Blog

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası - Çekmeköy Boşanma Avukatı

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası - Çekmeköy Boşanma Avukatı Hayata kast sebebiyle boşanma, eşlerden birinin diğer eşin yaşamına yönelik olarak öldürme amacı taşıyan davranışlarda bulunması hâlinde gündeme gelen özel boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi kapsamında eşlerden her biri, diğer eş tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması hâlinde boşanma davası açabilir. Kaynakta hayata kast, hem özel hem de mutlak bir boşanma sebebi olarak açıklanmaktadır. Hayata kastın mutlak boşanma sebebi olması nedeniyle, bu fiilin ispatlanması hâlinde ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesine gerek bulunmadığı kaynakta belirtilmektedir. Ayrıca özel boşanma sebebi ispatlandığında davacı eşin kendi kusurlu davranışları üzerinden genel boşanma davalarında olduğu gibi bir kusur karşılaştırması yapılmaz. Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı kapsamında hayata kast nedeniyle boşanma değerlendirilirken eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı, dava süresinin geçirilip geçirilmediği, af bulunup bulunmadığı ve olayla bağlantılı bir ceza soruşturması veya ceza davasının mevcut olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Nedir? Hayata kast sebebiyle boşanma, eşlerden birinin diğer eşin hayatını sona erdirmeye yönelik davranışta bulunması nedeniyle açılan özel boşanma davasıdır. Kaynağa göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında eşlerden birinin diğer eşi öldürme saikiyle gerçekleştirdiği fiiller hayata kast kapsamında değerlendirilebilir ve bu durum boşanma için özel ve mutlak bir sebep oluşturur. Bu nedenle burada yalnızca eşler arasındaki geçimsizlik veya tartışma değil, diğer eşin yaşamına yönelen ciddi bir davranış söz konusudur. Hayata Kast Hangi Kanunda Düzenlenmiştir? Hayata kast sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Kaynakta aktarılan düzenlemeye göre eşlerden her biri; Hayatına kastedilmesi, Kendisine pek kötü davranılması, Ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Hayata kast, bu maddede düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Hayata Kast Özel Boşanma Sebebi midir? Evet. Kaynak, hayata kast sebebiyle boşanmayı açıkça özel bir boşanma sebebi olarak değerlendirmektedir. Özel boşanma sebebinin varlığının ispatlanması hâlinde davanın değerlendirilmesi genel boşanma sebebinden farklı şekilde yapılabilir. Hayata Kast Mutlak Boşanma Sebebi midir? Kaynağa göre evet. Hayata kast aynı zamanda mutlak boşanma sebebidir. Bu nedenle eylemin gerçekleştiği ve kanunda belirtilen koşulların bulunduğu ispatlanırsa ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğinin araştırılması gerekmez. Bu durum hayata kastı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi genel ve nispi boşanma sebeplerinden ayırmaktadır. Hayata Kastın Boşanma Sebebi Olması İçin Evlilik Çekilmez Hâle Gelmiş Olmalı mıdır? Kaynağa göre hayır. Hayata kastın mutlak bir boşanma sebebi olması nedeniyle, bu özel sebebin ispatlanması durumunda evlilik birliğinin ayrıca çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla burada belirleyici olan eşin diğer eşin hayatına yönelik eyleminin bulunmasıdır. Hayata Kast Sebebiyle Boşanmada Kusur Karşılaştırması Yapılır mı? Kaynağa göre özel boşanma sebebi ispatlandığında genel boşanma davalarında olduğu gibi davacı ve davalının kusurları karşılaştırılmaz. Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında, özel boşanma sebebi ispatlanmışsa davalının davacının da kusurlu olduğunu ortaya koymaya yönelik delillerinin kusur kıyaslaması bakımından dikkate alınamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle davacı eşin evlilik içerisindeki başka kusurları, hayata kast sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesini ortadan kaldırmaz. Davacı Eş Daha Kusurlu Olsa Bile Hayata Kast Nedeniyle Boşanabilir mi? Kaynağa göre evet. Hayata kast mutlak ve özel bir boşanma sebebi olduğundan, davacı eşin evlilik içerisindeki kusurunun daha fazla olması dahi tek başına hayata kast sebebiyle boşanma hakkını ortadan kaldırmaz. Kaynakta, davacı eş daha fazla kusurlu olsa dahi hayatına kasteden eşiyle yaşamaya devam etmesinin beklenemeyeceği ifade edilmektedir. Hangi Davranışlar Hayata Kast Sayılabilir? Kaynağa göre hayata kast kapsamında değerlendirilebilecek davranışlar arasında; Eşi öldürmek amacıyla hareket etmek ancak sonucu gerçekleştirememek, Eşi intihara teşvik etmek, Öldürme amacı bulunmasına rağmen kullanılan aracın elverişsiz olması nedeniyle ölüm sonucunun gerçekleşmemesi, Eş ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada onu kurtarmamak yer almaktadır. Bu davranışların ortak özelliği, eşin yaşamına yönelen öldürme iradesi veya kaynakta açıklanan ölçüde hayata yönelik ciddi davranışların bulunmasıdır. Eşi Öldürmeye Teşebbüs Etmek Boşanma Sebebi midir? Evet. Kaynak, eşini öldürmek amacıyla hareket eden ancak ölüm sonucunu gerçekleştiremeyen eşe karşı hayata kast sebebiyle boşanma davası açılabileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla boşanma sebebinin oluşması için ölüm sonucunun gerçekleşmesi gerekmez. Zaten ölüm gerçekleştiğinde evlilik birliği ölümle sona ereceğinden hayata kast nedeniyle boşanma bakımından esas önem taşıyan alan öldürme girişimidir. Eşi İntihara Teşvik Etmek Hayata Kast Sayılır mı? Kaynağa göre eşin intihara teşvik edilmesi, hayata kast nedeniyle boşanma davasına konu olabilecek davranışlardan biridir. Bu nedenle