığına göre TTK m.392'deki usul izlenmelidir.

Şirketin Muhasebe Kayıtları İncelenebilir mi?

Şirketin ticari defterleri ve muhasebe kayıtları TTK m.392 kapsamındaki inceleme hakkının önemli konularındandır.

Özellikle;

  • gelir ve gider kayıtları,

  • borç ve alacaklar,

  • önemli ödemeler,

  • ilişkili taraf işlemleri,

  • finansal tabloların dayanakları

yönetim kurulunun gözetim ve karar görevleri bakımından önem taşıyabilir.

Şirketin Dava Dosyaları Hakkında Bilgi İstenebilir mi?

Evet.

Şirketin taraf olduğu önemli davalar ve icra takipleri şirketin mali ve hukuki durumunu etkileyebilir.

Yönetim kurulu üyesi, görevini yerine getirebilmek amacıyla bu uyuşmazlıkların niteliği, riskleri ve şirket üzerindeki muhtemel etkileri hakkında bilgi talep edebilir.

Bağlı Şirketler Hakkında Bilgi İstenebilir mi?

Şirketler topluluğu ilişkilerinde bilgi alma meselesi ayrıca TTK'nın topluluk hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

TTK m.392 doğrudan yönetim kurulu üyesinin kendi şirketinin tüm iş ve işlemleri hakkındaki hakkını düzenler.

Bağlı şirketlere ait doğrudan bilgi ve belgelerin hangi kapsamda istenebileceği ise şirketler topluluğu ilişkisi, hakimiyet yapısı ve ilgili diğer TTK hükümleri dikkate alınarak somut olay bazında değerlendirilmelidir.

Bu nedenle bağlı şirket kayıtlarının tamamının TTK m.392 kapsamında koşulsuz biçimde doğrudan incelenebileceği şeklinde genel bir sonuca varılmamalıdır.

Bilgi Alma Hakkı Şirket Yönetimindeki Güç Mücadelelerinde Neden Önemlidir?

Anonim şirketlerde özellikle aile şirketleri, ortak girişimler ve farklı pay gruplarının temsil edildiği yönetim kurullarında şirket yönetimi konusunda uyuşmazlık çıkabilir.

Çoğunluk grubu;

  • banka bilgilerini paylaşmıyor,

  • finansal tabloların ayrıntılarını vermiyor,

  • sözleşmeleri diğer üyelerden gizliyor,

  • belirli işlemleri yalnızca murahhas üyeler üzerinden yürütüyor,

  • yönetim kurulu üyelerini karar süreçlerinden fiilen dışlıyor

olabilir.

TTK m.392, yönetim kurulu üyesinin yalnızca şeklen kurulda bulunup şirket hakkında hiçbir bilgi alamadığı bir yönetim modeline karşı önemli bir kanuni güvence oluşturur.

Bilgi Alma Hakkı Ortaklar Arası Uyuşmazlıkta Delil Toplamak İçin Kullanılabilir mi?

Hakkın temel amacı yönetim kurulu üyesinin görevini yerine getirebilmesini sağlamaktır.

TTK m.392, yalnızca kişisel bir davaya delil toplamak amacıyla sınırsız bir belge erişim aracı olarak değerlendirilmemelidir.

Ancak yönetim kurulu göreviyle ilgili bir şirket işleminin aynı zamanda ortaklar arası uyuşmazlığın konusu olması hakkın otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına da gelmez.

Somut talebin amacı, kapsamı ve şirket yönetimiyle bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.

TTK 392 Başvurusunda Zorunlu Arabuluculuk Var mıdır?

TTK m.392 kapsamında yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin başvuru, doğrudan bir para alacağının veya tazminatın tahsiline yönelik değildir.

Kanun ayrıca şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine özgü bir başvuru yolu düzenlemektedir.

Bu nedenle TTK m.392 kapsamındaki salt bilgi alma ve inceleme başvurusu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak veya tazminat taleplerinden ayrılır.

