Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davası Nedir? Şartları, Bir Aylık Süre, İmza İtirazı ve Hukuki Süreç
Tahliye taahhüdü, kiracının kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak kabul ettiği belgedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin birinci fıkrası kapsamında, kiracı kiralananın teslim edilmesinden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesine rağmen taşınmazı boşaltmazsa, tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye süreci gündeme gelebilir. Yüklenen kaynağa göre kiraya veren, taahhüt edilen tahliye tarihini izleyen bir ay içerisinde İcra ve İflas Kanunu’nun 272. maddesi kapsamında icra takibi başlatabileceği gibi Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası da açabilir.
Ancak her tahliye taahhüdü geçerli değildir. Kaynak, tahliye taahhüdüne dayalı tahliye bakımından özellikle üç temel şart üzerinde durmaktadır: taahhüdün yazılı olması, kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte verilmiş olması ve tahliye davasının taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde açılması gerekir.
Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye taahhüdüne dayalı bir uyuşmazlık değerlendirilirken yalnızca belgenin varlığına bakılmamalı; belgenin ne zaman düzenlendiği, yazılı olup olmadığı, tahliye tarihinin belirlenebilirliği, imzanın aidiyeti, davayı kimin açtığı ve bir aylık sürenin korunup korunmadığı birlikte incelenmelidir.
Kira Hukuku Nedir?
Kira hukuku, kiraya veren ile kiracı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri düzenleyen hukuk alanıdır.
Kira hukuku kapsamında;
- Tahliye taahhüdü,
- Tahliye davaları,
- Kira sözleşmesinin sona ermesi,
- Kira alacakları,
- İcra yoluyla tahliye,
- İhtiyaç nedeniyle tahliye,
- İki haklı ihtar,
- Kira tespit davaları,
- Kiraya veren ve kiracının hakları,
gibi çok sayıda hukuki konu bulunmaktadır.
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davaları ise kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağına ilişkin yazılı iradesine dayanması nedeniyle diğer tahliye sebeplerinden ayrılmaktadır.
Tahliye Taahhüdü Nedir?
Tahliye taahhüdü, kiracının kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak kabul ettiği taahhüttür.
Yüklenen kaynağın aktardığı Türk Borçlar Kanunu 352/1 düzenlemesine göre kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra taşınmazı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak kabul ettiği hâlde boşaltmazsa kiraya veren tahliye yoluna başvurabilir.
Dolayısıyla tahliye taahhüdünün temelinde, kiracının gelecekte belirli veya belirlenebilir bir tarihte taşınmazdan çıkacağına ilişkin iradesi bulunmaktadır.
Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davası Nedir?
Tahliye taahhüdü sebebiyle tahliye davası, geçerli bir yazılı tahliye taahhüdüne rağmen kiracının taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmaması üzerine kiralananın tahliye edilmesi amacıyla açılan davadır.
Kaynağa göre kiraya veren, taahhüt edilen tahliye tarihinden sonra;
- İcra yoluyla tahliye sürecini başlatabilir,
- Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açabilir.
Ancak bu yolların kullanılabilmesi için tahliye taahhüdünün kaynakta belirtilen geçerlilik şartlarını taşıması gerekir.
Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davasının Şartları Nelerdir?
Yüklenen kaynak tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davaları bakımından üç temel unsuru açıkça sıralamaktadır:
- Tahliye taahhüdü yazılı olmalıdır.
- Tahliye taahhüdü kira sözleşmesinden ileri bir tarihte verilmiş olmalıdır.
- Tahliye davası, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde açılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca kiracının “belirli bir tarihte çıkacağım” demesi tahliye taahhüdüne dayalı dava açılması için yeterli değildir.
Tahliye Taahhüdü Yazılı Olmak Zorunda mıdır?
Evet.
Yüklenen kaynak açık şekilde sözlü tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye davası açılamayacağını belirtmektedir.
Dolayısıyla tahliye taahhüdünün yazılı şekilde ortaya konulması gerekir.
