Blog

Ataşehir Ceza Avukatı - Şantaj Suçu

Ataşehir Ceza Avukatı - Şantaj Suçu Şantaj suçu, bir kişinin irade özgürlüğüne yönelik olarak gerçekleştirilen ve Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak düzenlenen suçlardan biridir. Failin sahip olduğu bir hakkı veya yerine getirmekle yükümlü olduğu bir görevi baskı aracı hâline getirerek mağduru belirli bir davranışa zorlaması ya da kişinin şeref ve saygınlığına zarar verebilecek hususları açıklama tehdidiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamaya çalışması şantaj suçunu gündeme getirebilir. Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde iki farklı şekilde düzenlenmiştir. İlk durumda fail, yapmaya hakkı olan veya yapmakla yükümlü olduğu bir şeyi gerçekleştireceğini ya da gerçekleştirmeyeceğini söyleyerek mağduru kanuna aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamakta ya da haksız çıkar sağlamaya çalışmaktadır. İkinci durumda ise kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Şantaj suçunun tehdit, yağma, irtikap ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi farklı suçlarla sınırlarının doğru belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı, Çekmeköy ceza avukatı ve ağır ceza avukatı kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmelerde olayın gerçekleşme biçimi, failin amacı, kullanılan baskının niteliği ve elde edilmek istenen yarar birlikte incelenmelidir. Şantaj Suçu Nedir? Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki ilk düzenleme, kişinin yapmaya hakkı olduğu veya yapmakla yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek başka bir kişiyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlamasını cezalandırmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında ise kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması şantaj suçu kapsamında düzenlenmektedir. Dolayısıyla şantaj suçunun tek bir gerçekleşme biçimi bulunmamaktadır. Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir? Şantaj suçunun unsurları, TCK m.107’nin hangi fıkrasının uygulandığına göre farklılık gösterebilir. Birinci fıkradaki suç bakımından failin sahip olduğu bir hakkı veya yerine getirmekle yükümlü olduğu bir görevi mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanması söz konusudur. Bu baskının mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya fail lehine haksız çıkar sağlamaya zorlaması gerekir. İkinci fıkrada ise mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususun açıklanacağı veya böyle bir hususun mağdura isnat edileceği tehdidi bulunmalıdır. Ayrıca failin bu davranışı kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama amacıyla gerçekleştirmesi gerekir. Şantaj Suçu Tehdit Suçunun Özel Bir Hâli midir? Gönderilen kaynakta şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir hâli olarak nitelendirilmektedir. Her iki suçta da mağdurun irade özgürlüğüne yönelik bir müdahale söz konusu olabilir. Ancak şantaj suçunda kullanılan baskının niteliği ve failin amacı bakımından TCK m.107’de özel şartlar bulunmaktadır. Bu nedenle her tehdit içeren davranış şantaj suçu oluşturmaz. Somut olayda kullanılan ifadelerin, failin ulaşmak istediği sonucun ve mağdurdan ne talep edildiğinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bir Hakkın Kullanılacağının Söylenmesi Şantaj Suçu Oluşturabilir mi? Belirli şartlarda evet. Kişinin hukuken sahip olduğu bir hakkı kullanacağını belirtmesi tek başına şantaj suçu oluşturmaz. Ancak bu hakkın mağduru hukuka aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamak ya da haksız çıkar elde etmek için baskı aracı olarak kullanılması hâlinde TCK m.107/1 kapsamında şantaj suçu gündeme gelebilir. Kaynakta bu duruma örnek olarak çevreye atık bırakan bir fabrikayı yetkili mercilere bildirmeme karşılığında fabrika yönetiminden para talep edilmesi gösterilmektedir. Fabrikayı şikâyet etmek kişinin hakkı olsa da bu hakkın kullanılması tehdidiyle maddi menfaat elde edilmeye çalışılması şantaj suçunu oluşturabilir. Her Menfaat Talebi Şantaj Suçu Oluşturur mu? Hayır. Bir talebin şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığı, talebin hukuki niteliği ve hangi araçlarla ileri sürüldüğü dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Kaynakta, kendisini yaralayan kişiden para karşılığında şikâyetçi olmama yönünde talepte bulunan kişinin bu talebinin hukuka uygun olduğu ve bu nedenle şantaj suçunun oluşmayacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla somut olayda yalnızca bir menfaat talep edilmiş olması değil, bu menfaatin hangi baskı yöntemi kullanılarak ve hangi hukuki koşullarda istendiği önem taşır. Kamu Görevlisinin Benzer Davranışı Şantaj Suçu mudur? Kaynakta, hak ve yetkisini zorlama aracı olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalışan kişinin kamu görevlisi olması durumunda eylemin irtikap suçu kapsamında değerlendirileceği belirtilmektedir. Bu nedenle failin sıfatı suçun hukuki nitelendirilmesini etkileyebilir. Özellikle kamu görevinin sağladığı yetkinin kişiden menfaat elde etmek amacıyla kullanıldığı