Blog

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Hukuki Süreç

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Hukuki Süreç Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçta fail, doğrudan bir hareketle öldürme fiilini gerçekleştirmek yerine, yerine getirmekle yükümlü olduğu belirli bir davranışı yapmayarak ölüm neticesinin meydana gelmesine neden olur. Ancak kişinin ölümden sorumlu tutulabilmesi için yalnızca hareketsiz kalması yeterli değildir. Yükümlülüğün ihlalinin, icrai davranışa eşdeğer nitelikte olması gerekir. Yüklenen kaynağa göre bu eşdeğerliğin kabul edilebilmesi için kişinin belirli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün kanundan veya sözleşmeden kaynaklanması ya da kişinin daha önce gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturmuş olması gerekir. Bu nedenle İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı kapsamında bu tür dosyalarda failin gerçekten bir yükümlülük altında olup olmadığının, yükümlülüğün kaynağının ve ölüm neticesiyle ihmal arasındaki bağlantının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Ceza Hukuku Nedir? Ceza hukuku, hangi fiillerin suç oluşturduğunu, suçların unsurlarını, cezaları ve ceza sorumluluğunun esaslarını düzenleyen hukuk alanıdır. Ceza hukuku kapsamında; Kasten öldürme, Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, Taksirle öldürme, Kasten yaralama, Nitelikli kasten öldürme, Yağma, Dolandırıcılık, Tehdit, gibi birçok farklı suç tipi bulunmaktadır. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunda özellikle failin bir garantörlük veya koruma yükümlülüğü altında bulunup bulunmadığı ve ihmali davranışın ölüm sonucuyla bağlantısı önem taşır. Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Nedir? Yüklenen kaynağa göre suç, TCK 83’te düzenlenmiştir. Madde uyarınca kişinin yükümlü olduğu belirli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen ölüm sonucundan sorumlu tutulabilmesi için, yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. Başka bir ifadeyle bu suçta fail, doğrudan öldürmeye yönelik aktif bir hareket yapmasa bile, yapmak zorunda olduğu davranışı kasten yapmayarak ölüm sonucunun meydana gelmesine yol açabilir. İhmali Davranışın İcrai Davranışa Eşdeğer Olması Ne Demektir? Her hareketsiz kalma bu suçun oluşması için yeterli değildir. Yüklenen kaynağa göre ihmali davranışın icrai davranışa eşdeğer sayılabilmesi için kişinin; Kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, Sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, Önceden gerçekleştirdiği tehlikeli bir davranış nedeniyle müdahale etme yükümlülüğünün doğması, gerekir. Bu üç durum, failin neden harekete geçmek zorunda olduğunu açıklayan temel kaynaklardır. Kanundan Kaynaklanan Yükümlülük Nedir? Yüklenen kaynakta ilk yükümlülük kaynağı olarak kanuni düzenlemeler gösterilmektedir. Burada yükümlülüğün yalnızca Türk Ceza Kanunu’ndan doğması gerekmez. Herhangi bir kanuni düzenleme kişiye belirli bir koruma veya müdahale yükümlülüğü yükleyebilir. Kaynakta örnek olarak; Ebeveynlerin çocuk üzerindeki yükümlülükleri, Polislerin görevlerinden kaynaklanan yükümlülükleri, Hekim sorumluluğu, verilmektedir. Ebeveynin Çocuğa Karşı Yükümlülüğü Bu Suça Örnek Olabilir mi? Evet. Kaynak, ebeveynlerin çocukları üzerindeki yükümlülüklerini kanundan kaynaklanan yükümlülüklere örnek olarak göstermektedir. Bu nedenle bir ebeveynin korumakla yükümlü olduğu çocuğa yönelik hayati bir tehlike karşısında kasten hareketsiz kalması ve ölüm sonucunun meydana gelmesi hâlinde, somut olayın diğer şartları da mevcutsa TCK 83 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir. Hekimlerin Yükümlülüğü Bu Kapsamda Değerlendirilebilir mi? Kaynakta hekim sorumluluğu da kanuni yükümlülük örnekleri arasında sayılmaktadır. Ancak hekimin her olumsuz sonuçtan doğrudan TCK 83 kapsamında sorumlu tutulması söz konusu değildir. Somut olayda hukuki yükümlülüğün, ihmalin, kastın ve ölüm neticesinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sözleşmeden Kaynaklanan Yükümlülük Nedir? Yüklenen kaynağa göre koruma ve gözetim yükümlülüğü sözleşme ilişkisinden de doğabilir. Ancak yalnızca sözleşmenin imzalanmış olması yeterli değildir. Kaynağa göre yükümlünün sözleşme konusu işi fiilen yapmaya başlamış olması gerekir. Bu ayrım, kişinin yalnızca kâğıt üzerinde bir sözleşmeye taraf olmasıyla gerçek koruma yükümlülüğünü üstlenmesi arasındaki farkı göstermektedir. Hangi Sözleşmeler Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü Doğurabilir? Yüklenen kaynakta sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere örnek olarak; Cankurtaranlık sözleşmesi, Hasta bakıcılığı sözleşmesi, Çocuk bakıcılığı sözleşmesi, Dağcılık rehberliği sözleşmesi, gösterilmektedir. Bu kişiler, sözleşme kapsamında üstlendikleri koruma ve gözetim görevlerini fiilen yerine getirmeye başladıktan sonra belirli bir kişinin yaşamını koruma bakımından özel yükümlülük altında olabilirler. Cankurtaranın Müdahale Etmemesi TCK 83 Kapsamında Olabilir mi? Kaynağın verdiği örnekler doğrultusunda cankurtaran, sözleşme konusu koruma görevini fiilen yerine getirmeye başladıysa belirli durumlarda müdahale yükümlülüğü altında olabilir. Ancak suçun oluşması için ayrıca failin kastının ve ölüm sonucuyla ihmal arasındaki hukuki bağlantının bulunması gerekir. Önceki Tehlikeli Davranıştan Kaynaklanan Yükümlülük Nedir? Kişi kendi davranışıyla başkalarının hayatı bakımından bir tehlike yaratmışsa, bu tehlikenin zarara dönüşmesini önleme yükümlülüğü doğabilir. Yüklenen kaynak bu durumu önceki tehlikeli davranıştan kaynaklanan garantörlük olarak açıklamaktadır. Kaynağa göre bir kişi başkaları bakımından tehlikeli olabilecek bir davranışta bulunduktan sonra, bu tehlikenin zarara dönüşmemesi için gerekli davranışları yerine getirmek zorundadır. Trafik Kazası Sonrası Yardım Etmemek TCK 83 Kapsamında Olabilir mi? Yüklenen kaynakta bu konuda doğrudan bir Yargıtay kararına yer verilmektedir. Olayda sanık, kullandığı araçla maktule çarpmış ve onu yolda sürüklemiştir. Kaynağa göre sanık, kendi önceki tehlikeli davranışı nedeniyle yaraladığı kişiye yardım etmek veya yardım edecek kişileri çağırmak yükümlülüğü altına girmiştir. Buna rağmen aracını durdurmayarak gerekli müdahalede bulunmamıştır. Yargıtay bu nedenle TCK 83 kapsamında sorumluluğun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, önceki tehlikeli davranışın nasıl özel bir müdahale yükümlülüğü doğurabileceğini göstermektedir. Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunda Kast Nasıl Oluşur? Yüklenen kaynağa göre bu suç kasten işlenebilen bir suçtur. Kaynakta kast; Kişinin yükümlülüğünü yerine getirmediğini bilmesi, Bu ihmal nedeniyle mağdurun öleceğini bilmesi, Ölüm sonucunu istemesi, şeklinde açıklanmaktadır. Dolayısıyla yalnızca yükümlülüğün ihmal edilmesi yeterli değildir; ölüm neticesine yönelik kastın da bulunması gerekir. Taksirle Öldürme ile Arasındaki Fark Nedir? Bu suç ile taksirle öldürme arasındaki en önemli fark kast unsurudur. Yüklenen kaynağa göre garantörlük yükümlülüğü altında bulunan kişi yükümlülüğünü bilinçli şekilde ihmal etmiş olsa bile, bunu korumakla yükümlü olduğu kişinin öleceği bilinciyle ve isteğiyle yapmamışsa, buna rağmen ölüm sonucu meydana gelmişse taksirle ölüme sebebiyet verme suçu gündeme gelebilir. Dolayısıyla “ihmal var” demek tek başına TCK 83’ün uygulanması için yeterli değildir. Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunun Cezası Nedir? Yüklenen kaynağa göre TCK 83/3 kapsamında; Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis, Müebbet hapis cezası yerine 15 yıldan 20 yıla kadar hapis, Diğer hâllerde 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Bunun yanında cezada indirim yapılmaması da mümkündür. Dolayısıyla ceza, somut olayda öldürmenin hangi temel veya nitelikli hâliyle bağlantılı olduğuna göre değişiklik gösterebilir. Mahkeme Cezada İndirim Yapmak Zorunda mıdır? Hayır. Kaynakta TCK 83/3 kapsamında belirli süreli hapis cezalarına hükmedilebileceği gibi, cezada indirim yapılmayabileceği de açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle somut olayda ceza belirlenirken olayın özellikleri ayrıca değerlendirilir. Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Şikâyete Tabi midir? Hayır. Yüklenen kaynağa göre bu suç şikâyete tabi değildir. Mağdurun veya suçtan zarar görenlerin şikâyetinin bulunmaması ya da daha sonra şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasının devam etmesini engellemez. Şikâyetten Vazgeçmek Davayı Düşürür mü? Hayır. Suç şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme davayı sona erdirmez. Kaynak, şikâyet bulunmasa veya şikâyetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davasının devam edeceğini belirtmektedir. Uzlaşma Mümkün müdür? Hayır. Yüklenen kaynağa göre kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu uzlaşmaya tabi değildir. Dolayısıyla tarafların anlaşması ceza yargılamasının uzlaşma hükümleri kapsamında sona ermesini sağlamaz. Dava Zamanaşımı Ne Kadardır? Yüklenen kaynak, dava zamanaşımı sürelerini suçun ceza üst