Blog

Tahliye Davası ile Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir? Tahliye Sebepleri, Süreler ve Hukuki Süreç

Tahliye Davası ile Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir? Tahliye Sebepleri, Süreler ve Hukuki Süreç Kira sözleşmesi yalnızca bildirim yoluyla değil, tahliye davası yoluyla da sona erdirilebilir. Yüklenen kaynakta, tahliye davası ile kira sözleşmesinin sona erdirilmesinin uygulamada bildirim yoluna göre daha sık karşılaşılan yöntemlerden biri olduğu belirtilmektedir. Tahliye davası herhangi bir sebebe dayanılarak açılamaz. Kaynağa göre kira sözleşmesinin tahliye davası yoluyla feshedilebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nun 350 ila 356. maddeleri arasında düzenlenen sebeplerden birinin bulunması gerekir. Bu sebepler genel olarak kiraya verenden kaynaklanan ve kiracıdan kaynaklanan tahliye sebepleri şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye davası açılmadan önce tahliye sebebinin, dava süresinin ve uygulanacak hukuki yolun birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Kira Hukuku Nedir? Kira hukuku, kiraya veren ile kiracı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri düzenleyen hukuk alanıdır. Kira hukuku kapsamında; Tahliye davaları, Kira sözleşmesinin feshi, Gereksinim nedeniyle tahliye, Yeni malik nedeniyle tahliye, Tahliye taahhüdü, İki haklı ihtar, Kira alacağı, Kira tespit davaları, gibi birçok farklı hukuki konu bulunmaktadır. Tahliye davalarında yalnızca tahliye sebebinin bulunması değil, bu sebebe ilişkin kanuni şartların ve sürelerin de yerine getirilmesi gerekir. Tahliye Davası ile Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir? Yüklenen kaynağa göre kira sözleşmesinin sona erdirilmesi bildirim yoluyla gerçekleştirilebileceği gibi tahliye davası açılarak da sağlanabilir. Tahliye davası sonucunda mahkemenin tahliyeye karar vermesi hâlinde kira ilişkisi hukuken sona erdirilebilir ve kiracının kiralananı boşaltması gündeme gelir. Ancak bunun için kanunda düzenlenmiş geçerli bir tahliye sebebinin bulunması gerekir. Tahliye Davası Hangi Sebeplere Dayanılarak Açılabilir? Yüklenen kaynakta tahliye sebeplerinin Türk Borçlar Kanunu’nun 350-356. maddeleri arasında düzenlendiği belirtilmektedir. Bu sebepler iki ana grupta ele alınmaktadır: Kiraya Verenden Kaynaklanan Tahliye Sebepleri Gereksinim, yeniden inşa ve imar, Yeni malikin konut ihtiyacı. Kiracıdan Kaynaklanan Tahliye Sebepleri Tahliye taahhüdü, İki haklı ihtar, Kiracının oturmaya elverişli başka bir konutunun bulunması. Her tahliye sebebinin şartları birbirinden farklı olduğundan somut kira ilişkisine uygun sebebin belirlenmesi gerekir. Gereksinim Nedeniyle Tahliye Nedir? Yüklenen kaynak, kiraya verenden kaynaklanan tahliye sebepleri arasında gereksinim nedeniyle tahliyeyi saymaktadır ve bu sebebin Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesinde düzenlendiğini belirtmektedir. Bu tahliye sebebinde kiraya verenin kiralananı belirli bir gereksinim nedeniyle kullanmak istemesi söz konusudur. Kaynakta gereksinimin ayrıntılı şartları ayrıca açıklanmamakla birlikte, bu sebebe dayanılarak tahliye kararı verilmesi hâlinde yeniden kiralama yasağının gündeme gelebileceği özellikle belirtilmektedir. Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye Nedir? Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi kapsamında kaynakta sayılan bir diğer tahliye sebebi yeniden inşa ve imardır. Bu durumda kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla boşaltılması gündeme gelebilir. Ancak kaynak, yeniden inşa ve imar amacıyla tahliye sağlandıktan sonra kiraya verenin taşınmazı eski hâliyle haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başka bir kişiye kiralayamayacağını belirtmektedir. Yeni Malikin Konut İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Nedir? Yüklenen kaynakta yeni malikin konut ihtiyacı, kiraya verenden kaynaklanan tahliye sebepleri arasında gösterilmekte