durumlarda şantaj ve irtikap suçlarının ayrımının dikkatli yapılması gerekir. Gazetecinin Haber Yapma Tehdidi Şantaj Suçu Oluşturabilir mi? Gönderilen kaynakta bu konuda gazeteci üzerinden açıklayıcı bir örnek verilmektedir. Toplumda tanınan bir kişiye, para veya başka bir menfaat sağlamaması hâlinde hakkındaki yolsuzluk iddialarını haber yapacağını söyleyen gazetecinin davranışının şantaj suçunu oluşturabileceği ifade edilmektedir. Bunun nedeni, haber yapmanın gazetecinin görevi olmasına rağmen bu görev ve yetkinin mağdurdan haksız çıkar elde etmek için baskı aracı hâline getirilmesidir. Bu örnek, hukuken yapılabilecek bir davranışın hangi amaçla kullanıldığının şantaj suçunun değerlendirilmesinde ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Şantaj Suçunda “Çıkar” ve “Yarar” Ne Anlama Gelir? Şantaj suçunda elde edilmek istenen çıkar veya yarar yalnızca para ile sınırlı değildir. Gönderilen kaynakta TCK m.107/1’deki “çıkar” ve ikinci fıkradaki “yarar” kavramlarının para, altın, mal veya senet gibi ekonomik değerlerin dışında başka menfaatleri de kapsayabileceği belirtilmektedir. Cinsel birliktelik, şikâyetten vazgeçilmesi veya işe alınma gibi talepler de bu kapsamda değerlendirilebilecek örnekler arasında gösterilmektedir. Bu nedenle şantaj suçunda failin mutlaka para istemesi gerekmez. Şantaj Suçu ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark Nedir? Şantaj ve tehdit suçları bazı olaylarda birbirine oldukça yakın görünebilir. Ancak şantaj suçunun oluşabilmesi için TCK m.107’de öngörülen özel unsurların gerçekleşmesi gerekir. Sadece mağduru tehdit eden bir davranışın bulunması, eylemi otomatik olarak şantaj hâline getirmez. Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında sanığın mağdurun şikâyetini geri almasını istediği ve aksi hâlde kötü sonuç doğacağını ifade ettiği olayda, vücut dokunulmazlığına yönelik tehdidin “yapmaya hakkı olunan bir eylem” olmadığı belirtilmiş ve eylemin şantaj yerine tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki fark, özellikle kullanılan baskının türü ve failin amacı üzerinden belirlenir. Özel Görüntüleri Yayınlamakla Tehdit Etmek Her Zaman Şantaj mıdır? Hayır. Özel görüntülerin yayımlanacağı tehdidinin bulunması tek başına TCK m.107/2’deki şantaj suçunun oluşması için yeterli olmayabilir. Failin kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama amacıyla hareket etmesi de gerekir. Kaynakta aktarılan Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, mağdura ait özel görüntüleri internette yayımlayacağını ve yakınlarına göndereceğini belirten kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla hareket ettiğine ilişkin bir unsur bulunmadığı için şantaj suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle mesajların veya diğer iletişimlerin içeriği, failin talebi ve amacı somut olay bakımından önemlidir. Şeref ve Saygınlığa Zarar Verecek Bilgilerle Şantaj TCK m.107/2 kapsamında fail, açıklanması hâlinde mağdurun toplum nezdindeki şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususu baskı aracı olarak kullanabilir. Üstelik kaynakta belirtildiği üzere mağdur hakkında gerçekten böyle bir olayın bulunması şart değildir. Gerçekte mevcut olmayan bir hususun varmış gibi mağdura isnat edileceği tehdidinde bulunulması da şantaj suçunu oluşturabilir. Açıklanacağı veya isnat edileceği belirtilen hususun kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte olup olmadığı ise objektif ölçüler kullanılarak her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Şantaj Suçu ile Yağma Suçu Arasındaki Fark Nedir? Şantaj suçunda kullanılan tehdidin niteliği, eylemin başka bir suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği açısından belirleyici olabilir. Gönderilen kaynakta şantaj suçundaki tehdidin şeref ve haysiyete yönelik olduğu; mağdurun hayatı veya vücut dokunulmazlığı tehdit edilerek haksız çıkar elde edilmeye çalışılması hâlinde ise şantaj değil yağma suçunun gündeme geleceği belirtilmektedir. Dolayısıyla “para vermezsen özel görüntülerini açıklarım” şeklindeki bir baskı ile “para vermezsen sana fiziksel zarar veririm” şeklindeki baskı ceza hukuku açısından aynı şekilde değerlendirilmez. Yakınlara Ait Bilgiler Kullanılarak Şantaj Yapılabilir mi? Evet. Şantaj amacıyla açıklanacağı veya isnat edileceği belirtilen hususun mutlaka doğrudan mağdura ilişkin olması gerekmez. Kaynakta, söz konusu bilgilerin mağdurun kendisine ait olabileceği gibi mağdurun bir yakınına ilişkin de olabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle failin mağdur üzerinde baskı kurmak için eşe, aile bireylerine veya diğer yakınlara ilişkin bilgileri kullanması da somut olayın şartlarına göre şantaj suçunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Özel Fotoğraf ve Videolarla Şantaj Yapılması Şantaj suçunun günümüzde karşılaşılan biçimlerinden biri özel hayata ilişkin fotoğraf, video veya diğer içeriklerin açıklanacağı tehdidiyle mağdurdan belirli bir yarar talep edilmesidir. Gönderilen kaynak, failin özel hayata ilişkin belge veya görüntüleri şantaj amacıyla