Bu yazılılık şartı, ileride;
- Tahliye tarihinin,
- Taahhüdün içeriğinin,
- İmzanın,
- Belgenin kim tarafından verildiğinin,
incelenebilmesi açısından da önem taşımaktadır.
Sözlü Tahliye Taahhüdü Geçerli midir?
Tahliye taahhüdüne dayalı dava bakımından hayır.
Kaynak, sözlü olarak verilen tahliye taahhüdünün tahliye davasına dayanak yapılamayacağını açıkça belirtmektedir.
Bu nedenle kiracı ve kiraya veren arasında sözlü şekilde kararlaştırılmış bir çıkış tarihi bulunması, tek başına kaynakta ele alınan TBK 352/1 kapsamında yazılı tahliye taahhüdünün yerine geçmez.
Tahliye Taahhüdünün Noterde Düzenlenmesi Şart mıdır?
Hayır.
Yüklenen kaynağa göre tahliye taahhüdünün noterde düzenlenmesi zorunlu değildir. Tarafların kendi aralarında hazırladığı, resmî niteliği bulunmayan adi yazılı tahliye taahhüdü de geçerlidir.
Dolayısıyla geçerlilik bakımından mutlaka noter belgesi aranmaz.
Ancak kaynak, adi yazılı tahliye taahhüdünün uygulamada bazı sorunlarla karşılaşabileceğine de dikkat çekmektedir.
Adi Yazılı Tahliye Taahhüdü Geçerli midir?
Evet.
Kaynağa göre tarafların kendi aralarında düzenlediği ve herhangi bir resmî niteliği bulunmayan adi yazılı tahliye taahhüdü geçerlidir.
Ancak adi yazılı belgede kiracının imzaya itiraz etmesi veya icra sürecinde tahliye emrine itiraz etmesi hâlinde süreç daha tartışmalı hâle gelebilir. Kaynak bu nedenle adi yazılı taahhütlerin hukuken mümkün olmakla birlikte uygulamada bazı sorunlar yaratabileceğini belirtmektedir.
Noter Tahliye Taahhüdü ile Adi Yazılı Taahhüt Arasında Fark Var mıdır?
Kaynak bakımından her ikisi de tahliye taahhüdünün yazılılık şartını karşılayabilir; noter düzenlemesi geçerlilik şartı değildir.
Bununla birlikte kaynak, adi yazılı taahhütlerde özellikle;
- İmzaya itiraz,
- İcra takibine itiraz,
- İmzanın kime ait olduğunun araştırılması,
gibi sorunların ortaya çıkabileceğini vurgulamaktadır.
Dolayısıyla belgenin geçerli olması ile uyuşmazlık çıktığında belgenin ispat gücünün tartışılması birbirinden farklı konulardır.
Tahliye Taahhüdü Kira Sözleşmesiyle Aynı Gün Alınabilir mi?
Yüklenen kaynağa göre kira sözleşmesinin kurulduğu anda alınan tahliye taahhüdü geçersizdir.
Kaynak, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre sözleşmenin imza tarihinde alınan taahhüdün kiracının serbest iradesinin ürünü olmadığının kabul edildiğini belirtmektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdünün kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınması, belgenin geçerliliğini doğrudan etkileyen önemli konulardan biridir.
Kira Sözleşmesinden Önce Tahliye Taahhüdü Alınabilir mi?
Kaynağa göre hayır.
Kira sözleşmesinden önce alınan tahliye taahhüdü de geçersizdir. Kaynağın aktardığı yerleşik Yargıtay yaklaşımında sözleşmenin imzalanmasından önce veya aynı tarihte alınan tahliye taahhüdünün serbest iradenin ürünü olmadığı kabul edilmektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdünün düzenlenme tarihi ile kira sözleşmesinin tarihi arasındaki ilişki büyük önem taşımaktadır.
Tahliye Taahhüdü Ne Zaman Verilmelidir?
Yüklenen kaynağın aktardığı TBK 352/1 düzenlemesine göre tahliye taahhüdünün, kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmesi gerekir.
