Blog

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası - Ataşehir Boşanma Avukatı

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası - Ataşehir Boşanma Avukatı Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, uygulamada en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen bu boşanma sebebi, eşler arasındaki ortak hayatın kendilerinden sürdürülmesi beklenemeyecek derecede bozulması hâlinde gündeme gelir. Evlilik içerisinde yaşanan her tartışma, anlaşmazlık veya fikir ayrılığı tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Mahkeme; tarafların davranışlarını, evlilik sürecini, olayların ortak hayata etkisini, kusur durumunu ve ileri sürülen vakaların ispat edilip edilmediğini birlikte değerlendirir. Bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılması, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma, TMK 166 boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında her boşanma dosyasının kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir? Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu düzenlemenin temelinde, evlilik ilişkisinin eşlerden ortak hayatı sürdürmelerinin objektif olarak beklenemeyeceği ölçüde bozulmuş olması bulunur. Uygulamada geçmişte sıklıkla “şiddetli geçimsizlik” olarak ifade edilen bu boşanma sebebi, yalnızca eşlerin sık sık tartışması anlamına gelmez. Evlilik ilişkisinin devamını ciddi biçimde etkileyen olayların bulunması gerekir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Hangi Kanunda Düzenlenmiştir? Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenmiştir. TMK 166 yalnızca çekişmeli boşanmanın genel sebebini değil, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde anlaşmalı boşanmayı da düzenlemektedir. Bu nedenle aynı madde içerisinde farklı hukuki durumlar bulunmakla birlikte, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan çekişmeli boşanma davasında mahkemenin temel incelemesi ortak hayatın devamının eşlerden beklenebilir olup olmadığıdır. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması İçin Hangi Şartlar Aranır? Bu boşanma sebebine dayanılabilmesi için öncelikle geçerli bir evliliğin bulunması gerekir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve bu sarsılmanın ortak hayatın devamını eşlerden beklenemeyecek ölçüde etkilemesi gerekir. Ayrıca boşanmaya dayanak yapılan vakaların dava içerisinde ileri sürülmesi ve usulüne uygun delillerle ispatlanması önemlidir. Mahkeme yalnızca tarafların boşanmak istediğini belirtmesiyle yetinmez; çekişmeli boşanma davasında ileri sürülen olayların hukuki niteliğini ve evlilik üzerindeki etkisini değerlendirir. Şiddetli Geçimsizlik ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Aynı Şey midir? “Şiddetli geçimsizlik” uygulamada yaygın biçimde kullanılan bir ifadedir. Kanundaki hukuki kavram ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Dolayısıyla günlük kullanımda şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma olarak ifade edilen pek çok dava hukuken TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmaktadır. Ancak her geçimsizlik boşanma için yeterli değildir. Geçimsizliğin ortak hayatın devamını ciddi biçimde etkileyen bir seviyeye ulaşması gerekir. Hangi Davranışlar Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasına Neden Olabilir? Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilecek davranışlar sınırlı sayıda değildir. Eşler arasında sürekli ve ağır tartışmalar yaşanması, hakaret ve aşağılayıcı davranışlar, güven sarsıcı davranışlar, eşin sürekli küçümsenmesi, aile mahremiyetinin ihlal edilmesi, ekonomik sorumlulukların yerine getirilmemesi, eşin ailesinin evliliğe müdahalesine karşı gerekli sınırların oluşturulmaması veya ortak hayatı çekilmez hâle getiren başka davranışlar somut olayın koşullarına göre boşanma sebebi oluşturabilir. Mahkeme bu davranışları tek başına değil, evliliğin bütünü ve tarafların karşılıklı tutumları içerisinde değerlendirir. Sürekli Tartışmak Boşanma Sebebi midir? Eşlerin zaman zaman tartışması evlilik hayatının olağan akışı içerisinde görülebilir ve her tartışma boşanma sebebi oluşturmaz. Ancak tartışmaların süreklilik kazanması, ağırlaşması ve eşler arasında ortak hayatın devamını ciddi biçimde zedelemesi hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilebilir. Tartışmaların nedeni, sıklığı, tarafların davranışları ve evlilik üzerindeki sonuçları birlikte değerlendirilir. Hakaret Boşanma Sebebi midir? Eşlerden birinin diğerine yönelik sürekli veya ağır hakaretlerde bulunması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir. Küçük düşürücü sözler, aşağılamalar, eşin kişilik değerlerine saldıran ifadeler ve özellikle bu davranışların süreklilik göstermesi kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Hakaretin boşanma davasında ileri sürülmesi hâlinde olayın gerçekleştiğinin hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir. Küçümseme ve Aşağılama Boşanma Sebebi Olabilir mi? Evlilik birliği eşler arasında karşılıklı saygı ve dayanışmayı gerektirir. Eşin mesleğinin, ailesinin, gelirinin, fiziksel özelliklerinin veya kişiliğinin sürekli küçümsenmesi ve aşağılanması ortak hayatı olumsuz etkileyebilir. Bu tür davranışların ağırlığı ve sürekliliği somut olayda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Güven Sarsıcı Davranışlar Boşanma Sebebi midir? Eşler arasındaki güven ilişkisini ciddi biçimde bozan davranışlar boşanma davasında önem taşıyabilir. Başka kişilerle evlilik ilişkisinin sınırlarını aşan yazışmalar yapılması, eşten gizlenen ilişkiler, gerçeğe aykırı açıklamalar veya sadakat yükümlülüğünü zedeleyen diğer davranışlar somut olayın özelliklerine göre güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilir. Her güven sarsıcı davranışın zina oluşturması gerekmez. Zina özel bir boşanma sebebidir ve kendi koşullarına tabidir. Zina koşullarının oluşmadığı bazı davranışlar ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir. Sadakat Yükümlülüğüne Aykırılık Boşanma Sebebi midir? Türk Medeni Kanunu kapsamında eşlerin birbirlerine sadık kalma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi, olayın niteliğine göre boşanma ve kusur değerlendirmesinde etkili olabilir. Fiilin zina koşullarını oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmekle birlikte, sadakat yükümlülüğüne aykırı ancak zina kapsamında değerlendirilemeyen davranışlar TMK 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir. Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Boşanma Sebebi Olabilir mi? Eşlerin aileleriyle ilişkilerini sürdürmeleri doğaldır. Ancak aile bireylerinin evlilik ilişkisine sürekli ve ciddi biçimde müdahale etmesi ve eşlerden birinin bu müdahalelere karşı evlilik birliğini koruyacak makul sınırları oluşturmaması boşanma davasında önem taşıyabilir. Burada yalnızca kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile bireylerinin davranışları değil, eşin bu davranışlar karşısındaki tutumu değerlendirilir. Somut olayın koşullarına göre eşin ailesinin müdahalesine kayıtsız kalması veya bu müdahaleleri desteklemesi kusur değerlendirmesine konu olabilir. Eşi Ailesiyle Görüştürmemek Boşanma Sebebi midir? Eşlerden birinin diğer eşin ailesi ve yakın çevresiyle makul ilişkiler kurmasını sistematik biçimde engellemesi evlilik birliğini olumsuz etkileyebilir. Ancak her aile uyuşmazlığı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Davranışın nedeni, süresi, yoğunluğu ve evlilik üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir. Ekonomik Şiddet Boşanma Sebebi Olabilir mi? Evlilik içerisinde ekonomik kaynakların diğer eş üzerinde baskı ve kontrol aracı olarak kullanılması boşanma davasında kusur oluşturan davranışlardan biri olarak değerlendirilebilir. Eşin ekonomik ihtiyaçlarının kasıtlı biçimde karşılanmaması, gelir üzerinde aşırı kontrol kurulması, diğer eşin ekonomik özgürlüğünün sistematik biçimde kısıtlanması veya ortak ekonomik sorumluluklardan kaçınılması somut olayın koşullarına göre evlilik birliğini temelinden sarsabilir. Ekonomik şiddet iddiasının değerlendirilmesinde tarafların gelirleri, yaşam koşulları ve evlilik içerisindeki ekonomik düzen birlikte dikkate alınmalıdır. Evin Ekonomik İhtiyaçlarını Karşılamamak Boşanma Sebebi midir? Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü bulunmaktadır. Eşlerden birinin ekonomik gücü bulunmasına rağmen ortak hayatın temel ihtiyaçlarına sürekli olarak katkıda bulunmaması veya aile ekonomik sorumluluklarını diğer eş üzerinde bırakması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Bununla birlikte işsizlik, hastalık veya kişinin iradesi dışında gelişen ekonomik güçlüklerle bilinçli olarak sorumluluktan kaçınma birbirinden ayrılmalıdır. Eşin Çalışmasına Engel Olmak Boşanma Sebebi Olabilir mi? Eşlerden birinin diğer eşin çalışma hayatına keyfî ve baskıcı biçimde müdahale etmesi, mesleğini sürdürmesini engellemesi veya ekonomik bağımsızlığını kontrol altında tutmaya çalışması somut olayın özelliklerine göre boşanma sebebi oluşturabilir. Mahkeme davranışın niteliğini, tarafların yaşam düzenini ve olayın evlilik üzerindeki etkisini değerlendirir. Eşler Arasında İletişimsizlik Boşanma Sebebi Olabilir mi? Eşlerin uzun süre birbirleriyle sağlıklı iletişim kurmaması, ortak hayatı paylaşmaması ve evlilik ilişkisinin fiilen ortadan kalkmasına neden olan davranışlarda bulunması evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir. Ancak yalnızca eşlerin karakterlerinin farklı olması veya iletişim tarzlarının uyuşmaması her durumda boşanma sebebi değildir. İletişimsizliğin evlilik birliğini hangi ölçüde etkilediği somut olayda incelenir. Eşlerin Ayrı Yaşaması Tek Başına Boşanma Sebebi midir? Eşlerin ayrı yaşaması, tek başına her durumda boşanma kararı verilmesini gerektirmez. Ayrı yaşamanın nedeni, ne kadar süredir devam ettiği ve tarafların ortak hayatı yeniden kurma iradelerinin bulunup bulunmadığı önemlidir. Ayrı yaşama, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren olaylardan biri olabilir; ancak mahkeme diğer vakalarla birlikte değerlendirme yapar. Evi Terk Etmek Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Kapsamında Değerlendirilebilir mi? Terk, Türk Medeni Kanunu’nda belirli şartlarla özel boşanma sebebi olarak ayrıca düzenlenmiştir. Bununla birlikte eşin ortak konutu haklı bir neden olmaksızın terk etmesi veya ortak hayatı sürdürmekten sistematik biçimde kaçınması, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusur değerlendirmesine de konu olabilir. Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, olayın özelliklerine ve özel boşanma sebebinin kanuni koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenmelidir. Fiziksel Şiddet Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanmaya Dayanak Olabilir mi? Eşe yönelik fiziksel şiddet evlilik birliğini ciddi biçimde etkileyen davranışlardan biridir. Fiziksel şiddet aynı zamanda Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel boşanma sebepleriyle veya ceza hukuku ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerle bağlantılı olabilir. Boşanma davasında hangi hukuki sebebe dayanılacağı olayın özelliklerine göre belirlenir. Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir? Sürekli aşağılama, tehdit, baskı, korkutma, kontrol etme, sosyal çevreden uzaklaştırma ve benzeri davranışlar psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir. Bu davranışların evlilik birliğini ortak hayatın sürdürülmesi beklenemeyecek derecede bozması hâlinde TMK 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturması mümkündür. Psikolojik şiddetin fiziksel iz bırakmaması, boşanma davasında hukuken önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ancak iddia edilen olayların ispatı gerekir. Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Boşanma Sebebi Olabilir mi? Evlilik ilişkisinin doğal unsurlarından biri eşler arasındaki duygusal ve fiziksel yakınlıktır. Haklı bir neden bulunmaksızın ve süreklilik gösterecek biçimde cinsel birliktelikten kaçınma, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlardan biri olarak değerlendirilebilir. Ancak sağlık sorunları, psikolojik nedenler veya başka haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir. Eşin Sürekli Yalan Söylemesi Boşanma Sebebi Olabilir mi? Evlilik içerisindeki güven ilişkisini sürekli biçimde bozan yalanlar, olayın niteliğine göre boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir. Özellikle ekonomik durum, borçlar, ilişkiler veya aile hayatını doğrudan etkileyen önemli konularda sistematik biçimde gerçeğe aykırı beyanda bulunulması evlilik birliğinin devamını güçleştirebilir. Her gerçeğe aykırı ifade tek başına boşanma sebebi oluşturmaz. Davranışın ağırlığı ve evlilik üzerindeki etkisi önemlidir. Borçları Eşten Gizlemek Boşanma Sebebi Olabilir mi? Evlilik ekonomisini ciddi biçimde etkileyen borçların diğer eşten sistematik olarak gizlenmesi, ortak ekonomik düzenin riske atılması veya kontrolsüz borçlanma nedeniyle aile yaşamının ağır biçimde etkilenmesi kusur değerlendirmesine konu olabilir. Mahkeme borcun miktarı, nedeni, tarafların ekonomik durumu ve diğer eş üzerindeki etkisini birlikte değerlendirebilir. Sosyal Medya Kullanımı Boşanma Sebebi Olabilir mi? Sosyal medya kullanımı tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak sosyal medya üzerinden sadakat yükümlülüğüne aykırı yazışmalar yapılması, eşe hakaret edilmesi, özel hayatın izinsiz paylaşılması veya evlilik ilişkisini ciddi biçimde zedeleyen davranışlarda bulunulması boşanma davasında delil ve kusur konusu olabilir. Sosyal medya içeriklerinin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması ayrıca önemlidir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasında Kusur Neden Önemlidir? Kusur, özellikle çekişmeli boşanma davalarında boşanmanın fer’î sonuçları bakımından önemli bir kavramdır. Mahkeme tarafların evlilik birliğinin bozulmasına neden olan davranışlarını değerlendirerek kusur durumlarını belirleyebilir. Kusur değerlendirmesi maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve bazı diğer talepler bakımından doğrudan sonuç doğurabilir. Tam Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir mi? TMK 166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak bu itiraz hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış olması hâlinde boşanmaya karar verilebilir. Dolayısıyla kusur yalnızca “kim daha hatalı?” sorusundan ibaret değildir; kanunda boşanma talebinin değerlendirilmesine ilişkin özel sonuçları da bulunmaktadır. Eşit Kusur Hâlinde Boşanma Kararı Verilebilir mi? Tarafların eşit kusurlu olması tek başına boşanmaya engel değildir. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve ortak hayatın devamının taraflardan beklenemeyeceği sonucuna varılması hâlinde boşanma kararı verilebilir. Bununla birlikte eşit kusur, özellikle tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Kusursuz Olmak Boşanma Davası Açmanın Şartı mıdır? Hayır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilmek için davacının tamamen kusursuz olması zorunlu değildir. Ancak davacının kusurunun davalıdan daha ağır olması durumunda TMK 166/2 kapsamında davalının itiraz hakkı gündeme gelebilir. Ayrıca kusur oranları boşanmanın mali sonuçları bakımından ayrıca önem taşır. Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir? Kusur, tarafların dava içerisinde ileri sürdükleri ve ispatlanan vakalar üzerinden değerlendirilir. Mahkeme tarafların birbirlerine karşı gerçekleştirdikleri davranışları, olayların ağırlığını ve evlilik birliğinin bozulmasına etkisini değerlendirir. Kusur değerlendirmesi matematiksel bir hesaplama değildir. Her olayın niteliği ve evlilik üzerindeki etkisi birlikte incelenir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nasıl İspatlanır? Boşanma davasında iddia edilen vakaların hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir. Tanık anlatımları, mesajlar, elektronik yazışmalar, fotoğraflar, sosyal medya içerikleri, resmi belgeler, sağlık kayıtları, kolluk tutanakları, mahkeme ve savcılık dosyaları ile somut olayın niteliğine uygun diğer deliller kullanılabilir. Ancak delilin varlığı kadar hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da önemlidir. Tanıkla Boşanma Sebepleri İspatlanabilir mi? Evet. Tanık delili çekişmeli boşanma davalarında sıklıkla kullanılmaktadır. Tanığın bizzat gördüğü veya duyduğu olaylara ilişkin anlatımları ile başkasından aktardığı bilgilerin ispat gücü aynı olmayabilir. Mahkeme tanığın taraflarla ilişkisini, olayları hangi şekilde öğrendiğini, anlatımının tutarlılığını ve diğer delillerle uyumunu birlikte değerlendirir. Aile Bireyleri Boşanma Davasında Tanık Olabilir mi? Tarafların anne, baba, kardeş veya diğer yakınlarının boşanma davasında tanık olarak dinlenmesine kategorik bir engel bulunmamaktadır. Ancak tanığın taraflardan biriyle yakınlığı mahkeme tarafından anlatımın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Önemli olan tanığın olaylara ilişkin doğrudan bilgisinin bulunması ve anlatımının dosyanın bütünüyle değerlendirilmesidir. WhatsApp Mesajları Boşanma Davasında Delil Olabilir mi? WhatsApp ve benzeri mesajlaşma kayıtları somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında delil olarak gündeme gelebilir. Ancak mesajların hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması önemlidir. Başkasının hesabına veya cihazına hukuka aykırı biçimde erişilerek elde edilen veriler hukuka aykırı delil tartışmasına neden olabilir. Mesajların tarafı olan kişinin kendi iletişim kayıtlarını sunması ile gizlice üçüncü kişilerin haberleşmesine erişilmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Gizli Ses Kaydı Boşanma Davasında Kullanılabilir mi? Gizli ses kayıtlarının delil niteliği her somut olayın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir. Özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği temel haklardır. Hukuka aykırı biçimde oluşturulan delillerin mahkemede kullanılması mümkün olmayabilir ve kayıt işlemi ayrıca hukuki veya cezai sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle boşanma davası için delil elde edilirken hukuka uygunluk sınırlarının gözetilmesi gerekir. Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olarak Kullanılabilir mi? Herkese açık sosyal medya paylaşımları veya tarafın hukuka uygun biçimde erişebildiği içerikler somut olayın niteliğine göre boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir. Ancak sahte hesapla özel hesaba erişmek, şifre kırmak veya başka yöntemlerle hukuka aykırı biçimde veri elde etmek farklı hukuki sorunlar doğurabilir. Delilin nasıl elde edildiği en az içeriği kadar önemlidir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka Talep Edilebilir mi? Boşanma davasında koşulların bulunması hâlinde tedbir nafakası ve boşanma sonrasında yoksulluk nafakası gündeme gelebilir. Dava devam ederken eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici önlemler kapsamında tedbir nafakasına karar verilebilir. Yoksulluk nafakası bakımından ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gibi kanuni koşullar değerlendirilir. Çocuk İçin İştirak Nafakası Talep Edilebilir mi? Boşanma sonucunda velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılması gerekir. İştirak nafakasının belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçları, yaşı, eğitim durumu ve anne ile babanın ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınır. Çocuğa ilişkin nafaka değerlendirmelerinde temel ölçütlerden biri çocuğun üstün yararıdır. Maddi Tazminat Talep Edilebilir mi? Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Maddi tazminatın koşulları boşanmanın gerçekleşmesi, tarafların kusur durumları ve menfaat kaybı dikkate alınarak değerlendirilir. Her boşanma davasında otomatik olarak maddi tazminata hükmedilmez. Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi? Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer eşten manevi tazminat talep edebilir. Hakaret, fiziksel şiddet, sadakat yükümlülüğüne ağır aykırılık veya kişilik değerlerini ciddi biçimde zedeleyen başka davranışlar somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Tazminat miktarı olayın ağırlığı ve tarafların koşulları dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir. Boşanma Davasında Velayet Nasıl Belirlenir? Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme anne veya babanın boşanmadaki kusurunu tek başına esas almaz. Çocuğun yaşı, bakım ihtiyaçları, eğitim düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, yaşam koşulları ve fiziksel ve psikolojik gelişimi gibi faktörler değerlendirilir. Gerekli durumlarda uzman incelemelerinden ve sosyal inceleme raporlarından yararlanılabilir. Boşanmada Çocuğun Görüşü Alınır mı? Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygun olduğunda görüşünün alınması gündeme gelebilir. Ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir. Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir. Çocuğun ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın tarafı hâline getirilmemesi de önemlidir. Boşanma Davası Devam Ederken Ortak Konutta Kim Kalır? Boşanma davası devam ederken hâkim eşlerin barınması ve geçimine ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir. Somut olayın koşullarına göre ortak konutun geçici olarak eşlerden birine tahsis edilmesi gündeme gelebilir. Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanabilir. Boşanma Davasında Aile Konutu Ne Olur? Aile konutunun mülkiyet durumu ile boşanma davası sırasında kullanımının kime bırakılacağı birbirinden farklı meselelerdir. Dava devam ederken geçici kullanım konusunda tedbir kararı verilebilir. Taşınmazın mülkiyeti ve mal rejiminden kaynaklanan haklar ise somut olayın özelliklerine göre ayrı hukuki değerlendirmeye tabi olabilir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? Çekişmeli boşanma davalarının süresi dosyanın kapsamına göre değişir. Tarafların iddia ve savunmalarının sayısı, tanıkların dinlenmesi, kurumlara yazılan müzekkereler, uzman incelemeleri, velayet uyuşmazlıkları ve kanun yolu süreçleri davanın süresini etkileyebilir. Bu nedenle her çekişmeli boşanma davası için önceden kesin bir süre verilmesi mümkün değildir. Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir? Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi uyuşmazlığı görür. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafından da dikkate alınır. Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir? Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu nedenle boşanma davasının mutlaka evliliğin yapıldığı yerde açılması gerekmez. Somut olayda tarafların yerleşim yerleri ve son ortak yaşam yerleri dikkate alınarak yetkili mahkeme belirlenir. Ataşehir'de Boşanma Davası Nasıl Açılır? Ataşehir’de yaşayan veya yetki kuralları gereğince davasını bu bölge bakımından görevli mahkemede açabilecek kişiler açısından öncelikle boşanmanın dayandığı vakaların ve taleplerin belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesinde boşanma sebebi oluşturan olayların açık ve somut biçimde ortaya konulması, kusur iddialarının belirtilmesi ve dayanılan delillerin usul kurallarına uygun şekilde sunulması önemlidir. Nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’î taleplerin de dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir. Boşanma Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır? Dava dilekçesinde taraf bilgileri, boşanmanın dayandığı vakalar, hukuki sebepler, deliller ve sonuç olarak mahkemeden talep edilen hususlar açık biçimde belirtilmelidir. Çekişmeli boşanma davalarında vakaların hangi eşin hangi davranışına dayandığı somutlaştırılmalıdır. Genel ve soyut ifadeler yerine olayların tarihsel ve mantıksal bütünlük içerisinde açıklanması, iddiaların ispatı bakımından önem taşır. Sonradan Yeni Boşanma Sebepleri Eklenebilir mi? Medeni usul hukukunda iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesine ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır. Bu nedenle boşanma davasına dayanak olacak önemli olayların dava ve cevap dilekçelerinin hazırlanması aşamasında doğru biçimde belirlenmesi önemlidir. Dava devam ederken ortaya çıkan yeni olayların hukuki etkisi ise gerçekleşme zamanı ve usul hükümleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Boşanma Davasından Vazgeçilirse Ne Olur? Davadan feragat, boşanma yargılaması bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir. Feragat edilen vakaların daha sonra yeni bir boşanma davasında nasıl değerlendirileceği, özellikle affetme veya en azından hoşgörüyle karşılama tartışmaları bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle boşanma davasından vazgeçilmesinin sonuçları yalnızca mevcut dosyanın kapanması açısından değerlendirilmemelidir. Affedilen Olaylar Boşanma Sebebi Yapılabilir mi? Boşanma hukukunda affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların kusur olarak ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir. Affın bulunup bulunmadığı tarafların davranışlarından ve evlilik ilişkisinin olay sonrasında nasıl devam ettiğinden anlaşılabilir. Ancak yalnızca ortak hayatın bir süre devam etmiş olması her durumda otomatik olarak affın bulunduğu anlamına gelmez. Somut olayın koşulları değerlendirilmelidir. Eski Olaylar Boşanma Davasında Kullanılabilir mi? Olayların üzerinden zaman geçmiş olması tek başına bunların hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak olayın affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olup olmadığı, sonrasında evlilik ilişkisinin nasıl devam ettiği ve daha sonraki olaylarla bağlantısı önemlidir. Mahkeme vakaları evlilik sürecinin bütünü içerisinde değerlendirebilir. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ile Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Fark Nedir? Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı çekişmeli boşanmada taraflar boşanmanın sebebi, kusur, nafaka, tazminat, velayet veya diğer sonuçlar konusunda uyuşmazlık yaşayabilir. Anlaşmalı boşanmada ise kanuni şartların bulunması ve eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeler üzerinde anlaşması gerekir. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması da kanuni koşullardan biridir. Çekişmeli Boşanma Davası Sonradan Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi? Tarafların yargılama devam ederken boşanmanın sonuçları konusunda anlaşması ve anlaşmalı boşanmanın kanuni şartlarının bulunması hâlinde sürecin anlaşmalı boşanma hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılması gündeme gelebilir. Bunun için tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaşmaları ve hâkimin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İlk derece mahkemesinin boşanma kararı verilmesiyle evlilik aynı anda hukuken sona ermez. Kararın kanun yolu süreçlerinin tamamlanması veya süresinde kanun yoluna başvurulmaması sonucunda kesinleşmesi gerekir. Boşanmanın nüfus kayıtlarına işlenmesi de kesinleşme sonrasında gerçekleştirilir. Ataşehir Boşanma Avukatı Desteği Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davalarında yalnızca boşanma talebinin hazırlanması değil, boşanmaya neden olan vakaların hukuki olarak doğru sınıflandırılması ve ispat araçlarının belirlenmesi de önemlidir. Kusur durumu; maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve diğer mali sonuçlar bakımından etkili olabilir. Çocuk bulunan evliliklerde ise velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularının çocuğun üstün yararı doğrultusunda ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı, Ataşehir çekişmeli boşanma avukatı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması avukatı, şiddetli geçimsizlik boşanma avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında dava öncesinden kararın kesinleşmesine kadar bütün hukuki taleplerin birlikte değerlendirilmesi önem taşır. Sonuç Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen ve uygulamada sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden biridir. Boşanma kararı verilebilmesi için eşler arasındaki uyuşmazlığın sıradan bir anlaşmazlığın ötesine geçerek ortak hayatın sürdürülmesini kendilerinden beklenemeyecek ölçüde etkilemesi gerekir. Hakaret, aşağılama, güven sarsıcı davranışlar, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, ekonomik veya psikolojik şiddet, aile müdahalesine karşı sınır koymama, ortak sorumlulukların yerine getirilmemesi ve benzeri birçok davranış somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir. Ancak boşanma davasında yalnızca olayların yaşanmış olması değil, bunların usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ve hukuka uygun delillerle ispatlanması da önemlidir. Kusur değerlendirmesi ise nafaka ve tazminat başta olmak üzere boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, TMK 166, şiddetli geçimsizlik, çekişmeli boşanma davası, boşanmada kusur, Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında her dosyanın kendi olayları, delilleri ve talepleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.  