diğer eşin doğrudan fiziksel saldırıda bulunması her zaman şart değildir; eşin yaşamını sona erdirmeye yönelen davranışın niteliği somut olayda değerlendirilmelidir. Öldürmek İçin Kullanılan Araç Elverişsizse Hayata Kast Oluşur mu? Kaynağa göre öldürme amacı bulunduğu hâlde kullanılan aracın elverişsiz olması nedeniyle ölüm sonucunun gerçekleşmemesi de hayata kast nedeniyle boşanma bakımından değerlendirilebilir. Burada önemli olan yalnızca sonucun gerçekleşmemiş olması değil, eşin öldürme amacıyla hareket edip etmediğidir. Hayati Tehlike İçindeki Eşi Kurtarmamak Hayata Kast Sayılabilir mi? Kaynağa göre eşin ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada diğer eş tarafından kurtarılmaması da hayata kast nedeniyle boşanma davasına konu olabilecek davranışlar arasında sayılmaktadır. Somut olayda bu davranışın koşulları ve eşin iradesi ayrıca değerlendirilmelidir. Öldürme Tehdidi Hayata Kast Sebebiyle Boşanma İçin Yeterli midir? Kaynağa göre hayır. Yalnızca öldürme tehdidi, hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz. Bu nedenle “seni öldüreceğim” şeklindeki bir tehdit ile doğrudan öldürme amacıyla gerçekleştirilen eylem aynı hukuki kapsamda değerlendirilmemektedir. Tehdit başka boşanma sebepleri bakımından önem taşıyabilse de kaynak hayata kast bakımından öldürme tehdidini tek başına yeterli görmemektedir. Eşin Ailesine Yapılan Saldırı Hayata Kast Sayılır mı? Kaynağa göre hayır. Hayata kast sebebinin doğrudan eşin hayatına yönelik olması gerekir. Eşin ailesine veya yakınlarına yapılan saldırılar, tek başına hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz. Bu davranışların başka boşanma sebepleri kapsamında değerlendirilmesi ise somut olayın özelliklerine bağlıdır. Öldürme Kastı Olmadan Eşe Zarar Vermek Hayata Kast mıdır? Kaynağa göre hayata kast bakımından öldürme amacı önemlidir. Öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz. Bu nedenle fiziksel şiddet içeren her olay otomatik olarak hayata kast sayılmaz. Davranışın öldürme iradesi taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir. İhmali Davranış Her Zaman Hayata Kast Sayılır mı? Kaynak, genel olarak ihmale dayalı davranışların hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmayacağını belirtmektedir. Bununla birlikte aynı kaynak, eş ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada onu kurtarmamanın hayata kast kapsamında değerlendirilebileceğini de belirtmektedir. Dolayısıyla ihmali davranışların hukuki niteliği somut olayın koşullarına ve eşin iradesine göre değerlendirilmelidir. Akıl Hastası Eşe Karşı Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi? Kaynağa göre akıl hastası veya ayırt etme gücünü yitirmiş eş hakkında hayata kast sebebiyle boşanma davası açılamaz. Bu durumda akıl hastalığı nedeniyle boşanma gündeme gelebilir. Bunun nedeni hayata kast bakımından iradi bir davranışın bulunmasının önem taşımasıdır. Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Süre Var mıdır? Evet. Türk Medeni Kanunu’nun kaynakta aktarılan düzenlemesine göre davaya hakkı olan eşin; Boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay, Her hâlde olayın gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde davayı açması gerekir. Kaynak, bu süreleri hak düşürücü süre olarak değerlendirmektedir. Altı Aylık Süre Ne Zaman Başlar? Kaynağa göre altı aylık süre, davaya hakkı olan eşin hayata kast teşkil eden boşanma sebebini öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle olayın gerçekleştiği tarih ile eşin olayı öğrendiği tarih farklıysa süre hesabında öğrenme tarihi önem taşıyabilir. Beş Yıllık Süre Ne Anlama Gelir? Kaynağa göre hayata kast sebebinin gerçekleşmesinden itibaren her hâlde 5 yıl geçmesiyle bu özel boşanma sebebine dayalı dava hakkı düşer. Dolayısıyla eş olayı daha geç öğrenmiş olsa bile kaynakta belirtilen beş yıllık üst süre ayrıca dikkate alınmalıdır. Altı Ay ve Beş Yıllık Süreler Zamanaşımı mıdır? Kaynak bu süreleri hak düşürücü süre olarak nitelendirmektedir. Bu nedenle sürelerin geçirilmesi hâlinde hayata kast özel sebebine dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkabilir. Hayata Kast Eylemi Devam Ediyorsa Süre Nasıl Hesaplanır? Kaynağa göre devam eden eylemler söz konusu olduğunda son eylem tarihi dikkate alınır. Bu nedenle birden fazla ve devamlılık gösteren hayata kast niteliğindeki davranış bulunması hâlinde süre hesabının somut olayın kronolojisine göre yapılması gerekir. Süre Kaçırılırsa Hiç Boşanma Davası Açılamaz mı? Hayata kast özel sebebine ilişkin sürelerin geçirilmesi hâlinde bu özel sebebe dayanma hakkı sona erebilir. Ancak kaynak, davacı eşin bu durumda diğer boşanma sebeplerine dayanmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla hayata kastın özel dava süresinin kaçırılması, somut olayda başka boşanma sebeplerinin bulunması hâlinde hiçbir şekilde boşanma talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Affeden Eş Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası Açabilir mi? Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun kaynakta aktarılan hükmüne göre affeden tarafın dava hakkı yoktur. Kaynak ayrıca af gerçekleşmesi hâlinde hayata kast sebebine dayanılarak açılabilecek dava hakkının düşeceğini belirtmektedir. Boşanmada Af Nasıl Gerçekleşir? Kaynağa göre affın gerçekleşmesi için mutlaka belirli bir şekil şartına uyulması gerekmez. Af; Yazılı, Sözlü, Örtülü davranışla gerçekleşebilir. Ancak affın kabulü için kayıtsız ve şartsız bir irade açıklamasının bulunması veya affı açıkça gösteren fiili davranışların mevcut olması gerekir. Affı Kim İspatlamak Zorundadır? Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre af olgusunu ileri süren kişi, bunu somut delillerle kanıtlamalıdır. Dolayısıyla diğer eşin “beni affetti” demesi tek başına yeterli değildir. Eşlerin Yeniden Birlikte Yaşaması Af Sayılabilir mi? Somut olayın özelliklerine göre evet. Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında tarafların dava açıldıktan sonra yeniden bir araya gelmeleri ve ortak konutta birlikte yaşamaları, dosyadaki fotoğraflarla da desteklenerek af olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle hayata kast eyleminden sonra tarafların davranışları dava hakkı bakımından önem taşıyabilir. Af Şarta Bağlanabilir mi? Kaynağa göre hayır. Af şarta bağlanamaz. Dolayısıyla hukuki anlamda af değerlendirilirken açık veya örtülü iradenin koşulsuz niteliği önem taşımaktadır. Ceza Şikâyetinden Vazgeçmek Af Sayılır mı? Kaynağa göre hayır. Örneğin eşin maruz kaldığı darp nedeniyle savcılığa yaptığı şikâyetten vazgeçmesi, tek başına boşanma hukuku bakımından af anlamına gelmez. Bu nedenle ceza soruşturmasındaki şikâyetten vazgeçme ile boşanma hukukundaki af birbirinden ayrılmalıdır. Hayata Kast Nedeniyle Boşanmanın Miras Hukukuna Etkisi Var mıdır? Kaynağa göre hayata kast sebebiyle boşanma uyuşmazlıklarının miras hukuku bakımından da sonuçları bulunabilir. Kaynak, Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesi kapsamında bir kişiyi kasten ve hukuka aykırı biçimde öldürmeye teşebbüs etmenin mirastan yoksunluk sebebi olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla hayata kast teşkil eden eylem yalnızca boşanma bakımından değil, miras hukuku bakımından da sonuç doğurabilir. Hayata Kast Olayıyla İlgili Ceza Davası Varsa Boşanma Davası Bekletilebilir mi? Kaynağa göre hayata kast olayı nedeniyle devam eden bir ceza davası bulunması hâlinde boşanma mahkemesi, ceza davasında verilecek kararı bekleyebilir. Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında, eşini bıçakla yaraladığı iddiasıyla hakkında ceza davası açılan taraf bakımından ceza davasının sonucunun boşanma dosyasındaki kusur değerlendirmesini etkileyebileceği ve bu nedenle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ceza Mahkemesi Kararı Boşanma Davasını Etkiler mi? Kaynakta verilen Yargıtay örneğine göre ceza yargılamasının sonucu boşanma davasındaki değerlendirme üzerinde etkili olabilir. Özellikle hayata kast iddiasının temelini oluşturan fiilin ceza yargılamasına da konu olması hâlinde, ceza dosyasındaki deliller ve karar boşanma davasında önem taşıyabilir. Hayata Kast ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Birlikte İleri Sürülebilir mi? Evet. Kaynak, hayata kast gibi özel boşanma sebepleriyle birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine de dayanılabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle davacı yalnızca hayata kast özel sebebine dayanmak zorunda değildir. Birden Fazla Boşanma Sebebine Aynı Davada Dayanılabilir mi? Kaynağa göre evet. Hayata kast, pek kötü davranış, onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebepler somut olayın özelliklerine göre birlikte ileri sürülebilir. Mahkemenin öncelikle ileri sürülen özel boşanma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmesi gerektiği belirtilmektedir. Özel Boşanma Sebebi Gerçekleşmezse Genel Boşanma Sebebi İncelenir mi? Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre davacı özel ve genel boşanma sebeplerini birlikte ileri sürmüşse mahkeme öncelikle özel boşanma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmelidir. Özel boşanma sebebi gerçekleşmemişse delillerin evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle dava dilekçesinde hangi hukuki sebeplere dayanıldığı yargılamanın değerlendirme sırası bakımından önemlidir. Hayata Kast Sebebiyle Açılan Dava Sonradan Değiştirilebilir mi? Kaynakta bu tür davalarda ıslahın mümkün olduğu belirtilmektedir. Boşanma sebebinin değiştirilebileceği veya uygun koşullarda açılmış davanın anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebileceği ifade edilmektedir. Bu nedenle yargılama sırasında ortaya çıkan gelişmeler davanın hukuki yürütülüşünü etkileyebilir. Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi? Kaynağa göre uygun bir ıslah yoluyla açılmış boşanma davasının anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülmesi mümkün olabilir. Bunun hangi koşullarda gerçekleştirilebileceği somut davanın usulî durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir. Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Hangi Deliller Önemlidir? Yüklenen kaynak doğrudan kapsamlı bir delil listesi vermemektedir. Ancak içerdiği Yargıtay kararlarından; Ceza soruşturması ve ceza davası dosyaları, Yaralanma ve saldırıya ilişkin kayıtlar, Tarafların birlikte yaşayıp yaşamadığını gösteren belgeler, Fotoğraflar, Af iddiasını destekleyen veya çürüten deliller, Somut olayın gerçekleşme biçimini gösteren diğer hukuka uygun deliller önem taşıyabileceği anlaşılmaktadır. Hayata Kast Nasıl İspatlanır? Hayata kast bakımından temel mesele, diğer eşin davranışının yaşamı sona erdirmeye yönelik bir irade taşıdığının ortaya konulmasıdır. Kaynak, öldürme amacı bulunmaksızın verilen zararların hayata kast kapsamında olmadığını özellikle belirtmektedir. Bu nedenle eylemin niteliği, kullanılan araç, olayın gerçekleşme biçimi ve varsa ceza dosyasındaki deliller birlikte önem taşıyabilir. Fiziksel Şiddet Her Zaman Hayata Kast Sayılır mı? Hayır. Kaynağa göre öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar hayata kast sebebiyle boşanmanın kapsamına girmez. Dolayısıyla fiziksel şiddetin ağırlığı çok önemli olmakla birlikte, hayata kast özel sebebi bakımından öldürme amacının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bıçakla Yaralama Hayata Kast Sayılabilir mi? Kaynakta aktarılan Yargıtay kararlarından birinde eşin bıçakla yaralanmasıyla ilgili ceza davasının sonucunun boşanma davasındaki değerlendirmeyi etkileyebileceği belirtilmiştir. Ancak kaynak, her bıçakla yaralama eyleminin otomatik olarak hayata kast sayılacağını söylememektedir. Eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı somut olayda değerlendirilmelidir. Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Affın Önemi Nedir? Af, bu özel boşanma sebebine dayanma hakkını doğrudan etkileyen konulardan biridir. Kaynakta affeden eşin hayata kast sebebine dayanarak dava açma hakkının bulunmadığı ve af gerçekleşmesi hâlinde bu özel dava hakkının düştüğü belirtilmektedir. Bu nedenle eylemden sonra eşlerin davranışları yargılama bakımından önem taşıyabilir. Hayata Kast Sebebiyle Boşanmada En Önemli Süreler Nelerdir? Kaynağın açıklamalarına göre iki temel hak düşürücü süre bulunmaktadır: Hayata kast sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay, Eylemin gerçekleşmesinden itibaren her hâlde 5 yıl. Bu sürelerin geçirilmesi, hayata kast özel sebebine dayanma hakkının kaybedilmesine neden olabilir. Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir? Kaynakta yer alan düzenlemeler çerçevesinde özellikle; Eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı, Eylemin ne zaman gerçekleştiği, Davacının eylemi ne zaman öğrendiği, Altı aylık sürenin korunup korunmadığı, Beş yıllık üst sürenin geçip geçmediği, Eylemin affedilip affedilmediği, Ceza dosyasının bulunup bulunmadığı, Başka boşanma sebeplerinin de mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir. Çekmeköy’de Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davaları Çekmeköy’de hayata kast sebebine dayalı boşanma uyuşmazlıklarında olayın yalnızca bir aile içi tartışma veya şiddet vakası olarak değil, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebebinin şartları bakımından değerlendirilmesi gerekir. Özellikle; Öldürme kastının bulunması, Eylemin niteliği, Altı aylık ve beş yıllık süreler, Af bulunup bulunmadığı, Ceza soruşturması veya ceza davası, Özel ve genel boşanma sebeplerinin birlikte ileri sürülüp sürülmediği önem taşımaktadır. Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı kapsamında hukuki değerlendirme yapılırken olayın tarihleri ve mevcut deliller birlikte ele alınmalıdır. Çekmeköy Boşanma Avukatı Desteği Hayata kast sebebiyle boşanma davalarında; Özel boşanma sebebinin doğru hukuki nitelendirilmesi, Hak düşürücü sürelerin hesaplanması, Af iddiasının değerlendirilmesi, Ceza dosyasının incelenmesi, Hayata kast ile diğer boşanma sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi, Delillerin hukuka uygun biçimde sunulması, Yargılama sürecinin takip edilmesi önem taşımaktadır. Kaynak da hayata kast sebebiyle boşanmayı kendine özgü hukuki ve teknik özellikleri bulunan özel bir boşanma türü olarak değerlendirmektedir. Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir? Hayata kast gibi özel boşanma sebeplerine dayanan davalarda avukat seçilirken; Aile hukuku deneyimi, Özel boşanma sebeplerine hâkimiyet, Ceza dosyaları ile boşanma davaları arasındaki ilişkiyi değerlendirebilme, Hak düşürücü süreleri doğru takip edebilme, Kusur ve af iddialarını değerlendirebilme, Yargıtay uygulamalarını takip edebilme gibi kriterler dikkate alınabilir. Sonuç Hayata kast sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Eşlerden birinin diğer eşin yaşamını sona erdirmeye yönelik davranışta bulunması hâlinde hayata kast nedeniyle boşanma gündeme gelebilir. Hayata kast mutlak boşanma sebebi olduğu için özel sebebin ispatlanması hâlinde evlilik birliğinin ayrıca çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekmez. Kaynakta aktarılan Yargıtay yaklaşımına göre bu durumda genel boşanma davalarındaki gibi davacının ve davalının kusurlarının karşılaştırılması da yapılmaz. Eşi öldürmeye teşebbüs etmek, eşini intihara teşvik etmek veya öldürmek amacıyla elverişsiz bir araç kullanılması nedeniyle sonucun gerçekleşmemesi hayata kast kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık yalnızca öldürme tehdidi, eşin yakınlarına yönelik saldırılar ve öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar kaynakta bu özel sebebin dışında tutulmaktadır. Hayata kast sebebine dayalı dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmalıdır. Kaynak bu süreleri hak düşürücü süre olarak değerlendirmektedir. Affeden eş ise bu özel boşanma sebebine dayanarak dava açamaz. Af yazılı, sözlü veya örtülü olabilir; ancak ceza şikâyetinden vazgeçmek tek başına af anlamına gelmez. Hayata kast olayıyla ilgili bir ceza davası bulunması hâlinde ceza yargılamasının sonucu boşanma davasını etkileyebilir ve kaynakta aktarılan Yargıtay uygulamasında bazı durumlarda ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca hayata kast özel sebebi ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi aynı dava içerisinde birlikte ileri sürülebilir. Bu nedenle hayata kast sebebiyle boşanma, TMK 162, öldürmeye teşebbüs nedeniyle boşanma, hayata kastta 6 aylık süre, boşanmada af, Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı gibi konuların somut olayın gerçekleşme şekli, tarihleri ve mevcut delilleri çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası - Çekmeköy Boşanma Avukatı

