Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir? Şartları, İhtar Süreci ve Hukuki Sonuçları
Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğer eşi terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi hâlinde, kanunda öngörülen diğer şartların da gerçekleşmesiyle terk edilen eş boşanma davası açabilir. Kanun ayrıca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşin de terk etmiş sayılacağını düzenlemektedir.
Terk nedeniyle boşanma davasının en önemli özelliklerinden biri, doğrudan dava açılamamasıdır. Terk durumunun belirli bir süre devam etmesi, hâkim veya noter aracılığıyla ortak konuta dön ihtarında bulunulması ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre ihtar talebi terk süresinin dördüncü ayı tamamlanmadan yapılamaz ve ihtardan itibaren iki ay geçmeden boşanma davası açılamaz. Böylece terk süresinin toplamda en az altı aya ulaşması gerekir.
Bu nedenle İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı kapsamında terk nedeniyle boşanma davası değerlendirilirken yalnızca eşlerin ayrı yaşıyor olması değil; ayrılığın nedeni, terk iradesi, ihtarın zamanı ve usulü ile ortak konuta dönüşün gerçekten mümkün olup olmadığı birlikte incelenmelidir.
Aile Hukuku Nedir?
Aile hukuku, evlilik, boşanma ve aile ilişkilerinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkları düzenleyen hukuk alanıdır.
Aile hukuku kapsamında;
- Terk nedeniyle boşanma,
- Zina nedeniyle boşanma,
- Çekişmeli boşanma,
- Anlaşmalı boşanma,
- Psikolojik ve ekonomik şiddet nedeniyle boşanma,
- Nafaka,
- Velayet,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Mal rejiminin tasfiyesi,
gibi birçok farklı hukuki konu bulunmaktadır.
Terk nedeniyle boşanma, genel boşanma sebeplerinden farklı olarak Türk Medeni Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiş ve belirli süre ve ihtar şartlarına bağlanmış bir boşanma sebebidir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ederse veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, diğer şartların da bulunması hâlinde terk edilen eş boşanma davası açabilir.
Bu nedenle terk nedeniyle boşanma açısından yalnızca eşlerin fiziksel olarak farklı yerlerde yaşaması yeterli değildir. Ayrılığın kanunda belirtilen nitelikte olması ve terk durumunun devam etmesi gerekir.
Terk Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesindeki düzenlemeye göre terk nedeniyle boşanma bakımından temel olarak;
- Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi,
- Terk durumunun devam ediyor olması,
- Ayrılığın en az altı ay sürmesi,
- Hâkim veya noter tarafından usulüne uygun ihtar yapılması,
- Terk eden eşin ihtara rağmen ortak konuta dönmemesi,
gerekir.
Bu şartlardan özellikle ihtar ve süre koşulları, terk nedeniyle boşanma davasını diğer boşanma sebeplerinden ayıran temel özellikler arasındadır.
Eşlerin Ayrı Yaşaması Tek Başına Terk Sayılır mı?
Hayır.
Türk Medeni Kanunu 164, terk sebebini yalnızca farklı evlerde yaşamak şeklinde düzenlememiştir. Terk eden eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ayrılması veya haklı bir sebep bulunmaksızın ortak konuta dönmemesi gerekir.
Bu nedenle eşlerin iş, sağlık veya başka haklı bir sebeple geçici olarak ayrı yaşamaları ile ortak hayatı sürdürmeme amacıyla evi terk etmeleri aynı hukuki sonucu doğurmaz. Somut olayda ayrılığın nedeni ayrıca değerlendirilmelidir.
Haklı Sebeple Evden Ayrılmak Terk Sayılır mı?
Kanun, ortak konuta haklı bir sebep olmadan dönmeyen eş bakımından terk hükümlerini öngörmektedir. Dolayısıyla ortak konuttan ayrılmanın veya dönmemenin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı önemlidir.
Somut olayda ayrılığın haklı nedene dayanması hâlinde, yalnızca fiziksel ayrılık nedeniyle terk hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir. Bu nedenle terk nedeninin ve ayrılığa yol açan olayların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Eşini Evden Gitmeye Zorlayan Taraf Terk Eden Sayılır mı?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi, yalnızca fiilen evden ayrılan kişiyi terk eden eş olarak kabul etmemektedir. Diğer eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş de terk etmiş sayılır.
