Çocukların Cinsel İstismarı Suçu - Çekmeköy Ceza Avukatı
Çocukların cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen ve çocukların cinsel dokunulmazlığını korumayı amaçlayan suç tipidir. Kanun, mağdur çocuğun yaşı ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği bakımından farklı değerlendirmeler yapmakta; suçun temel hâli, sarkıntılık düzeyinde kalan hâli, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen hâli ve cezayı artıran nitelikli durumlar için farklı yaptırımlar öngörmektedir.
Çocukların cinsel istismarı suçunda mağdurun yaşı, fiilin niteliği, fail ile mağdur arasındaki ilişki, cebir, tehdit veya hilenin bulunup bulunmadığı ve suçun işleniş biçimi hukuki nitelendirme ve cezanın belirlenmesi bakımından önem taşır. Bu nedenle çocukların cinsel istismarı suçu, çocuğun cinsel istismarı cezası, TCK 103, Çekmeköy ceza avukatı, Çekmeköy ağır ceza avukatı ve İstanbul ceza avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde somut olayın bütün özelliklerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Nedir?
Çocukların cinsel istismarı suçu, TCK 103 kapsamında belirlenen çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışları cezalandıran suç tipidir.
Kanuna göre cinsel istismar kavramı iki temel gruptaki davranışları kapsar. On beş yaşını tamamlamamış veya on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış bu kapsamda değerlendirilir.
Diğer çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanması gerekir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Hangi Kanun Maddesinde Düzenlenmiştir?
Çocukların cinsel istismarı suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK 103’te suçun temel şekli yanında sarkıntılık düzeyinde kalan fiiller, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel istismar, cezayı artıran nedenler ve suç sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi gibi daha ağır sonuçlar ayrıca düzenlenmektedir.
Cinsel İstismar Kavramı Ne Anlama Gelir?
TCK 103 bakımından cinsel istismar kavramının kapsamı mağdurun yaşına ve algılama yeteneğine göre belirlenmektedir.
On beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar kapsamında değerlendirilmektedir. Aynı şekilde on beş yaşını tamamlamış olsa dahi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar da bu kapsamdadır.
Diğer çocuklarda ise cinsel davranışın cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanması aranır.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Yaş Neden Önemlidir?
Mağdurun yaşı, çocukların cinsel istismarı suçunun hukuki nitelendirilmesinde ve uygulanacak cezanın belirlenmesinde temel unsurlardan biridir.
Kaynak dosyada mağdurlar yaş ve algılama yeteneği bakımından; on iki yaşını tamamlamamış çocuklar, on iki yaşını tamamlamış ancak on beş yaşını tamamlamamış çocuklar, on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar ve diğer çocuklar şeklinde ayrılarak ele alınmaktadır.
Özellikle mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması kanunda daha yüksek alt sınırların uygulanmasına neden olmaktadır.
15 Yaşından Küçük Çocuğun Cinsel İstismarı
TCK 103 kapsamında on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar kapsamında değerlendirilir.
Bu gruptaki çocuklar bakımından fiilin cinsel istismar olarak nitelendirilmesi için ayrıca cebir, tehdit veya hilenin bulunması şart değildir. Kaynak metinde ayrıca on beş yaşını tamamlamamış çocuğun fiile rıza göstermesinin hukuken geçerli bir rıza açıklaması olarak kabul edilmediği belirtilmektedir.
15 Yaşını Tamamlamış Çocuklarda Cinsel İstismar Suçu
Kaynak dosyaya göre on beş yaşını tamamlamış ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuklar bakımından TCK 103’ün uygulanabilmesi için cinsel davranışın cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanması gerekir.
Bu şartların bulunmadığı durumlarda ise somut olayın özelliklerine göre TCK 104 kapsamında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla mağdurun yalnızca 18 yaşından küçük olması, her cinsel davranışın otomatik olarak aynı suç kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurmaz.
12 Yaşından Küçük Çocuğun Cinsel İstismarı
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması uygulanacak cezanın alt sınırını etkileyen önemli bir durumdur.