Hayata kast sebebiyle boşanma, eşlerden birinin diğer eşin yaşamına yönelik olarak öldürme amacı taşıyan davranışlarda bulunması hâlinde gündeme gelen özel boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi kapsamında eşlerden her biri, diğer eş tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması hâlinde boşanma davası açabilir. Kaynakta hayata kast, hem özel hem de mutlak bir boşanma sebebi olarak açıklanmaktadır.

Hayata kastın mutlak boşanma sebebi olması nedeniyle, bu fiilin ispatlanması hâlinde ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesine gerek bulunmadığı kaynakta belirtilmektedir. Ayrıca özel boşanma sebebi ispatlandığında davacı eşin kendi kusurlu davranışları üzerinden genel boşanma davalarında olduğu gibi bir kusur karşılaştırması yapılmaz.

Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı kapsamında hayata kast nedeniyle boşanma değerlendirilirken eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı, dava süresinin geçirilip geçirilmediği, af bulunup bulunmadığı ve olayla bağlantılı bir ceza soruşturması veya ceza davasının mevcut olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Nedir?

Hayata kast sebebiyle boşanma, eşlerden birinin diğer eşin hayatını sona erdirmeye yönelik davranışta bulunması nedeniyle açılan özel boşanma davasıdır.

Kaynağa göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında eşlerden birinin diğer eşi öldürme saikiyle gerçekleştirdiği fiiller hayata kast kapsamında değerlendirilebilir ve bu durum boşanma için özel ve mutlak bir sebep oluşturur.

Bu nedenle burada yalnızca eşler arasındaki geçimsizlik veya tartışma değil, diğer eşin yaşamına yönelen ciddi bir davranış söz konusudur.

Hayata Kast Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?

Hayata kast sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi kapsamında düzenlenmiştir.

Kaynakta aktarılan düzenlemeye göre eşlerden her biri;

  • Hayatına kastedilmesi,
  • Kendisine pek kötü davranılması,
  • Ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması

sebebiyle boşanma davası açabilir.

Hayata kast, bu maddede düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir.

Hayata Kast Özel Boşanma Sebebi midir?

Evet.

Kaynak, hayata kast sebebiyle boşanmayı açıkça özel bir boşanma sebebi olarak değerlendirmektedir.

Özel boşanma sebebinin varlığının ispatlanması hâlinde davanın değerlendirilmesi genel boşanma sebebinden farklı şekilde yapılabilir.

Hayata Kast Mutlak Boşanma Sebebi midir?

Kaynağa göre evet.

Hayata kast aynı zamanda mutlak boşanma sebebidir. Bu nedenle eylemin gerçekleştiği ve kanunda belirtilen koşulların bulunduğu ispatlanırsa ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğinin araştırılması gerekmez.

Bu durum hayata kastı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi genel ve nispi boşanma sebeplerinden ayırmaktadır.

Hayata Kastın Boşanma Sebebi Olması İçin Evlilik Çekilmez Hâle Gelmiş Olmalı mıdır?

Kaynağa göre hayır.

Hayata kastın mutlak bir boşanma sebebi olması nedeniyle, bu özel sebebin ispatlanması durumunda evlilik birliğinin ayrıca çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır.

Dolayısıyla burada belirleyici olan eşin diğer eşin hayatına yönelik eyleminin bulunmasıdır.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanmada Kusur Karşılaştırması Yapılır mı?

Kaynağa göre özel boşanma sebebi ispatlandığında genel boşanma davalarında olduğu gibi davacı ve davalının kusurları karşılaştırılmaz.

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında, özel boşanma sebebi ispatlanmışsa davalının davacının da kusurlu olduğunu ortaya koymaya yönelik delillerinin kusur kıyaslaması bakımından dikkate alınamayacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle davacı eşin evlilik içerisindeki başka kusurları, hayata kast sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesini ortadan kaldırmaz.

Davacı Eş Daha Kusurlu Olsa Bile Hayata Kast Nedeniyle Boşanabilir mi?

Kaynağa göre evet.

Hayata kast mutlak ve özel bir boşanma sebebi olduğundan, davacı eşin evlilik içerisindeki kusurunun daha fazla olması dahi tek başına hayata kast sebebiyle boşanma hakkını ortadan kaldırmaz.

Kaynakta, davacı eş daha fazla kusurlu olsa dahi hayatına kasteden eşiyle yaşamaya devam etmesinin beklenemeyeceği ifade edilmektedir.

Hangi Davranışlar Hayata Kast Sayılabilir?

Kaynağa göre hayata kast kapsamında değerlendirilebilecek davranışlar arasında;

  • Eşi öldürmek amacıyla hareket etmek ancak sonucu gerçekleştirememek,
  • Eşi intihara teşvik etmek,
  • Öldürme amacı bulunmasına rağmen kullanılan aracın elverişsiz olması nedeniyle ölüm sonucunun gerçekleşmemesi,
  • Eş ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada onu kurtarmamak

yer almaktadır.

Bu davranışların ortak özelliği, eşin yaşamına yönelen öldürme iradesi veya kaynakta açıklanan ölçüde hayata yönelik ciddi davranışların bulunmasıdır.

Eşi Öldürmeye Teşebbüs Etmek Boşanma Sebebi midir?

Evet.

Kaynak, eşini öldürmek amacıyla hareket eden ancak ölüm sonucunu gerçekleştiremeyen eşe karşı hayata kast sebebiyle boşanma davası açılabileceğini belirtmektedir.

Dolayısıyla boşanma sebebinin oluşması için ölüm sonucunun gerçekleşmesi gerekmez. Zaten ölüm gerçekleştiğinde evlilik birliği ölümle sona ereceğinden hayata kast nedeniyle boşanma bakımından esas önem taşıyan alan öldürme girişimidir.

Eşi İntihara Teşvik Etmek Hayata Kast Sayılır mı?

Kaynağa göre eşin intihara teşvik edilmesi, hayata kast nedeniyle boşanma davasına konu olabilecek davranışlardan biridir.

Bu nedenle diğer eşin doğrudan fiziksel saldırıda bulunması her zaman şart değildir; eşin yaşamını sona erdirmeye yönelen davranışın niteliği somut olayda değerlendirilmelidir.

Öldürmek İçin Kullanılan Araç Elverişsizse Hayata Kast Oluşur mu?