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası - Ataşehir Boşanma Avukatı

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, uygulamada en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen bu boşanma sebebi, eşler arasındaki ortak hayatın kendilerinden sürdürülmesi beklenemeyecek derecede bozulması hâlinde gündeme gelir.

Evlilik içerisinde yaşanan her tartışma, anlaşmazlık veya fikir ayrılığı tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Mahkeme; tarafların davranışlarını, evlilik sürecini, olayların ortak hayata etkisini, kusur durumunu ve ileri sürülen vakaların ispat edilip edilmediğini birlikte değerlendirir.

Bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılması, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma, TMK 166 boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında her boşanma dosyasının kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Bu düzenlemenin temelinde, evlilik ilişkisinin eşlerden ortak hayatı sürdürmelerinin objektif olarak beklenemeyeceği ölçüde bozulmuş olması bulunur.

Uygulamada geçmişte sıklıkla “şiddetli geçimsizlik” olarak ifade edilen bu boşanma sebebi, yalnızca eşlerin sık sık tartışması anlamına gelmez. Evlilik ilişkisinin devamını ciddi biçimde etkileyen olayların bulunması gerekir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenmiştir.

TMK 166 yalnızca çekişmeli boşanmanın genel sebebini değil, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde anlaşmalı boşanmayı da düzenlemektedir.

Bu nedenle aynı madde içerisinde farklı hukuki durumlar bulunmakla birlikte, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan çekişmeli boşanma davasında mahkemenin temel incelemesi ortak hayatın devamının eşlerden beklenebilir olup olmadığıdır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması İçin Hangi Şartlar Aranır?

Bu boşanma sebebine dayanılabilmesi için öncelikle geçerli bir evliliğin bulunması gerekir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve bu sarsılmanın ortak hayatın devamını eşlerden beklenemeyecek ölçüde etkilemesi gerekir.

Ayrıca boşanmaya dayanak yapılan vakaların dava içerisinde ileri sürülmesi ve usulüne uygun delillerle ispatlanması önemlidir.

Mahkeme yalnızca tarafların boşanmak istediğini belirtmesiyle yetinmez; çekişmeli boşanma davasında ileri sürülen olayların hukuki niteliğini ve evlilik üzerindeki etkisini değerlendirir.

Şiddetli Geçimsizlik ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Aynı Şey midir?

“Şiddetli geçimsizlik” uygulamada yaygın biçimde kullanılan bir ifadedir. Kanundaki hukuki kavram ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Dolayısıyla günlük kullanımda şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma olarak ifade edilen pek çok dava hukuken TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmaktadır.

Ancak her geçimsizlik boşanma için yeterli değildir. Geçimsizliğin ortak hayatın devamını ciddi biçimde etkileyen bir seviyeye ulaşması gerekir.

Hangi Davranışlar Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasına Neden Olabilir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilecek davranışlar sınırlı sayıda değildir.

Eşler arasında sürekli ve ağır tartışmalar yaşanması, hakaret ve aşağılayıcı davranışlar, güven sarsıcı davranışlar, eşin sürekli küçümsenmesi, aile mahremiyetinin ihlal edilmesi, ekonomik sorumlulukların yerine getirilmemesi, eşin ailesinin evliliğe müdahalesine karşı gerekli sınırların oluşturulmaması veya ortak hayatı çekilmez hâle getiren başka davranışlar somut olayın koşullarına göre boşanma sebebi oluşturabilir.

Mahkeme bu davranışları tek başına değil, evliliğin bütünü ve tarafların karşılıklı tutumları içerisinde değerlendirir.

Sürekli Tartışmak Boşanma Sebebi midir?

Eşlerin zaman zaman tartışması evlilik hayatının olağan akışı içerisinde görülebilir ve her tartışma boşanma sebebi oluşturmaz.

Ancak tartışmaların süreklilik kazanması, ağırlaşması ve eşler arasında ortak hayatın devamını ciddi biçimde zedelemesi hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilebilir.

Tartışmaların nedeni, sıklığı, tarafların davranışları ve evlilik üzerindeki sonuçları birlikte değerlendirilir.

Hakaret Boşanma Sebebi midir?

Eşlerden birinin diğerine yönelik sürekli veya ağır hakaretlerde bulunması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir.

Küçük düşürücü sözler, aşağılamalar, eşin kişilik değerlerine saldıran ifadeler ve özellikle bu davranışların süreklilik göstermesi kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Hakaretin boşanma davasında ileri sürülmesi hâlinde olayın gerçekleştiğinin hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.

Küçümseme ve Aşağılama Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Evlilik birliği eşler arasında karşılıklı saygı ve dayanışmayı gerektirir.

Eşin mesleğinin, ailesinin, gelirinin, fiziksel özelliklerinin veya kişiliğinin sürekli küçümsenmesi ve aşağılanması ortak hayatı olumsuz etkileyebilir.

Bu tür davranışların ağırlığı ve sürekliliği somut olayda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Güven Sarsıcı Davranışlar Boşanma Sebebi midir?

Eşler arasındaki güven ilişkisini ciddi biçimde bozan davranışlar boşanma davasında önem taşıyabilir.

Başka kişilerle evlilik ilişkisinin sınırlarını aşan yazışmalar yapılması, eşten gizlenen ilişkiler, gerçeğe aykırı açıklamalar veya sadakat yükümlülüğünü zedeleyen diğer davranışlar somut olayın özelliklerine göre güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilir.

Her güven sarsıcı davranışın zina oluşturması gerekmez. Zina özel bir boşanma sebebidir ve kendi koşullarına tabidir. Zina koşullarının oluşmadığı bazı davranışlar ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir.

Sadakat Yükümlülüğüne Aykırılık Boşanma Sebebi midir?

Türk Medeni Kanunu kapsamında eşlerin birbirlerine sadık kalma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi, olayın niteliğine göre boşanma ve kusur değerlendirmesinde etkili olabilir.

Fiilin zina koşullarını oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmekle birlikte, sadakat yükümlülüğüne aykırı ancak zina kapsamında değerlendirilemeyen davranışlar TMK 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir.

Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Eşlerin aileleriyle ilişkilerini sürdürmeleri doğaldır. Ancak aile bireylerinin evlilik ilişkisine sürekli ve ciddi biçimde müdahale etmesi ve eşlerden birinin bu müdahalelere karşı evlilik birliğini koruyacak makul sınırları oluşturmaması boşanma davasında önem taşıyabilir.

Burada yalnızca kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile bireylerinin davranışları değil, eşin bu davranışlar karşısındaki tutumu değerlendirilir.

Somut olayın koşullarına göre eşin ailesinin müdahalesine kayıtsız kalması veya bu müdahaleleri desteklemesi kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Eşi Ailesiyle Görüştürmemek Boşanma Sebebi midir?