sınırına göre farklılaştırmaktadır. Buna göre; Ceza üst sınırı 25 yıl olan hâllerde 20 yıl, Ceza üst sınırı 20 yıl olan hâllerde 15 yıl, Ceza üst sınırı 15 yıl olan hâllerde ise 15 yıl dava zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken somut olayda uygulanabilecek ceza aralığının belirlenmesi önemlidir. Görevli Mahkeme Hangisidir? Yüklenen kaynağa göre kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunun yargılaması Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmaktadır. Ayrıca kaynak, suçun ağırlığı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında avukat olmaksızın savunma yapılamayacağını belirtmektedir. Bu Suçta Hangi Koruma Tedbirlerine Başvurulabilir? Yüklenen kaynağa göre bu suç bakımından; Dinleme, Kayda alma, Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, Teknik araçlarla izleme, Ses kaydı, Görüntü kaydı, gibi koruma tedbirlerine başvurulabilir. Yargıtay Kararları Neden Önemlidir? Bu suçta temel tartışmalardan biri, olayın kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi mi yoksa taksirle öldürme mi oluşturduğudur. Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında da ilk derece mahkemesinin olayı taksirle öldürme kapsamında değerlendirdiği, ancak Yargıtay’ın önceki tehlikeli davranış nedeniyle ortaya çıkan yardım etme yükümlülüğüne vurgu yaparak TCK 83 kapsamında hüküm kurulması gerektiğini belirttiği görülmektedir. Bu nedenle olayın hukuki nitelendirilmesi dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Ağır Ceza Avukatı Nedir? Ağır ceza avukatı, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda hukuki destek sağlayan ceza avukatıdır. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunda özellikle; Yükümlülüğün varlığı, Yükümlülüğün kaynağı, İhmalin icrai davranışa eşdeğer olup olmadığı, Failin kastı, Ölüm neticesi ile ihmal arasındaki bağlantı, Taksirle öldürmeden ayrım, önem taşımaktadır. Ceza Avukatı Ücretleri Nasıl Belirlenir? Ceza avukatı ücretleri; Dosyanın kapsamına, Suçlamanın niteliğine, Yargılamanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine, Delillerin yoğunluğuna, Bilirkişi incelemelerine, Duruşma sayısına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne, göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle bu tür ağır ceza dosyalarında ücretlendirme somut dosyanın kapsamına göre değerlendirilmelidir. İstanbul’da Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Davaları Bu suç bakımından özellikle; Failin müdahale yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, Bu yükümlülüğün kanundan mı, sözleşmeden mi veya önceki tehlikeli davranıştan mı kaynaklandığı, Failin ölüm sonucunu bilip istemediği, İhmal ile ölüm arasındaki bağlantı, Olayın taksirle öldürme mi yoksa TCK 83 kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği, önem taşımaktadır. Bu nedenle İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı kapsamında ağır ceza dosyasının tüm olay ve deliller üzerinden değerlendirilmesi gerekir. İstanbul En İyi Ceza Avukatları Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir? İstanbul en iyi ceza avukatları araştırılırken; Ceza hukuku alanındaki deneyim, Ağır ceza davalarındaki tecrübe, Kasten öldürme suçlarına hâkimiyet, TCK 83 uygulamasını bilme, Kast ve taksir ayrımını doğru değerlendirebilme, Yargıtay içtihatlarını takip etme, Dosyaya özgü savunma stratejisi geliştirebilme, gibi kriterler dikkate alınabilir. Sonuç Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenen ve kişinin yapmakla yükümlü olduğu bir davranışı gerçekleştirmemesi sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde gündeme gelen özel bir suç tipidir. Ancak her ihmal bu suçu oluşturmaz. İhmalin icrai davranışa eşdeğer olabilmesi için yükümlülüğün kanundan, sözleşmeden veya kişinin daha önce oluşturduğu tehlikeli durumdan kaynaklanması gerekir. Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur. Failin yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bunun sonucunda mağdurun öleceğini bilmesi ve istemesi gerekir. Bu bilinç ve istem bulunmuyorsa, şartlarına göre taksirle öldürme gündeme gelebilir. Kaynağa göre suç şikâyete ve uzlaşmaya tabi değildir, yargılama Ağır Ceza Mahkemesinde yapılır ve dava zamanaşımı uygulanabilecek ceza üst sınırına göre 15 veya 20 yıl olarak değişmektedir. Bu nedenle kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, TCK 83, ağır ceza avukatı, ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı gibi konuların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Hukuki Süreç

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçta fail, doğrudan bir hareketle öldürme fiilini gerçekleştirmek yerine, yerine getirmekle yükümlü olduğu belirli bir davranışı yapmayarak ölüm neticesinin meydana gelmesine neden olur. Ancak kişinin ölümden sorumlu tutulabilmesi için yalnızca hareketsiz kalması yeterli değildir. Yükümlülüğün ihlalinin, icrai davranışa eşdeğer nitelikte olması gerekir.

Yüklenen kaynağa göre bu eşdeğerliğin kabul edilebilmesi için kişinin belirli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün kanundan veya sözleşmeden kaynaklanması ya da kişinin daha önce gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturmuş olması gerekir.

Bu nedenle İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı kapsamında bu tür dosyalarda failin gerçekten bir yükümlülük altında olup olmadığının, yükümlülüğün kaynağının ve ölüm neticesiyle ihmal arasındaki bağlantının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Ceza Hukuku Nedir?

Ceza hukuku, hangi fiillerin suç oluşturduğunu, suçların unsurlarını, cezaları ve ceza sorumluluğunun esaslarını düzenleyen hukuk alanıdır.

Ceza hukuku kapsamında;

  • Kasten öldürme,
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi,
  • Taksirle öldürme,
  • Kasten yaralama,
  • Nitelikli kasten öldürme,
  • Yağma,
  • Dolandırıcılık,
  • Tehdit,

gibi birçok farklı suç tipi bulunmaktadır.

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunda özellikle failin bir garantörlük veya koruma yükümlülüğü altında bulunup bulunmadığı ve ihmali davranışın ölüm sonucuyla bağlantısı önem taşır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Nedir?

Yüklenen kaynağa göre suç, TCK 83’te düzenlenmiştir. Madde uyarınca kişinin yükümlü olduğu belirli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen ölüm sonucundan sorumlu tutulabilmesi için, yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

Başka bir ifadeyle bu suçta fail, doğrudan öldürmeye yönelik aktif bir hareket yapmasa bile, yapmak zorunda olduğu davranışı kasten yapmayarak ölüm sonucunun meydana gelmesine yol açabilir.

İhmali Davranışın İcrai Davranışa Eşdeğer Olması Ne Demektir?

Her hareketsiz kalma bu suçun oluşması için yeterli değildir.

Yüklenen kaynağa göre ihmali davranışın icrai davranışa eşdeğer sayılabilmesi için kişinin;

  • Kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
  • Sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
  • Önceden gerçekleştirdiği tehlikeli bir davranış nedeniyle müdahale etme yükümlülüğünün doğması,

gerekir.