ve Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesine dayandırılmaktadır. Bu durumda taşınmazı sonradan edinen yeni malikin konut ihtiyacına dayanarak tahliye talebinde bulunması gündeme gelebilir. Kaynak bu başlık altında ayrıntılı süre veya ihtiyaç şartlarını açıklamadığından, bu unsurlar somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Tahliye Taahhüdü Nedeniyle Tahliye Nedir? Yüklenen kaynakta kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinin ilki tahliye taahhüdü olarak belirtilmektedir. Tahliye taahhüdü Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesinde düzenlenen tahliye sebeplerinden biridir. Kaynak bu belgede tahliye taahhüdünün geçerlilik şartlarını ayrıntılı biçimde açıklamamaktadır. Bu nedenle somut olayda yalnızca bir tahliye taahhüdünün bulunmasına bakılmamalı, belgenin hukuki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Nedir? Kaynağa göre iki haklı ihtar, kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinden biridir ve Türk Borçlar Kanunu’nun 352/2 maddesinde düzenlenmektedir. Bu tahliye sebebi kira bedelinin ödenmesine ilişkin ihlallerle bağlantılı olarak gündeme gelebilir. Ancak yüklenen kaynak iki haklı ihtarın tüm teknik şartlarını ayrıca açıklamadığından, ihtarların hukuki niteliği ve tahliye davası açısından yeterli olup olmadığı somut olayda değerlendirilmelidir. Kiracının Oturmaya Elverişli Başka Bir Konutunun Bulunması Tahliye Sebebi midir? Evet. Yüklenen kaynakta kiracının oturmaya elverişli bir konutunun bulunması kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinden biri olarak belirtilmekte ve Türk Borçlar Kanunu’nun 352/3 maddesine dayandırılmaktadır. Bu sebebin uygulanabilmesi için somut konutun ve kira ilişkisinin özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir. Tahliye Davasında Süre Neden Önemlidir? Tahliye davalarında kanunda düzenlenen dava açma süreleri önemlidir. Yüklenen kaynakta yer verilen Yargıtay kararına göre dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir ve davalı tarafından ileri sürülmese bile mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Bu nedenle tahliye sebebi haklı olsa dahi dava süresinin kaçırılması önemli hak kayıplarına neden olabilir. Kiraya Veren Dava Açacağını Önceden Bildirirse Süre Uzayabilir mi? Evet. Yüklenen kaynağa göre kiraya veren, en geç dava açılması için öngörülen sürede kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirirse, dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılabilir. Kaynak bu bildirim açısından en uygun yolun noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi olduğunu belirtmektedir. TBK 353 Tahliye Davalarında Ne Düzenler? Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre Türk Borçlar Kanunu’nun 353. maddesi kapsamında kiraya veren, daha önce veya en geç dava açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse, dava bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Bu düzenleme tahliye davasında süre kaybının önlenmesi bakımından önemlidir. Yazılı Bildirim Nasıl Yapılmalıdır? Kaynak, dava açma niyetinin kiracıya yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca uygulamada en uygun yöntemin noter vasıtasıyla ihtarname gönderilmesi olduğu ifade edilmektedir. Böylece bildirimin yapılıp yapılmadığı ve tarihi daha kolay şekilde ortaya konulabilir. Dava Açma Süresi Mahkeme Tarafından Kendiliğinden İncelenir mi? Evet. Yüklenen kaynakta yer verilen Yargıtay kararında dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve davalı ileri sürmese bile mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla tahliye davasında süre yalnızca tarafların itirazına bağlı bir konu değildir. Yeniden Kiralama Yasağı Nedir? Yüklenen kaynakta, gereksinim veya yeniden inşa ve imar amacıyla kiracının tahliyesine karar verilmesi hâlinde yeniden kiralama yasağı gündeme gelmektedir. Kaynakta aktarılan TBK 355 düzenlemesine göre kiraya veren, gereksinim amacıyla tahliye