Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Yargılama Süreci
Töre saikiyle kasten öldürme suçu, Türk Ceza Kanunu'nda kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerinden biri olarak düzenlenmiştir. Kanunda ayrıca bir suç tanımı yapılmamış olmakla birlikte TCK'nın 82/1-k maddesinde nitelikli kasten öldürme hâli olarak yer almaktadır. Suçun töre saikiyle işlendiğinin kabul edilebilmesi için failin yalnızca kişisel öfke veya yaşadığı somut olayın etkisiyle değil, içinde bulunduğu toplumsal yapının benimsediği değer ve davranış kalıplarının etkisiyle hareket etmesi gerekmektedir.
Bu suçun niteliği ve ağır ceza yargılamasına tabi olması nedeniyle İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı ve Ataşehir ceza avukatı desteğiyle soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Ceza Avukatı Nedir?
Ceza avukatı, ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören kişilere hukuki destek sağlayan avukattır.
Ceza avukatının çalışma alanları arasında;
- Ağır ceza davaları,
- Kasten öldürme suçları,
- Nitelikli kasten öldürme suçları,
- Yaralama suçları,
- Uyuşturucu suçları,
- Yağma suçları,
- Cinsel suçlar,
gibi birçok ceza hukuku uyuşmazlığı bulunmaktadır.
Özellikle ağır ceza mahkemelerinde görülen suçlarda delillerin değerlendirilmesi ve suçun hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi yargılama açısından büyük önem taşımaktadır.
Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu Nedir?
Töre saikiyle kasten öldürme, TCK'nın 82/1-k maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme hâlidir.
Yüklenen kaynağa göre Yargıtay uygulamasında suçun oluşabilmesi için;
- Failin mağdurun töreye aykırı davrandığı, namusunu lekelediği veya eksilttiği düşüncesinde olması,
- Failin töre saiki ve görev bilinciyle öldürme suçunu işlemesi,
- Mağdurun davranışının fail açısından haksız bir davranış teşkil etmemesi,
- Mağdurun failin geniş ailesi, aşireti veya mensubu olduğu grupla ilişkisinin bulunması,
gerekmektedir.
Dolayısıyla her aile içi veya "namus" gerekçesi ileri sürülen öldürme olayı otomatik olarak töre saikiyle kasten öldürme kapsamında değerlendirilmemektedir.
Töre Saiki Nasıl Belirlenir?
Töre saiki, failin öldürme eylemini gerçekleştirmesine neden olan özel motivasyonu ifade etmektedir.
Yargıtay yaklaşımına göre kişinin yalnızca toplum tarafından benimsenmiş genel bir davranış veya yaşam biçimine aykırı hareket edildiğini düşünmesi yeterli değildir. Failin bunu cezalandırmayı bir görev olarak kabul etmesi ve öldürme eylemini bu düşüncenin etkisiyle gerçekleştirmesi gerekir.
Bu nedenle mahkeme;
- Failin eylem öncesindeki davranışlarını,
- Olayın meydana geliş biçimini,
- Fail ile mağdur arasındaki ilişkiyi,
- Failin içinde bulunduğu aile veya toplumsal yapıyı,
- Töre saikiyle hareket edildiğini gösteren delilleri,
birlikte değerlendirmektedir.
Töre Saiki ile Kişisel Saik Arasındaki Fark Nedir?
Töre saiki bakımından belirleyici nokta, öldürme kararının yalnızca failin kişisel düşüncesinden veya yaşadığı olaydan kaynaklanmamasıdır.
Yüklenen kaynakta aktarılan Yargıtay değerlendirmesine göre fail üzerindeki etkinin, yaşanan somut olaydan değil, içinde bulunduğu toplumun belirli davranışları cezalandırılması gereken eylemler olarak kabul etmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Dolayısıyla kişisel kıskançlık, öfke, tartışma veya benzeri nedenlerle gerçekleştirilen her öldürme eyleminin töre saiki kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Haksız Tahrik Varsa Töre Saiki Uygulanır mı?
Yüklenen kaynakta özellikle üzerinde durulan konulardan biri haksız tahrik ile töre saiki arasındaki ilişkidir.
Kaynağa göre Yargıtay'ın yerleşik içtihadında haksız tahrikin bulunduğu durumlarda töre saikiyle kasten öldürme suçundan hüküm kurulması mümkün değildir.
Kaynakta aktarılan başka bir Yargıtay kararında da sanığın eylemini tahrik altında ve tasarlayarak gerçekleştirdiği, ayrıca töre saikiyle hareket ettiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle eylemin töre saikiyle öldürme olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Töre Saikinin İspatı Nasıl Yapılır?