kullanması hâlinde şantaj suçunun yanında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun da oluşabileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla tek bir olayda birden fazla suçun hukuki değerlendirmeye konu olması mümkündür. Şantaj Suçunun Tamamlanması İçin İstenen Yararın Elde Edilmesi Gerekir mi? Hayır. Gönderilen kaynakta şantaj suçunun bir tehlike suçu olduğu ve suçun tamamlanması için ayrıca failin istediği sonucun gerçekleşmesinin aranmadığı belirtilmektedir. Başka bir ifadeyle mağdurun failin istediği parayı ödememesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmemesi, tek başına suçun oluşmadığı anlamına gelmez. Kaynağa göre yararın sağlanamamış olması suçun oluşumunu etkilemez ve fiili teşebbüs aşamasında bırakmaz. Bu husus şantaj suçunun tamamlanma anının belirlenmesi açısından önemlidir. Şikâyetten Vazgeçirmeye Çalışmak Şantaj Suçu Olabilir mi? Somut olayın özelliklerine göre olabilir. Kaynakta yer verilen Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında, sanığın kendisini şikâyet etmesini engellemek amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususları açıklamakla tehdit ettiği iddiası karşısında eylemin TCK m.107/2 kapsamında şantaj oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla mağduru şikâyet hakkını kullanmaktan vazgeçirmek amacıyla itibara zarar verecek bilgilerin açıklanacağı tehdidinde bulunulması şantaj suçu kapsamında değerlendirilebilir. Yarar Sağlama Amacı Yoksa Şantaj Suçu Oluşur mu? TCK m.107/2 bakımından yarar sağlama amacı önemlidir. Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında, sanığın mağdura eşine ait CD’leri izlettireceğini söylemesi olayında kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla hareket ettiğini gösteren delil bulunmadığı için şantaj suçunun unsurunun oluşmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle özellikle ikinci fıkra bakımından failin amacı ve mağdurdan ne elde etmeye çalıştığı dikkatle incelenmelidir. Şantaj Suçunun Cezası Nedir? Gönderilen kaynakta aktarılan TCK m.107 düzenlemesine göre birinci fıkra kapsamındaki şantaj suçunun yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle yarar sağlamaya yönelik şantaj hâlinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Somut olayda uygulanacak cezanın belirlenmesi ise yargılama sırasında olayın özelliklerine göre yapılır. Şantaj Suçu Şikâyete Bağlı mıdır? Hayır. Gönderilen kaynakta şantaj suçunun her iki hâlinin de şikâyete bağlı olmadığı açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle mağdurun şikâyetçi olmaması hâlinde dahi soruşturma ve kovuşturma resen devam edebilir. Şantaj suçu bakımından şikâyetin bulunmaması, tek başına ceza soruşturmasının yürütülmesine engel değildir. Şantaj Suçunda Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi? Hayır. Şantaj suçunun takibi şikâyete bağlı olmadığı için mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasının kendiliğinden sona ermesine neden olmaz. Kaynakta, mağdur şikâyetinden vazgeçmiş olsa dahi yargılamanın kamu davası olarak devam edeceği belirtilmektedir. Bu özellik, şikâyete bağlı suçlarla şantaj suçu arasındaki önemli farklılıklardan biridir. Şantaj Suçu Uzlaşma Kapsamında mıdır? Gönderilen kaynağa göre şantaj suçu uzlaşma kapsamında değildir. Bu nedenle şantaj suçuna ilişkin bir ceza soruşturmasının yalnızca tarafların uzlaşması yoluyla sona erdirilebileceği kabul edilmemelidir. Şantaj Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır? Gönderilen kaynakta şantaj suçunda olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu belirtilmektedir. Zamanaşımı hesabı somut olayın özellikleri, suç tarihi ve sürenin kesilmesine veya durmasına ilişkin hukuki durumlar dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Şantaj Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir? Gönderilen kaynağa göre şantaj suçunun TCK m.107’de düzenlenen her iki türünde de görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise olayın gerçekleşme biçimi ve ceza muhakemesindeki yetki kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. Şantaj Suçunda Hangi Deliller Kullanılabilir? Şantaj suçunun ispatında olayın niteliğine göre farklı deliller kullanılabilir. Gönderilen kaynakta şantaj suçunun ispatında deliller bakımından özel bir sınırlama bulunmadığı; ceza yargılamasının genel delil ilkelerinin geçerli olduğu belirtilmektedir. Belge, mektup, mesaj ve tanık anlatımları kullanılabilecek delillere örnek olarak gösterilmiştir. Özellikle dijital ortamda gerçekleştirildiği iddia edilen şantaj vakalarında mesajlar ve diğer iletişim kayıtları olayın değerlendirilmesinde önemli hâle gelebilir. Şantaj Suçuna Örnekler Nelerdir? Şantaj suçu çok farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Gönderilen kaynakta özellikle mağdura ait çıplak veya uygunsuz fotoğraf ve videoların baskı aracı olarak kullanılması; şirket çalışanının konumunu iyileştirmek amacıyla yöneticisi hakkında küçük düşürücü bilgileri kullanması ve eski eşin özel hayatındaki gelişmeleri sona erdirmek amacıyla evlilik