Kaynak ayrıca tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinden ileri bir tarihte verilmesini dava şartlarının temel unsurlarından biri olarak göstermektedir.
Dolayısıyla düzenlenme tarihi, tahliye taahhüdünün hukuki geçerliliğinin değerlendirilmesinde temel bir unsurdur.
Tahliye Taahhüdünde Tarih Bulunması Zorunlu mudur?
Yüklenen kaynak, tahliye taahhüdünde tarih bulunmamasının belgeyi kendiliğinden geçersiz hâle getirmeyeceğini belirtmektedir.
Ancak önemli bir şart bulunmaktadır: tahliye tarihinin belli veya belirlenebilir olması gerekir.
Dolayısıyla belgedeki tarih tartışmasında yalnızca tarih hanesinin bulunup bulunmadığı değil, kiracının hangi zamanda taşınmazı tahliye edeceğinin belirlenebilir olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Tahliye Tarihinin Belirli Olması Gerekir mi?
Kaynağa göre tahliye tarihi belli veya belirlenebilir olmalıdır.
Tahliye taahhüdünün amacı, kiracının taşınmazı hangi tarihte boşaltacağını ortaya koymaktır. Bu nedenle gelecekte tahliye zamanının tespit edilmesine imkân vermeyen bir belgenin kaynakta belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdü Şartlı Olabilir mi?
Yüklenen kaynak, tahliye taahhüdünün şartsız olması gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca kiracının kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı açıkça taahhüt ve kabul etmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Dolayısıyla tahliye iradesinin açık biçimde ortaya konulması önemlidir.
Kiracının Tahliye İradesi Açık Olmak Zorunda mıdır?
Evet.
Kaynağa göre tahliye taahhüdünde kiracı, kiralananı belirli bir tarihte tahliye etmeyi açıkça taahhüt etmiş ve kabul etmiş olmalıdır.
Bu nedenle belgenin içeriği incelenirken yalnızca kiracının imzası değil, belgenin gerçekten tahliye iradesini içerip içermediği de değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Dava Ne Zaman Açılmalıdır?
Yüklenen kaynakta en önemli süre şartlarından biri bir aylık dava süresidir.
Kaynağa göre tahliye davası, kiracının taşınmazı boşaltmayı taahhüt ettiği tarihi izleyen bir ay içerisinde açılmalıdır.
Bu nedenle geçerli bir tahliye taahhüdünün bulunması tek başına yeterli değildir; tahliye talebinin kaynağın belirttiği sürede ileri sürülmesi gerekir.
Tahliye Taahhüdünde Bir Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Kaynağa göre bir aylık süre, taahhüt edilen tahliye tarihini izleyen dönemden itibaren işlemektedir.
Örneğin kiracı belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı taahhüt etmiş ancak o tarihte çıkmamışsa kiraya veren kaynakta belirtilen bir aylık süre içerisinde tahliye yoluna başvurmalıdır.
Bir Aylık Süre Geçirilirse Ne Olur?
Yüklenen kaynak, tahliye taahhüdüne dayalı davanın taahhüt edilen tahliye tarihini izleyen bir ay içinde açılması gerektiğini temel şartlardan biri olarak belirtmektedir.
Kaynak, sürenin geçirilmesinin bütün olası hukuki sonuçlarını ayrıca ayrıntılandırmamaktadır. Bu nedenle bu noktada kaynakta bulunmayan ek bir sonuç ileri sürmek yerine, bir aylık sürenin tahliye taahhüdüne dayalı dava bakımından kaynakta zorunlu unsur olarak ifade edildiğini belirtmek gerekir.
Tahliye Taahhüdüyle İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Evet.
Yüklenen kaynağa göre kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmaması hâlinde taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içerisinde İcra ve İflas Kanunu’nun 272. maddesine göre icra takibi başlatarak tahliye emri gönderebilir.
Alternatif olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılması da mümkündür.
Tahliye Davası mı, İcra Takibi mi Açılabilir?