Kaynağa göre öldürme amacı bulunduğu hâlde kullanılan aracın elverişsiz olması nedeniyle ölüm sonucunun gerçekleşmemesi de hayata kast nedeniyle boşanma bakımından değerlendirilebilir.

Burada önemli olan yalnızca sonucun gerçekleşmemiş olması değil, eşin öldürme amacıyla hareket edip etmediğidir.

Hayati Tehlike İçindeki Eşi Kurtarmamak Hayata Kast Sayılabilir mi?

Kaynağa göre eşin ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada diğer eş tarafından kurtarılmaması da hayata kast nedeniyle boşanma davasına konu olabilecek davranışlar arasında sayılmaktadır.

Somut olayda bu davranışın koşulları ve eşin iradesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Öldürme Tehdidi Hayata Kast Sebebiyle Boşanma İçin Yeterli midir?

Kaynağa göre hayır.

Yalnızca öldürme tehdidi, hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz.

Bu nedenle “seni öldüreceğim” şeklindeki bir tehdit ile doğrudan öldürme amacıyla gerçekleştirilen eylem aynı hukuki kapsamda değerlendirilmemektedir.

Tehdit başka boşanma sebepleri bakımından önem taşıyabilse de kaynak hayata kast bakımından öldürme tehdidini tek başına yeterli görmemektedir.

Eşin Ailesine Yapılan Saldırı Hayata Kast Sayılır mı?

Kaynağa göre hayır.

Hayata kast sebebinin doğrudan eşin hayatına yönelik olması gerekir. Eşin ailesine veya yakınlarına yapılan saldırılar, tek başına hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz.

Bu davranışların başka boşanma sebepleri kapsamında değerlendirilmesi ise somut olayın özelliklerine bağlıdır.

Öldürme Kastı Olmadan Eşe Zarar Vermek Hayata Kast mıdır?

Kaynağa göre hayata kast bakımından öldürme amacı önemlidir.

Öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmaz.

Bu nedenle fiziksel şiddet içeren her olay otomatik olarak hayata kast sayılmaz. Davranışın öldürme iradesi taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

İhmali Davranış Her Zaman Hayata Kast Sayılır mı?

Kaynak, genel olarak ihmale dayalı davranışların hayata kast nedeniyle boşanma davasının konusunu oluşturmayacağını belirtmektedir.

Bununla birlikte aynı kaynak, eş ölüm veya hayati tehlike içerisinde bulunduğu sırada onu kurtarmamanın hayata kast kapsamında değerlendirilebileceğini de belirtmektedir.

Dolayısıyla ihmali davranışların hukuki niteliği somut olayın koşullarına ve eşin iradesine göre değerlendirilmelidir.

Akıl Hastası Eşe Karşı Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?

Kaynağa göre akıl hastası veya ayırt etme gücünü yitirmiş eş hakkında hayata kast sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Bu durumda akıl hastalığı nedeniyle boşanma gündeme gelebilir.

Bunun nedeni hayata kast bakımından iradi bir davranışın bulunmasının önem taşımasıdır.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Süre Var mıdır?

Evet.

Türk Medeni Kanunu’nun kaynakta aktarılan düzenlemesine göre davaya hakkı olan eşin;

  • Boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay,
  • Her hâlde olayın gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl

içerisinde davayı açması gerekir.

Kaynak, bu süreleri hak düşürücü süre olarak değerlendirmektedir.

Altı Aylık Süre Ne Zaman Başlar?

Kaynağa göre altı aylık süre, davaya hakkı olan eşin hayata kast teşkil eden boşanma sebebini öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bu nedenle olayın gerçekleştiği tarih ile eşin olayı öğrendiği tarih farklıysa süre hesabında öğrenme tarihi önem taşıyabilir.

Beş Yıllık Süre Ne Anlama Gelir?

Kaynağa göre hayata kast sebebinin gerçekleşmesinden itibaren her hâlde 5 yıl geçmesiyle bu özel boşanma sebebine dayalı dava hakkı düşer.

Dolayısıyla eş olayı daha geç öğrenmiş olsa bile kaynakta belirtilen beş yıllık üst süre ayrıca dikkate alınmalıdır.

Altı Ay ve Beş Yıllık Süreler Zamanaşımı mıdır?

Kaynak bu süreleri hak düşürücü süre olarak nitelendirmektedir.

Bu nedenle sürelerin geçirilmesi hâlinde hayata kast özel sebebine dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkabilir.

Hayata Kast Eylemi Devam Ediyorsa Süre Nasıl Hesaplanır?

Kaynağa göre devam eden eylemler söz konusu olduğunda son eylem tarihi dikkate alınır.

Bu nedenle birden fazla ve devamlılık gösteren hayata kast niteliğindeki davranış bulunması hâlinde süre hesabının somut olayın kronolojisine göre yapılması gerekir.

Süre Kaçırılırsa Hiç Boşanma Davası Açılamaz mı?

Hayata kast özel sebebine ilişkin sürelerin geçirilmesi hâlinde bu özel sebebe dayanma hakkı sona erebilir.

Ancak kaynak, davacı eşin bu durumda diğer boşanma sebeplerine dayanmak zorunda olduğunu belirtmektedir.

Dolayısıyla hayata kastın özel dava süresinin kaçırılması, somut olayda başka boşanma sebeplerinin bulunması hâlinde hiçbir şekilde boşanma talep edilemeyeceği anlamına gelmez.

Affeden Eş Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası Açabilir mi?

Hayır.

Türk Medeni Kanunu’nun kaynakta aktarılan hükmüne göre affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Kaynak ayrıca af gerçekleşmesi hâlinde hayata kast sebebine dayanılarak açılabilecek dava hakkının düşeceğini belirtmektedir.

Boşanmada Af Nasıl Gerçekleşir?

Kaynağa göre affın gerçekleşmesi için mutlaka belirli bir şekil şartına uyulması gerekmez.

Af;

  • Yazılı,
  • Sözlü,
  • Örtülü davranışla

gerçekleşebilir.

Ancak affın kabulü için kayıtsız ve şartsız bir irade açıklamasının bulunması veya affı açıkça gösteren fiili davranışların mevcut olması gerekir.