döneminde öğrenilen sırların açıklanması tehdidinde bulunulması örnekler arasında gösterilmektedir. Ancak her olayda şantaj suçunun unsurlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Resimli Şantaj Suçunda Ceza Değişir mi? Kaynakta mağdura ait fotoğrafların kullanılmasının tek başına şantaj suçunun sonuç cezası üzerinde ayrıca bir etkisinin olmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte kullanılan fotoğraflar mağdurun özel hayatına ilişkin belge veya görüntüler niteliğindeyse ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşması gündeme gelebilir. Dolayısıyla özel fotoğraf veya görüntüler üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde yalnızca şantaj suçu değil, diğer olası suçlar da değerlendirilmelidir. Şantaj Suçundan Beraat Mümkün müdür? Her ceza davasında olduğu gibi şantaj suçunda da mahkûmiyet için suçun kanuni unsurlarının ve sanığın suçu işlediğinin ceza muhakemesinin ispat kuralları çerçevesinde ortaya konulması gerekir. Gönderilen kaynakta beraat bakımından, isnat edilen eylemin şantaj kapsamında bulunmadığının veya davranışın bir hakkın savunulması sınırlarında kaldığının savunma kapsamında ileri sürülebileceği belirtilmektedir. Özellikle tehdit ile şantaj arasındaki ayrım, yarar sağlama amacının bulunup bulunmadığı ve kullanılan hakkın hukuki niteliği suç vasfının belirlenmesinde önem taşıyabilir. Şantaja Uğrayan Kişi Ne Yapmalıdır? Gönderilen kaynak, şantaj mağdurunun vakit kaybetmeden suç duyurusunda bulunması gerektiğini ve sürecin ceza hukuku alanında profesyonel hukuki destekle yürütülmesini önermektedir. Özellikle mesaj, e-posta, fotoğraf, video veya diğer dijital içeriklerin bulunduğu olaylarda mevcut delillerin korunması, olayın gerçekleşme biçiminin ortaya konulması açısından önem taşıyabilir. Şantaj Davası Ne Kadar Sürer? Bir ceza davasının ne kadar süreceği konusunda her olay için geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir. Gönderilen kaynak da yargılama süresinin olayın özellikleri, taraf sayısı ve suçun işlenme biçimi gibi faktörlere göre değişebileceğini belirtmektedir. Kaynakta genel olarak şantaj davalarının iki veya üç duruşmada sonuçlanabildiği ifade edilmekle birlikte bu bilgi her somut dosyada aynı sürede sonuç alınacağı anlamına gelmez. Ataşehir’de Şantaj Suçu ve Ceza Davaları Ataşehir’de gerçekleşen veya taraflarından biri Ataşehir’de bulunan şantaj olaylarında da TCK m.107 ve ceza muhakemesinin genel hükümleri uygulanır. Şantaj suçunun özellikle mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya, özel fotoğraf ve videolar, iş ilişkileri, eski eş veya partnerler arasındaki uyuşmazlıklar ve kişisel bilgilerin açıklanması tehdidi üzerinden ortaya çıkabilmesi, olayların hukuki nitelendirilmesini önemli hâle getirmektedir. Bu nedenle Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı, Çekmeköy ceza avukatı, şantaj suçu avukatı ve ceza hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde mesaj ve iletişim içerikleri, failin amacı, mağdurdan talep edilen yarar ve tehdidin niteliği birlikte incelenmelidir. Ataşehir Ceza Avukatı Desteği Şantaj suçuna ilişkin hukuki destek; mağdur açısından suç duyurusunun hazırlanması, mevcut delillerin değerlendirilmesi ve ceza soruşturması ile kovuşturmasının takip edilmesi gibi süreçleri kapsayabilir. Şüpheli veya sanık açısından ise isnat edilen eylemin TCK m.107’deki şantaj suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi, şantaj ile tehdit veya diğer suç tipleri arasındaki ayrımın incelenmesi, delillerin değerlendirilmesi ve savunma sürecinin yürütülmesi önem taşıyabilir. Kaynak da şantaj suçunun uygulamada istisnai durumlar ve önemli ayrıntılar içerebildiğini belirterek ceza hukuku alanında profesyonel destek alınmasının önemini vurgulamaktadır. Sonuç Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde iki farklı görünüm biçimiyle düzenlenen ve kişinin irade özgürlüğünü korumayı amaçlayan bir suçtur. Bir kişinin sahip olduğu hakkı veya yükümlülüğünü baskı aracı hâline getirerek mağduru kanuna aykırı ya da yükümlü olmadığı bir davranışa zorlaması veya haksız çıkar sağlamaya çalışması ilk şantaj türünü oluşturabilir. Kişinin şeref ve saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle kendisine ya da başkasına yarar sağlanmaya çalışılması ise ikinci tür kapsamında değerlendirilir. Şantaj suçunun tehdit, yağma, irtikap ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarıyla sınırlarının doğru belirlenmesi gerekir. Ayrıca şantajın gerçekleşmesi için failin talep ettiği yararı fiilen elde etmiş olması şart değildir. Gönderilen kaynağa göre suç şikâyete bağlı değildir, uzlaşma kapsamında bulunmamaktadır, olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır ve yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılmaktadır. Bu nedenle şantaj suçu, şantaj suçunun cezası, şantaj suçu şikâyet, resimli şantaj, şantaj ve tehdit arasındaki fark, Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı gibi konular her olayın kendine özgü koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.  