Kaynak her iki hukuki yolu da belirtmektedir.
Kiraya veren;
- İcra takibi başlatarak tahliye emri gönderebilir,
- Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açabilir.
Ancak özellikle adi yazılı taahhütlerde kiracının icra sürecinde itiraz etmesi hâlinde kaynak bazı özel sorunlara dikkat çekmektedir.
Adi Yazılı Taahhütle İcra Takibinde Kiracı İtiraz Ederse Ne Olur?
Yüklenen kaynak, adi yazılı tahliye taahhüdüne dayanılarak kiraya veren tarafından icra takibi başlatıldığında kiracının tahliye emrine itiraz etmesi hâlinde icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenemeyeceğini, sürecin Sulh Hukuk Mahkemesinde dava yoluyla yeniden ele alınması gerekebileceğini belirtmektedir.
Kaynak ayrıca kiracının tahliye taahhüdündeki imzasına itiraz etmesinin de mümkün olduğunu belirtmektedir.
Tahliye Taahhüdündeki İmzaya İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Yüklenen kaynak, kiracının tahliye taahhüdündeki imzayı inkâr edebileceğini ve bu durumda imzanın kime ait olduğunun uzman incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini gösteren Yargıtay kararına yer vermektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdü uyuşmazlıklarında imzanın aidiyeti başlı başına önemli bir hukuki ve teknik tartışma konusu olabilir.
İmza İtirazında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Kaynakta aktarılan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararına göre, tahliye taahhüdündeki imza kiracı tarafından inkâr edilmişse imzanın uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından yapılacak incelemeyle ilgili kişiye ait olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
Yargıtay, uzmanlık gerektiren böyle bir konuda hâkimin kendi incelemesine dayanarak karar vermesini doğru bulmamıştır.
Tahliye Taahhüdündeki İmza Fotokopi Üzerinden İncelenebilir mi?
Kaynakta aktarılan Yargıtay yaklaşımına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz.
Bu nedenle imza incelemesinde karşılaştırmaya elverişli belge asıllarının getirtilerek incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Bu durum, tahliye taahhütnamesinin aslının korunmasının uygulamadaki önemini de göstermektedir.
Yargıtay İmza İncelemesinde Neye Dikkat Edilmesini İstiyor?
Kaynakta aktarılan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararında, imza veya yazının ilgili kişiye ait olup olmadığının belirlenmesi için incelemenin;
- Konunun uzmanı tarafından,
- Yeterli teknik donanıma sahip ortamda,
- Gerekli optik ve teknik araçlarla,
- Grafolojik ve grafometrik yöntemler kullanılarak,
yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Kaynakta ayrıca imza veya yazının seyri, baskı derecesi, eğimi ve doğrultusu gibi özelliklerin karşılaştırılarak denetime elverişli bir rapor hazırlanması gerektiği aktarılmaktadır.
Boş Tahliye Taahhüdü Geçerli midir?
Yüklenen kaynakta bu konuya ilişkin Yargıtay kararına yer verilmektedir.
Kaynakta aktarılan karara göre, tahliye taahhüdünün düzenlenme ve tahliye tarihi bölümlerinin boş olarak imzalanıp kiraya verene teslim edildiği kabul edilse dahi, kiracının boş belgeyi imzalayarak doldurma yetkisi verdiği ve bunun sonucuna katlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu nedenle kaynak, kiracının “taahhüdü boş verdim, sonradan dolduruldu” iddiasının tek başına tahliye taahhüdünü geçersiz hâle getirmediğini belirtmektedir.
Tahliye Tarihinin Sonradan Doldurulduğu İddiası Dinlenir mi?
Yüklenen kaynakta aktarılan Yargıtay kararına göre, kiracının tahliye taahhüdünü boş imzaladığı ve düzenlenme ile tahliye tarihlerinin sonradan doldurulduğu kabul edilse bile, boş imza atan kiracının karşı tarafa doldurma yetkisi verdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle tarihlerin sonradan doldurulmasının tek başına sonuca etkili olmadığı belirtilmektedir.