Eşlerden birinin diğer eşin ailesi ve yakın çevresiyle makul ilişkiler kurmasını sistematik biçimde engellemesi evlilik birliğini olumsuz etkileyebilir.

Ancak her aile uyuşmazlığı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Davranışın nedeni, süresi, yoğunluğu ve evlilik üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.

Ekonomik Şiddet Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Evlilik içerisinde ekonomik kaynakların diğer eş üzerinde baskı ve kontrol aracı olarak kullanılması boşanma davasında kusur oluşturan davranışlardan biri olarak değerlendirilebilir.

Eşin ekonomik ihtiyaçlarının kasıtlı biçimde karşılanmaması, gelir üzerinde aşırı kontrol kurulması, diğer eşin ekonomik özgürlüğünün sistematik biçimde kısıtlanması veya ortak ekonomik sorumluluklardan kaçınılması somut olayın koşullarına göre evlilik birliğini temelinden sarsabilir.

Ekonomik şiddet iddiasının değerlendirilmesinde tarafların gelirleri, yaşam koşulları ve evlilik içerisindeki ekonomik düzen birlikte dikkate alınmalıdır.

Evin Ekonomik İhtiyaçlarını Karşılamamak Boşanma Sebebi midir?

Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Eşlerden birinin ekonomik gücü bulunmasına rağmen ortak hayatın temel ihtiyaçlarına sürekli olarak katkıda bulunmaması veya aile ekonomik sorumluluklarını diğer eş üzerinde bırakması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Bununla birlikte işsizlik, hastalık veya kişinin iradesi dışında gelişen ekonomik güçlüklerle bilinçli olarak sorumluluktan kaçınma birbirinden ayrılmalıdır.

Eşin Çalışmasına Engel Olmak Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Eşlerden birinin diğer eşin çalışma hayatına keyfî ve baskıcı biçimde müdahale etmesi, mesleğini sürdürmesini engellemesi veya ekonomik bağımsızlığını kontrol altında tutmaya çalışması somut olayın özelliklerine göre boşanma sebebi oluşturabilir.

Mahkeme davranışın niteliğini, tarafların yaşam düzenini ve olayın evlilik üzerindeki etkisini değerlendirir.

Eşler Arasında İletişimsizlik Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Eşlerin uzun süre birbirleriyle sağlıklı iletişim kurmaması, ortak hayatı paylaşmaması ve evlilik ilişkisinin fiilen ortadan kalkmasına neden olan davranışlarda bulunması evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca eşlerin karakterlerinin farklı olması veya iletişim tarzlarının uyuşmaması her durumda boşanma sebebi değildir.

İletişimsizliğin evlilik birliğini hangi ölçüde etkilediği somut olayda incelenir.

Eşlerin Ayrı Yaşaması Tek Başına Boşanma Sebebi midir?

Eşlerin ayrı yaşaması, tek başına her durumda boşanma kararı verilmesini gerektirmez.

Ayrı yaşamanın nedeni, ne kadar süredir devam ettiği ve tarafların ortak hayatı yeniden kurma iradelerinin bulunup bulunmadığı önemlidir.

Ayrı yaşama, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren olaylardan biri olabilir; ancak mahkeme diğer vakalarla birlikte değerlendirme yapar.

Evi Terk Etmek Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Kapsamında Değerlendirilebilir mi?

Terk, Türk Medeni Kanunu’nda belirli şartlarla özel boşanma sebebi olarak ayrıca düzenlenmiştir.

Bununla birlikte eşin ortak konutu haklı bir neden olmaksızın terk etmesi veya ortak hayatı sürdürmekten sistematik biçimde kaçınması, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusur değerlendirmesine de konu olabilir.

Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, olayın özelliklerine ve özel boşanma sebebinin kanuni koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenmelidir.

Fiziksel Şiddet Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanmaya Dayanak Olabilir mi?

Eşe yönelik fiziksel şiddet evlilik birliğini ciddi biçimde etkileyen davranışlardan biridir.

Fiziksel şiddet aynı zamanda Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel boşanma sebepleriyle veya ceza hukuku ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerle bağlantılı olabilir.

Boşanma davasında hangi hukuki sebebe dayanılacağı olayın özelliklerine göre belirlenir.

Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir?

Sürekli aşağılama, tehdit, baskı, korkutma, kontrol etme, sosyal çevreden uzaklaştırma ve benzeri davranışlar psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Bu davranışların evlilik birliğini ortak hayatın sürdürülmesi beklenemeyecek derecede bozması hâlinde TMK 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturması mümkündür.

Psikolojik şiddetin fiziksel iz bırakmaması, boşanma davasında hukuken önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ancak iddia edilen olayların ispatı gerekir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Evlilik ilişkisinin doğal unsurlarından biri eşler arasındaki duygusal ve fiziksel yakınlıktır.

Haklı bir neden bulunmaksızın ve süreklilik gösterecek biçimde cinsel birliktelikten kaçınma, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlardan biri olarak değerlendirilebilir.

Ancak sağlık sorunları, psikolojik nedenler veya başka haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Eşin Sürekli Yalan Söylemesi Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Evlilik içerisindeki güven ilişkisini sürekli biçimde bozan yalanlar, olayın niteliğine göre boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Özellikle ekonomik durum, borçlar, ilişkiler veya aile hayatını doğrudan etkileyen önemli konularda sistematik biçimde gerçeğe aykırı beyanda bulunulması evlilik birliğinin devamını güçleştirebilir.

Her gerçeğe aykırı ifade tek başına boşanma sebebi oluşturmaz. Davranışın ağırlığı ve evlilik üzerindeki etkisi önemlidir.

Borçları Eşten Gizlemek Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Evlilik ekonomisini ciddi biçimde etkileyen borçların diğer eşten sistematik olarak gizlenmesi, ortak ekonomik düzenin riske atılması veya kontrolsüz borçlanma nedeniyle aile yaşamının ağır biçimde etkilenmesi kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Mahkeme borcun miktarı, nedeni, tarafların ekonomik durumu ve diğer eş üzerindeki etkisini birlikte değerlendirebilir.

Sosyal Medya Kullanımı Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Sosyal medya kullanımı tek başına boşanma sebebi değildir.

Ancak sosyal medya üzerinden sadakat yükümlülüğüne aykırı yazışmalar yapılması, eşe hakaret edilmesi, özel hayatın izinsiz paylaşılması veya evlilik ilişkisini ciddi biçimde zedeleyen davranışlarda bulunulması boşanma davasında delil ve kusur konusu olabilir.

Sosyal medya içeriklerinin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması ayrıca önemlidir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasında Kusur Neden Önemlidir?

Kusur, özellikle çekişmeli boşanma davalarında boşanmanın fer’î sonuçları bakımından önemli bir kavramdır.

Mahkeme tarafların evlilik birliğinin bozulmasına neden olan davranışlarını değerlendirerek kusur durumlarını belirleyebilir.