Ancak aynı uyuşmazlık içinde ayrıca para alacağı veya tazminat talebi bulunuyorsa bu talepler bakımından dava şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Yönetim Kurulu Üyesi Mahkemeye Gitmeden Önce Ne Yapmalıdır?

Toplantı dışındaki taleplerde TTK m.392'nin öngördüğü şirket içi başvuru mekanizmasına dikkat edilmelidir.

Genel olarak;

  1. Talep açık biçimde yönetim kurulu başkanına iletilmeli,

  2. Talep edilen bilgi ve belgeler mümkün olduğunca somutlaştırılmalı,

  3. Ret halinde konu iki gün içinde yönetim kuruluna götürülmeli,

  4. Yönetim kurulunun ret kararı veya toplanmaması belgelenmeli,

  5. Sonrasında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru değerlendirilmelidir.

Yönetim kurulu toplantısı sırasındaki bilgi taleplerinde ise TTK m.392'nin ilk iki fıkrasındaki daha geniş koruma dikkate alınmalıdır.

Ümraniye Şirket Avukatı ve TTK 392 Uyuşmazlıkları

Şirket merkezi Ümraniye'de bulunan bir anonim şirkette yönetim kurulu üyesine bilgi verilmediğinde yalnızca "şirket belgeleri paylaşılmıyor" şeklinde genel bir değerlendirme yeterli değildir.

Öncelikle;

  • kişinin yönetim kurulu üyeliğinin devam edip etmediği,

  • talebin hangi sıfatla yapıldığı,

  • hangi bilgilerin istendiği,

  • talebin yönetim kurulu toplantısında mı toplantı dışında mı yapıldığı,

  • başkanın talebi reddedip reddetmediği,

  • ret tarihinin ne olduğu,

  • konunun iki gün içinde yönetim kuruluna götürülüp götürülmediği,

  • kurulun toplanıp toplanmadığı,

  • kurulun ret kararı bulunup bulunmadığı,

  • talep edilen belgelerin şirket yönetimiyle ilişkisi,

  • esas sözleşmede hakkı genişleten hükümler bulunup bulunmadığı

incelenmelidir.

Bu nedenle Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, Ümraniye anonim şirket avukatı, TTK 392 başvurusu, yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, şirket defterlerini inceleme, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi bilgi alma başvurusu ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı konularında somut şirket kayıtlarının ve başvuru sürecinin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

Yönetim Kurulu Üyesinin Bilgi Alma Hakkında Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Uygulamada özellikle şu hatalar görülebilir:

  • yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkının pay sahibinin bilgi alma hakkıyla karıştırılması,

  • TTK m.392 yerine TTK m.437 prosedürünün uygulanmaya çalışılması,

  • imza yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı bulunmadığının düşünülmesi,

  • yönetim devredildiğinde diğer üyelerin bilgi alma hakkının sona erdiğinin sanılması,

  • yönetim kurulu başkanının diğer üyelerden sınırsız biçimde daha geniş bilgi alma yetkisine sahip olduğunun düşünülmesi,

  • toplantı içindeki bilgi talebi ile toplantı dışındaki talebin aynı prosedüre tabi tutulması,

  • başkanın ret kararından sonraki kurul aşamasının gözden kaçırılması,

  • iki günlük sürecin dikkate alınmaması,

  • şirket merkezinin bulunduğu yer yerine başka yerde mahkemeye başvurulması,

  • talep edilen belgelerin hiç somutlaştırılmaması,

  • yazılı delil oluşturulmadan sözlü taleplerle yetinilmesi,

  • yönetim kurulu tutanaklarına bilgi talebinin ve itirazların geçirilmemesi,

  • bilgi alma hakkının sınırsız biçimde üçüncü kişilere bilgi aktarma yetkisi verdiğinin düşünülmesi,

  • üyenin özen ve bağlılık yükümlülüğünün göz ardı edilmesi.