TCK 103/1 kapsamında mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa cinsel istismar hâlinde verilecek ceza on yıldan, sarkıntılık hâlinde ise beş yıldan az olamaz.
Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi ve mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise ceza on sekiz yıldan az olamaz.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunun Temel Cezası Nedir?
TCK 103/1 kapsamında çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde temel cinsel istismar bakımından ceza on yıldan, sarkıntılık düzeyindeki fiil bakımından ise beş yıldan az olamaz.
Sarkıntılık Düzeyinde Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir?
Sarkıntılık, cinsel istismar suçunun daha düşük ceza öngörülen görünümüdür.
Kaynak dosyada aktarılan Yargıtay kararında, mağdurun kalçasına dokunulması şeklinde gerçekleşen, devamlılık göstermeyen, ani ve hareketler bakımından kesiklik gösteren bir eylem sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu nedenle sarkıntılık değerlendirmesinde fiilin niteliği, süresi, devamlılığı ve somut olayın diğer özellikleri önem taşır.
Sarkıntılık Suçunun Failinin Çocuk Olması
TCK 103/1’de sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması bakımından özel bir şikâyet düzenlemesi bulunmaktadır.
Buna göre sarkıntılık düzeyinde kalan fiilin failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.
Bu özel durum, çocukların cinsel istismarı suçunun genel takip rejiminden ayrılmaktadır.
Vücuda Organ veya Sair Cisim Sokulması Suretiyle Cinsel İstismar
Cinsel istismarın mağdurun vücuduna organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi suçun daha ağır cezayı gerektiren hâlidir.
TCK 103/2 uyarınca bu durumda on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Cezayı Artıran Nedenler Nelerdir?
TCK 103/3 belirli işleniş biçimleri ve fail-mağdur ilişkileri bakımından cezanın yarı oranında artırılmasını öngörmektedir.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanılması, kanunda belirtilen hısımlık ilişkileri içerisinde işlenmesi, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmesi ve kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması bu kapsamdadır.
Suçun Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi
Çocukların cinsel istismarı suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı artıran nedenlerden biridir.
Bu durumda TCK 103/3 uyarınca ilgili fıkralara göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
Somut olayda kişilerin suça hangi şekilde katıldıkları ve birlikte hareket edip etmedikleri ayrıca değerlendirilir.
Toplu Yaşam Alanlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak suçun işlenmesi cezayı artıran nedenlerdendir.
Kaynak dosyada aktarılan Yargıtay kararında yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi yerler bu kapsamdaki ortamlara örnek gösterilmiş; belediye otobüsünün ise bu kapsamda kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla suçun yalnızca kalabalık bir yerde işlenmiş olması bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanması için tek başına yeterli değildir.
Akrabalık İlişkisi Cezayı Artırır mı?
Evet.
Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Fail ile mağdur arasındaki aile veya hısımlık ilişkisi bu nedenle cezanın belirlenmesinde doğrudan etkili olabilir.
Öğretmen, Bakıcı veya Vasi Tarafından Cinsel İstismar
TCK 103/3 kapsamında suçun vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi cezayı artıran nedenlerdendir.
Bu durumda ilgili fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kanun böylece çocuğun korunması, eğitimi, bakımı veya gözetimi konusunda özel yükümlülüğü bulunan kişilerin bu konumlarını kötüye kullanmalarını daha ağır yaptırıma bağlamaktadır.
Kamu Görevi veya Hizmet İlişkisinden Doğan Nüfuzun Kötüye Kullanılması
Suçun kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi de cezanın yarı oranında artırılmasına neden olur.
Bu ağırlaştırıcı neden bakımından failin sahip olduğu konum ile suçun işlenmesi arasındaki ilişki somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.
Cebir veya Tehditle Çocuğun Cinsel İstismarı
TCK 103/4, belirli mağdur grupları bakımından cebir veya tehdit kullanılmasını ayrıca cezayı artıran bir neden olarak düzenlemektedir.
Kanunun birinci fıkrasının (a) bendindeki çocuklara karşı cinsel istismarın cebir veya tehditle gerçekleştirilmesi hâlinde ilgili fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Silahla Çocuğun Cinsel İstismarı
TCK 103/4 kapsamında birinci fıkranın (b) bendindeki çocuklara karşı cinsel istismarın silah kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde de ceza yarı oranında artırılır.