Bu düzenleme nedeniyle, örneğin bir eşin diğerini evden uzaklaştırması ve daha sonra “evi terk etti” iddiasında bulunması tek başına terk nedeniyle boşanma hakkı sağlamaz. Kimin ortak hayatı fiilen sona erdirdiği ve ayrılığa kimin sebep olduğu önemlidir.
Eşinin Eve Dönmesini Engelleyen Kişi Terk Eden Sayılır mı?
Evet.
Kanuna göre diğer eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılmaktadır.
Dolayısıyla terk değerlendirmesinde yalnızca kimin evden ayrıldığına bakılmaz. Ortak konuta dönüşü engelleyen tarafın davranışları da hukuken önem taşır.
Terk Nedeniyle Boşanmada Altı Aylık Süre Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için ayrılığın en az altı ay sürmüş olması ve bu durumun devam ediyor olması gerekir.
Ancak altı aylık süre yalnızca beklenerek tamamlanan tek bir dönem değildir. Kanun, ihtarın en erken dördüncü ayın sonunda istenebilmesini ve ihtardan sonra da en az iki ay beklenmesini öngörmektedir.
Terkten Hemen Sonra Boşanma Davası Açılabilir mi?
Hayır.
Terk nedeniyle boşanma davası, terk olayının hemen ardından açılamaz. Kanun, önce belirli bir bekleme ve ihtar prosedürü öngörmektedir.
Terk süresinin dördüncü ayı tamamlanmadan ihtar istenemez. İhtarın yapılmasından sonra da iki ay geçmeden boşanma davası açılamaz.
Terk İhtarı Nedir?
Terk ihtarı, terk eden eşin ortak konuta dönmesi için yapılan resmî çağrıdır.
Anayasa Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine ilişkin değerlendirmesinde de bu çağrı, terk nedeniyle boşanma davası bakımından dava şartı niteliğinde bir bildirim olarak açıklanmıştır. İhtar, dava açılmadan önce yapılır ve terk eden eşe ortak konuta dönmesi gerektiği ile dönmemesinin hukuki sonuçlarını bildirir.
Terk İhtarı Kim Tarafından Yapılır?
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre ihtar, dava hakkı bulunan eşin talebi üzerine hâkim veya noter tarafından yapılabilir.
Anayasa Mahkemesi de noterlere tanınan bu yetkinin hâkimlerin yetkisini ortadan kaldırmadığını, noter ve hâkimlerin alternatif olarak bu işlemi gerçekleştirebildiğini belirtmiştir.
Noterden Terk İhtarı Gönderilebilir mi?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi hâkim yanında notere de terk eden eşe ortak konuta dön ihtarı yapma yetkisi vermektedir.
Anayasa Mahkemesi, noter tarafından yapılan bu işlemin terk nedeniyle boşanma davasının şartlarından biri olduğunu ve ihtarın usulüne uygun olup olmadığının boşanma davasına bakan mahkeme tarafından denetlenebileceğini belirtmektedir.
Terk İhtarı Ne Zaman Gönderilebilir?
Kanuna göre boşanma davası için öngörülen terk süresinin dördüncü ayı tamamlanmadan ihtar talep edilemez.
Dolayısıyla terk olayından hemen sonra gönderilen bir ihtar ile Türk Medeni Kanunu 164’teki dava şartının otomatik olarak yerine getirildiği söylenemez. İhtarın kanunda öngörülen zamanda yapılması gerekir.
Terk İhtarından Sonra Ne Kadar Beklenmelidir?
İhtarın yapılmasından sonra terk eden eşe ortak konuta dönmesi için iki aylık süre tanınır. Kanun, ihtardan sonra iki ay geçmeden terk nedeniyle boşanma davası açılamayacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle genel süre yapısı;
- İlk dört aylık terk dönemi,
- Ardından ihtar,
- İhtardan sonra iki aylık bekleme süresi,
şeklinde işlemektedir.