sağladığında haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Gereksinim Nedeniyle Tahliye Sonrası Taşınmaz Başkasına Kiralanabilir mi? Kural olarak kaynakta belirtilen koşullarla hayır. Gereksinim nedeniyle kiralananın boşaltılması sağlandıktan sonra kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın üç yıl boyunca taşınmazı eski kiracısından başka bir kişiye kiralayamaz. Bu düzenleme ihtiyaç iddiasına dayanılarak gerçekleştirilen tahliyenin amacına uygun şekilde kullanılmasını güvence altına almaktadır. Yeniden İnşa ve İmar Sonrası Yeniden Kiralama Yasağı Var mıdır? Evet. Kaynakta aktarılan TBK 355 düzenlemesine göre yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmaz, eski hâliyle haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Ayrıca yeniden inşa ve imar tamamlandıktan sonra eski kiracının yeni durumu ve yeni kira bedeliyle taşınmazı kiralama konusunda öncelik hakkı bulunmaktadır. Eski Kiracının Öncelik Hakkı Nedir? Yeniden inşa ve imar gerçekleştirilen taşınmazlarda eski kiracı, taşınmazı yeni hâli ve yeni kira bedeliyle kiralama konusunda öncelik hakkına sahiptir. Kaynağa göre eski kiracının bu hakkı, kiraya veren tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden bir ay içinde kullanması gerekir. Bu öncelik hakkı sona ermedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Yeniden Kiralama Yasağına Aykırı Davranılırsa Ne Olur? Yüklenen kaynakta aktarılan Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesine göre kiraya veren yeniden kiralama yasağına aykırı davranırsa eski kiracıya son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle gereksinim veya yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliye kararından sonra kiraya verenin taşınmazı kullanma biçimi ayrıca hukuki sonuç doğurabilir. Kiraya Veren Üç Yıl Boyunca Hiçbir Şekilde Kiralama Yapamaz mı? Kaynak, yasağı haklı sebep olmaksızın yeniden kiralama bakımından düzenlemektedir. Dolayısıyla yasak mutlak şekilde her türlü yeniden kiralamayı değil, kaynakta belirtilen koşullar altında haklı sebep bulunmaksızın eski kiracı dışındaki kişilere kiralamayı kapsamaktadır. Tahliye Davası Sonrası Tazminat Talep Edilebilir mi? Yeniden kiralama yasağına aykırılık bulunması hâlinde eski kiracının tazminat talebi gündeme gelebilir. Kaynağa göre bu tazminat miktarı, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olamaz. Bu nedenle tahliye kararından sonra taşınmazın hangi nedenle ve kime kiralandığı önem taşıyabilir. Kiracı Ölürse Kira Sözleşmesi Kendiliğinden Sona Erer mi? Yüklenen kaynağa göre hayır. Kiracının ölümü hâlinde; Mirasçılar, Ortaklar, Aynı konutta birlikte yaşayanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira sözleşmesinin tarafı olarak devam edebilirler. Dolayısıyla kiracının ölümü kira sözleşmesini otomatik olarak sona erdiren bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Kiracının Mirasçıları Kira Sözleşmesine Devam Edebilir mi? Evet. Kaynak, kiracının ölümü hâlinde mirasçıların sözleşmeye ve kanun hükümlerine uymaları koşuluyla kira sözleşmesine taraf olarak devam edebileceklerini açıkça belirtmektedir. Aynı Konutta Yaşayanlar Kira Sözleşmesine Devam Edebilir mi? Kaynağa göre evet. Kiracının ölümü hâlinde aynı konutta birlikte yaşayan kişiler de sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira ilişkisine taraf olarak devam edebilirler. Kira Borcunu Ödemeyen Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? Yüklenen kaynakta, “kira borcunu ödemeyen kiracı nasıl tahliye edilir?” sorusuna tek bir tahliye sebebi üzerinden cevap verilemeyeceği belirtilmektedir. Kaynak, tahliye davalarının birden fazla sebebe dayanabileceğini ve tahliye için ilgili sebep ve şartların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla kira borcunun ödenmemesi hâlinde somut olayın hangi tahliye yoluna uygun olduğu ayrıca belirlenmelidir. Tahliye Davasında Sebep ve Şartların Birlikte Bulunması Gerekir mi? Evet. Kaynağın özellikle vurguladığı üzere tahliye davasının açılabilmesi için yalnızca bir tahliye sebebinin ileri sürülmesi yeterli değildir; o sebebe ilişkin şartların da yerine getirilmiş olması gerekir. Bu nedenle tahliye davası açılmadan önce sözleşme, ihtarlar, bildirimler ve süreler birlikte değerlendirilmelidir. Tahliye Davalarında Görev ve Yetki Neden Önemlidir? Yüklenen kaynak, tahliye davalarında görev ve yetkinin önemli konular olduğunu açıkça belirtmektedir. Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılması, kaynağa göre hak kaybına veya hakkın elde edilmesinin gecikmesine neden olabilir. Bu nedenle tahliye davasında yalnızca tahliye sebebi değil, davanın hangi mahkemede açılacağı da doğru belirlenmelidir. Tahliye Davasında Yanlış Mahkemeye Başvurulursa Ne Olur? Kaynağın ifadesine göre görevsiz veya yetkisiz mahkemede tahliye davası açılması hak kaybına neden olabilir veya hakkın elde edilmesini geciktirebilir. Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin dava açılmadan önce tespit edilmesi önemlidir. Tahliye Davasında Deliller Neden Önemlidir? Yüklenen kaynakta tahliye sebeplerinin çeşitli bildirim, ihtar ve kanuni şartlara bağlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre; Kira sözleşmesi, Yazılı ihtarlar, Tahliye taahhüdü, Bildirim belgeleri, Gereksinim veya yeniden inşa ve imarla bağlantılı belgeler, Diğer hukuka uygun belgeler, tahliye davasında önem taşıyabilir. Özellikle dava açma süresini uzatan yazılı bildirimin varlığı ve tarihi hukuki sonuç bakımından önemlidir. İstanbul’da Tahliye Davaları İstanbul’da tahliye davalarında; Gereksinim nedeniyle tahliye, Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye, Yeni malik nedeniyle tahliye, Tahliye taahhüdü, İki haklı ihtar, Kiracının başka konutunun bulunması, Dava açma süreleri, Yeniden kiralama yasağı, gibi birçok konu gündeme gelebilir. Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye sebebinin, kanuni şartların ve sürelerin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Kira Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir? Kira hukuku alanında avukat seçerken; Tahliye davalarındaki deneyim, Türk Borçlar Kanunu uygulamasına hâkimiyet, Tahliye sebeplerini doğru ayırabilme, Dava sürelerini takip edebilme, İhtar ve bildirim süreçlerine hâkimiyet, Yeniden kiralama yasağını değerlendirebilme, Görev ve yetki kurallarına hâkimiyet, gibi kriterler değerlendirilebilir. Sonuç Kira sözleşmesi bildirim yoluyla sona erdirilebildiği gibi tahliye davası yoluyla da feshedilebilir. Ancak tahliye davası ancak Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen geçerli bir tahliye sebebine dayanılarak açılabilir. Yüklenen kaynakta gereksinim, yeniden inşa ve imar, yeni malikin konut ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının oturmaya elverişli başka bir konutunun bulunması başlıca tahliye sebepleri arasında gösterilmektedir. Tahliye davalarında dava açma süresi de son derece önemlidir. Kiraya verenin kanuni süresi içerisinde kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirmesi hâlinde TBK 353 kapsamında dava açma süresi takip eden uzayan kira yılı sonuna kadar uzayabilir. Kaynakta dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir. Gereksinim veya yeniden inşa ve imar nedeniyle gerçekleştirilen tahliyelerde ise yeniden kiralama yasağı gündeme gelir. Kiraya veren, kaynakta belirtilen şartlarla taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracı dışında başka bir kişiye kiralayamaz; yasağa aykırı davranılması hâlinde eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olabilir. Bu nedenle tahliye davası, kira sözleşmesinin feshi, gereksinim nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı gibi konuların somut kira sözleşmesi ve tahliye sebebine göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Tahliye Davası ile Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir? Tahliye Sebepleri, Süreler ve Hukuki Süreç