Kusur değerlendirmesi maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve bazı diğer talepler bakımından doğrudan sonuç doğurabilir.

Tam Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir mi?

TMK 166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunmaktadır.

Ancak bu itiraz hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış olması hâlinde boşanmaya karar verilebilir.

Dolayısıyla kusur yalnızca “kim daha hatalı?” sorusundan ibaret değildir; kanunda boşanma talebinin değerlendirilmesine ilişkin özel sonuçları da bulunmaktadır.

Eşit Kusur Hâlinde Boşanma Kararı Verilebilir mi?

Tarafların eşit kusurlu olması tek başına boşanmaya engel değildir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve ortak hayatın devamının taraflardan beklenemeyeceği sonucuna varılması hâlinde boşanma kararı verilebilir.

Bununla birlikte eşit kusur, özellikle tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Kusursuz Olmak Boşanma Davası Açmanın Şartı mıdır?

Hayır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilmek için davacının tamamen kusursuz olması zorunlu değildir.

Ancak davacının kusurunun davalıdan daha ağır olması durumunda TMK 166/2 kapsamında davalının itiraz hakkı gündeme gelebilir.

Ayrıca kusur oranları boşanmanın mali sonuçları bakımından ayrıca önem taşır.

Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Kusur, tarafların dava içerisinde ileri sürdükleri ve ispatlanan vakalar üzerinden değerlendirilir.

Mahkeme tarafların birbirlerine karşı gerçekleştirdikleri davranışları, olayların ağırlığını ve evlilik birliğinin bozulmasına etkisini değerlendirir.

Kusur değerlendirmesi matematiksel bir hesaplama değildir. Her olayın niteliği ve evlilik üzerindeki etkisi birlikte incelenir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nasıl İspatlanır?

Boşanma davasında iddia edilen vakaların hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.

Tanık anlatımları, mesajlar, elektronik yazışmalar, fotoğraflar, sosyal medya içerikleri, resmi belgeler, sağlık kayıtları, kolluk tutanakları, mahkeme ve savcılık dosyaları ile somut olayın niteliğine uygun diğer deliller kullanılabilir.

Ancak delilin varlığı kadar hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da önemlidir.

Tanıkla Boşanma Sebepleri İspatlanabilir mi?

Evet. Tanık delili çekişmeli boşanma davalarında sıklıkla kullanılmaktadır.

Tanığın bizzat gördüğü veya duyduğu olaylara ilişkin anlatımları ile başkasından aktardığı bilgilerin ispat gücü aynı olmayabilir.

Mahkeme tanığın taraflarla ilişkisini, olayları hangi şekilde öğrendiğini, anlatımının tutarlılığını ve diğer delillerle uyumunu birlikte değerlendirir.

Aile Bireyleri Boşanma Davasında Tanık Olabilir mi?

Tarafların anne, baba, kardeş veya diğer yakınlarının boşanma davasında tanık olarak dinlenmesine kategorik bir engel bulunmamaktadır.

Ancak tanığın taraflardan biriyle yakınlığı mahkeme tarafından anlatımın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Önemli olan tanığın olaylara ilişkin doğrudan bilgisinin bulunması ve anlatımının dosyanın bütünüyle değerlendirilmesidir.

WhatsApp Mesajları Boşanma Davasında Delil Olabilir mi?

WhatsApp ve benzeri mesajlaşma kayıtları somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında delil olarak gündeme gelebilir.

Ancak mesajların hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması önemlidir. Başkasının hesabına veya cihazına hukuka aykırı biçimde erişilerek elde edilen veriler hukuka aykırı delil tartışmasına neden olabilir.

Mesajların tarafı olan kişinin kendi iletişim kayıtlarını sunması ile gizlice üçüncü kişilerin haberleşmesine erişilmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.

Gizli Ses Kaydı Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?

Gizli ses kayıtlarının delil niteliği her somut olayın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir.

Özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği temel haklardır. Hukuka aykırı biçimde oluşturulan delillerin mahkemede kullanılması mümkün olmayabilir ve kayıt işlemi ayrıca hukuki veya cezai sorumluluk doğurabilir.

Bu nedenle boşanma davası için delil elde edilirken hukuka uygunluk sınırlarının gözetilmesi gerekir.

Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Herkese açık sosyal medya paylaşımları veya tarafın hukuka uygun biçimde erişebildiği içerikler somut olayın niteliğine göre boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak sahte hesapla özel hesaba erişmek, şifre kırmak veya başka yöntemlerle hukuka aykırı biçimde veri elde etmek farklı hukuki sorunlar doğurabilir.

Delilin nasıl elde edildiği en az içeriği kadar önemlidir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka Talep Edilebilir mi?

Boşanma davasında koşulların bulunması hâlinde tedbir nafakası ve boşanma sonrasında yoksulluk nafakası gündeme gelebilir.

Dava devam ederken eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici önlemler kapsamında tedbir nafakasına karar verilebilir.

Yoksulluk nafakası bakımından ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gibi kanuni koşullar değerlendirilir.

Çocuk İçin İştirak Nafakası Talep Edilebilir mi?

Boşanma sonucunda velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılması gerekir.

İştirak nafakasının belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçları, yaşı, eğitim durumu ve anne ile babanın ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınır.

Çocuğa ilişkin nafaka değerlendirmelerinde temel ölçütlerden biri çocuğun üstün yararıdır.

Maddi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir.

Maddi tazminatın koşulları boşanmanın gerçekleşmesi, tarafların kusur durumları ve menfaat kaybı dikkate alınarak değerlendirilir.

Her boşanma davasında otomatik olarak maddi tazminata hükmedilmez.

Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer eşten manevi tazminat talep edebilir.

Hakaret, fiziksel şiddet, sadakat yükümlülüğüne ağır aykırılık veya kişilik değerlerini ciddi biçimde zedeleyen başka davranışlar somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Tazminat miktarı olayın ağırlığı ve tarafların koşulları dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.

Boşanma Davasında Velayet Nasıl Belirlenir?

Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme anne veya babanın boşanmadaki kusurunu tek başına esas almaz. Çocuğun yaşı, bakım ihtiyaçları, eğitim düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, yaşam koşulları ve fiziksel ve psikolojik gelişimi gibi faktörler değerlendirilir.

Gerekli durumlarda uzman incelemelerinden ve sosyal inceleme raporlarından yararlanılabilir.

Boşanmada Çocuğun Görüşü Alınır mı?

Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygun olduğunda görüşünün alınması gündeme gelebilir.

Ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir. Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir.

Çocuğun ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın tarafı hâline getirilmemesi de önemlidir.

Boşanma Davası Devam Ederken Ortak Konutta Kim Kalır?

Boşanma davası devam ederken hâkim eşlerin barınması ve geçimine ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir.

Somut olayın koşullarına göre ortak konutun geçici olarak eşlerden birine tahsis edilmesi gündeme gelebilir.

Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanabilir.