Affı Kim İspatlamak Zorundadır?

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre af olgusunu ileri süren kişi, bunu somut delillerle kanıtlamalıdır.

Dolayısıyla diğer eşin “beni affetti” demesi tek başına yeterli değildir.

Eşlerin Yeniden Birlikte Yaşaması Af Sayılabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Kaynakta aktarılan bir Yargıtay kararında tarafların dava açıldıktan sonra yeniden bir araya gelmeleri ve ortak konutta birlikte yaşamaları, dosyadaki fotoğraflarla da desteklenerek af olarak değerlendirilmiştir.

Bu nedenle hayata kast eyleminden sonra tarafların davranışları dava hakkı bakımından önem taşıyabilir.

Af Şarta Bağlanabilir mi?

Kaynağa göre hayır.

Af şarta bağlanamaz.

Dolayısıyla hukuki anlamda af değerlendirilirken açık veya örtülü iradenin koşulsuz niteliği önem taşımaktadır.

Ceza Şikâyetinden Vazgeçmek Af Sayılır mı?

Kaynağa göre hayır.

Örneğin eşin maruz kaldığı darp nedeniyle savcılığa yaptığı şikâyetten vazgeçmesi, tek başına boşanma hukuku bakımından af anlamına gelmez.

Bu nedenle ceza soruşturmasındaki şikâyetten vazgeçme ile boşanma hukukundaki af birbirinden ayrılmalıdır.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanmanın Miras Hukukuna Etkisi Var mıdır?

Kaynağa göre hayata kast sebebiyle boşanma uyuşmazlıklarının miras hukuku bakımından da sonuçları bulunabilir.

Kaynak, Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesi kapsamında bir kişiyi kasten ve hukuka aykırı biçimde öldürmeye teşebbüs etmenin mirastan yoksunluk sebebi olduğunu belirtmektedir.

Dolayısıyla hayata kast teşkil eden eylem yalnızca boşanma bakımından değil, miras hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.

Hayata Kast Olayıyla İlgili Ceza Davası Varsa Boşanma Davası Bekletilebilir mi?

Kaynağa göre hayata kast olayı nedeniyle devam eden bir ceza davası bulunması hâlinde boşanma mahkemesi, ceza davasında verilecek kararı bekleyebilir.

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında, eşini bıçakla yaraladığı iddiasıyla hakkında ceza davası açılan taraf bakımından ceza davasının sonucunun boşanma dosyasındaki kusur değerlendirmesini etkileyebileceği ve bu nedenle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ceza Mahkemesi Kararı Boşanma Davasını Etkiler mi?

Kaynakta verilen Yargıtay örneğine göre ceza yargılamasının sonucu boşanma davasındaki değerlendirme üzerinde etkili olabilir.

Özellikle hayata kast iddiasının temelini oluşturan fiilin ceza yargılamasına da konu olması hâlinde, ceza dosyasındaki deliller ve karar boşanma davasında önem taşıyabilir.

Hayata Kast ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Birlikte İleri Sürülebilir mi?

Evet.

Kaynak, hayata kast gibi özel boşanma sebepleriyle birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine de dayanılabileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle davacı yalnızca hayata kast özel sebebine dayanmak zorunda değildir.

Birden Fazla Boşanma Sebebine Aynı Davada Dayanılabilir mi?

Kaynağa göre evet.

Hayata kast, pek kötü davranış, onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebepler somut olayın özelliklerine göre birlikte ileri sürülebilir.

Mahkemenin öncelikle ileri sürülen özel boşanma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmesi gerektiği belirtilmektedir.

Özel Boşanma Sebebi Gerçekleşmezse Genel Boşanma Sebebi İncelenir mi?

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre davacı özel ve genel boşanma sebeplerini birlikte ileri sürmüşse mahkeme öncelikle özel boşanma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmelidir.

Özel boşanma sebebi gerçekleşmemişse delillerin evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle dava dilekçesinde hangi hukuki sebeplere dayanıldığı yargılamanın değerlendirme sırası bakımından önemlidir.

Hayata Kast Sebebiyle Açılan Dava Sonradan Değiştirilebilir mi?

Kaynakta bu tür davalarda ıslahın mümkün olduğu belirtilmektedir. Boşanma sebebinin değiştirilebileceği veya uygun koşullarda açılmış davanın anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebileceği ifade edilmektedir.

Bu nedenle yargılama sırasında ortaya çıkan gelişmeler davanın hukuki yürütülüşünü etkileyebilir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi?

Kaynağa göre uygun bir ıslah yoluyla açılmış boşanma davasının anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülmesi mümkün olabilir.

Bunun hangi koşullarda gerçekleştirilebileceği somut davanın usulî durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Hangi Deliller Önemlidir?

Yüklenen kaynak doğrudan kapsamlı bir delil listesi vermemektedir. Ancak içerdiği Yargıtay kararlarından;

  • Ceza soruşturması ve ceza davası dosyaları,
  • Yaralanma ve saldırıya ilişkin kayıtlar,
  • Tarafların birlikte yaşayıp yaşamadığını gösteren belgeler,
  • Fotoğraflar,
  • Af iddiasını destekleyen veya çürüten deliller,
  • Somut olayın gerçekleşme biçimini gösteren diğer hukuka uygun deliller

önem taşıyabileceği anlaşılmaktadır.

Hayata Kast Nasıl İspatlanır?

Hayata kast bakımından temel mesele, diğer eşin davranışının yaşamı sona erdirmeye yönelik bir irade taşıdığının ortaya konulmasıdır.

Kaynak, öldürme amacı bulunmaksızın verilen zararların hayata kast kapsamında olmadığını özellikle belirtmektedir.

Bu nedenle eylemin niteliği, kullanılan araç, olayın gerçekleşme biçimi ve varsa ceza dosyasındaki deliller birlikte önem taşıyabilir.

Fiziksel Şiddet Her Zaman Hayata Kast Sayılır mı?

Hayır.

