Pek Kötü Davranış Sebebiyle Boşanma Davası Nedir? Şartları, İspatı ve Hukuki Süreç
Pek kötü davranış, eşlerden birinin diğer eşe yönelik ağır nitelikte fiziksel veya psikolojik eziyet oluşturan davranışlarda bulunması hâlinde gündeme gelen özel boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi kapsamında düzenlenen pek kötü davranış, özel ve mutlak boşanma sebebi niteliğindedir.
Bu nedenle pek kötü davranışın varlığının ispatlanması hâlinde hâkimin ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırması gerekmez. Ancak her kötü davranışın veya eşler arasındaki her tartışmanın bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Davranışın niteliği, ağırlığı ve eş üzerindeki etkileri somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu tür boşanma davalarında İstanbul aile avukatı, Ümraniye aile avukatı ve Ataşehir aile avukatı desteğiyle boşanma sebebinin, delillerin ve boşanmaya bağlı diğer taleplerin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Aile Avukatı Nedir?
Aile avukatı, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi yapan avukattır.
Aile hukuku kapsamında;
-
Anlaşmalı boşanma,
-
Çekişmeli boşanma,
-
Özel boşanma sebepleri,
-
Nafaka,
-
Velayet,
-
Maddi ve manevi tazminat,
-
Mal paylaşımı,
gibi birçok farklı uyuşmazlık bulunmaktadır.
Pek kötü davranış gibi özel boşanma sebeplerinde, ileri sürülen olayların kanunda aranan şartları taşıyıp taşımadığının doğru belirlenmesi özellikle önemlidir.
Pek Kötü Davranış Sebebiyle Boşanma Nedir?
Pek kötü davranış, eşlerden birinin diğer eşin vücut bütünlüğüne veya ruhsal bütünlüğüne yönelik ağır nitelikte davranışlarda bulunması hâlinde gündeme gelen bir boşanma sebebidir.
Yüklenen kaynakta pek kötü davranışın, diğer eşe eziyet veren, onun bedensel ve ruhsal sağlığını bozan davranışlar olarak değerlendirildiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla davranışın sıradan bir evlilik anlaşmazlığının ötesine geçerek ağır bir nitelik taşıması gerekir.
Pek Kötü Davranış Mutlak Boşanma Sebebi midir?
Evet.
Yüklenen kaynağa göre pek kötü davranış, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak boşanma sebeplerinden biridir.
Mutlak boşanma sebebi olmasının sonucu olarak, pek kötü davranışın gerçekleştiğinin ispatlanması durumunda hâkimin ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırması gerekmez.
Bu yönüyle pek kötü davranış, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan genel boşanma sebebinden ayrılmaktadır.
Hangi Davranışlar Pek Kötü Davranış Sayılabilir?
Bir davranışın pek kötü davranış sayılıp sayılmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Yüklenen kaynakta pek kötü davranış kapsamında özellikle eşe yönelik;
-
Dövme,
-
İşkence etme,
-
Aç bırakma,
-
Eve kapatma,
-
Anormal cinsel ilişkiye zorlama,
gibi davranışların örnek olarak değerlendirildiği görülmektedir.
Bu örnekler sınırlı bir liste olarak değerlendirilmemelidir. Esas olan davranışın diğer eş üzerinde ağır fiziksel veya ruhsal eziyet oluşturacak nitelikte olup olmadığıdır.
Fiziksel Şiddet Pek Kötü Davranış Sayılır mı?
Fiziksel şiddet, olayın niteliğine göre pek kötü davranış kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak her fiziksel müdahalenin otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurduğunu söylemek doğru değildir. Davranışın;
-
Şiddeti,
-
Gerçekleşme biçimi,
-
Eş üzerindeki etkisi,
-
Olayın koşulları,
birlikte değerlendirilmelidir.
Pek kötü davranışın özel ve mutlak boşanma sebebi olması nedeniyle, ileri sürülen eylemin bu kapsamda olup olmadığı davanın hukuki dayanağı bakımından önem taşımaktadır.
Psikolojik Şiddet Pek Kötü Davranış Kapsamında Değerlendirilebilir mi?