Kira sözleşmesi yalnızca bildirim yoluyla değil, tahliye davası yoluyla da sona erdirilebilir. Yüklenen kaynakta, tahliye davası ile kira sözleşmesinin sona erdirilmesinin uygulamada bildirim yoluna göre daha sık karşılaşılan yöntemlerden biri olduğu belirtilmektedir.

Tahliye davası herhangi bir sebebe dayanılarak açılamaz. Kaynağa göre kira sözleşmesinin tahliye davası yoluyla feshedilebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nun 350 ila 356. maddeleri arasında düzenlenen sebeplerden birinin bulunması gerekir. Bu sebepler genel olarak kiraya verenden kaynaklanan ve kiracıdan kaynaklanan tahliye sebepleri şeklinde iki gruba ayrılmaktadır.

Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye davası açılmadan önce tahliye sebebinin, dava süresinin ve uygulanacak hukuki yolun birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Kira Hukuku Nedir?

Kira hukuku, kiraya veren ile kiracı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri düzenleyen hukuk alanıdır.

Kira hukuku kapsamında;

  • Tahliye davaları,
  • Kira sözleşmesinin feshi,
  • Gereksinim nedeniyle tahliye,
  • Yeni malik nedeniyle tahliye,
  • Tahliye taahhüdü,
  • İki haklı ihtar,
  • Kira alacağı,
  • Kira tespit davaları,

gibi birçok farklı hukuki konu bulunmaktadır.

Tahliye davalarında yalnızca tahliye sebebinin bulunması değil, bu sebebe ilişkin kanuni şartların ve sürelerin de yerine getirilmesi gerekir.

Tahliye Davası ile Kira Sözleşmesinin Feshi Nedir?

Yüklenen kaynağa göre kira sözleşmesinin sona erdirilmesi bildirim yoluyla gerçekleştirilebileceği gibi tahliye davası açılarak da sağlanabilir.

Tahliye davası sonucunda mahkemenin tahliyeye karar vermesi hâlinde kira ilişkisi hukuken sona erdirilebilir ve kiracının kiralananı boşaltması gündeme gelir.

Ancak bunun için kanunda düzenlenmiş geçerli bir tahliye sebebinin bulunması gerekir.

Tahliye Davası Hangi Sebeplere Dayanılarak Açılabilir?

Yüklenen kaynakta tahliye sebeplerinin Türk Borçlar Kanunu’nun 350-356. maddeleri arasında düzenlendiği belirtilmektedir.

Bu sebepler iki ana grupta ele alınmaktadır:

Kiraya Verenden Kaynaklanan Tahliye Sebepleri

  • Gereksinim, yeniden inşa ve imar,
  • Yeni malikin konut ihtiyacı.

Kiracıdan Kaynaklanan Tahliye Sebepleri

  • Tahliye taahhüdü,
  • İki haklı ihtar,
  • Kiracının oturmaya elverişli başka bir konutunun bulunması.

Her tahliye sebebinin şartları birbirinden farklı olduğundan somut kira ilişkisine uygun sebebin belirlenmesi gerekir.

Gereksinim Nedeniyle Tahliye Nedir?

Yüklenen kaynak, kiraya verenden kaynaklanan tahliye sebepleri arasında gereksinim nedeniyle tahliyeyi saymaktadır ve bu sebebin Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesinde düzenlendiğini belirtmektedir.

Bu tahliye sebebinde kiraya verenin kiralananı belirli bir gereksinim nedeniyle kullanmak istemesi söz konusudur.

Kaynakta gereksinimin ayrıntılı şartları ayrıca açıklanmamakla birlikte, bu sebebe dayanılarak tahliye kararı verilmesi hâlinde yeniden kiralama yasağının gündeme gelebileceği özellikle belirtilmektedir.

Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye Nedir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi kapsamında kaynakta sayılan bir diğer tahliye sebebi yeniden inşa ve imardır.

Bu durumda kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla boşaltılması gündeme gelebilir.

Ancak kaynak, yeniden inşa ve imar amacıyla tahliye sağlandıktan sonra kiraya verenin taşınmazı eski hâliyle haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başka bir kişiye kiralayamayacağını belirtmektedir.

Yeni Malikin Konut İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Nedir?

Yüklenen kaynakta yeni malikin konut ihtiyacı, kiraya verenden kaynaklanan tahliye sebepleri arasında gösterilmekte ve Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesine dayandırılmaktadır.