Kaynağa göre öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar hayata kast sebebiyle boşanmanın kapsamına girmez.

Dolayısıyla fiziksel şiddetin ağırlığı çok önemli olmakla birlikte, hayata kast özel sebebi bakımından öldürme amacının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bıçakla Yaralama Hayata Kast Sayılabilir mi?

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararlarından birinde eşin bıçakla yaralanmasıyla ilgili ceza davasının sonucunun boşanma davasındaki değerlendirmeyi etkileyebileceği belirtilmiştir.

Ancak kaynak, her bıçakla yaralama eyleminin otomatik olarak hayata kast sayılacağını söylememektedir. Eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı somut olayda değerlendirilmelidir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Affın Önemi Nedir?

Af, bu özel boşanma sebebine dayanma hakkını doğrudan etkileyen konulardan biridir.

Kaynakta affeden eşin hayata kast sebebine dayanarak dava açma hakkının bulunmadığı ve af gerçekleşmesi hâlinde bu özel dava hakkının düştüğü belirtilmektedir.

Bu nedenle eylemden sonra eşlerin davranışları yargılama bakımından önem taşıyabilir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanmada En Önemli Süreler Nelerdir?

Kaynağın açıklamalarına göre iki temel hak düşürücü süre bulunmaktadır:

  • Hayata kast sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay,
  • Eylemin gerçekleşmesinden itibaren her hâlde 5 yıl.

Bu sürelerin geçirilmesi, hayata kast özel sebebine dayanma hakkının kaybedilmesine neden olabilir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kaynakta yer alan düzenlemeler çerçevesinde özellikle;

  • Eylemin öldürme amacı taşıyıp taşımadığı,
  • Eylemin ne zaman gerçekleştiği,
  • Davacının eylemi ne zaman öğrendiği,
  • Altı aylık sürenin korunup korunmadığı,
  • Beş yıllık üst sürenin geçip geçmediği,
  • Eylemin affedilip affedilmediği,
  • Ceza dosyasının bulunup bulunmadığı,
  • Başka boşanma sebeplerinin de mevcut olup olmadığı

değerlendirilmelidir.

Çekmeköy’de Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davaları

Çekmeköy’de hayata kast sebebine dayalı boşanma uyuşmazlıklarında olayın yalnızca bir aile içi tartışma veya şiddet vakası olarak değil, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebebinin şartları bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle;

  • Öldürme kastının bulunması,
  • Eylemin niteliği,
  • Altı aylık ve beş yıllık süreler,
  • Af bulunup bulunmadığı,
  • Ceza soruşturması veya ceza davası,
  • Özel ve genel boşanma sebeplerinin birlikte ileri sürülüp sürülmediği

önem taşımaktadır.

Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı kapsamında hukuki değerlendirme yapılırken olayın tarihleri ve mevcut deliller birlikte ele alınmalıdır.

Çekmeköy Boşanma Avukatı Desteği

Hayata kast sebebiyle boşanma davalarında;

  • Özel boşanma sebebinin doğru hukuki nitelendirilmesi,
  • Hak düşürücü sürelerin hesaplanması,
  • Af iddiasının değerlendirilmesi,
  • Ceza dosyasının incelenmesi,
  • Hayata kast ile diğer boşanma sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi,
  • Delillerin hukuka uygun biçimde sunulması,
  • Yargılama sürecinin takip edilmesi

önem taşımaktadır.

Kaynak da hayata kast sebebiyle boşanmayı kendine özgü hukuki ve teknik özellikleri bulunan özel bir boşanma türü olarak değerlendirmektedir.

Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hayata kast gibi özel boşanma sebeplerine dayanan davalarda avukat seçilirken;

  • Aile hukuku deneyimi,
  • Özel boşanma sebeplerine hâkimiyet,
  • Ceza dosyaları ile boşanma davaları arasındaki ilişkiyi değerlendirebilme,
  • Hak düşürücü süreleri doğru takip edebilme,
  • Kusur ve af iddialarını değerlendirebilme,
  • Yargıtay uygulamalarını takip edebilme

gibi kriterler dikkate alınabilir.

Sonuç

Hayata kast sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Eşlerden birinin diğer eşin yaşamını sona erdirmeye yönelik davranışta bulunması hâlinde hayata kast nedeniyle boşanma gündeme gelebilir.

Hayata kast mutlak boşanma sebebi olduğu için özel sebebin ispatlanması hâlinde evlilik birliğinin ayrıca çekilmez hâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekmez. Kaynakta aktarılan Yargıtay yaklaşımına göre bu durumda genel boşanma davalarındaki gibi davacının ve davalının kusurlarının karşılaştırılması da yapılmaz.

Eşi öldürmeye teşebbüs etmek, eşini intihara teşvik etmek veya öldürmek amacıyla elverişsiz bir araç kullanılması nedeniyle sonucun gerçekleşmemesi hayata kast kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık yalnızca öldürme tehdidi, eşin yakınlarına yönelik saldırılar ve öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar kaynakta bu özel sebebin dışında tutulmaktadır.

Hayata kast sebebine dayalı dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmalıdır. Kaynak bu süreleri hak düşürücü süre olarak değerlendirmektedir. Affeden eş ise bu özel boşanma sebebine dayanarak dava açamaz. Af yazılı, sözlü veya örtülü olabilir; ancak ceza şikâyetinden vazgeçmek tek başına af anlamına gelmez.

Hayata kast olayıyla ilgili bir ceza davası bulunması hâlinde ceza yargılamasının sonucu boşanma davasını etkileyebilir ve kaynakta aktarılan Yargıtay uygulamasında bazı durumlarda ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca hayata kast özel sebebi ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi aynı dava içerisinde birlikte ileri sürülebilir.

Bu nedenle hayata kast sebebiyle boşanma, TMK 162, öldürmeye teşebbüs nedeniyle boşanma, hayata kastta 6 aylık süre, boşanmada af, Çekmeköy boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Ataşehir boşanma avukatı gibi konuların somut olayın gerçekleşme şekli, tarihleri ve mevcut delilleri çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.