Bu üç durum, failin neden harekete geçmek zorunda olduğunu açıklayan temel kaynaklardır.

Kanundan Kaynaklanan Yükümlülük Nedir?

Yüklenen kaynakta ilk yükümlülük kaynağı olarak kanuni düzenlemeler gösterilmektedir.

Burada yükümlülüğün yalnızca Türk Ceza Kanunu’ndan doğması gerekmez. Herhangi bir kanuni düzenleme kişiye belirli bir koruma veya müdahale yükümlülüğü yükleyebilir.

Kaynakta örnek olarak;

  • Ebeveynlerin çocuk üzerindeki yükümlülükleri,
  • Polislerin görevlerinden kaynaklanan yükümlülükleri,
  • Hekim sorumluluğu,

verilmektedir.

Ebeveynin Çocuğa Karşı Yükümlülüğü Bu Suça Örnek Olabilir mi?

Evet.

Kaynak, ebeveynlerin çocukları üzerindeki yükümlülüklerini kanundan kaynaklanan yükümlülüklere örnek olarak göstermektedir.

Bu nedenle bir ebeveynin korumakla yükümlü olduğu çocuğa yönelik hayati bir tehlike karşısında kasten hareketsiz kalması ve ölüm sonucunun meydana gelmesi hâlinde, somut olayın diğer şartları da mevcutsa TCK 83 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir.

Hekimlerin Yükümlülüğü Bu Kapsamda Değerlendirilebilir mi?

Kaynakta hekim sorumluluğu da kanuni yükümlülük örnekleri arasında sayılmaktadır.

Ancak hekimin her olumsuz sonuçtan doğrudan TCK 83 kapsamında sorumlu tutulması söz konusu değildir. Somut olayda hukuki yükümlülüğün, ihmalin, kastın ve ölüm neticesinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Sözleşmeden Kaynaklanan Yükümlülük Nedir?

Yüklenen kaynağa göre koruma ve gözetim yükümlülüğü sözleşme ilişkisinden de doğabilir.

Ancak yalnızca sözleşmenin imzalanmış olması yeterli değildir. Kaynağa göre yükümlünün sözleşme konusu işi fiilen yapmaya başlamış olması gerekir.

Bu ayrım, kişinin yalnızca kâğıt üzerinde bir sözleşmeye taraf olmasıyla gerçek koruma yükümlülüğünü üstlenmesi arasındaki farkı göstermektedir.

Hangi Sözleşmeler Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü Doğurabilir?

Yüklenen kaynakta sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere örnek olarak;

  • Cankurtaranlık sözleşmesi,
  • Hasta bakıcılığı sözleşmesi,
  • Çocuk bakıcılığı sözleşmesi,
  • Dağcılık rehberliği sözleşmesi,

gösterilmektedir.

Bu kişiler, sözleşme kapsamında üstlendikleri koruma ve gözetim görevlerini fiilen yerine getirmeye başladıktan sonra belirli bir kişinin yaşamını koruma bakımından özel yükümlülük altında olabilirler.

Cankurtaranın Müdahale Etmemesi TCK 83 Kapsamında Olabilir mi?

Kaynağın verdiği örnekler doğrultusunda cankurtaran, sözleşme konusu koruma görevini fiilen yerine getirmeye başladıysa belirli durumlarda müdahale yükümlülüğü altında olabilir.

Ancak suçun oluşması için ayrıca failin kastının ve ölüm sonucuyla ihmal arasındaki hukuki bağlantının bulunması gerekir.

Önceki Tehlikeli Davranıştan Kaynaklanan Yükümlülük Nedir?

Kişi kendi davranışıyla başkalarının hayatı bakımından bir tehlike yaratmışsa, bu tehlikenin zarara dönüşmesini önleme yükümlülüğü doğabilir.

Yüklenen kaynak bu durumu önceki tehlikeli davranıştan kaynaklanan garantörlük olarak açıklamaktadır.

Kaynağa göre bir kişi başkaları bakımından tehlikeli olabilecek bir davranışta bulunduktan sonra, bu tehlikenin zarara dönüşmemesi için gerekli davranışları yerine getirmek zorundadır.

Trafik Kazası Sonrası Yardım Etmemek TCK 83 Kapsamında Olabilir mi?

Yüklenen kaynakta bu konuda doğrudan bir Yargıtay kararına yer verilmektedir.