İhtarda Eşe Ne Bildirilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre hâkim veya noter tarafından yapılan ihtarda terk eden eşe;
- İki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği,
- Dönmemesi hâlinde doğacak hukuki sonuçlar,
bildirilir.
Bu nedenle ihtarın yalnızca “eve dön” şeklinde sıradan bir talep değil, kanunda öngörülen sonuçları içeren resmî bir bildirim niteliğinde olması gerekir.
Terk İhtarı İlan Yoluyla Yapılabilir mi?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi, ihtarın gerektiğinde ilan yoluyla yapılabileceğini açıkça düzenlemektedir.
Bu yöntem özellikle normal tebligat yöntemlerinin uygulanamadığı durumlarda gündeme gelebilir. Ancak somut olayda ilan yoluyla ihtarın şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Terk İhtarı Bir Dava mıdır?
Hayır.
Anayasa Mahkemesi, terk eden eşin ortak konuta davet edilmesini, boşanma davasından önce gerçekleştirilen ve esası incelenmeyen dava şartı niteliğinde bir bildirim olarak açıklamaktadır.
Dolayısıyla ihtar aşamasında boşanma davasının esası hakkında karar verilmez. İhtarın amacı, terk eden eşe ortak konuta dönme fırsatı vermek ve dönmemesi hâlinde ortaya çıkacak hukuki sonucu bildirmektir.
Mahkeme Terk İhtarının Geçerli Olup Olmadığını İnceler mi?
Evet.
Anayasa Mahkemesi, terk ihtarının terk nedeniyle boşanma davasında dava şartı olduğunu ve ihtarın usulüne uygun olup olmadığının Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında boşanma davasını gören mahkemenin denetimine tabi olduğunu belirtmiştir.
Bu nedenle ihtarın gönderilmiş olması tek başına yeterli değildir; ihtarın kanundaki süre ve usule uygun olması gerekir.
Terk Eden Eş İhtara Rağmen Dönmezse Ne Olur?
Kanundaki diğer şartların da gerçekleşmesi hâlinde, ihtara rağmen iki aylık süre içerisinde ortak konuta dönmeyen eşe karşı terk nedeniyle boşanma davası açılması mümkün hâle gelir.
Ancak mahkeme yine de terk koşullarının gerçekten oluşup oluşmadığını ve ihtarın usulüne uygunluğunu inceler.
Eş İhtar Üzerine Eve Dönerse Ne Olur?
Türk Medeni Kanunu 164, terk nedeniyle boşanmayı terk durumunun devam etmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması şartına bağlamaktadır.
Bu nedenle terk eden eşin ihtar üzerine ortak konuta dönmesi hâlinde, terk nedeniyle boşanma bakımından “ihtarın sonuçsuz kalması” şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir.
Ortak Konuta Dönüş Gerçekten Mümkün Olmalı mıdır?
Terk nedeniyle boşanmanın kanuni yapısı, terk eden eşe ortak konuta dönmesi için resmî çağrı yapılmasına dayanmaktadır. Bu nedenle dönüşün somut olayda gerçekten mümkün olup olmadığı ve diğer eş tarafından engellenip engellenmediği önem taşır. Kanun, haklı sebep olmaksızın diğer eşin ortak konuta dönmesini engelleyen tarafı da terk eden eş saymaktadır.
Dolayısıyla bir taraftan eşe dönüş ihtarı gönderilip diğer taraftan ortak konuta dönüşün fiilen engellenmesi, terk sebebinin değerlendirilmesini etkileyebilir.
Terk Nedeniyle Boşanmada Kusur Neden Önemlidir?
Terk nedenine dayalı boşanmanın temelinde, bir eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak hayatı terk etmesi veya haklı neden olmaksızın dönmemesi bulunmaktadır. Kanun aynı zamanda terke zorlayan veya dönüşü engelleyen eşin de terk eden sayılacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle kimin ortak hayatı sürdürmekten kaçındığı ve ayrılığın hangi tarafın davranışından kaynaklandığı, davanın temel hukuki değerlendirmeleri arasındadır.
Terk Nedeniyle Boşanma Özel Boşanma Sebebi midir?