Töre saikiyle kasten öldürme suçunun uygulanabilmesi için failin bu özel saikle hareket ettiğinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Yüklenen kaynakta yer verilen Yargıtay kararında, failin töre saikiyle hareket ettiğine ilişkin kanıtların gerekçeli kararda açıkça gösterilmesi ve tartışılması gerektiği belirtilmektedir. Yeterli gerekçe ortaya konulmadan TCK 82/1-k kapsamında hüküm kurulması doğru kabul edilmemektedir.
Bu nedenle yalnızca varsayıma veya olayın toplumsal niteliğine dayanılarak töre saiki sonucuna ulaşılması yeterli değildir.
Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçunda Güvenlik Tedbirleri
Yüklenen kaynağa göre soruşturma kapsamında;
- İletişimin dinlenmesi,
- İletişimin kayda alınması,
- Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi,
- Teknik araçlarla izleme,
- Ses veya görüntü kaydı alınması,
gibi koruma tedbirlerine başvurulabilmektedir.
Bu tedbirler soruşturmanın özelliklerine ve ilgili ceza muhakemesi hükümlerine göre değerlendirilmektedir.
Şikâyet Gerekli midir?
Hayır.
Töre saikiyle kasten öldürme suçu şikâyete tabi değildir.
Bu nedenle suçtan zarar gören kişilerin şikâyetçi olmaması veya daha sonra şikâyetten vazgeçmesi kamu davasının sona ermesine neden olmaz. Kamu davası devam eder.
Uzlaşma Mümkün müdür?
Töre saikiyle kasten öldürme suçu uzlaşmaya tabi değildir.
Dolayısıyla tarafların kendi aralarında anlaşması ceza yargılamasının uzlaşma kapsamında sona ermesini sağlamaz.
Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?
Yüklenen kaynağa göre töre saikiyle kasten öldürme suçunda dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.
Hangi Mahkeme Görevlidir?
Töre saikiyle kasten öldürme suçunun yargılaması Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmaktadır.
Kaynak ayrıca suçun ağırlığı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında avukat olmaksızın savunma yapılamayacağını belirtmektedir.
Ağır Ceza Avukatı Neden Önemlidir?
Töre saikiyle kasten öldürme suçunda;
- Failin hangi saikle hareket ettiği,
- Haksız tahrikin bulunup bulunmadığı,
- Olayın töre saiki kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,
- Delillerin töre saikini ispatlamaya yeterli olup olmadığı,
- Yargıtay içtihatlarının somut olaya uygulanması,
gibi birçok teknik hukuki konu bulunmaktadır.
Bu nedenle ağır ceza avukatı desteği hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında önem taşımaktadır.
Ceza Avukatı Ücretleri Nasıl Belirlenir?
Ceza avukatı ücretleri;
- Dosyanın kapsamına,
- Suçlamanın niteliğine,
- Delil durumuna,
- Yargılama süresine,
- Dosyada yapılması gereken hukuki işlemlere,
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne,
göre değişiklik gösterebilir.
Bu nedenle ücretlendirme her ceza dosyasının özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İstanbul'da Ağır Ceza Davaları
İstanbul'da ağır ceza mahkemelerinde;
- Kasten öldürme,
- Nitelikli kasten öldürme,
- Yağma,
- Uyuşturucu suçları,
- Cinsel suçlar,
gibi ağır yaptırım öngörülen birçok suçun yargılaması gerçekleştirilmektedir.
Bu kapsamda İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı ve Ataşehir ceza avukatı desteğiyle dosyanın soruşturmanın ilk aşamasından itibaren değerlendirilmesi hukuki sürecin doğru yürütülmesi açısından önem taşımaktadır.
İstanbul En İyi Ceza Avukatları Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İstanbul en iyi ceza avukatları araştırılırken;
- Ceza hukuku alanındaki deneyim,
- Ağır ceza davalarındaki tecrübe,
- Delil değerlendirme yetkinliği,
- Güncel Yargıtay içtihatlarına hâkimiyet,
- Dosyaya özgü savunma stratejisi oluşturabilme,
gibi kriterlerin dikkate alınması faydalı olacaktır.
Sonuç
Töre saikiyle kasten öldürme suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-k maddesinde kasten öldürmenin nitelikli hâli olarak düzenlenmiştir. Suçun oluşabilmesi açısından failin mağduru yalnızca kişisel nedenlerle değil, törenin kendisine yüklediğini düşündüğü görev bilinciyle öldürmesi önem taşımaktadır. Yargıtay uygulamasında töre saikinin somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiği, haksız tahrikin bulunduğu olaylarda ise töre saikiyle öldürme hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmektedir.
Suç şikâyete ve uzlaşmaya tabi değildir, kaynakta dava zamanaşımı süresi 30 yıl olarak belirtilmiş ve yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesinde yapılacağı açıklanmıştır.