Olayda sanık, kullandığı araçla maktule çarpmış ve onu yolda sürüklemiştir. Kaynağa göre sanık, kendi önceki tehlikeli davranışı nedeniyle yaraladığı kişiye yardım etmek veya yardım edecek kişileri çağırmak yükümlülüğü altına girmiştir. Buna rağmen aracını durdurmayarak gerekli müdahalede bulunmamıştır. Yargıtay bu nedenle TCK 83 kapsamında sorumluluğun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu karar, önceki tehlikeli davranışın nasıl özel bir müdahale yükümlülüğü doğurabileceğini göstermektedir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunda Kast Nasıl Oluşur?

Yüklenen kaynağa göre bu suç kasten işlenebilen bir suçtur.

Kaynakta kast;

  • Kişinin yükümlülüğünü yerine getirmediğini bilmesi,
  • Bu ihmal nedeniyle mağdurun öleceğini bilmesi,
  • Ölüm sonucunu istemesi,

şeklinde açıklanmaktadır.

Dolayısıyla yalnızca yükümlülüğün ihmal edilmesi yeterli değildir; ölüm neticesine yönelik kastın da bulunması gerekir.

Taksirle Öldürme ile Arasındaki Fark Nedir?

Bu suç ile taksirle öldürme arasındaki en önemli fark kast unsurudur.

Yüklenen kaynağa göre garantörlük yükümlülüğü altında bulunan kişi yükümlülüğünü bilinçli şekilde ihmal etmiş olsa bile, bunu korumakla yükümlü olduğu kişinin öleceği bilinciyle ve isteğiyle yapmamışsa, buna rağmen ölüm sonucu meydana gelmişse taksirle ölüme sebebiyet verme suçu gündeme gelebilir.

Dolayısıyla “ihmal var” demek tek başına TCK 83’ün uygulanması için yeterli değildir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunun Cezası Nedir?

Yüklenen kaynağa göre TCK 83/3 kapsamında;

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis,
  • Müebbet hapis cezası yerine 15 yıldan 20 yıla kadar hapis,
  • Diğer hâllerde 10 yıldan 15 yıla kadar hapis

cezasına hükmedilebilir. Bunun yanında cezada indirim yapılmaması da mümkündür.

Dolayısıyla ceza, somut olayda öldürmenin hangi temel veya nitelikli hâliyle bağlantılı olduğuna göre değişiklik gösterebilir.

Mahkeme Cezada İndirim Yapmak Zorunda mıdır?

Hayır.

Kaynakta TCK 83/3 kapsamında belirli süreli hapis cezalarına hükmedilebileceği gibi, cezada indirim yapılmayabileceği de açıkça belirtilmektedir.

Bu nedenle somut olayda ceza belirlenirken olayın özellikleri ayrıca değerlendirilir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Şikâyete Tabi midir?

Hayır.

Yüklenen kaynağa göre bu suç şikâyete tabi değildir. Mağdurun veya suçtan zarar görenlerin şikâyetinin bulunmaması ya da daha sonra şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasının devam etmesini engellemez.

Şikâyetten Vazgeçmek Davayı Düşürür mü?

Hayır.

Suç şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme davayı sona erdirmez. Kaynak, şikâyet bulunmasa veya şikâyetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davasının devam edeceğini belirtmektedir.

Uzlaşma Mümkün müdür?

Hayır.

Yüklenen kaynağa göre kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu uzlaşmaya tabi değildir.

Dolayısıyla tarafların anlaşması ceza yargılamasının uzlaşma hükümleri kapsamında sona ermesini sağlamaz.

Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?

Yüklenen kaynak, dava zamanaşımı sürelerini suçun ceza üst sınırına göre farklılaştırmaktadır.

Buna göre;

  • Ceza üst sınırı 25 yıl olan hâllerde 20 yıl,
  • Ceza üst sınırı 20 yıl olan hâllerde 15 yıl,
  • Ceza üst sınırı 15 yıl olan hâllerde ise 15 yıl

dava zamanaşımı süresi bulunmaktadır.

Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken somut olayda uygulanabilecek ceza aralığının belirlenmesi önemlidir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Yüklenen kaynağa göre kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunun yargılaması Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmaktadır.

Ayrıca kaynak, suçun ağırlığı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında avukat olmaksızın savunma yapılamayacağını belirtmektedir.