Ataşehir Ceza Avukatı - Şantaj Suçu

Şantaj suçu, bir kişinin irade özgürlüğüne yönelik olarak gerçekleştirilen ve Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak düzenlenen suçlardan biridir. Failin sahip olduğu bir hakkı veya yerine getirmekle yükümlü olduğu bir görevi baskı aracı hâline getirerek mağduru belirli bir davranışa zorlaması ya da kişinin şeref ve saygınlığına zarar verebilecek hususları açıklama tehdidiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamaya çalışması şantaj suçunu gündeme getirebilir.

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde iki farklı şekilde düzenlenmiştir. İlk durumda fail, yapmaya hakkı olan veya yapmakla yükümlü olduğu bir şeyi gerçekleştireceğini ya da gerçekleştirmeyeceğini söyleyerek mağduru kanuna aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamakta ya da haksız çıkar sağlamaya çalışmaktadır. İkinci durumda ise kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Şantaj suçunun tehdit, yağma, irtikap ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi farklı suçlarla sınırlarının doğru belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı, Çekmeköy ceza avukatı ve ağır ceza avukatı kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmelerde olayın gerçekleşme biçimi, failin amacı, kullanılan baskının niteliği ve elde edilmek istenen yarar birlikte incelenmelidir.

Şantaj Suçu Nedir?

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenmiştir.

Kanundaki ilk düzenleme, kişinin yapmaya hakkı olduğu veya yapmakla yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek başka bir kişiyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlamasını cezalandırmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması şantaj suçu kapsamında düzenlenmektedir.

Dolayısıyla şantaj suçunun tek bir gerçekleşme biçimi bulunmamaktadır.

Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir?

Şantaj suçunun unsurları, TCK m.107’nin hangi fıkrasının uygulandığına göre farklılık gösterebilir.

Birinci fıkradaki suç bakımından failin sahip olduğu bir hakkı veya yerine getirmekle yükümlü olduğu bir görevi mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanması söz konusudur. Bu baskının mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya fail lehine haksız çıkar sağlamaya zorlaması gerekir.

İkinci fıkrada ise mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususun açıklanacağı veya böyle bir hususun mağdura isnat edileceği tehdidi bulunmalıdır. Ayrıca failin bu davranışı kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama amacıyla gerçekleştirmesi gerekir.

Şantaj Suçu Tehdit Suçunun Özel Bir Hâli midir?

Gönderilen kaynakta şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir hâli olarak nitelendirilmektedir. Her iki suçta da mağdurun irade özgürlüğüne yönelik bir müdahale söz konusu olabilir. Ancak şantaj suçunda kullanılan baskının niteliği ve failin amacı bakımından TCK m.107’de özel şartlar bulunmaktadır.

Bu nedenle her tehdit içeren davranış şantaj suçu oluşturmaz.

Somut olayda kullanılan ifadelerin, failin ulaşmak istediği sonucun ve mağdurdan ne talep edildiğinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bir Hakkın Kullanılacağının Söylenmesi Şantaj Suçu Oluşturabilir mi?

Belirli şartlarda evet.

Kişinin hukuken sahip olduğu bir hakkı kullanacağını belirtmesi tek başına şantaj suçu oluşturmaz. Ancak bu hakkın mağduru hukuka aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamak ya da haksız çıkar elde etmek için baskı aracı olarak kullanılması hâlinde TCK m.107/1 kapsamında şantaj suçu gündeme gelebilir.

Kaynakta bu duruma örnek olarak çevreye atık bırakan bir fabrikayı yetkili mercilere bildirmeme karşılığında fabrika yönetiminden para talep edilmesi gösterilmektedir. Fabrikayı şikâyet etmek kişinin hakkı olsa da bu hakkın kullanılması tehdidiyle maddi menfaat elde edilmeye çalışılması şantaj suçunu oluşturabilir.

Her Menfaat Talebi Şantaj Suçu Oluşturur mu?

Hayır.

Bir talebin şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığı, talebin hukuki niteliği ve hangi araçlarla ileri sürüldüğü dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Kaynakta, kendisini yaralayan kişiden para karşılığında şikâyetçi olmama yönünde talepte bulunan kişinin bu talebinin hukuka uygun olduğu ve bu nedenle şantaj suçunun oluşmayacağı belirtilmektedir.

Dolayısıyla somut olayda yalnızca bir menfaat talep edilmiş olması değil, bu menfaatin hangi baskı yöntemi kullanılarak ve hangi hukuki koşullarda istendiği önem taşır.

Kamu Görevlisinin Benzer Davranışı Şantaj Suçu mudur?

Kaynakta, hak ve yetkisini zorlama aracı olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalışan kişinin kamu görevlisi olması durumunda eylemin irtikap suçu kapsamında değerlendirileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle failin sıfatı suçun hukuki nitelendirilmesini etkileyebilir.

Özellikle kamu görevinin sağladığı yetkinin kişiden menfaat elde etmek amacıyla kullanıldığı durumlarda şantaj ve irtikap suçlarının ayrımının dikkatli yapılması gerekir.

Gazetecinin Haber Yapma Tehdidi Şantaj Suçu Oluşturabilir mi?

Gönderilen kaynakta bu konuda gazeteci üzerinden açıklayıcı bir örnek verilmektedir.