Silahın kullanılış biçimi ve olayın özellikleri somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Cinsel İstismar Sırasında Yaralama Meydana Gelirse Ne Olur?
Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Dolayısıyla belirli şartlarda fail yalnızca cinsel istismar suçundan değil, meydana gelen ağır yaralama neticesi nedeniyle kasten yaralama hükümleri kapsamında da sorumlu tutulabilir.
Cinsel İstismar Sonucunda Mağdurun Ölmesi veya Bitkisel Hayata Girmesi
TCK 103/6 kapsamında suç sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Kaynak dosyada da bu durum çocukların cinsel istismarı suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşan hâlleri kapsamında ele alınmaktadır.
15 Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli midir?
Kaynak dosyada, on beş yaşını tamamlamamış çocuğun fiile rıza göstermesinin TCK 26 kapsamında hukuken geçerli bir rıza açıklaması olarak kabul edilmediği belirtilmektedir.
Bu nedenle bu yaş grubunda çocuğun davranışa rıza gösterdiği yönündeki iddia, fiili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
15-18 Yaş Arasındaki Çocuklarda Rıza Nasıl Değerlendirilir?
Kaynak metne göre on beş yaşını tamamlamış ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuklarda TCK 103 kapsamında cinsel istismardan söz edilebilmesi için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden aranır.
Bu şartların bulunmadığı durumlarda somut fiilin niteliğine göre TCK 104 hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla 15-18 yaş grubunda olayın hukuki değerlendirmesi mağdurun yaşı, algılama yeteneği ve fiilin gerçekleşme koşulları birlikte incelenerek yapılmalıdır.
Çocuğun Çocuğa Cinsel İstismarı Suçu Oluşabilir mi?
Kaynak dosyada cinsel istismar suçunun suça sürüklenen bir çocuk tarafından da işlenebileceği belirtilmektedir.
Failin çocuk olması, çocuk ceza hukukuna ilişkin özel hükümlerin uygulanmasını gündeme getirir. Ayrıca sarkıntılık düzeyinde kalan suçun failinin çocuk olması hâlinde TCK 103/1’de özel şikâyet şartı bulunmaktadır.
Akranlar Arasındaki Cinsel Davranışlar Nasıl Değerlendirilir?
Kaynak dosyada sanık ile mağdurun yaşlarının aynı veya birbirine yakın olmasının sonuç ceza açısından tek başına kanuni bir ölçüt olmadığı belirtilmektedir.
Bu nedenle “akran” olmaları tek başına TCK 103’ün uygulanmasını engelleyen bir durum değildir. Mağdurun yaşı, failin yaşı, fiilin niteliği ve suçun diğer unsurları birlikte değerlendirilmelidir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Gönüllü Vazgeçme Mümkün müdür?
Kaynak dosyada Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin çocukların cinsel istismarı suçunda uygulanmasının mümkün olduğu belirtilmektedir.
Gönüllü vazgeçmenin uygulanıp uygulanmayacağı, fiilin hangi aşamaya ulaştığı ve failin eylemine hangi nedenle son verdiği gibi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Mağdurun veya Sanığın Yaşı Tartışmalıysa Ne Olur?
Çocukların cinsel istismarı suçunda hem mağdurun hem de sanığın yaşı hukuki sonuçları önemli ölçüde etkileyebilir.
Kaynak dosyada nüfus kaydındaki yaşın gerçek yaş olmadığı ileri sürüldüğünde, ceza mahkemesinin cezayı etkilemesi koşuluyla yaşın düzeltilmesine ilişkin değerlendirme yapabileceği belirtilmektedir.
Yaşın suçun niteliğini veya ceza sorumluluğunu değiştirebilecek olması nedeniyle bu konu özellikle önem taşır.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Hata Hükümleri Uygulanabilir mi?
Kaynak dosyada failin mağdurun yaşı, mağdurun akıl hastalığı veya fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği konusunda hataya düşmesinin mümkün olduğu belirtilmektedir.