Kaynakta bu yaklaşımın Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen yerleşik içtihat doğrultusunda olduğu aktarılmaktadır.
“Baskı Altında İmzaladım” İddiası Tahliye Taahhüdünü Geçersiz Kılar mı?
Yüklenen kaynakta aktarılan Yargıtay kararında kiracı, taahhüdün baskı altında alındığını ileri sürmüştür. Ancak kiracının taahhüdü taşınmazda zaten kiracı olduğu dönemde ve yenilenen sözleşmeyle birlikte verdiğini savunması karşısında Yargıtay, artık taahhüdün baskı altında alındığından söz edilemeyeceğini değerlendirmiştir.
Bu değerlendirme, özellikle taahhüdün ilk kira sözleşmesinden sonra verilmiş olmasının neden önemli olduğunu da göstermektedir.
Yenilenen Kira Sözleşmesiyle Birlikte Tahliye Taahhüdü Verilebilir mi?
Kaynakta aktarılan Yargıtay kararındaki somut olayda kiracı, tahliye taahhüdünü taşınmazda zaten kiracı iken ve yenilenen sözleşmeyle birlikte verdiğini ifade etmiştir. Yargıtay bu durumda taahhüdün baskı altında alındığından söz edilemeyeceğini değerlendirmiş ve taahhütnamenin geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu nedenle ilk kira sözleşmesinin kurulması aşaması ile kiracılık ilişkisi devam ederken verilen taahhüt birbirinden ayrılmaktadır.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Davayı Kim Açabilir?
Yüklenen kaynağa göre tahliye taahhüdü sebebiyle tahliye davasının kiralayan tarafından açılması gerekir.
Kaynak ayrıca kiralayan sıfatında bulunmayan malikin sırf malik olması nedeniyle tahliye taahhüdüne dayalı dava hakkının bulunmadığını ifade etmektedir.
Bu nedenle taşınmaz maliki ile kira sözleşmesindeki kiraya verenin farklı kişiler olması hâlinde davacı sıfatının özellikle değerlendirilmesi gerekir.
Malik Her Zaman Tahliye Taahhüdüne Dayalı Dava Açabilir mi?
Kaynağa göre hayır.
Yüklenen belgede kiralayan durumunda olmayan malikin dava hakkının bulunmadığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla tahliye taahhüdüne dayalı davada yalnızca tapu kaydına bakılması yeterli olmayabilir; kira ilişkisinde kimin kiraya veren sıfatına sahip olduğu ayrıca belirlenmelidir.
Yeni Malik Eski Tahliye Taahhüdüne Dayanabilir mi?
Evet.
Yüklenen kaynağa göre yeni malik, önceki malik ve kiralayanın halefi olduğundan eski malik döneminde verilmiş tahliye taahhüdüne dayanarak dava açabilir.
Bu nedenle taşınmazın satılmış olması, daha önce verilmiş geçerli bir tahliye taahhüdünü kaynakta belirtilen yaklaşım bakımından kendiliğinden etkisiz hâle getirmemektedir.
Taşınmaz Satılırsa Tahliye Taahhüdü Geçerliliğini Kaybeder mi?
Yüklenen kaynak böyle bir sonucu kabul etmemektedir. Aksine yeni malikin önceki malik ve kiralayanın halefi olarak eski malik döneminde verilmiş taahhüde dayanabileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla somut olayda yeni malikin halefiyet durumu ve mevcut tahliye taahhüdünün geçerliliği birlikte değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdü Şirket Kiracı Tarafından Verilmişse İmza Nasıl İncelenir?
Yüklenen kaynakta aktarılan Yargıtay kararlarından birinde, şirket kiracı adına düzenlenen taahhütnamedeki imzanın şirket temsilcisine ait olup olmadığı tartışılmıştır.
Yargıtay, imza inkâr edildiğinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla imzanın şirket temsilcisine ait olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu nedenle şirketlerin kiracı olduğu ilişkilerde belgeyi kimin ve hangi sıfatla imzaladığı ayrıca önem taşımaktadır.