Bu durumda taşınmazı sonradan edinen yeni malikin konut ihtiyacına dayanarak tahliye talebinde bulunması gündeme gelebilir.

Kaynak bu başlık altında ayrıntılı süre veya ihtiyaç şartlarını açıklamadığından, bu unsurlar somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Tahliye Taahhüdü Nedeniyle Tahliye Nedir?

Yüklenen kaynakta kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinin ilki tahliye taahhüdü olarak belirtilmektedir.

Tahliye taahhüdü Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesinde düzenlenen tahliye sebeplerinden biridir.

Kaynak bu belgede tahliye taahhüdünün geçerlilik şartlarını ayrıntılı biçimde açıklamamaktadır. Bu nedenle somut olayda yalnızca bir tahliye taahhüdünün bulunmasına bakılmamalı, belgenin hukuki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Nedir?

Kaynağa göre iki haklı ihtar, kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinden biridir ve Türk Borçlar Kanunu’nun 352/2 maddesinde düzenlenmektedir.

Bu tahliye sebebi kira bedelinin ödenmesine ilişkin ihlallerle bağlantılı olarak gündeme gelebilir.

Ancak yüklenen kaynak iki haklı ihtarın tüm teknik şartlarını ayrıca açıklamadığından, ihtarların hukuki niteliği ve tahliye davası açısından yeterli olup olmadığı somut olayda değerlendirilmelidir.

Kiracının Oturmaya Elverişli Başka Bir Konutunun Bulunması Tahliye Sebebi midir?

Evet.

Yüklenen kaynakta kiracının oturmaya elverişli bir konutunun bulunması kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinden biri olarak belirtilmekte ve Türk Borçlar Kanunu’nun 352/3 maddesine dayandırılmaktadır.

Bu sebebin uygulanabilmesi için somut konutun ve kira ilişkisinin özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.

Tahliye Davasında Süre Neden Önemlidir?

Tahliye davalarında kanunda düzenlenen dava açma süreleri önemlidir.

Yüklenen kaynakta yer verilen Yargıtay kararına göre dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir ve davalı tarafından ileri sürülmese bile mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle tahliye sebebi haklı olsa dahi dava süresinin kaçırılması önemli hak kayıplarına neden olabilir.

Kiraya Veren Dava Açacağını Önceden Bildirirse Süre Uzayabilir mi?

Evet.

Yüklenen kaynağa göre kiraya veren, en geç dava açılması için öngörülen sürede kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirirse, dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılabilir.

Kaynak bu bildirim açısından en uygun yolun noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi olduğunu belirtmektedir.

TBK 353 Tahliye Davalarında Ne Düzenler?

Kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre Türk Borçlar Kanunu’nun 353. maddesi kapsamında kiraya veren, daha önce veya en geç dava açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse, dava bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir.

Bu düzenleme tahliye davasında süre kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.

Yazılı Bildirim Nasıl Yapılmalıdır?

Kaynak, dava açma niyetinin kiracıya yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Ayrıca uygulamada en uygun yöntemin noter vasıtasıyla ihtarname gönderilmesi olduğu ifade edilmektedir.

Böylece bildirimin yapılıp yapılmadığı ve tarihi daha kolay şekilde ortaya konulabilir.

Dava Açma Süresi Mahkeme Tarafından Kendiliğinden İncelenir mi?

Evet.

Yüklenen kaynakta yer verilen Yargıtay kararında dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve davalı ileri sürmese bile mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği açıkça belirtilmektedir.

Dolayısıyla tahliye davasında süre yalnızca tarafların itirazına bağlı bir konu değildir.

Yeniden Kiralama Yasağı Nedir?

Yüklenen kaynakta, gereksinim veya yeniden inşa ve imar amacıyla kiracının tahliyesine karar verilmesi hâlinde yeniden kiralama yasağı gündeme gelmektedir.

Kaynakta aktarılan TBK 355 düzenlemesine göre kiraya veren, gereksinim amacıyla tahliye sağladığında haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.

Gereksinim Nedeniyle Tahliye Sonrası Taşınmaz Başkasına Kiralanabilir mi?

Kural olarak kaynakta belirtilen koşullarla hayır.