Evet.
Terk, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde kendi koşulları ve özel ihtar prosedürüyle ayrıca düzenlenmiştir.
Bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi genel boşanma sebeplerinden farklı olarak, terk nedeniyle boşanmada kanunda özel olarak öngörülen süre ve ihtar şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Terk Nedeniyle Boşanmada Nafaka Talep Edilebilir mi?
Boşanma davasında nafaka talepleri, terk sebebinin varlığından ayrı olarak Türk Medeni Kanunu’ndaki nafaka hükümleri kapsamında değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da TMK 175 kapsamında boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan tarafın diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebileceği aktarılmaktadır.
Dolayısıyla terk nedeniyle boşanma davasında somut olayın özelliklerine göre tedbir nafakası, yoksulluk nafakası veya çocuk bakımından iştirak nafakası gibi talepler ayrıca gündeme gelebilir. Bu talepler kendi kanuni şartlarına göre değerlendirilir.
Terk Nedeniyle Boşanmada Tazminat Talep Edilebilir mi?
Boşanmanın mali sonuçları, boşanma sebebinden ayrı olarak tarafların kusuru ve kanunda öngörülen diğer şartlar kapsamında değerlendirilir. Terk fiilinin somut olayda tarafların kusur durumuna etkisi, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle terk nedeniyle boşanmaya karar verilmesi, her durumda otomatik olarak belirli bir tazminat miktarına hükmedileceği anlamına gelmez; tazminat taleplerinin şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Terk Nedeniyle Boşanmada Velayet Nasıl Belirlenir?
Terk nedeniyle boşanma davasında müşterek çocukların bulunması hâlinde velayet konusu da boşanma davası kapsamında değerlendirilir. Velayet, terk nedeninin varlığından bağımsız şekilde çocuğun durumu ve aile hukukunun ilgili hükümleri çerçevesinde ele alınır.
Terk eden eşin boşanmada kusurlu kabul edilmesi, velayetin otomatik olarak diğer eşe bırakılması anlamına gelmez. Velayet bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bu nedenle terk nedeniyle boşanma davası açılmadan önce görevli mahkemenin yanı sıra yer bakımından hangi mahkemenin yetkili olduğunun da belirlenmesi gerekir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Deliller Nelerdir?
Terk nedeniyle boşanma davasında özellikle;
- Terk tarihini gösteren olgular,
- Eşlerin ayrı yaşadığını ortaya koyan belgeler,
- Hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtar,
- İhtarın tebliğine ilişkin belgeler,
- Ortak konut ve dönüş imkânına ilişkin belgeler,
- Ayrılığın nedenini gösteren hukuka uygun deliller,
önem taşıyabilir.
Bunun yanında mahkeme, ihtarın usulüne uygun olup olmadığını ve terk durumunun kanunda aranan biçimde devam edip etmediğini değerlendirir.
Terk İhtarı Olmadan Doğrudan Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu 164 kapsamında usulüne uygun ihtarın sonuçsuz kalması, terk nedeniyle boşanma davasının temel şartlarından biridir.
Anayasa Mahkemesi de ortak konuta dön ihtarını terk nedeniyle boşanma bakımından bir dava şartı olarak nitelendirmektedir.
Dolayısıyla ihtar aşaması yerine getirilmeden TMK 164’e dayalı terk nedeniyle boşanma davasının şartlarının oluştuğu kabul edilemez.
Dört Ay ve İki Ay Kuralı Nasıl Uygulanır?
Terk nedeniyle boşanmada süre sisteminin doğru anlaşılması önemlidir.
Kanuna göre;
- Terk başladıktan sonra ilk dört ay dolmadan ihtar istenemez.
- Dördüncü ayın tamamlanmasından sonra hâkim veya noter aracılığıyla ihtar yapılabilir.
- İhtardan sonra terk eden eşe iki ay süre verilir.
- Bu iki ay tamamlanmadan terk nedeniyle boşanma davası açılamaz.
Böylece kanundaki asgari altı aylık terk süresi, ihtar prosedürüyle birlikte tamamlanmaktadır.
Terk Nedeniyle Boşanmada Süreler Neden Önemlidir?