Toplumda tanınan bir kişiye, para veya başka bir menfaat sağlamaması hâlinde hakkındaki yolsuzluk iddialarını haber yapacağını söyleyen gazetecinin davranışının şantaj suçunu oluşturabileceği ifade edilmektedir. Bunun nedeni, haber yapmanın gazetecinin görevi olmasına rağmen bu görev ve yetkinin mağdurdan haksız çıkar elde etmek için baskı aracı hâline getirilmesidir.

Bu örnek, hukuken yapılabilecek bir davranışın hangi amaçla kullanıldığının şantaj suçunun değerlendirilmesinde ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Şantaj Suçunda “Çıkar” ve “Yarar” Ne Anlama Gelir?

Şantaj suçunda elde edilmek istenen çıkar veya yarar yalnızca para ile sınırlı değildir.

Gönderilen kaynakta TCK m.107/1’deki “çıkar” ve ikinci fıkradaki “yarar” kavramlarının para, altın, mal veya senet gibi ekonomik değerlerin dışında başka menfaatleri de kapsayabileceği belirtilmektedir. Cinsel birliktelik, şikâyetten vazgeçilmesi veya işe alınma gibi talepler de bu kapsamda değerlendirilebilecek örnekler arasında gösterilmektedir.

Bu nedenle şantaj suçunda failin mutlaka para istemesi gerekmez.

Şantaj Suçu ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark Nedir?

Şantaj ve tehdit suçları bazı olaylarda birbirine oldukça yakın görünebilir.

Ancak şantaj suçunun oluşabilmesi için TCK m.107’de öngörülen özel unsurların gerçekleşmesi gerekir. Sadece mağduru tehdit eden bir davranışın bulunması, eylemi otomatik olarak şantaj hâline getirmez.

Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında sanığın mağdurun şikâyetini geri almasını istediği ve aksi hâlde kötü sonuç doğacağını ifade ettiği olayda, vücut dokunulmazlığına yönelik tehdidin “yapmaya hakkı olunan bir eylem” olmadığı belirtilmiş ve eylemin şantaj yerine tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Dolayısıyla şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki fark, özellikle kullanılan baskının türü ve failin amacı üzerinden belirlenir.

Özel Görüntüleri Yayınlamakla Tehdit Etmek Her Zaman Şantaj mıdır?

Hayır.

Özel görüntülerin yayımlanacağı tehdidinin bulunması tek başına TCK m.107/2’deki şantaj suçunun oluşması için yeterli olmayabilir. Failin kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama amacıyla hareket etmesi de gerekir.

Kaynakta aktarılan Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, mağdura ait özel görüntüleri internette yayımlayacağını ve yakınlarına göndereceğini belirten kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla hareket ettiğine ilişkin bir unsur bulunmadığı için şantaj suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle mesajların veya diğer iletişimlerin içeriği, failin talebi ve amacı somut olay bakımından önemlidir.

Şeref ve Saygınlığa Zarar Verecek Bilgilerle Şantaj

TCK m.107/2 kapsamında fail, açıklanması hâlinde mağdurun toplum nezdindeki şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususu baskı aracı olarak kullanabilir.

Üstelik kaynakta belirtildiği üzere mağdur hakkında gerçekten böyle bir olayın bulunması şart değildir. Gerçekte mevcut olmayan bir hususun varmış gibi mağdura isnat edileceği tehdidinde bulunulması da şantaj suçunu oluşturabilir.

Açıklanacağı veya isnat edileceği belirtilen hususun kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte olup olmadığı ise objektif ölçüler kullanılarak her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Şantaj Suçu ile Yağma Suçu Arasındaki Fark Nedir?

Şantaj suçunda kullanılan tehdidin niteliği, eylemin başka bir suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği açısından belirleyici olabilir.

Gönderilen kaynakta şantaj suçundaki tehdidin şeref ve haysiyete yönelik olduğu; mağdurun hayatı veya vücut dokunulmazlığı tehdit edilerek haksız çıkar elde edilmeye çalışılması hâlinde ise şantaj değil yağma suçunun gündeme geleceği belirtilmektedir.

Dolayısıyla “para vermezsen özel görüntülerini açıklarım” şeklindeki bir baskı ile “para vermezsen sana fiziksel zarar veririm” şeklindeki baskı ceza hukuku açısından aynı şekilde değerlendirilmez.

Yakınlara Ait Bilgiler Kullanılarak Şantaj Yapılabilir mi?

Evet.

Şantaj amacıyla açıklanacağı veya isnat edileceği belirtilen hususun mutlaka doğrudan mağdura ilişkin olması gerekmez.

Kaynakta, söz konusu bilgilerin mağdurun kendisine ait olabileceği gibi mağdurun bir yakınına ilişkin de olabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle failin mağdur üzerinde baskı kurmak için eşe, aile bireylerine veya diğer yakınlara ilişkin bilgileri kullanması da somut olayın şartlarına göre şantaj suçunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Özel Fotoğraf ve Videolarla Şantaj Yapılması

Şantaj suçunun günümüzde karşılaşılan biçimlerinden biri özel hayata ilişkin fotoğraf, video veya diğer içeriklerin açıklanacağı tehdidiyle mağdurdan belirli bir yarar talep edilmesidir.

Gönderilen kaynak, failin özel hayata ilişkin belge veya görüntüleri şantaj amacıyla kullanması hâlinde şantaj suçunun yanında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun da oluşabileceğini belirtmektedir.