Gereksinim nedeniyle kiralananın boşaltılması sağlandıktan sonra kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın üç yıl boyunca taşınmazı eski kiracısından başka bir kişiye kiralayamaz.

Bu düzenleme ihtiyaç iddiasına dayanılarak gerçekleştirilen tahliyenin amacına uygun şekilde kullanılmasını güvence altına almaktadır.

Yeniden İnşa ve İmar Sonrası Yeniden Kiralama Yasağı Var mıdır?

Evet.

Kaynakta aktarılan TBK 355 düzenlemesine göre yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmaz, eski hâliyle haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.

Ayrıca yeniden inşa ve imar tamamlandıktan sonra eski kiracının yeni durumu ve yeni kira bedeliyle taşınmazı kiralama konusunda öncelik hakkı bulunmaktadır.

Eski Kiracının Öncelik Hakkı Nedir?

Yeniden inşa ve imar gerçekleştirilen taşınmazlarda eski kiracı, taşınmazı yeni hâli ve yeni kira bedeliyle kiralama konusunda öncelik hakkına sahiptir.

Kaynağa göre eski kiracının bu hakkı, kiraya veren tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden bir ay içinde kullanması gerekir.

Bu öncelik hakkı sona ermedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.

Yeniden Kiralama Yasağına Aykırı Davranılırsa Ne Olur?

Yüklenen kaynakta aktarılan Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesine göre kiraya veren yeniden kiralama yasağına aykırı davranırsa eski kiracıya son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Bu nedenle gereksinim veya yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliye kararından sonra kiraya verenin taşınmazı kullanma biçimi ayrıca hukuki sonuç doğurabilir.

Kiraya Veren Üç Yıl Boyunca Hiçbir Şekilde Kiralama Yapamaz mı?

Kaynak, yasağı haklı sebep olmaksızın yeniden kiralama bakımından düzenlemektedir.

Dolayısıyla yasak mutlak şekilde her türlü yeniden kiralamayı değil, kaynakta belirtilen koşullar altında haklı sebep bulunmaksızın eski kiracı dışındaki kişilere kiralamayı kapsamaktadır.

Tahliye Davası Sonrası Tazminat Talep Edilebilir mi?

Yeniden kiralama yasağına aykırılık bulunması hâlinde eski kiracının tazminat talebi gündeme gelebilir.

Kaynağa göre bu tazminat miktarı, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olamaz.

Bu nedenle tahliye kararından sonra taşınmazın hangi nedenle ve kime kiralandığı önem taşıyabilir.

Kiracı Ölürse Kira Sözleşmesi Kendiliğinden Sona Erer mi?

Yüklenen kaynağa göre hayır.

Kiracının ölümü hâlinde;

  • Mirasçılar,
  • Ortaklar,
  • Aynı konutta birlikte yaşayanlar,

sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira sözleşmesinin tarafı olarak devam edebilirler.

Dolayısıyla kiracının ölümü kira sözleşmesini otomatik olarak sona erdiren bir durum olarak değerlendirilmemelidir.

Kiracının Mirasçıları Kira Sözleşmesine Devam Edebilir mi?

Evet.

Kaynak, kiracının ölümü hâlinde mirasçıların sözleşmeye ve kanun hükümlerine uymaları koşuluyla kira sözleşmesine taraf olarak devam edebileceklerini açıkça belirtmektedir.

Aynı Konutta Yaşayanlar Kira Sözleşmesine Devam Edebilir mi?

Kaynağa göre evet.

Kiracının ölümü hâlinde aynı konutta birlikte yaşayan kişiler de sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira ilişkisine taraf olarak devam edebilirler.

Kira Borcunu Ödemeyen Kiracı Nasıl Tahliye Edilir?

Yüklenen kaynakta, “kira borcunu ödemeyen kiracı nasıl tahliye edilir?” sorusuna tek bir tahliye sebebi üzerinden cevap verilemeyeceği belirtilmektedir.

Kaynak, tahliye davalarının birden fazla sebebe dayanabileceğini ve tahliye için ilgili sebep ve şartların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Dolayısıyla kira borcunun ödenmemesi hâlinde somut olayın hangi tahliye yoluna uygun olduğu ayrıca belirlenmelidir.

Tahliye Davasında Sebep ve Şartların Birlikte Bulunması Gerekir mi?