Yönetim Kurulu Üyesi İçin Uygulamada Nasıl Bir Yol Haritası İzlenebilir?

Bilgiye erişimin engellendiği bir durumda öncelikle talebin hangi hukuki rejime tabi olduğu belirlenmelidir.

Talep yönetim kurulu toplantısında ileri sürülecekse üye, istediği bilgi ve belgeleri açık biçimde belirtmeli ve taleplerinin toplantı tutanağına geçirilmesini sağlamalıdır.

Talep toplantı dışında ileri sürülecekse yönetim kurulu başkanına yazılı ve ispatlanabilir bir başvuru yapılması önem taşır.

Başkanın reddi halinde TTK m.392/4'teki iki günlük kurul mekanizması işletilmelidir.

Kurul talebi reddeder veya toplanmazsa şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru gündeme gelir.

Mahkeme kararının kesin olması nedeniyle başvuruda talep edilen belgelerin ve hukuki gerekçenin açık biçimde ortaya konulması önemlidir.

Sonuç

Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı, şirket yönetiminin şeffaf ve hukuka uygun biçimde yürütülmesi bakımından temel öneme sahip kanuni bir haktır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesine göre her yönetim kurulu üyesi şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir ve inceleme yapabilir.

Yönetim kurulu toplantılarında;

  • defterlerin,

  • defter kayıtlarının,

  • sözleşmelerin,

  • yazışmaların,

  • diğer belgelerin

kurula getirtilmesi ve incelenmesi talep edilebilir. Yönetimle görevlendirilen kişiler ve komiteler bilgi vermekle yükümlüdür ve üyenin soruları cevapsız bırakılamaz.

Toplantı dışında ise farklı bir sistem bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyesi başkanın izniyle şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden işlerin gidişi ve belirli işler hakkında bilgi alabilir; görevin yerine getirilmesi için gerekliyse şirket defter ve dosyalarının incelemeye sunulmasını isteyebilir.

Başkanın talebi reddetmesi halinde konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Yönetim kurulunun toplanmaması veya talebi reddetmesi halinde yönetim kurulu üyesi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden karara bağlayabilir ve TTK m.392 uyarınca mahkeme kararı kesindir.

Yönetim kurulu başkanı da sınırsız bir bilgi alma ayrıcalığına sahip değildir. Başkanın toplantı dışında bilgi alması ve şirket defterlerini incelemesi bakımından kanundaki özel kurallar geçerlidir.

Yönetim kurulu üyesinin TTK m.392'den doğan hakları esas sözleşmeyle veya yönetim kurulu kararıyla kısıtlanamaz ve kaldırılamaz. Buna karşılık esas sözleşme veya yönetim kurulu bu hakları genişletebilir.

Bilgi alma hakkı aynı zamanda yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuyla yakından ilişkilidir. TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun biçimde gözetmek zorundadır. Üyenin şirket hakkında yeterli bilgiye ulaşması, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin temel araçlarından biridir.

Bununla birlikte bilgi alma hakkı, şirket bilgilerinin sınırsız biçimde üçüncü kişilere açıklanabileceği anlamına gelmez. Yönetim kurulu üyesi elde ettiği bilgileri şirket menfaatlerine uygun biçimde kullanmalı ve özen ve bağlılık yükümlülüğüne uygun hareket etmelidir.

Bu nedenle Ümraniye şirket davaları, Ümraniye şirket avukatı, Ümraniye ticaret hukuku avukatı, Ümraniye anonim şirket avukatı, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı, TTK 392, yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkı, şirket defterlerini inceleme hakkı, yönetim kurulu üyesine bilgi verilmemesi, Asliye Ticaret Mahkemesine bilgi alma başvurusu ve İstanbul Anadolu Yakası şirket avukatı kapsamında her uyuşmazlığın şirketin esas sözleşmesi, yönetim yapısı, talebin zamanı, istenen bilgi ve belgeler ile başvuru süreci üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

 

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.