Dolayısıyla tek bir olayda birden fazla suçun hukuki değerlendirmeye konu olması mümkündür.

Şantaj Suçunun Tamamlanması İçin İstenen Yararın Elde Edilmesi Gerekir mi?

Hayır.

Gönderilen kaynakta şantaj suçunun bir tehlike suçu olduğu ve suçun tamamlanması için ayrıca failin istediği sonucun gerçekleşmesinin aranmadığı belirtilmektedir.

Başka bir ifadeyle mağdurun failin istediği parayı ödememesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmemesi, tek başına suçun oluşmadığı anlamına gelmez. Kaynağa göre yararın sağlanamamış olması suçun oluşumunu etkilemez ve fiili teşebbüs aşamasında bırakmaz.

Bu husus şantaj suçunun tamamlanma anının belirlenmesi açısından önemlidir.

Şikâyetten Vazgeçirmeye Çalışmak Şantaj Suçu Olabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Kaynakta yer verilen Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında, sanığın kendisini şikâyet etmesini engellemek amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususları açıklamakla tehdit ettiği iddiası karşısında eylemin TCK m.107/2 kapsamında şantaj oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla mağduru şikâyet hakkını kullanmaktan vazgeçirmek amacıyla itibara zarar verecek bilgilerin açıklanacağı tehdidinde bulunulması şantaj suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Yarar Sağlama Amacı Yoksa Şantaj Suçu Oluşur mu?

TCK m.107/2 bakımından yarar sağlama amacı önemlidir.

Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında, sanığın mağdura eşine ait CD’leri izlettireceğini söylemesi olayında kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla hareket ettiğini gösteren delil bulunmadığı için şantaj suçunun unsurunun oluşmadığı belirtilmiştir.

Bu nedenle özellikle ikinci fıkra bakımından failin amacı ve mağdurdan ne elde etmeye çalıştığı dikkatle incelenmelidir.

Şantaj Suçunun Cezası Nedir?

Gönderilen kaynakta aktarılan TCK m.107 düzenlemesine göre birinci fıkra kapsamındaki şantaj suçunun yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle yarar sağlamaya yönelik şantaj hâlinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

Somut olayda uygulanacak cezanın belirlenmesi ise yargılama sırasında olayın özelliklerine göre yapılır.

Şantaj Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

Hayır.

Gönderilen kaynakta şantaj suçunun her iki hâlinin de şikâyete bağlı olmadığı açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle mağdurun şikâyetçi olmaması hâlinde dahi soruşturma ve kovuşturma resen devam edebilir.

Şantaj suçu bakımından şikâyetin bulunmaması, tek başına ceza soruşturmasının yürütülmesine engel değildir.

Şantaj Suçunda Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

Hayır.

Şantaj suçunun takibi şikâyete bağlı olmadığı için mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasının kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.

Kaynakta, mağdur şikâyetinden vazgeçmiş olsa dahi yargılamanın kamu davası olarak devam edeceği belirtilmektedir.

Bu özellik, şikâyete bağlı suçlarla şantaj suçu arasındaki önemli farklılıklardan biridir.

Şantaj Suçu Uzlaşma Kapsamında mıdır?

Gönderilen kaynağa göre şantaj suçu uzlaşma kapsamında değildir.

Bu nedenle şantaj suçuna ilişkin bir ceza soruşturmasının yalnızca tarafların uzlaşması yoluyla sona erdirilebileceği kabul edilmemelidir.

Şantaj Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Gönderilen kaynakta şantaj suçunda olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu belirtilmektedir.

Zamanaşımı hesabı somut olayın özellikleri, suç tarihi ve sürenin kesilmesine veya durmasına ilişkin hukuki durumlar dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Şantaj Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir?

Gönderilen kaynağa göre şantaj suçunun TCK m.107’de düzenlenen her iki türünde de görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise olayın gerçekleşme biçimi ve ceza muhakemesindeki yetki kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.

Şantaj Suçunda Hangi Deliller Kullanılabilir?

Şantaj suçunun ispatında olayın niteliğine göre farklı deliller kullanılabilir.

Gönderilen kaynakta şantaj suçunun ispatında deliller bakımından özel bir sınırlama bulunmadığı; ceza yargılamasının genel delil ilkelerinin geçerli olduğu belirtilmektedir. Belge, mektup, mesaj ve tanık anlatımları kullanılabilecek delillere örnek olarak gösterilmiştir.

Özellikle dijital ortamda gerçekleştirildiği iddia edilen şantaj vakalarında mesajlar ve diğer iletişim kayıtları olayın değerlendirilmesinde önemli hâle gelebilir.

Şantaj Suçuna Örnekler Nelerdir?

Şantaj suçu çok farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.

Gönderilen kaynakta özellikle mağdura ait çıplak veya uygunsuz fotoğraf ve videoların baskı aracı olarak kullanılması; şirket çalışanının konumunu iyileştirmek amacıyla yöneticisi hakkında küçük düşürücü bilgileri kullanması ve eski eşin özel hayatındaki gelişmeleri sona erdirmek amacıyla evlilik döneminde öğrenilen sırların açıklanması tehdidinde bulunulması örnekler arasında gösterilmektedir.

Ancak her olayda şantaj suçunun unsurlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Resimli Şantaj Suçunda Ceza Değişir mi?