Evet.

Kaynağın özellikle vurguladığı üzere tahliye davasının açılabilmesi için yalnızca bir tahliye sebebinin ileri sürülmesi yeterli değildir; o sebebe ilişkin şartların da yerine getirilmiş olması gerekir.

Bu nedenle tahliye davası açılmadan önce sözleşme, ihtarlar, bildirimler ve süreler birlikte değerlendirilmelidir.

Tahliye Davalarında Görev ve Yetki Neden Önemlidir?

Yüklenen kaynak, tahliye davalarında görev ve yetkinin önemli konular olduğunu açıkça belirtmektedir.

Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılması, kaynağa göre hak kaybına veya hakkın elde edilmesinin gecikmesine neden olabilir.

Bu nedenle tahliye davasında yalnızca tahliye sebebi değil, davanın hangi mahkemede açılacağı da doğru belirlenmelidir.

Tahliye Davasında Yanlış Mahkemeye Başvurulursa Ne Olur?

Kaynağın ifadesine göre görevsiz veya yetkisiz mahkemede tahliye davası açılması hak kaybına neden olabilir veya hakkın elde edilmesini geciktirebilir.

Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin dava açılmadan önce tespit edilmesi önemlidir.

Tahliye Davasında Deliller Neden Önemlidir?

Yüklenen kaynakta tahliye sebeplerinin çeşitli bildirim, ihtar ve kanuni şartlara bağlı olduğu görülmektedir.

Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre;

  • Kira sözleşmesi,
  • Yazılı ihtarlar,
  • Tahliye taahhüdü,
  • Bildirim belgeleri,
  • Gereksinim veya yeniden inşa ve imarla bağlantılı belgeler,
  • Diğer hukuka uygun belgeler,

tahliye davasında önem taşıyabilir.

Özellikle dava açma süresini uzatan yazılı bildirimin varlığı ve tarihi hukuki sonuç bakımından önemlidir.

İstanbul’da Tahliye Davaları

İstanbul’da tahliye davalarında;

  • Gereksinim nedeniyle tahliye,
  • Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye,
  • Yeni malik nedeniyle tahliye,
  • Tahliye taahhüdü,
  • İki haklı ihtar,
  • Kiracının başka konutunun bulunması,
  • Dava açma süreleri,
  • Yeniden kiralama yasağı,

gibi birçok konu gündeme gelebilir.

Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye sebebinin, kanuni şartların ve sürelerin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Kira Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kira hukuku alanında avukat seçerken;

  • Tahliye davalarındaki deneyim,
  • Türk Borçlar Kanunu uygulamasına hâkimiyet,
  • Tahliye sebeplerini doğru ayırabilme,
  • Dava sürelerini takip edebilme,
  • İhtar ve bildirim süreçlerine hâkimiyet,
  • Yeniden kiralama yasağını değerlendirebilme,
  • Görev ve yetki kurallarına hâkimiyet,

gibi kriterler değerlendirilebilir.

Sonuç

Kira sözleşmesi bildirim yoluyla sona erdirilebildiği gibi tahliye davası yoluyla da feshedilebilir. Ancak tahliye davası ancak Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen geçerli bir tahliye sebebine dayanılarak açılabilir. Yüklenen kaynakta gereksinim, yeniden inşa ve imar, yeni malikin konut ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının oturmaya elverişli başka bir konutunun bulunması başlıca tahliye sebepleri arasında gösterilmektedir.

Tahliye davalarında dava açma süresi de son derece önemlidir. Kiraya verenin kanuni süresi içerisinde kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirmesi hâlinde TBK 353 kapsamında dava açma süresi takip eden uzayan kira yılı sonuna kadar uzayabilir. Kaynakta dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir.

Gereksinim veya yeniden inşa ve imar nedeniyle gerçekleştirilen tahliyelerde ise yeniden kiralama yasağı gündeme gelir. Kiraya veren, kaynakta belirtilen şartlarla taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracı dışında başka bir kişiye kiralayamaz; yasağa aykırı davranılması hâlinde eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olabilir.

Bu nedenle tahliye davası, kira sözleşmesinin feshi, gereksinim nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı gibi konuların somut kira sözleşmesi ve tahliye sebebine göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.