Tahliye Taahhüdü Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Yüklenen kaynak, tahliye taahhüdüne dayanılarak doğrudan dava açılması hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesini göstermektedir.
Kaynak ayrıca icra yoluyla tahliye imkânının da bulunduğunu belirtmektedir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta izlenen hukuki yola göre süreç farklılaşabilir.
Tahliye Taahhüdü Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Yüklenen kaynağın içeriği dikkate alındığında özellikle;
- Kira sözleşmesi,
- Tahliye taahhütnamesinin aslı,
- Tahliye taahhüdünün düzenlenme tarihi,
- Taahhüt edilen tahliye tarihi,
- Kiracının imzası,
- İmza karşılaştırmasına esas belge asılları,
- Taşınmazın yeni malike geçtiği durumlarda mülkiyet ve halefiyeti gösteren belgeler,
önem taşımaktadır.
Özellikle imza tartışması bulunması hâlinde belgenin aslının önem taşıdığı kaynakta aktarılan Yargıtay kararlarından anlaşılmaktadır.
Tahliye Taahhüdü Davasında Belgenin Aslı Neden Önemlidir?
Kaynakta aktarılan Yargıtay uygulamasına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamadığı için belge asıllarının getirtilmesi gerekir.
Dolayısıyla tahliye taahhüdünün imzasına yönelik uyuşmazlık çıkması ihtimalinde belgenin aslının bulunması teknik inceleme bakımından önem taşımaktadır.
Tahliye Taahhüdü Kiracı Açısından Neden Önemlidir?
Tahliye taahhüdü, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağı yönündeki yazılı iradesini içerdiğinden ciddi hukuki sonuç doğurabilir.
Kaynakta özellikle;
- Boş imza,
- Sonradan tarih doldurma,
- İmza itirazı,
- Taahhüdün ne zaman verildiği,
gibi konulara ilişkin Yargıtay kararlarına yer verilmesi, belgenin imzalanması aşamasının önemini göstermektedir.
Bu nedenle belgenin içeriği ve düzenlenme şartları hem kiracı hem de kiraya veren bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Kiraya Veren Açısından Tahliye Taahhüdünde En Önemli Konular Nelerdir?
Kaynağın çerçevesine göre kiraya veren bakımından özellikle;
- Taahhüdün yazılı olması,
- İlk kira sözleşmesinden sonra verilmesi,
- Tahliye tarihinin belli veya belirlenebilir olması,
- Taahhüdün şartsız olması,
- Kiracının açık tahliye iradesini içermesi,
- Bir aylık sürenin kaçırılmaması,
- Belgenin aslının korunması,
önemlidir.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Davada Yargıtay Kararları Neden Önemlidir?
Kaynakta tahliye taahhüdünün uygulamasına ilişkin birden fazla Yargıtay kararına yer verilmiştir.
Bu kararlar özellikle;
- İmzanın inkâr edilmesi hâlinde bilirkişi incelemesi,
- Fotokopi üzerinden imza incelemesinin yapılamaması,
- Boş imzalanan tahliye taahhüdünün sonradan doldurulması,
- Baskı altında alındığı iddiası,
konularında uygulamaya ilişkin değerlendirmeler içermektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdüne ilişkin uyuşmazlıklar yalnızca belgenin metni üzerinden değil, belgenin düzenlenme ve ispat koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye Ne Kadar Sürer?
Yüklenen kaynak, tahliye taahhüdü sebebiyle açılan davanın veya icra sürecinin ne kadar süreceğine ilişkin belirli bir süre vermemektedir. Kaynak yalnızca taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde icra takibi veya tahliye davası yoluna başvurulması gerektiğini açıklamaktadır.
Bu nedenle kaynağa dayanarak davanın toplam yargılama süresi hakkında sabit bir süre belirtmek mümkün değildir.
Kira Avukatı Ücretleri Nasıl Belirlenir?