Terk nedeniyle boşanma diğer birçok boşanma sebebinden farklı olarak açık bir süre sistemine bağlanmıştır. İhtarın çok erken istenmesi veya ihtardan sonra iki aylık sürenin beklenmeden dava açılması, TMK 164’te öngörülen koşullar bakımından sorun doğurabilir.
Ayrıca ihtarın usule uygunluğu mahkeme tarafından dava şartı kapsamında değerlendirilebildiğinden sürecin kronolojisinin doğru kurulması önemlidir.
Terk Nedeniyle Boşanma ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Aynı Şey midir?
Hayır.
Terk, TMK 164’te özel olarak düzenlenen ve kendine özgü ihtar ve süre şartları bulunan bir boşanma sebebidir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ise Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde ayrıca düzenlenen başka bir boşanma sebebidir.
Bu nedenle somut olayda hangi boşanma sebebine dayanılacağının, yaşanan olaylara ve mevcut delillere göre belirlenmesi gerekir.
Boşanma Avukatı Ücretleri Nasıl Belirlenir?
Boşanma avukatı ücretleri tek bir sabit tutardan oluşmaz. Davanın çekişmeli niteliği, ihtar süreci, dosyanın kapsamı, nafaka ve tazminat talepleri, velayet uyuşmazlığı ve yargılama süreci gibi unsurlar ücretlendirmeyi etkileyebilir.
Terk nedeniyle boşanma davalarında ayrıca dava öncesinde TMK 164 kapsamında ihtar süreci bulunduğundan hukuki hizmetin kapsamı somut dosyaya göre farklılaşabilir.
İstanbul’da Terk Nedeniyle Boşanma Davaları
İstanbul’da terk nedeniyle boşanma davalarında özellikle;
- Eşin ortak konutu neden terk ettiği,
- Ayrılığın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı,
- Diğer eşin terke zorlayıp zorlamadığı,
- Ortak konuta dönüşün engellenip engellenmediği,
- Terk süresinin dört aylık kısmının tamamlanıp tamamlanmadığı,
- Hâkim veya noter ihtarının usulüne uygunluğu,
- İhtardan sonra iki ay geçip geçmediği,
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı kapsamında terk nedeniyle boşanma sürecinde dava öncesi ihtar aşamasının da dava kadar dikkatli yürütülmesi önem taşımaktadır.
İstanbul En İyi Boşanma Avukatı Seçilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İstanbul en iyi boşanma avukatı araştırılırken;
- Aile hukuku alanındaki deneyim,
- Çekişmeli boşanma davalarındaki tecrübe,
- Terk nedeniyle boşanmanın özel şartlarına hâkimiyet,
- Noter veya hâkim ihtar sürecini doğru yönetebilme,
- Süreleri takip edebilme,
- Nafaka, tazminat ve velayet taleplerini birlikte değerlendirebilme,
- Dosyanın somut özelliklerine uygun hukuki strateji oluşturabilme,
gibi kriterler dikkate alınabilir.
Sonuç
Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi hâlinde terk hükümleri gündeme gelebilir. Kanun ayrıca eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen kişiyi de terk eden eş olarak kabul etmektedir.
Terk nedeniyle boşanma davası hemen açılamaz. Terk süresinin dördüncü ayı tamamlanmadan ihtar istenemez, hâkim veya noter tarafından yapılan ihtarda terk eden eşe ortak konuta dönmesi için iki ay süre tanınır ve ihtardan itibaren iki ay geçmeden dava açılamaz. Böylece terk durumunun en az altı ay devam etmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi de terk eden eşin ortak konuta davet edilmesini, TMK 164 kapsamında dava şartı niteliğinde bir bildirim olarak değerlendirmekte ve ihtarın usulüne uygunluğunun boşanma davasına bakan mahkeme tarafından denetlenebileceğini belirtmektedir.
Bu nedenle terk nedeniyle boşanma, terk ihtarı, TMK 164, çekişmeli boşanma, İstanbul boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Üsküdar boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı gibi konuların somut evlilik ilişkisi, terk nedeni, ihtar süreci ve mevcut deliller çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.