Boşanma Davasında Aile Konutu Ne Olur?

Aile konutunun mülkiyet durumu ile boşanma davası sırasında kullanımının kime bırakılacağı birbirinden farklı meselelerdir.

Dava devam ederken geçici kullanım konusunda tedbir kararı verilebilir.

Taşınmazın mülkiyeti ve mal rejiminden kaynaklanan haklar ise somut olayın özelliklerine göre ayrı hukuki değerlendirmeye tabi olabilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davalarının süresi dosyanın kapsamına göre değişir.

Tarafların iddia ve savunmalarının sayısı, tanıkların dinlenmesi, kurumlara yazılan müzekkereler, uzman incelemeleri, velayet uyuşmazlıkları ve kanun yolu süreçleri davanın süresini etkileyebilir.

Bu nedenle her çekişmeli boşanma davası için önceden kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.

Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi uyuşmazlığı görür.

Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafından da dikkate alınır.

Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Bu nedenle boşanma davasının mutlaka evliliğin yapıldığı yerde açılması gerekmez.

Somut olayda tarafların yerleşim yerleri ve son ortak yaşam yerleri dikkate alınarak yetkili mahkeme belirlenir.

Ataşehir'de Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Ataşehir’de yaşayan veya yetki kuralları gereğince davasını bu bölge bakımından görevli mahkemede açabilecek kişiler açısından öncelikle boşanmanın dayandığı vakaların ve taleplerin belirlenmesi gerekir.

Dava dilekçesinde boşanma sebebi oluşturan olayların açık ve somut biçimde ortaya konulması, kusur iddialarının belirtilmesi ve dayanılan delillerin usul kurallarına uygun şekilde sunulması önemlidir.

Nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’î taleplerin de dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.

Boşanma Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Dava dilekçesinde taraf bilgileri, boşanmanın dayandığı vakalar, hukuki sebepler, deliller ve sonuç olarak mahkemeden talep edilen hususlar açık biçimde belirtilmelidir.

Çekişmeli boşanma davalarında vakaların hangi eşin hangi davranışına dayandığı somutlaştırılmalıdır.

Genel ve soyut ifadeler yerine olayların tarihsel ve mantıksal bütünlük içerisinde açıklanması, iddiaların ispatı bakımından önem taşır.

Sonradan Yeni Boşanma Sebepleri Eklenebilir mi?

Medeni usul hukukunda iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesine ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır.

Bu nedenle boşanma davasına dayanak olacak önemli olayların dava ve cevap dilekçelerinin hazırlanması aşamasında doğru biçimde belirlenmesi önemlidir.

Dava devam ederken ortaya çıkan yeni olayların hukuki etkisi ise gerçekleşme zamanı ve usul hükümleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanma Davasından Vazgeçilirse Ne Olur?

Davadan feragat, boşanma yargılaması bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Feragat edilen vakaların daha sonra yeni bir boşanma davasında nasıl değerlendirileceği, özellikle affetme veya en azından hoşgörüyle karşılama tartışmaları bakımından önem taşıyabilir.

Bu nedenle boşanma davasından vazgeçilmesinin sonuçları yalnızca mevcut dosyanın kapanması açısından değerlendirilmemelidir.

Affedilen Olaylar Boşanma Sebebi Yapılabilir mi?

Boşanma hukukunda affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların kusur olarak ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir.

Affın bulunup bulunmadığı tarafların davranışlarından ve evlilik ilişkisinin olay sonrasında nasıl devam ettiğinden anlaşılabilir.

Ancak yalnızca ortak hayatın bir süre devam etmiş olması her durumda otomatik olarak affın bulunduğu anlamına gelmez. Somut olayın koşulları değerlendirilmelidir.

Eski Olaylar Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?

Olayların üzerinden zaman geçmiş olması tek başına bunların hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez.

Ancak olayın affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olup olmadığı, sonrasında evlilik ilişkisinin nasıl devam ettiği ve daha sonraki olaylarla bağlantısı önemlidir.

Mahkeme vakaları evlilik sürecinin bütünü içerisinde değerlendirebilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ile Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Fark Nedir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı çekişmeli boşanmada taraflar boşanmanın sebebi, kusur, nafaka, tazminat, velayet veya diğer sonuçlar konusunda uyuşmazlık yaşayabilir.

Anlaşmalı boşanmada ise kanuni şartların bulunması ve eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeler üzerinde anlaşması gerekir.

Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması da kanuni koşullardan biridir.

Çekişmeli Boşanma Davası Sonradan Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi?

Tarafların yargılama devam ederken boşanmanın sonuçları konusunda anlaşması ve anlaşmalı boşanmanın kanuni şartlarının bulunması hâlinde sürecin anlaşmalı boşanma hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılması gündeme gelebilir.

Bunun için tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaşmaları ve hâkimin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

İlk derece mahkemesinin boşanma kararı verilmesiyle evlilik aynı anda hukuken sona ermez.

Kararın kanun yolu süreçlerinin tamamlanması veya süresinde kanun yoluna başvurulmaması sonucunda kesinleşmesi gerekir.

Boşanmanın nüfus kayıtlarına işlenmesi de kesinleşme sonrasında gerçekleştirilir.

Ataşehir Boşanma Avukatı Desteği

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davalarında yalnızca boşanma talebinin hazırlanması değil, boşanmaya neden olan vakaların hukuki olarak doğru sınıflandırılması ve ispat araçlarının belirlenmesi de önemlidir.

Kusur durumu; maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve diğer mali sonuçlar bakımından etkili olabilir. Çocuk bulunan evliliklerde ise velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularının çocuğun üstün yararı doğrultusunda ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı, Ataşehir çekişmeli boşanma avukatı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması avukatı, şiddetli geçimsizlik boşanma avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında dava öncesinden kararın kesinleşmesine kadar bütün hukuki taleplerin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

Sonuç

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen ve uygulamada sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden biridir.

Boşanma kararı verilebilmesi için eşler arasındaki uyuşmazlığın sıradan bir anlaşmazlığın ötesine geçerek ortak hayatın sürdürülmesini kendilerinden beklenemeyecek ölçüde etkilemesi gerekir.

Hakaret, aşağılama, güven sarsıcı davranışlar, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, ekonomik veya psikolojik şiddet, aile müdahalesine karşı sınır koymama, ortak sorumlulukların yerine getirilmemesi ve benzeri birçok davranış somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir.

Ancak boşanma davasında yalnızca olayların yaşanmış olması değil, bunların usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ve hukuka uygun delillerle ispatlanması da önemlidir. Kusur değerlendirmesi ise nafaka ve tazminat başta olmak üzere boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, TMK 166, şiddetli geçimsizlik, çekişmeli boşanma davası, boşanmada kusur, Ataşehir boşanma avukatı, Ataşehir aile hukuku avukatı ve İstanbul boşanma avukatı kapsamında her dosyanın kendi olayları, delilleri ve talepleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.

 

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.