Yüklenen kaynak tahliye davalarında avukatla çalışmanın önemine değinmekle birlikte avukatlık ücretleri için sabit bir tutar belirtmemektedir. Kaynakta tahliye davası masrafları ve hukuki destek için kira hukuku alanında çalışan avukatlardan bilgi alınabileceği ifade edilmektedir.
Bu nedenle hukuki hizmetin kapsamı, uyuşmazlığın niteliği, icra veya dava yolunun tercih edilmesi ve imza gibi ek uyuşmazlıkların bulunup bulunmaması ücretlendirmeyi etkileyebilir.
İstanbul’da Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davaları
Tahliye taahhüdüne dayalı uyuşmazlıklarda özellikle;
- Belgenin yazılı olup olmadığı,
- Kira sözleşmesinden önce veya aynı anda alınıp alınmadığı,
- Kiralananın tesliminden sonra düzenlenip düzenlenmediği,
- Tahliye tarihinin belirlenebilir olup olmadığı,
- Bir aylık sürenin korunup korunmadığı,
- İmzaya itiraz bulunup bulunmadığı,
- Boş taahhüt iddiası,
- Davayı açan kişinin kiralayan veya onun halefi olup olmadığı,
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı kapsamında tahliye taahhüdüne dayalı uyuşmazlıklarda belgenin yalnızca varlığı değil, hazırlanma ve kullanılma şekli de hukuki açıdan incelenmelidir.
Kira Avukatı Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Kira hukuku alanında avukat seçilirken;
- Tahliye taahhüdüne dayalı davalardaki deneyim,
- Tahliye ve kira hukuku bilgisi,
- İcra yoluyla tahliye süreçlerine hâkimiyet,
- İmza itirazı ve bilirkişi süreçlerini değerlendirebilme,
- Bir aylık süreyi doğru takip edebilme,
- Yeni malik ve kiralayan sıfatını değerlendirebilme,
- Yargıtay uygulamalarını takip edebilme,
gibi kriterler değerlendirilebilir.
Sonuç
Tahliye taahhüdü sebebiyle tahliye davası, kiracının kiralananın teslim edilmesinden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak kabul etmesine rağmen taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmaması hâlinde gündeme gelir. Kaynağa göre kiraya veren taahhüt edilen tahliye tarihini izleyen bir ay içerisinde icra takibi başlatabilir veya Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açabilir.
Tahliye taahhüdünün yazılı olması, kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte verilmesi ve tahliye talebinin bir aylık süre içerisinde ileri sürülmesi temel şartlardır. Noterde düzenleme zorunluluğu bulunmamakta ve adi yazılı taahhüt de geçerli kabul edilmektedir. Buna karşılık kira sözleşmesinin kurulmasıyla aynı anda veya daha önce alınan tahliye taahhüdü kaynakta aktarılan yerleşik Yargıtay yaklaşımına göre geçersizdir.
Taahhüdün boş imzalanıp tarihlerinin sonradan doldurulduğu iddiası konusunda kaynakta aktarılan Yargıtay kararları, kiracının boş imza vermekle doldurma yetkisi verdiği yönünde değerlendirme yapmaktadır. İmza inkâr edildiğinde ise uzman bilirkişi incelemesi yapılması ve incelemenin belge asılları üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Ayrıca kaynak, tahliye taahhüdüne dayalı davanın kiralayan tarafından açılması gerektiğini; ancak yeni malikin önceki malik ve kiralayanın halefi olarak eski malik zamanında verilmiş tahliye taahhüdüne dayanabileceğini belirtmektedir.
Bu nedenle tahliye taahhüdü, tahliye taahhüdü sebebiyle tahliye davası, boş tahliye taahhüdü, tahliye taahhüdünde imza itirazı, İstanbul kira avukatı, Ümraniye kira avukatı, Ataşehir kira avukatı, Üsküdar kira avukatı ve Çekmeköy kira avukatı gibi konuların somut kira sözleşmesi, tahliye taahhüdü ve tarafların hukuki sıfatları çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.