Kaynakta mağdura ait fotoğrafların kullanılmasının tek başına şantaj suçunun sonuç cezası üzerinde ayrıca bir etkisinin olmadığı belirtilmektedir.

Bununla birlikte kullanılan fotoğraflar mağdurun özel hayatına ilişkin belge veya görüntüler niteliğindeyse ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla özel fotoğraf veya görüntüler üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde yalnızca şantaj suçu değil, diğer olası suçlar da değerlendirilmelidir.

Şantaj Suçundan Beraat Mümkün müdür?

Her ceza davasında olduğu gibi şantaj suçunda da mahkûmiyet için suçun kanuni unsurlarının ve sanığın suçu işlediğinin ceza muhakemesinin ispat kuralları çerçevesinde ortaya konulması gerekir.

Gönderilen kaynakta beraat bakımından, isnat edilen eylemin şantaj kapsamında bulunmadığının veya davranışın bir hakkın savunulması sınırlarında kaldığının savunma kapsamında ileri sürülebileceği belirtilmektedir.

Özellikle tehdit ile şantaj arasındaki ayrım, yarar sağlama amacının bulunup bulunmadığı ve kullanılan hakkın hukuki niteliği suç vasfının belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Şantaja Uğrayan Kişi Ne Yapmalıdır?

Gönderilen kaynak, şantaj mağdurunun vakit kaybetmeden suç duyurusunda bulunması gerektiğini ve sürecin ceza hukuku alanında profesyonel hukuki destekle yürütülmesini önermektedir.

Özellikle mesaj, e-posta, fotoğraf, video veya diğer dijital içeriklerin bulunduğu olaylarda mevcut delillerin korunması, olayın gerçekleşme biçiminin ortaya konulması açısından önem taşıyabilir.

Şantaj Davası Ne Kadar Sürer?

Bir ceza davasının ne kadar süreceği konusunda her olay için geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Gönderilen kaynak da yargılama süresinin olayın özellikleri, taraf sayısı ve suçun işlenme biçimi gibi faktörlere göre değişebileceğini belirtmektedir. Kaynakta genel olarak şantaj davalarının iki veya üç duruşmada sonuçlanabildiği ifade edilmekle birlikte bu bilgi her somut dosyada aynı sürede sonuç alınacağı anlamına gelmez.

Ataşehir’de Şantaj Suçu ve Ceza Davaları

Ataşehir’de gerçekleşen veya taraflarından biri Ataşehir’de bulunan şantaj olaylarında da TCK m.107 ve ceza muhakemesinin genel hükümleri uygulanır.

Şantaj suçunun özellikle mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya, özel fotoğraf ve videolar, iş ilişkileri, eski eş veya partnerler arasındaki uyuşmazlıklar ve kişisel bilgilerin açıklanması tehdidi üzerinden ortaya çıkabilmesi, olayların hukuki nitelendirilmesini önemli hâle getirmektedir.

Bu nedenle Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı, Çekmeköy ceza avukatı, şantaj suçu avukatı ve ceza hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde mesaj ve iletişim içerikleri, failin amacı, mağdurdan talep edilen yarar ve tehdidin niteliği birlikte incelenmelidir.

Ataşehir Ceza Avukatı Desteği

Şantaj suçuna ilişkin hukuki destek; mağdur açısından suç duyurusunun hazırlanması, mevcut delillerin değerlendirilmesi ve ceza soruşturması ile kovuşturmasının takip edilmesi gibi süreçleri kapsayabilir.

Şüpheli veya sanık açısından ise isnat edilen eylemin TCK m.107’deki şantaj suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi, şantaj ile tehdit veya diğer suç tipleri arasındaki ayrımın incelenmesi, delillerin değerlendirilmesi ve savunma sürecinin yürütülmesi önem taşıyabilir.

Kaynak da şantaj suçunun uygulamada istisnai durumlar ve önemli ayrıntılar içerebildiğini belirterek ceza hukuku alanında profesyonel destek alınmasının önemini vurgulamaktadır.

Sonuç

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde iki farklı görünüm biçimiyle düzenlenen ve kişinin irade özgürlüğünü korumayı amaçlayan bir suçtur. Bir kişinin sahip olduğu hakkı veya yükümlülüğünü baskı aracı hâline getirerek mağduru kanuna aykırı ya da yükümlü olmadığı bir davranışa zorlaması veya haksız çıkar sağlamaya çalışması ilk şantaj türünü oluşturabilir. Kişinin şeref ve saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle kendisine ya da başkasına yarar sağlanmaya çalışılması ise ikinci tür kapsamında değerlendirilir.

Şantaj suçunun tehdit, yağma, irtikap ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarıyla sınırlarının doğru belirlenmesi gerekir. Ayrıca şantajın gerçekleşmesi için failin talep ettiği yararı fiilen elde etmiş olması şart değildir.

Gönderilen kaynağa göre suç şikâyete bağlı değildir, uzlaşma kapsamında bulunmamaktadır, olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır ve yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılmaktadır.

Bu nedenle şantaj suçu, şantaj suçunun cezası, şantaj suçu şikâyet, resimli şantaj, şantaj ve tehdit arasındaki fark, Ataşehir ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı gibi konular her olayın kendine özgü koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

 

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.