Bu Suçta Hangi Koruma Tedbirlerine Başvurulabilir?

Yüklenen kaynağa göre bu suç bakımından;

  • Dinleme,
  • Kayda alma,
  • Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi,
  • Teknik araçlarla izleme,
  • Ses kaydı,
  • Görüntü kaydı,

gibi koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Yargıtay Kararları Neden Önemlidir?

Bu suçta temel tartışmalardan biri, olayın kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi mi yoksa taksirle öldürme mi oluşturduğudur.

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararında da ilk derece mahkemesinin olayı taksirle öldürme kapsamında değerlendirdiği, ancak Yargıtay’ın önceki tehlikeli davranış nedeniyle ortaya çıkan yardım etme yükümlülüğüne vurgu yaparak TCK 83 kapsamında hüküm kurulması gerektiğini belirttiği görülmektedir.

Bu nedenle olayın hukuki nitelendirilmesi dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Ağır Ceza Avukatı Nedir?

Ağır ceza avukatı, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda hukuki destek sağlayan ceza avukatıdır.

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunda özellikle;

  • Yükümlülüğün varlığı,
  • Yükümlülüğün kaynağı,
  • İhmalin icrai davranışa eşdeğer olup olmadığı,
  • Failin kastı,
  • Ölüm neticesi ile ihmal arasındaki bağlantı,
  • Taksirle öldürmeden ayrım,

önem taşımaktadır.

Ceza Avukatı Ücretleri Nasıl Belirlenir?

Ceza avukatı ücretleri;

  • Dosyanın kapsamına,
  • Suçlamanın niteliğine,
  • Yargılamanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine,
  • Delillerin yoğunluğuna,
  • Bilirkişi incelemelerine,
  • Duruşma sayısına,
  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne,

göre değişiklik gösterebilir.

Bu nedenle bu tür ağır ceza dosyalarında ücretlendirme somut dosyanın kapsamına göre değerlendirilmelidir.

İstanbul’da Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Davaları

Bu suç bakımından özellikle;

  • Failin müdahale yükümlülüğü bulunup bulunmadığı,
  • Bu yükümlülüğün kanundan mı, sözleşmeden mi veya önceki tehlikeli davranıştan mı kaynaklandığı,
  • Failin ölüm sonucunu bilip istemediği,
  • İhmal ile ölüm arasındaki bağlantı,
  • Olayın taksirle öldürme mi yoksa TCK 83 kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği,

önem taşımaktadır.

Bu nedenle İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı kapsamında ağır ceza dosyasının tüm olay ve deliller üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

İstanbul En İyi Ceza Avukatları Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

İstanbul en iyi ceza avukatları araştırılırken;

  • Ceza hukuku alanındaki deneyim,
  • Ağır ceza davalarındaki tecrübe,
  • Kasten öldürme suçlarına hâkimiyet,
  • TCK 83 uygulamasını bilme,
  • Kast ve taksir ayrımını doğru değerlendirebilme,
  • Yargıtay içtihatlarını takip etme,
  • Dosyaya özgü savunma stratejisi geliştirebilme,

gibi kriterler dikkate alınabilir.

Sonuç

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenen ve kişinin yapmakla yükümlü olduğu bir davranışı gerçekleştirmemesi sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde gündeme gelen özel bir suç tipidir. Ancak her ihmal bu suçu oluşturmaz. İhmalin icrai davranışa eşdeğer olabilmesi için yükümlülüğün kanundan, sözleşmeden veya kişinin daha önce oluşturduğu tehlikeli durumdan kaynaklanması gerekir.

Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur. Failin yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bunun sonucunda mağdurun öleceğini bilmesi ve istemesi gerekir. Bu bilinç ve istem bulunmuyorsa, şartlarına göre taksirle öldürme gündeme gelebilir.

Kaynağa göre suç şikâyete ve uzlaşmaya tabi değildir, yargılama Ağır Ceza Mahkemesinde yapılır ve dava zamanaşımı uygulanabilecek ceza üst sınırına göre 15 veya 20 yıl olarak değişmektedir.

Bu nedenle kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, TCK 83, ağır ceza avukatı, ceza avukatı, İstanbul ceza avukatı, Ümraniye ceza avukatı, Ataşehir ceza avukatı, Üsküdar ceza avukatı ve Çekmeköy ceza avukatı gibi konuların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.