Dosyada aktarılan Yargıtay kararlarında da mağdurun fiziksel görünümü, failin mağdurun yaşına ilişkin bilgisi ve zihinsel durumun dışarıdan anlaşılıp anlaşılamayacağı gibi hususların TCK 30 kapsamında hata hükümleri bakımından değerlendirilebildiği görülmektedir.
Bu nedenle hata savunmasının sonucu her somut olayın delilleri çerçevesinde ayrıca belirlenir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Tutuklama Kararı Verilebilir mi?
Kaynak dosyada çocukların cinsel istismarı suçunun soruşturması ve kovuşturması sırasında kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama kararı verilebileceği belirtilmektedir.
Tutuklama bir koruma tedbiridir ve somut dosyada ceza muhakemesi hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda İletişimin Denetlenmesi Mümkün müdür?
Kaynak dosyada çocukların cinsel istismarı suçuyla ilgili yargılama kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin koruma tedbirlerine başvurulabileceği belirtilmektedir.
Bu tür koruma tedbirlerinin uygulanması, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki koşullar çerçevesinde değerlendirilir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
Kaynak dosyada çocukların cinsel istismarı suçunun soruşturma ve kovuşturulmasında kural olarak şikâyetin aranmadığı belirtilmektedir.
Bunun önemli istisnası, TCK 103/1’de düzenlenen sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olmasıdır. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.
Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
Suçun şikâyete bağlı olmayan hâllerinde mağdur veya yasal temsilcisinin şikâyetten vazgeçmesi tek başına soruşturma veya kamu davasının sona ermesi sonucunu doğurmaz.
Bununla birlikte sarkıntılık düzeyinde kalan fiilin failinin çocuk olduğu özel durumda kanunun öngördüğü şikâyet koşulu ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle şikâyetten vazgeçmenin sonucu suçun hangi hukuki biçiminin söz konusu olduğuna göre değerlendirilmelidir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Uzlaştırma Mümkün müdür?
Kaynak dosyada çocukların cinsel istismarı suçunda uzlaştırma uygulamasının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla suçun soruşturma veya kovuşturma aşamasında tarafların kendi aralarında anlaşması, ceza muhakemesi bakımından uzlaştırma kurumunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Zamanaşımı
Kaynak dosyada TCK 103’ün birinci fıkrasındaki hâller bakımından dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, ikinci fıkra bakımından 20 yıl ve altıncı fıkrada düzenlenen ağır netice bakımından 30 yıl olduğu belirtilmektedir.
Somut dosyada zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken suç tarihi, mağdurun durumu ve uygulanacak diğer kanuni hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir?
Kaynak dosyada cinsel istismar fiilinin sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde görevli mahkemenin asliye ceza mahkemesi, diğer durumlarda ise ağır ceza mahkemesi olduğu belirtilmektedir.
Suçun hukuki nitelendirilmesi bu nedenle yalnızca ceza miktarını değil, yargılamanın hangi mahkemede yürütüleceğini de etkileyebilir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Müdafi Zorunlu mudur?
Kaynak dosyada çocukların cinsel istismarı suçunun soruşturma ve kovuşturmasının müdafi atanmadan yapılamayacağı ve suçun ağırlığı nedeniyle avukat olmaksızın savunma yapılamayan suçlardan olduğu belirtilmektedir.
Ceza muhakemesinde zorunlu müdafilik koşulları somut dosyanın ve isnadın niteliğine göre uygulanır.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Deliller Nasıl Değerlendirilir?
Çocukların cinsel istismarı suçunda mağdurun yaşı ve algılama yeteneği, tarafların beyanları, varsa tıbbi ve adli raporlar, dijital veriler, mesajlaşmalar, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve olayın gerçekleşme koşullarını ortaya koyabilecek diğer deliller suçun hukuki nitelendirilmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle mağdurun yaşının veya fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin tartışmalı olduğu durumlarda bu hususların doğru biçimde belirlenmesi TCK 103’ün hangi hükmünün uygulanacağını doğrudan etkileyebilir. Kaynak dosya da yaş ve algılama yeteneğinin suçun sınıflandırılmasındaki önemini özellikle vurgulamaktadır.