Yüklenen kaynak, pek kötü davranışı yalnızca fiziksel bütünlüğe yönelik davranışlarla sınırlamamakta; eşin ruhsal sağlığını bozan ağır davranışları da bu kapsamda değerlendirmektedir.
Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre ağır psikolojik eziyet oluşturan davranışların da pek kötü davranış kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Ancak eşler arasındaki her kırıcı söz, tartışma veya geçimsizlik bu özel boşanma sebebinin oluşması için tek başına yeterli değildir.
Pek Kötü Davranışın Tek Sefer Gerçekleşmesi Yeterli midir?
Pek kötü davranışın mutlaka uzun süre boyunca veya birden fazla kez tekrarlanması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Davranışın ağırlığına göre tek bir olay da bu boşanma sebebinin değerlendirilmesine neden olabilir.
Bu nedenle olay sayısından ziyade davranışın niteliği, ağırlığı ve eş üzerinde meydana getirdiği etki önem taşımaktadır.
Pek Kötü Davranış ile Hayata Kast Arasındaki Fark Nedir?
Hayata kast ve pek kötü davranış aynı maddede düzenlenen ancak birbirinden farklı özel boşanma sebepleridir.
Hayata kastta, eşin diğer eşin yaşamına son vermeye yönelik kasıtlı bir davranışı bulunmaktadır.
Pek kötü davranışta ise davranışın mutlaka öldürme amacı taşıması gerekmez. Esas olan eşe ağır fiziksel veya ruhsal eziyet verilmesidir.
Bu nedenle şiddet içeren bir olayda failin amacı ve eylemin niteliği, hangi özel boşanma sebebinin uygulanacağının belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Pek Kötü Davranış ile Onur Kırıcı Davranış Arasındaki Fark Nedir?
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde hayata kast ve pek kötü davranışın yanında onur kırıcı davranış da düzenlenmektedir.
Pek kötü davranışta eşin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne ağır bir saldırı söz konusu olurken, onur kırıcı davranışta eşin şeref ve saygınlığına yönelik ağır saldırılar gündeme gelebilir.
Somut olayda gerçekleştirilen davranışın hangi kategori kapsamında olduğu, boşanma davasının hukuki sebebinin doğru kurulması açısından önemlidir.
Pek Kötü Davranış Nasıl İspat Edilir?
Pek kötü davranış iddiasında bulunan eşin ileri sürdüğü olayları hukuka uygun delillerle ortaya koyması gerekir.
Somut olayın özelliklerine göre;
-
Tanık anlatımları,
-
Hastane ve sağlık kayıtları,
-
Adli raporlar,
-
Kolluk tutanakları,
-
Ceza soruşturması veya dava dosyaları,
-
Yazışmalar,
-
Hukuka uygun görüntü ve kayıtlar,
-
Diğer belgeler,
delil olarak önem taşıyabilir.
Mahkeme, sunulan delilleri birlikte değerlendirerek ileri sürülen pek kötü davranışın gerçekleşip gerçekleşmediğini belirler.
Ceza Soruşturması Boşanma Davasını Etkiler mi?
Pek kötü davranış oluşturan bazı eylemler aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç oluşturabilir.
Bu durumda ceza soruşturması veya ceza davası ile boşanma davası farklı hukuki süreçlerdir.
Ancak ceza dosyasında bulunan;
-
Adli raporlar,
-
Tanık ifadeleri,
-
Kolluk tutanakları,
-
Diğer deliller,
somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında da önem taşıyabilir.
Pek Kötü Davranış Nedeniyle Boşanma Davasında Süre Var mıdır?
Evet.
Yüklenen kaynakta Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesine dayalı boşanma davasında, dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle dava hakkının düşeceği belirtilmektedir.
Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan dava açılmadan önce olay tarihi ve olayın öğrenildiği tarih dikkatle değerlendirilmelidir.
Affeden Eş Dava Açabilir mi?
Yüklenen kaynakta affeden tarafın dava hakkının bulunmadığı belirtilmektedir.
Bu nedenle pek kötü davranışın ardından tarafların ilişkilerini nasıl sürdürdükleri ve davranışın affedilip affedilmediği dava bakımından önem taşıyabilir.
Ancak affetmenin bulunup bulunmadığı somut olayın özelliklerine ve tarafların davranışlarına göre değerlendirilmelidir.
Pek Kötü Davranış Nedeniyle Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Şartların bulunması hâlinde boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir.
Pek kötü davranışın niteliği, tarafların kusur durumları ve boşanmanın meydana getirdiği sonuçlar tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Maddi ve manevi tazminatın şartları birbirinden farklı olduğundan her talebin ayrıca hukuki olarak değerlendirilmesi gerekir.
Nafaka Talep Edilebilir mi?
Pek kötü davranış sebebiyle açılan boşanma davasında da şartların bulunması hâlinde;
-
Tedbir nafakası,
-
Yoksulluk nafakası,
-
Çocuklar bakımından iştirak nafakası,
gibi nafaka talepleri gündeme gelebilir.
Nafaka konusunda tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kanunda öngörülen diğer şartlar değerlendirilir.
Çocukların Velayeti Nasıl Belirlenir?
Tarafların ortak çocuklarının bulunması hâlinde velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Mahkeme;
-
Çocuğun yaşı,
-
Fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları,
-
Anne ve baba ile ilişkisi,
-
Tarafların yaşam koşulları,
-
Çocuğun güvenliği,
-
Aile içerisinde yaşanan şiddetin çocuk üzerindeki etkileri,
gibi unsurları birlikte değerlendirebilir.
Pek kötü davranış iddiasına konu olayların çocuğun güvenliği ve gelişimi üzerindeki etkisi de velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Pek Kötü Davranış Nedeniyle Boşanma Çekişmeli Boşanma mıdır?
Tarafların boşanmanın sebebi veya sonuçları konusunda anlaşamaması hâlinde pek kötü davranışa dayanan boşanma davası çekişmeli olarak yürütülebilir.
Bu durumda mahkeme;
-
Boşanma sebebini,
-
Tarafların iddia ve savunmalarını,
-
Delilleri,
-
Kusur durumunu,
-
Nafaka ve tazminat taleplerini,
-
Velayet konusunu,
değerlendirerek karar verir.
İstanbul'da Aile Hukuku ve Boşanma Davaları
İstanbul'da aile hukuku kapsamında;
-
Çekişmeli boşanma,
-
Anlaşmalı boşanma,
-
Pek kötü davranış sebebiyle boşanma,
-
Hayata kast sebebiyle boşanma,
-
Nafaka davaları,
-
Velayet davaları,
-
Maddi ve manevi tazminat,
-
Mal paylaşımı,
gibi birçok farklı uyuşmazlık gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle İstanbul aile avukatı, Ümraniye aile avukatı ve Ataşehir aile avukatı desteğiyle boşanma sebebinin ve buna bağlı taleplerin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
En İyi Aile Hukuku Avukatı Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
En iyi aile hukuku avukatı araştırılırken;
-
Aile hukuku alanındaki deneyim,
-
Çekişmeli boşanma davalarındaki tecrübe,
-
Özel boşanma sebeplerine hâkimiyet,
-
Delillerin doğru değerlendirilmesi,
-
Nafaka ve velayet süreçlerindeki deneyim,
-
Maddi ve manevi tazminat taleplerine hâkimiyet,
-
Güncel Yargıtay kararlarını takip etme,
gibi kriterlerin değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Sonuç
Pek kötü davranış sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Eşe yönelik eziyet veren, bedensel veya ruhsal sağlığını bozabilecek ağır davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu boşanma sebebine dayanılabilmesi için davranışın niteliğinin ve delillerin doğru değerlendirilmesi kadar dava açma sürelerinin takip edilmesi de önemlidir. Kaynağa göre dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmesiyle düşmekte; affeden eş ise bu sebebe dayanarak dava açamamaktadır.
Bu nedenle İstanbul aile avukatı, Ümraniye aile avukatı ve Ataşehir aile avukatı desteğiyle; aile hukuku, çekişmeli boşanma, nafaka davaları, velayet davaları ve boşanmaya bağlı maddi ve manevi sonuçların birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.