Çocukların Cinsel İstismarı ile Cinsel Saldırı Arasındaki Fark Nedir?
Çocukların cinsel istismarı suçu TCK 103’te düzenlenmiş ve çocuk mağdurlara yönelik cinsel davranışlar için özel hükümler getirilmiştir.
Kaynak dosyada da TCK 103’ün çocuk sayılan mağdurlar bakımından özel olarak kaleme alındığı ve çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların daha ağır yaptırıma bağlandığı belirtilmektedir.
Bu nedenle mağdurun yaşı, cinsel saldırı ile çocukların cinsel istismarı arasındaki hukuki ayrım bakımından temel unsurlardan biridir.
Çocukların Cinsel İstismarı ile Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Arasındaki Fark Nedir?
TCK 103 ile TCK 104 farklı suç tiplerini düzenlemektedir.
Kaynak dosyada on beş yaşını tamamlamış, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocukların TCK 103 bakımından ancak kanunda belirtilen cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen diğer nedenlerin bulunması hâlinde mağdur olabileceği; şartları bulunduğunda TCK 104’ün uygulanabileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle iki suç tipi arasındaki ayrımda yaş, rıza, algılama yeteneği ve fiilin gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirilir.
Çocukların Cinsel İstismarı ile Cinsel Taciz Arasındaki Fark Nedir?
Cinsel istismar ile cinsel taciz arasındaki hukuki nitelendirme fiilin biçimine göre değişebilir.
Kaynak dosyada aktarılan bir Yargıtay kararında, on yedi yaşındaki mağdurun ellerinin tutulması, koltuğa yatırılması ve öpülmek istenmesi şeklindeki eylemin cinsel taciz olarak değil, TCK 103/1 kapsamında çocuğun basit cinsel istismarı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle fiilin fiziksel temas içerip içermediği ve olayın bütün özellikleri hukuki nitelendirmede önem taşır.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Çekmeköy Ceza Avukatı Desteği
Çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, hem suçun yaptırımının ağırlığı hem de mağdurun yaşına ve fiilin niteliğine göre farklı hukuki düzenlemelerin uygulanması nedeniyle ayrıntılı ceza hukuku incelemesi gerektirir.
Mağdur bakımından sürecin çocuğun hakları ve korunması gözetilerek yürütülmesi, delillerin hukuka uygun biçimde toplanması ve dosyanın takip edilmesi önem taşırken; şüpheli veya sanık bakımından isnadın doğru hukuki nitelendirilmesi, mağdurun yaşı ve algılama yeteneğine ilişkin hususların incelenmesi, delillerin değerlendirilmesi ve savunma haklarının etkin şekilde kullanılması önem taşır.
Bu nedenle Çekmeköy ceza avukatı, Çekmeköy ağır ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, çocukların cinsel istismarı avukatı, TCK 103 avukatı ve cinsel suçlar avukatı kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmelerde somut dosyanın bütün özellikleri birlikte ele alınmalıdır.
Sonuç
Çocukların cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen ve çocukların cinsel dokunulmazlığını korumayı amaçlayan ağır yaptırımlara tabi bir suçtur.
Mağdurun yaşı ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği suçun oluşumu bakımından belirleyicidir. TCK 103 kapsamında temel cinsel istismar için sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası, sarkıntılık düzeyindeki fiil için üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülürken; vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel istismar bakımından on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezası düzenlenmiştir. Mağdurun on iki yaşından küçük olması hâlinde ise daha yüksek alt sınırlar uygulanmaktadır.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte, belirli hısımlık ilişkileri içerisinde, çocuğun bakım veya gözetiminden sorumlu kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi gibi durumlarda ceza artırılabilir.
Bu nedenle çocukların cinsel istismarı suçu, TCK 103, çocuğun cinsel istismarı cezası, sarkıntılık suretiyle cinsel istismar, nitelikli cinsel istismar, Çekmeköy ceza avukatı, Çekmeköy ağır ceza avukatı ve İstanbul ceza avukatı konularında yapılacak değerlendirmelerde mağdurun yaşı, fiilin niteliği, taraflar arasındaki ilişki ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir.