Blog

Üsküdar Şirket Avukatı - Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri

Üsküdar Şirket Avukatı - Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Şirketlerin büyümesi, yeniden yapılandırılması, faaliyet alanlarının ayrıştırılması veya mevcut hukuki yapının değiştirilmesi amacıyla birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerine başvurulabilir. Bu işlemler yalnızca ticari veya mali kararlar değildir. Ortakların hakları, şirket malvarlığı, borçlar, çalışanlar, alacaklılar, sözleşmeler, pay sahipliği yapısı ve ticaret sicili kayıtları üzerinde doğrudan sonuç doğuran kapsamlı hukuki süreçlerdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Şirketlerin yeniden yapılandırılması sırasında yalnızca işlemin ekonomik amacı değil, Türk Ticaret Kanunu hükümleri, şirket sözleşmesi veya esas sözleşme, genel kurul kararları, yönetim organının görevleri, ortakların hakları, alacaklıların korunması ve ticaret sicili işlemleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle Üsküdar şirket avukatı, İstanbul şirket avukatı, şirket birleşme avukatı, şirket bölünme avukatı, şirket tür değiştirme avukatı, şirketler hukuku avukatı ve şirket hukuki danışmanlığı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde işlemin yalnızca ticaret siciline tescil aşamasına değil, yeniden yapılandırma sürecinin tamamına odaklanılması önemlidir. Şirket Birleşmesi Nedir? Şirket birleşmesi, iki veya daha fazla şirketin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen yöntemlerden biri kullanılarak tek bir hukuki yapı altında birleşmesidir. Birleşme sonucunda devrolunan şirketin malvarlığı bir bütün hâlinde devralan veya yeni kurulan şirkete geçebilir. Devrolunan şirket birleşmenin hukuki sonuçlarının gerçekleşmesiyle sona ererken ortakları belirlenen değişim ilişkisine göre devralan veya yeni kurulan şirkette pay ve ortaklık hakları elde edebilir. Birleşme, şirketlerin ekonomik faaliyetlerini tek yapı altında toplaması, pazardaki konumunu güçlendirmesi, operasyonel maliyetleri azaltması veya grup şirketlerini yeniden yapılandırması gibi farklı amaçlarla gerçekleştirilebilir. Şirketler Hangi Yöntemlerle Birleşebilir? Türk Ticaret Kanunu kapsamında birleşme temel olarak iki şekilde gerçekleştirilebilir: devralma şeklinde birleşme, yeni kuruluş şeklinde birleşme. Devralma şeklinde birleşmede mevcut şirketlerden biri diğer şirket veya şirketleri devralır. Yeni kuruluş şeklinde birleşmede ise birleşmeye katılan şirketler yeni bir şirket bünyesinde birleşir. Hangi yöntemin tercih edileceği şirketlerin ortaklık yapısı, malvarlığı, borçları, faaliyetleri, ticari hedefleri ve yeniden yapılandırma planına göre belirlenmelidir. Devralma Yoluyla Birleşme Nedir? Devralma yoluyla birleşmede bir şirket, başka bir şirketin malvarlığını devralır. Devralan şirket tüzel kişiliğini korurken devrolunan şirket birleşmenin tamamlanmasıyla sona erer. Devrolunan şirketin malvarlığı, hakları ve borçları birleşmenin hukuki sonuçları çerçevesinde devralan şirkete geçer. Bu yöntem özellikle grup şirketlerinin tek yapı altında toplanması veya bir şirketin başka bir şirket bünyesine dahil edilmesi amacıyla kullanılabilir. Yeni Kuruluş Yoluyla Birleşme Nedir? Yeni kuruluş yoluyla birleşmede iki veya daha fazla şirket yeni kurulan bir şirket altında birleşir. Birleşmeye katılan mevcut şirketler sona ererken yeni şirket hukuki ve ticari faaliyete devam eder. Yeni kuruluş yoluyla birleşme, mevcut şirketlerden herhangi birinin diğerini devralması yerine yeni bir şirket yapısı oluşturulmasının tercih edildiği durumlarda kullanılabilir. Yeni kurulacak şirket bakımından kuruluş hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Hangi Şirketler Birleşebilir? Türk Ticaret Kanunu, hangi şirket türlerinin birbirleriyle birleşebileceğini belirlemektedir. Sermaye şirketleri; sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle, devralan şirket olmaları şartıyla kollektif ve komandit şirketlerle birleşebilir. Şahıs şirketleri ise belirli şartlarla diğer şahıs şirketleri, sermaye şirketleri ve kooperatiflerle birleşebilir. Kooperatifler de Kanunda belirtilen şartlarla kooperatifler, sermaye şirketleri ve şahıs şirketleriyle birleşebilir. Dolayısıyla her şirket türünün her şirketle ve her sıfatla birleşebileceği kabul edilmemelidir. Limited Şirket ile Anonim Şirket Birleşebilir mi? Evet. Limited şirket ve anonim şirket sermaye şirketi niteliğinde olduklarından Türk Ticaret Kanunu kapsamında birleşmeleri mümkündür. Ancak birleşmenin mümkün olması, işlemin yalnızca bir genel kurul kararıyla tamamlanabileceği anlamına gelmez. Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu, finansal tablolar, ortakların hakları, sermaye yapısı, gerekli incelemeler, genel kurul onayı ve ticaret sicili işlemleri gibi birçok aşamanın değerlendirilmesi gerekir. Birleşme Sözleşmesi Nedir? Birleşme sözleşmesi, birleşmeye katılan şirketler arasındaki işlemin temel hukuki belgesidir. Birleşmenin tarafları, birleşmenin yöntemi, payların değişim oranı, ortaklara tanınacak haklar ve birleşmenin diğer temel koşulları bu sözleşmede düzenlenebilir. Birleşme sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen içeriğe ve şekle uygun hazırlanması gerekir. Birleşme sürecindeki en önemli hukuki belgelerden biri olması nedeniyle şirketlerin ticari anlaşmasının hukuki yapıya doğru biçimde aktarılması önemlidir. Birleşme Raporu Nedir? Birleşme raporu, birleşmenin hukuki ve ekonomik gerekçelerinin ve işlemin ortaklar açısından sonuçlarının açıklanmasını amaçlayan belgedir. Birleşmenin amacı, sonuçları, pay değişim oranları ve ortakların haklarına ilişkin önemli hususlar rapor kapsamında değerlendirilebilir. Türk Ticaret Kanunu bazı şirketler ve belirli birleşme yöntemleri bakımından özel veya kolaylaştırılmış düzenlemeler öngörebildiğinden her birleşmede uygulanacak belge ve prosedürlerin somut işlem üzerinden belirlenmesi gerekir. Birleşmede Pay Değişim Oranı Neden Önemlidir? Birleşme sonucunda devrolunan şirket ortaklarının devralan veya yeni kurulan şirkette hangi oranda pay sahibi olacağının belirlenmesi gerekir. Pay değişim oranı, ortakların birleşme sonrasındaki ekonomik ve yönetsel konumunu doğrudan etkileyebilir. Şirketlerin gerçek ekonomik değerleri, malvarlıkları, borçları, faaliyetleri ve payların niteliği gibi birçok unsur bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Pay değişim oranının hatalı belirlenmesi ortaklar arasında önemli uyuşmazlıklara yol açabilir. Birleşmede Ortakların Hakları Korunur mu? Türk Ticaret Kanunu şirket birleşmelerinde ortaklık haklarının devamlılığını esas alan koruyucu hükümler içermektedir. Birleşme nedeniyle ortakların ekonomik veya yönetsel haklarının hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak birleşme sonucunda pay oranlarının, oy haklarının veya ortaklık yapısının değişmesi mümkündür. Bu nedenle birleşme planlanırken ortakların birleşme öncesi ve sonrasındaki hukuki konumu karşılaştırılmalıdır. Birleşmede Şirket Borçları Ne Olur? Birleşme işlemlerinin en önemli sonuçlarından biri şirketlerin borçları üzerindeki etkisidir. Devrolunan şirketin malvarlığı yalnızca aktiflerden oluşmaz. Borçlar ve diğer yükümlülükler de birleşme sürecinin parçasıdır. Bu nedenle birleşme öncesinde şirketin vergi borçları, banka kredileri, ticari borçları, çalışanlara ilişkin yükümlülükleri, devam eden davaları, teminatları ve diğer hukuki riskleri ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Bir şirketin yalnızca varlıklarının dikkate alınarak birleşme kararı verilmesi ciddi hukuki ve ekonomik riskler doğurabilir. Şirket Birleşmesinde Hukuki İnceleme Neden Önemlidir? Birleşme öncesinde yapılacak hukuki inceleme, şirketin görünmeyen veya henüz sonuç doğurmamış hukuki risklerinin tespit edilmesini sağlayabilir. Bu kapsamda; şirket sözleşmeleri, pay sahipliği yapısı, ticari sözleşmeler, kredi sözleşmeleri, teminatlar, devam eden davalar, icra takipleri, çalışanlara ilişkin yükümlülükler, fikrî mülkiyet hakları, ruhsat ve izinler, kamu borçları, şirket malvarlığı incelenebilir. Bu inceleme uygulamada şirket birleşme ve devralma süreçlerindeki hukuki durum tespitinin önemli bir parçasıdır. Birleşme Sonucunda Devrolunan Şirket Sona Erer mi? Devralma şeklinde birleşmede devrolunan şirket, birleşmenin ticaret siciline tesciliyle birlikte sona erer. Yeni kuruluş yoluyla birleşmede ise birleşmeye katılan şirketlerin tüzel kişilikleri sona ererek yeni kurulan şirket faaliyet göstermeye devam eder. Bu nedenle birleşme, yalnızca şirketler arasında yapılan bir sözleşme değil, şirketlerin tüzel kişilikleri üzerinde doğrudan sonuç doğuran bir yeniden yapılandırma işlemidir. Kolaylaştırılmış Birleşme Nedir? Türk Ticaret Kanunu, belirli şartları sağlayan sermaye şirketleri için kolaylaştırılmış birleşme imkânı tanımaktadır. Özellikle şirketler arasındaki pay sahipliği ilişkisinin kanunda belirtilen koşulları sağlaması hâlinde bazı prosedürlerin azaltılması mümkün olabilir. Kolaylaştırılmış birleşme, şirketlerin hiçbir hukuki işlem yapmadan birleşebileceği anlamına gelmez. Hangi prosedürlerden yararlanılabileceği ve hangi belgelerin yine de hazırlanması gerektiği somut şirket yapısına göre değerlendirilmelidir. Şirket Bölünmesi Nedir? Şirket bölünmesi, bir şirketin malvarlığının tamamının veya belirli bölümlerinin başka şirketlere aktarılması suretiyle yeniden yapılandırılmasıdır. Türk Ticaret Kanunu sermaye şirketlerinde bölünmeyi ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Bölünme özellikle farklı faaliyet alanlarının birbirinden ayrılması, şirket varlıklarının farklı şirketlerde toplanması, ortaklık yapısının yeniden düzenlenmesi veya şirket grubunun yeniden yapılandırılması amacıyla kullanılabilir. Tam Bölünme Nedir? Tam bölünmede şirketin bütün malvarlığı bölümlere ayrılarak diğer şirketlere devredilir. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerde pay ve hak elde eder. Tam bölünmenin tamamlanması sonucunda bölünen şirket sona erer. Dolayısıyla tam bölünme, şirketin tüzel kişiliğinin devam etmediği kapsamlı bir yeniden yapılandırma yöntemidir. Kısmi Bölünme Nedir? Kısmi bölünmede şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü başka şirketlere devredilir. Tam bölünmeden farklı olarak bölünen şirketin tüzel kişiliği devam edebilir. Kısmi bölünme, örneğin bir şirketin belirli faaliyet kolunu veya belirli bir malvarlığı grubunu ayrı bir şirket yapısı altında organize etmek istemesi durumunda kullanılabilir. Ancak hangi malvarlığı unsurlarının ve bunlarla bağlantılı borçların devredileceğinin açık ve hukuka uygun biçimde belirlenmesi gerekir. Kısmi Bölünme Neden Yapılır? Şirketler kısmi bölünmeyi farklı ticari amaçlarla tercih edebilir. Örneğin; farklı faaliyet alanlarını birbirinden ayırmak, belirli işletme bölümlerini bağımsızlaştırmak, şirket grubunu yeniden yapılandırmak, yatırım veya ortaklık yapısını değiştirmek, operasyonel faaliyetleri farklı tüzel kişiler altında yürütmek amacıyla kısmi bölünme gündeme gelebilir. Ancak işlemin ticari amacı kadar hukuki ve mali sonuçları da önceden değerlendirilmelidir. Bölünme Sözleşmesi ve Bölünme Planı Nedir? Bölünme işleminin mevcut şirketler arasında gerçekleştirilmesine veya yeni şirketlerin kurulmasına göre bölünme sözleşmesi veya bölünme planı hazırlanması gerekebilir. Bu belgelerde hangi malvarlığı unsurlarının hangi şirkete geçeceği, ortakların hangi pay ve hakları elde edeceği ve bölünmenin diğer temel koşulları belirlenir. Malvarlığı dağılımının açık biçimde yapılmaması ilerleyen dönemde şirketler ve alacaklılar arasında uyuşmazlıklara yol açabilir. Bölünmede Borçlar Nasıl Paylaştırılır? Bölünmede yalnızca şirketin aktiflerinin değil, pasiflerinin ve yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerekir. Bölünme planı veya sözleşmesinde hangi borcun hangi şirkete ait olacağı açık biçimde belirlenmelidir. Bununla birlikte alacaklıların korunmasına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri nedeniyle tarafların kendi aralarında yaptıkları borç dağılımı her durumda alacaklıların hukuki konumunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle bölünmenin borçlar üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Bölünmede Alacaklılar Nasıl Korunur? Türk Ticaret Kanunu, şirket bölünmelerinde alacaklıların korunmasına yönelik özel hükümler öngörmektedir. Bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları kanunda öngörülen şekilde alacaklarını bildirmeye ve teminat talep etmeye çağrılabilir. Belirli şartların bulunması hâlinde şirketlerin alacakları teminat altına alma yükümlülüğü ortaya çıkabilir. Bu düzenlemelerin amacı, şirketin yeniden yapılandırılması nedeniyle alacaklıların hukuki ve ekonomik konumunun tehlikeye düşmesini önlemektir. Bölünme Ticaret Siciline Tescil Edilmeli midir? Evet. Bölünme işleminin hukuki sonuçlarının gerçekleşmesi bakımından ticaret sicili tescili önemlidir. Tam bölünmede devreden şirket tescille sona ererken malvarlığı ilgili şirketlere geçer. Kısmi bölünmede ise devredilecek malvarlığı bölümleri tescilin hukuki sonuçları çerçevesinde devralan şirketlere intikal eder. Bu nedenle bölünme yalnızca şirketlerin kendi aralarında imzaladıkları belgelerle tamamlanan bir işlem değildir. Şirket Tür Değiştirme Nedir? Tür değiştirme, bir ticaret şirketinin mevcut hukuki şeklini değiştirerek başka bir şirket türüne dönüşmesidir. Örneğin kanuni şartların bulunması hâlinde limited şirket anonim şirkete veya anonim şirket limited şirkete dönüşebilir. Tür değiştirmede temel özellik, şirketin ekonomik ve hukuki devamlılığının korunmasıdır. Şirket yeni türüne dönüştüğünde eski şirketin devamı niteliğindedir. Limited Şirket Anonim Şirkete Dönüşebilir mi? Evet. Limited şirket, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen şartlar çerçevesinde anonim şirkete dönüşebilir. Şirketin büyümesi, yatırım alma planları, pay yapısının değiştirilmesi, kurumsal yönetim ihtiyaçları veya gelecekteki ticari hedefler nedeniyle limited şirketten anonim şirkete dönüşüm tercih edilebilir. Ancak anonim şirket yapısının limited şirkete göre farklı organ, sermaye, pay ve yönetim kurallarına tabi olduğu unutulmamalıdır. Anonim Şirket Limited Şirkete Dönüşebilir mi? Kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi hâlinde anonim şirketin limited şirkete dönüşmesi de mümkündür. Bu tür değişiklik özellikle şirketin ortak sayısı, yönetim yapısı, faaliyet ölçeği ve kurumsal ihtiyaçları doğrultusunda tercih edilebilir. Ancak tür değiştirmenin şirketin mevcut yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla kullanılabilecek bir yöntem olmadığı dikkate alınmalıdır. Tür Değişikliğinde Şirket Yeniden mi Kurulur? Tür değiştirmede şirketin hukuki şekli değişmekle birlikte şirketin devamlılığı esastır. Şirket tasfiye edilerek tamamen yeni ve bağlantısız bir tüzel kişi kurulmuş sayılmaz. Bu nedenle şirketin malvarlığı, sözleşmeleri ve hukuki ilişkileri bakımından tür değiştirmenin devamlılık ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Tür Değiştirmede Şirket Borçları Sona Erer mi? Hayır. Şirketin limited şirketten anonim şirkete veya başka bir geçerli şirket türüne dönüşmesi mevcut borçların kendiliğinden sona ermesine neden olmaz. Tür değişikliği şirketin hukuki şeklini değiştirir; borçlardan kaçınmayı sağlayan bir tasfiye yöntemi değildir. Bu nedenle tür değişikliği öncesinde mevcut borçların ve hukuki yükümlülüklerin değerlendirilmesi gerekir. Tür Değiştirme Planı Nedir? Tür değiştirme sürecinde yönetim organı tarafından Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen içeriğe uygun bir tür değiştirme planı hazırlanması gerekir. Plan, şirketin mevcut ve yeni türüne, yeni şirket sözleşmesine veya esas sözleşmesine ve ortakların yeni yapı içerisindeki haklarına ilişkin temel bilgileri içerir. Tür değiştirme planı, işlemin hukuki yapısının belirlenmesinde temel belgelerden biridir. Tür Değiştirme Raporu Nedir? Tür değiştirme raporu, tür değişikliğinin amacı ve sonuçları hakkında ortaklara bilgi verilmesini amaçlayan belgedir. Yeni şirket türünün özellikleri, ortakların yeni yapıdaki hukuki konumu ve tür değişikliğinin ekonomik ve hukuki sonuçları raporda açıklanabilir. Kanunun belirli şirketler bakımından tanıdığı istisnalar ve kolaylaştırılmış uygulamalar ayrıca değerlendirilmelidir. Tür Değiştirmede Ortakların Payları Ne Olur? Tür değiştirmede ortakların mevcut haklarının korunması temel ilkelerden biridir. Ancak şirket türlerinin pay yapıları ve ortaklık hakları birbirinden farklı olduğundan mevcut payların yeni şirket türüne uygun şekilde düzenlenmesi gerekir. Örneğin limited şirket payları ile anonim şirket payları aynı hukuki yapıya sahip değildir. Bu nedenle tür değiştirme sürecinde ortakların yeni yapı içerisindeki pay ve haklarının açık biçimde belirlenmesi önemlidir. Tür Değiştirme İçin Genel Kurul Kararı Gerekir mi? Tür değiştirme işlemi şirketin temel hukuki yapısını değiştirdiği için yetkili şirket organlarının kararları gerekir. Tür değiştirme planının ve yeni şirket yapısının Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen karar nisaplarına uygun şekilde onaylanması gerekir. Şirket türü, ortaklık yapısı ve somut işlem özelliklerine göre uygulanacak nisaplar ayrıca belirlenmelidir. Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmede Genel Kurulun Rolü Nedir? Birleşme, bölünme ve tür değiştirme şirketin yapısını ve ortakların haklarını doğrudan etkileyen temel işlemlerdir. Bu nedenle yönetim organının hazırlık ve uygulama görevlerinin yanında genel kurulun kanunda öngörülen şekilde karar vermesi gerekebilir. Genel kurul kararlarının doğru toplantı ve karar nisaplarıyla alınmaması işlemin geçerliliği ve ileride ortaya çıkabilecek ortaklık uyuşmazlıkları bakımından sorun yaratabilir. Yönetim Organının Sorumluluğu Nedir? Birleşme, bölünme veya tür değiştirme işlemlerini hazırlayan ve yürüten yönetim organı, Türk Ticaret Kanunu ve şirketin esas sözleşmesi veya şirket sözleşmesi kapsamında hareket etmek zorundadır. Belgelerin doğru hazırlanması, ortaklara gerekli bilgilerin verilmesi, şirket menfaatlerinin gözetilmesi ve kanuni prosedürlerin takip edilmesi önemlidir. Yönetim organının hukuka aykırı işlemleri şartların oluşması hâlinde sorumluluk uyuşmazlıklarına neden olabilir. Ortaklar Birleşme veya Bölünmeye İtiraz Edebilir mi? Birleşme veya bölünme kararına katılmayan ortakların hukuki imkânları, işlemin niteliği ve ihlal edildiği ileri sürülen haklara göre değişebilir. Türk Ticaret Kanunu ortakların pay ve haklarının korunmasına ilişkin özel hükümler içermektedir. Bir ortağın yalnızca işlemi ticari olarak uygun bulmaması ile kanundan veya şirket sözleşmesinden kaynaklanan bir hakkının ihlal edilmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bu nedenle ortakların başvurabileceği yollar somut uyuşmazlık üzerinden değerlendirilmelidir. Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmede Çalışanların Durumu Ne Olur? Şirketlerin yeniden yapılandırılması çalışanların iş ilişkileri üzerinde de sonuç doğurabilir. Özellikle birleşme ve bölünme işlemlerinde iş sözleşmelerinin ve çalışanlara ilişkin hak ve yükümlülüklerin yeni şirket yapısındaki durumu değerlendirilmelidir. Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin yanında iş hukuku ve işyeri devrine ilişkin düzenlemeler de önem taşıyabilir. Bu nedenle yeniden yapılandırma sürecinin yalnızca şirketler hukuku açısından değerlendirilmesi yeterli olmayabilir. Mevcut Sözleşmeler Birleşmede Sona Erer mi? Birleşme nedeniyle şirketin taraf olduğu bütün sözleşmelerin otomatik olarak sona erdiğini kabul etmek doğru değildir. Ancak ticari sözleşmelerde birleşme, kontrol değişikliği veya yeniden yapılandırma durumlarına ilişkin özel hükümler bulunabilir. Kredi sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri, lisans sözleşmeleri, kira sözleşmeleri ve diğer önemli ticari sözleşmeler birleşme öncesinde incelenmelidir. Sözleşmede karşı tarafın onayını veya bildirim yapılmasını gerektiren bir hüküm bulunması hâlinde gerekli işlemlerin zamanında gerçekleştirilmesi önemlidir. Şirket Birleşmesinde Devam Eden Davalar Ne Olur? Devrolunan şirketin taraf olduğu dava ve icra takiplerinin birleşme sonrasında nasıl devam edeceği, birleşmenin külli halefiyet sonuçları çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle birleşme öncesinde şirketin devam eden tüm dava ve takiplerinin belirlenmesi gerekir. Özellikle yüksek tutarlı veya şirket faaliyetini etkileyebilecek uyuşmazlıkların birleşme kararından önce hukuki risk analizi kapsamında değerlendirilmesi önemlidir. Birleşme Öncesi Due Diligence Nedir? Due diligence veya hukuki durum tespiti, birleşme veya yeniden yapılandırma öncesinde şirketin hukuki durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesidir. Bu inceleme; şirketin kurumsal kayıtlarını, pay sahipliği yapısını, önemli sözleşmelerini, borç ve teminatlarını, dava ve icra dosyalarını, çalışan ilişkilerini, fikrî mülkiyet haklarını, izin ve ruhsatlarını, gayrimenkullerini, hukuki yükümlülüklerini kapsayabilir. Amaç, işlem tamamlanmadan önce hukuki risklerin belirlenmesi ve yeniden yapılandırmanın buna göre planlanmasıdır. Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme MERSİS Üzerinden Yürütülür mü? Ticaret sicili işlemleri Merkezi Sicil Kayıt Sistemi üzerinden yürütülmektedir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde gerekli şirket kararlarının ve belgelerin hazırlanmasının ardından ticaret sicili tescil sürecinin de tamamlanması gerekir. MERSİS işlemi tek başına yeniden yapılandırmanın hukuki hazırlık aşamalarının yerine geçmez. Şirket içi kararların, gerekli belgelerin ve tescil başvurusunun birbiriyle uyumlu olması gerekir. Ticaret Siciline Tescil Neden Önemlidir? Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde ticaret sicili tescili yalnızca idari bir kayıt işlemi değildir. Kanunun ilgili işleme bağladığı hukuki sonuçların doğması bakımından tescil belirleyici olabilir. Bu nedenle genel kurul kararının alınmış veya taraflar arasında sözleşmenin imzalanmış olması her durumda işlemin tamamlandığı anlamına gelmez. Tescil ve gerekli hâllerde ilan işlemlerinin de tamamlanması gerekir. Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Ne Kadar Sürer? Bu işlemler için bütün şirketlere uygulanabilecek sabit bir süre bulunmamaktadır. Süreci; şirket türü, birleşmeye veya bölünmeye katılan şirket sayısı, finansal tabloların hazırlanması, hukuki inceleme, genel kurul süreçleri, alacaklılara ilişkin işlemler, gerekli izinler, ticaret sicili işlemleri, şirketlerin mevcut hukuki ve mali yapısı etkileyebilir. Bu nedenle işlemin süresi şirketlerin özelliklerine ve tercih edilen yeniden yapılandırma yöntemine göre değişir. Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Vergisel Sonuç Doğurur mu? Şirketlerin yeniden yapılandırılması vergi hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurabilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin vergisel sonuçları işlemin niteliğine ve uygulanacak vergi mevzuatına göre değişebilir. Türk Ticaret Kanunu açısından geçerli bir işlemin vergi hukuku bakımından otomatik olarak aynı avantajları sağlayacağı varsayılmamalıdır. Bu nedenle şirketler hukuku ve vergi hukuku değerlendirmelerinin birlikte yürütülmesi önemlidir. Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Harca Tabi midir? 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki şirket yeniden yapılandırma işlemlerinin yanında 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekir. Anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit ve limited şirketler ile kooperatiflerin kuruluş, pay devri, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve tür değişikliği nedeniyle gerçekleştirilen belirli işlemleri bakımından Harçlar Kanunu'nda istisna düzenlemeleri bulunmaktadır. Ancak bir yeniden yapılandırmanın toplam maliyetinin yalnızca harç üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir. Ticaret sicili, ilan, danışmanlık, değerleme ve işlemin niteliğine göre ortaya çıkabilecek diğer mali yükümlülükler ayrıca değerlendirilmelidir. Birleşme Yerine Pay Devri Yapılabilir mi? Şirket birleşmesi ile pay devri farklı hukuki işlemlerdir. Pay devrinde şirketin tüzel kişiliği kural olarak devam eder ve şirketin ortaklık yapısı değişir. Birleşmede ise şirketlerin tüzel kişilikleri ve malvarlıkları üzerinde çok daha kapsamlı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir şirketi veya işletmeyi devralmak isteyen yatırımcı açısından pay devri, malvarlığı devri veya birleşme seçenekleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bölünme Yerine Yeni Şirket Kurmak Aynı Sonucu Doğurur mu? Her zaman değil. Yeni bir şirket kurulması ile mevcut şirketin malvarlığının Türk Ticaret Kanunu kapsamında bölünme yoluyla yeni veya mevcut bir şirkete aktarılması hukuken aynı işlem değildir. Malvarlığının geçiş yöntemi, ortakların elde edeceği haklar, borçların durumu, vergisel sonuçlar ve alacaklıların korunması bakımından önemli farklılıklar bulunabilir. Bu nedenle ticari hedef aynı görünse bile kullanılacak hukuki yöntem dikkatle belirlenmelidir. Tür Değiştirme Yerine Yeni Şirket Kurulabilir mi? Bir şirketin tasfiye edilerek yeni türde başka bir şirket kurulması ile mevcut şirketin tür değiştirmesi farklı hukuki yöntemlerdir. Tür değiştirmede şirketin devamlılığı korunurken tasfiye ve yeni kuruluş yönteminde mevcut tüzel kişinin sona ermesi ve yeni bir tüzel kişinin kurulması gündeme gelir. Bu farklılık sözleşmeler, malvarlığı, borçlar, çalışanlar ve ticari ilişkiler bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Şirket Yeniden Yapılandırmasında Hangi Yöntem Tercih Edilmelidir? Her şirket için tek bir doğru yeniden yapılandırma yöntemi bulunmamaktadır. Şirketin; ticari hedefleri, ortaklık yapısı, malvarlığı, borçları, faaliyet alanları, yatırım planları, çalışan yapısı, devam eden sözleşmeleri, vergi durumu birlikte değerlendirilmelidir. Bazı şirketler için birleşme uygun olabilirken bazı şirketler açısından kısmi bölünme, tür değiştirme veya pay devri daha uygun bir yöntem olabilir. Üsküdar'da Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Üsküdar’da faaliyet gösteren anonim ve limited şirketler ile diğer ticaret şirketleri; büyüme, yatırım, ortaklık yapısının değiştirilmesi, faaliyetlerin ayrıştırılması veya kurumsal yeniden yapılanma amacıyla birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerine başvurabilir. Bu işlemlerin ticari amaçla planlanması kadar hukuki altyapısının doğru oluşturulması da önemlidir. Bu nedenle Üsküdar şirket avukatı, Üsküdar şirket danışmanlığı, İstanbul şirket avukatı, şirket birleşme avukatı, şirket bölünme avukatı, şirket tür değiştirme avukatı ve şirketler hukuku danışmanlığı kapsamında yapılacak çalışmalarda şirketin mevcut yapısı ve hedeflenen yeni yapı birlikte değerlendirilmelidir. Üsküdar Şirket Avukatı Desteği Birleşme, bölünme ve tür değiştirme süreçlerinde hukuki destek; mevcut şirket yapısının incelenmesi, hukuki durum tespiti yapılması, uygun yeniden yapılandırma yönteminin değerlendirilmesi, birleşme veya bölünme sözleşmelerinin hazırlanması, gerekli plan ve raporların hazırlanması veya incelenmesi, ortakların haklarının değerlendirilmesi, genel kurul ve yönetim organı kararlarının hazırlanması, alacaklıların korunmasına ilişkin işlemlerin değerlendirilmesi, ticari sözleşmelerin incelenmesi, ticaret sicili ve MERSİS süreçlerinin takip edilmesi gibi aşamaları kapsayabilir. Şirket yeniden yapılandırmasının başından itibaren hukuki açıdan planlanması, işlem sonrasında ortaya çıkabilecek ortaklık, borç, sözleşme ve tescil uyuşmazlıklarının azaltılması bakımından önemlidir. Sonuç Şirket birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi, şirketlerin ekonomik ve kurumsal yapılarını değiştirmelerine imkân sağlayan önemli yeniden yapılandırma yöntemleridir. Birleşmede şirketlerin malvarlıkları tek yapı altında toplanabilir; bölünmede şirket malvarlığının tamamı veya belirli bölümleri farklı şirketlere aktarılabilir; tür değiştirmede ise şirket tüzel kişiliğinin devamlılığı korunarak şirketin hukuki türü değiştirilebilir. Ancak bu işlemlerin hiçbiri yalnızca ticaret siciline yapılan basit bir değişiklik olarak değerlendirilmemelidir. Ortakların payları, şirket borçları, alacaklıların hakları, çalışanlar, devam eden sözleşmeler, davalar, şirket organlarının kararları ve ticaret sicili tescili üzerinde önemli hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle şirket birleşmesi, şirket bölünmesi, kısmi bölünme, tam bölünme, şirket tür değiştirme, limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi, anonim şirketin limited şirkete dönüşmesi, şirket yeniden yapılandırması, Üsküdar şirket avukatı, Üsküdar şirket danışmanlığı ve İstanbul şirket avukatı gibi konular şirketin mevcut yapısı ve hedeflenen işlem dikkate alınarak bütüncül biçimde değerlendirilmelidir.  

Üsküdar Şirket Avukatı - Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri

Şirketlerin büyümesi, yeniden yapılandırılması, faaliyet alanlarının ayrıştırılması veya mevcut hukuki yapının değiştirilmesi amacıyla birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerine başvurulabilir. Bu işlemler yalnızca ticari veya mali kararlar değildir. Ortakların hakları, şirket malvarlığı, borçlar, çalışanlar, alacaklılar, sözleşmeler, pay sahipliği yapısı ve ticaret sicili kayıtları üzerinde doğrudan sonuç doğuran kapsamlı hukuki süreçlerdir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Şirketlerin yeniden yapılandırılması sırasında yalnızca işlemin ekonomik amacı değil, Türk Ticaret Kanunu hükümleri, şirket sözleşmesi veya esas sözleşme, genel kurul kararları, yönetim organının görevleri, ortakların hakları, alacaklıların korunması ve ticaret sicili işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle Üsküdar şirket avukatı, İstanbul şirket avukatı, şirket birleşme avukatı, şirket bölünme avukatı, şirket tür değiştirme avukatı, şirketler hukuku avukatı ve şirket hukuki danışmanlığı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde işlemin yalnızca ticaret siciline tescil aşamasına değil, yeniden yapılandırma sürecinin tamamına odaklanılması önemlidir.

Şirket Birleşmesi Nedir?

Şirket birleşmesi, iki veya daha fazla şirketin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen yöntemlerden biri kullanılarak tek bir hukuki yapı altında birleşmesidir.

Birleşme sonucunda devrolunan şirketin malvarlığı bir bütün hâlinde devralan veya yeni kurulan şirkete geçebilir. Devrolunan şirket birleşmenin hukuki sonuçlarının gerçekleşmesiyle sona ererken ortakları belirlenen değişim ilişkisine göre devralan veya yeni kurulan şirkette pay ve ortaklık hakları elde edebilir.

Birleşme, şirketlerin ekonomik faaliyetlerini tek yapı altında toplaması, pazardaki konumunu güçlendirmesi, operasyonel maliyetleri azaltması veya grup şirketlerini yeniden yapılandırması gibi farklı amaçlarla gerçekleştirilebilir.

Şirketler Hangi Yöntemlerle Birleşebilir?

Türk Ticaret Kanunu kapsamında birleşme temel olarak iki şekilde gerçekleştirilebilir:

  • devralma şeklinde birleşme,

  • yeni kuruluş şeklinde birleşme.

Devralma şeklinde birleşmede mevcut şirketlerden biri diğer şirket veya şirketleri devralır.

Yeni kuruluş şeklinde birleşmede ise birleşmeye katılan şirketler yeni bir şirket bünyesinde birleşir.

Hangi yöntemin tercih edileceği şirketlerin ortaklık yapısı, malvarlığı, borçları, faaliyetleri, ticari hedefleri ve yeniden yapılandırma planına göre belirlenmelidir.

Devralma Yoluyla Birleşme Nedir?

Devralma yoluyla birleşmede bir şirket, başka bir şirketin malvarlığını devralır.

Devralan şirket tüzel kişiliğini korurken devrolunan şirket birleşmenin tamamlanmasıyla sona erer.

Devrolunan şirketin malvarlığı, hakları ve borçları birleşmenin hukuki sonuçları çerçevesinde devralan şirkete geçer.

Bu yöntem özellikle grup şirketlerinin tek yapı altında toplanması veya bir şirketin başka bir şirket bünyesine dahil edilmesi amacıyla kullanılabilir.

Yeni Kuruluş Yoluyla Birleşme Nedir?

Yeni kuruluş yoluyla birleşmede iki veya daha fazla şirket yeni kurulan bir şirket altında birleşir.

Birleşmeye katılan mevcut şirketler sona ererken yeni şirket hukuki ve ticari faaliyete devam eder.

Yeni kuruluş yoluyla birleşme, mevcut şirketlerden herhangi birinin diğerini devralması yerine yeni bir şirket yapısı oluşturulmasının tercih edildiği durumlarda kullanılabilir.

Yeni kurulacak şirket bakımından kuruluş hükümlerinin de dikkate alınması gerekir.

Hangi Şirketler Birleşebilir?

Türk Ticaret Kanunu, hangi şirket türlerinin birbirleriyle birleşebileceğini belirlemektedir.

Sermaye şirketleri;

  • sermaye şirketleriyle,

  • kooperatiflerle,

  • devralan şirket olmaları şartıyla kollektif ve komandit şirketlerle

birleşebilir.

Şahıs şirketleri ise belirli şartlarla diğer şahıs şirketleri, sermaye şirketleri ve kooperatiflerle birleşebilir.

Kooperatifler de Kanunda belirtilen şartlarla kooperatifler, sermaye şirketleri ve şahıs şirketleriyle birleşebilir.

Dolayısıyla her şirket türünün her şirketle ve her sıfatla birleşebileceği kabul edilmemelidir.

Limited Şirket ile Anonim Şirket Birleşebilir mi?

Evet.

Limited şirket ve anonim şirket sermaye şirketi niteliğinde olduklarından Türk Ticaret Kanunu kapsamında birleşmeleri mümkündür.

Ancak birleşmenin mümkün olması, işlemin yalnızca bir genel kurul kararıyla tamamlanabileceği anlamına gelmez.

Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu, finansal tablolar, ortakların hakları, sermaye yapısı, gerekli incelemeler, genel kurul onayı ve ticaret sicili işlemleri gibi birçok aşamanın değerlendirilmesi gerekir.

Birleşme Sözleşmesi Nedir?

Birleşme sözleşmesi, birleşmeye katılan şirketler arasındaki işlemin temel hukuki belgesidir.

Birleşmenin tarafları, birleşmenin yöntemi, payların değişim oranı, ortaklara tanınacak haklar ve birleşmenin diğer temel koşulları bu sözleşmede düzenlenebilir.

Birleşme sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen içeriğe ve şekle uygun hazırlanması gerekir.

Birleşme sürecindeki en önemli hukuki belgelerden biri olması nedeniyle şirketlerin ticari anlaşmasının hukuki yapıya doğru biçimde aktarılması önemlidir.

Birleşme Raporu Nedir?

Birleşme raporu, birleşmenin hukuki ve ekonomik gerekçelerinin ve işlemin ortaklar açısından sonuçlarının açıklanmasını amaçlayan belgedir.

Birleşmenin amacı, sonuçları, pay değişim oranları ve ortakların haklarına ilişkin önemli hususlar rapor kapsamında değerlendirilebilir.

Türk Ticaret Kanunu bazı şirketler ve belirli birleşme yöntemleri bakımından özel veya kolaylaştırılmış düzenlemeler öngörebildiğinden her birleşmede uygulanacak belge ve prosedürlerin somut işlem üzerinden belirlenmesi gerekir.

Birleşmede Pay Değişim Oranı Neden Önemlidir?

Birleşme sonucunda devrolunan şirket ortaklarının devralan veya yeni kurulan şirkette hangi oranda pay sahibi olacağının belirlenmesi gerekir.

Pay değişim oranı, ortakların birleşme sonrasındaki ekonomik ve yönetsel konumunu doğrudan etkileyebilir.

Şirketlerin gerçek ekonomik değerleri, malvarlıkları, borçları, faaliyetleri ve payların niteliği gibi birçok unsur bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

Pay değişim oranının hatalı belirlenmesi ortaklar arasında önemli uyuşmazlıklara yol açabilir.

Birleşmede Ortakların Hakları Korunur mu?

Türk Ticaret Kanunu şirket birleşmelerinde ortaklık haklarının devamlılığını esas alan koruyucu hükümler içermektedir.

Birleşme nedeniyle ortakların ekonomik veya yönetsel haklarının hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Ancak birleşme sonucunda pay oranlarının, oy haklarının veya ortaklık yapısının değişmesi mümkündür.

Bu nedenle birleşme planlanırken ortakların birleşme öncesi ve sonrasındaki hukuki konumu karşılaştırılmalıdır.

Birleşmede Şirket Borçları Ne Olur?

Birleşme işlemlerinin en önemli sonuçlarından biri şirketlerin borçları üzerindeki etkisidir.

Devrolunan şirketin malvarlığı yalnızca aktiflerden oluşmaz. Borçlar ve diğer yükümlülükler de birleşme sürecinin parçasıdır.

Bu nedenle birleşme öncesinde şirketin vergi borçları, banka kredileri, ticari borçları, çalışanlara ilişkin yükümlülükleri, devam eden davaları, teminatları ve diğer hukuki riskleri ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Bir şirketin yalnızca varlıklarının dikkate alınarak birleşme kararı verilmesi ciddi hukuki ve ekonomik riskler doğurabilir.

Şirket Birleşmesinde Hukuki İnceleme Neden Önemlidir?

Birleşme öncesinde yapılacak hukuki inceleme, şirketin görünmeyen veya henüz sonuç doğurmamış hukuki risklerinin tespit edilmesini sağlayabilir.

Bu kapsamda;

  • şirket sözleşmeleri,

  • pay sahipliği yapısı,

  • ticari sözleşmeler,

  • kredi sözleşmeleri,

  • teminatlar,

  • devam eden davalar,

  • icra takipleri,

  • çalışanlara ilişkin yükümlülükler,

  • fikrî mülkiyet hakları,

  • ruhsat ve izinler,

  • kamu borçları,

  • şirket malvarlığı

incelenebilir.

Bu inceleme uygulamada şirket birleşme ve devralma süreçlerindeki hukuki durum tespitinin önemli bir parçasıdır.

Birleşme Sonucunda Devrolunan Şirket Sona Erer mi?

Devralma şeklinde birleşmede devrolunan şirket, birleşmenin ticaret siciline tesciliyle birlikte sona erer.

Yeni kuruluş yoluyla birleşmede ise birleşmeye katılan şirketlerin tüzel kişilikleri sona ererek yeni kurulan şirket faaliyet göstermeye devam eder.

Bu nedenle birleşme, yalnızca şirketler arasında yapılan bir sözleşme değil, şirketlerin tüzel kişilikleri üzerinde doğrudan sonuç doğuran bir yeniden yapılandırma işlemidir.

Kolaylaştırılmış Birleşme Nedir?

Türk Ticaret Kanunu, belirli şartları sağlayan sermaye şirketleri için kolaylaştırılmış birleşme imkânı tanımaktadır.

Özellikle şirketler arasındaki pay sahipliği ilişkisinin kanunda belirtilen koşulları sağlaması hâlinde bazı prosedürlerin azaltılması mümkün olabilir.

Kolaylaştırılmış birleşme, şirketlerin hiçbir hukuki işlem yapmadan birleşebileceği anlamına gelmez.

Hangi prosedürlerden yararlanılabileceği ve hangi belgelerin yine de hazırlanması gerektiği somut şirket yapısına göre değerlendirilmelidir.

Şirket Bölünmesi Nedir?

Şirket bölünmesi, bir şirketin malvarlığının tamamının veya belirli bölümlerinin başka şirketlere aktarılması suretiyle yeniden yapılandırılmasıdır.

Türk Ticaret Kanunu sermaye şirketlerinde bölünmeyi ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.

Bölünme özellikle farklı faaliyet alanlarının birbirinden ayrılması, şirket varlıklarının farklı şirketlerde toplanması, ortaklık yapısının yeniden düzenlenmesi veya şirket grubunun yeniden yapılandırılması amacıyla kullanılabilir.

Tam Bölünme Nedir?

Tam bölünmede şirketin bütün malvarlığı bölümlere ayrılarak diğer şirketlere devredilir.

Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerde pay ve hak elde eder.

Tam bölünmenin tamamlanması sonucunda bölünen şirket sona erer.

Dolayısıyla tam bölünme, şirketin tüzel kişiliğinin devam etmediği kapsamlı bir yeniden yapılandırma yöntemidir.

Kısmi Bölünme Nedir?

Kısmi bölünmede şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü başka şirketlere devredilir.

Tam bölünmeden farklı olarak bölünen şirketin tüzel kişiliği devam edebilir.

Kısmi bölünme, örneğin bir şirketin belirli faaliyet kolunu veya belirli bir malvarlığı grubunu ayrı bir şirket yapısı altında organize etmek istemesi durumunda kullanılabilir.

Ancak hangi malvarlığı unsurlarının ve bunlarla bağlantılı borçların devredileceğinin açık ve hukuka uygun biçimde belirlenmesi gerekir.

Kısmi Bölünme Neden Yapılır?

Şirketler kısmi bölünmeyi farklı ticari amaçlarla tercih edebilir.

Örneğin;

  • farklı faaliyet alanlarını birbirinden ayırmak,

  • belirli işletme bölümlerini bağımsızlaştırmak,

  • şirket grubunu yeniden yapılandırmak,

  • yatırım veya ortaklık yapısını değiştirmek,

  • operasyonel faaliyetleri farklı tüzel kişiler altında yürütmek

amacıyla kısmi bölünme gündeme gelebilir.

Ancak işlemin ticari amacı kadar hukuki ve mali sonuçları da önceden değerlendirilmelidir.

Bölünme Sözleşmesi ve Bölünme Planı Nedir?

Bölünme işleminin mevcut şirketler arasında gerçekleştirilmesine veya yeni şirketlerin kurulmasına göre bölünme sözleşmesi veya bölünme planı hazırlanması gerekebilir.

Bu belgelerde hangi malvarlığı unsurlarının hangi şirkete geçeceği, ortakların hangi pay ve hakları elde edeceği ve bölünmenin diğer temel koşulları belirlenir.

Malvarlığı dağılımının açık biçimde yapılmaması ilerleyen dönemde şirketler ve alacaklılar arasında uyuşmazlıklara yol açabilir.

Bölünmede Borçlar Nasıl Paylaştırılır?

Bölünmede yalnızca şirketin aktiflerinin değil, pasiflerinin ve yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerekir.

Bölünme planı veya sözleşmesinde hangi borcun hangi şirkete ait olacağı açık biçimde belirlenmelidir.

Bununla birlikte alacaklıların korunmasına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri nedeniyle tarafların kendi aralarında yaptıkları borç dağılımı her durumda alacaklıların hukuki konumunu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle bölünmenin borçlar üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Bölünmede Alacaklılar Nasıl Korunur?

Türk Ticaret Kanunu, şirket bölünmelerinde alacaklıların korunmasına yönelik özel hükümler öngörmektedir.

Bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları kanunda öngörülen şekilde alacaklarını bildirmeye ve teminat talep etmeye çağrılabilir.

Belirli şartların bulunması hâlinde şirketlerin alacakları teminat altına alma yükümlülüğü ortaya çıkabilir.

Bu düzenlemelerin amacı, şirketin yeniden yapılandırılması nedeniyle alacaklıların hukuki ve ekonomik konumunun tehlikeye düşmesini önlemektir.

Bölünme Ticaret Siciline Tescil Edilmeli midir?

Evet.

Bölünme işleminin hukuki sonuçlarının gerçekleşmesi bakımından ticaret sicili tescili önemlidir.

Tam bölünmede devreden şirket tescille sona ererken malvarlığı ilgili şirketlere geçer.

Kısmi bölünmede ise devredilecek malvarlığı bölümleri tescilin hukuki sonuçları çerçevesinde devralan şirketlere intikal eder.

Bu nedenle bölünme yalnızca şirketlerin kendi aralarında imzaladıkları belgelerle tamamlanan bir işlem değildir.

Şirket Tür Değiştirme Nedir?

Tür değiştirme, bir ticaret şirketinin mevcut hukuki şeklini değiştirerek başka bir şirket türüne dönüşmesidir.

Örneğin kanuni şartların bulunması hâlinde limited şirket anonim şirkete veya anonim şirket limited şirkete dönüşebilir.

Tür değiştirmede temel özellik, şirketin ekonomik ve hukuki devamlılığının korunmasıdır.

Şirket yeni türüne dönüştüğünde eski şirketin devamı niteliğindedir.

Limited Şirket Anonim Şirkete Dönüşebilir mi?

Evet.

Limited şirket, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen şartlar çerçevesinde anonim şirkete dönüşebilir.

Şirketin büyümesi, yatırım alma planları, pay yapısının değiştirilmesi, kurumsal yönetim ihtiyaçları veya gelecekteki ticari hedefler nedeniyle limited şirketten anonim şirkete dönüşüm tercih edilebilir.

Ancak anonim şirket yapısının limited şirkete göre farklı organ, sermaye, pay ve yönetim kurallarına tabi olduğu unutulmamalıdır.

Anonim Şirket Limited Şirkete Dönüşebilir mi?

Kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi hâlinde anonim şirketin limited şirkete dönüşmesi de mümkündür.

Bu tür değişiklik özellikle şirketin ortak sayısı, yönetim yapısı, faaliyet ölçeği ve kurumsal ihtiyaçları doğrultusunda tercih edilebilir.

Ancak tür değiştirmenin şirketin mevcut yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla kullanılabilecek bir yöntem olmadığı dikkate alınmalıdır.

Tür Değişikliğinde Şirket Yeniden mi Kurulur?

Tür değiştirmede şirketin hukuki şekli değişmekle birlikte şirketin devamlılığı esastır.

Şirket tasfiye edilerek tamamen yeni ve bağlantısız bir tüzel kişi kurulmuş sayılmaz.

Bu nedenle şirketin malvarlığı, sözleşmeleri ve hukuki ilişkileri bakımından tür değiştirmenin devamlılık ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Tür Değiştirmede Şirket Borçları Sona Erer mi?

Hayır.

Şirketin limited şirketten anonim şirkete veya başka bir geçerli şirket türüne dönüşmesi mevcut borçların kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.

Tür değişikliği şirketin hukuki şeklini değiştirir; borçlardan kaçınmayı sağlayan bir tasfiye yöntemi değildir.

Bu nedenle tür değişikliği öncesinde mevcut borçların ve hukuki yükümlülüklerin değerlendirilmesi gerekir.

Tür Değiştirme Planı Nedir?

Tür değiştirme sürecinde yönetim organı tarafından Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen içeriğe uygun bir tür değiştirme planı hazırlanması gerekir.

Plan, şirketin mevcut ve yeni türüne, yeni şirket sözleşmesine veya esas sözleşmesine ve ortakların yeni yapı içerisindeki haklarına ilişkin temel bilgileri içerir.

Tür değiştirme planı, işlemin hukuki yapısının belirlenmesinde temel belgelerden biridir.

Tür Değiştirme Raporu Nedir?

Tür değiştirme raporu, tür değişikliğinin amacı ve sonuçları hakkında ortaklara bilgi verilmesini amaçlayan belgedir.

Yeni şirket türünün özellikleri, ortakların yeni yapıdaki hukuki konumu ve tür değişikliğinin ekonomik ve hukuki sonuçları raporda açıklanabilir.

Kanunun belirli şirketler bakımından tanıdığı istisnalar ve kolaylaştırılmış uygulamalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Tür Değiştirmede Ortakların Payları Ne Olur?

Tür değiştirmede ortakların mevcut haklarının korunması temel ilkelerden biridir.

Ancak şirket türlerinin pay yapıları ve ortaklık hakları birbirinden farklı olduğundan mevcut payların yeni şirket türüne uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.

Örneğin limited şirket payları ile anonim şirket payları aynı hukuki yapıya sahip değildir.

Bu nedenle tür değiştirme sürecinde ortakların yeni yapı içerisindeki pay ve haklarının açık biçimde belirlenmesi önemlidir.

Tür Değiştirme İçin Genel Kurul Kararı Gerekir mi?

Tür değiştirme işlemi şirketin temel hukuki yapısını değiştirdiği için yetkili şirket organlarının kararları gerekir.

Tür değiştirme planının ve yeni şirket yapısının Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen karar nisaplarına uygun şekilde onaylanması gerekir.

Şirket türü, ortaklık yapısı ve somut işlem özelliklerine göre uygulanacak nisaplar ayrıca belirlenmelidir.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmede Genel Kurulun Rolü Nedir?

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme şirketin yapısını ve ortakların haklarını doğrudan etkileyen temel işlemlerdir.

Bu nedenle yönetim organının hazırlık ve uygulama görevlerinin yanında genel kurulun kanunda öngörülen şekilde karar vermesi gerekebilir.

Genel kurul kararlarının doğru toplantı ve karar nisaplarıyla alınmaması işlemin geçerliliği ve ileride ortaya çıkabilecek ortaklık uyuşmazlıkları bakımından sorun yaratabilir.

Yönetim Organının Sorumluluğu Nedir?

Birleşme, bölünme veya tür değiştirme işlemlerini hazırlayan ve yürüten yönetim organı, Türk Ticaret Kanunu ve şirketin esas sözleşmesi veya şirket sözleşmesi kapsamında hareket etmek zorundadır.

Belgelerin doğru hazırlanması, ortaklara gerekli bilgilerin verilmesi, şirket menfaatlerinin gözetilmesi ve kanuni prosedürlerin takip edilmesi önemlidir.

Yönetim organının hukuka aykırı işlemleri şartların oluşması hâlinde sorumluluk uyuşmazlıklarına neden olabilir.

Ortaklar Birleşme veya Bölünmeye İtiraz Edebilir mi?

Birleşme veya bölünme kararına katılmayan ortakların hukuki imkânları, işlemin niteliği ve ihlal edildiği ileri sürülen haklara göre değişebilir.

Türk Ticaret Kanunu ortakların pay ve haklarının korunmasına ilişkin özel hükümler içermektedir.

Bir ortağın yalnızca işlemi ticari olarak uygun bulmaması ile kanundan veya şirket sözleşmesinden kaynaklanan bir hakkının ihlal edilmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Bu nedenle ortakların başvurabileceği yollar somut uyuşmazlık üzerinden değerlendirilmelidir.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmede Çalışanların Durumu Ne Olur?

Şirketlerin yeniden yapılandırılması çalışanların iş ilişkileri üzerinde de sonuç doğurabilir.

Özellikle birleşme ve bölünme işlemlerinde iş sözleşmelerinin ve çalışanlara ilişkin hak ve yükümlülüklerin yeni şirket yapısındaki durumu değerlendirilmelidir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin yanında iş hukuku ve işyeri devrine ilişkin düzenlemeler de önem taşıyabilir.

Bu nedenle yeniden yapılandırma sürecinin yalnızca şirketler hukuku açısından değerlendirilmesi yeterli olmayabilir.

Mevcut Sözleşmeler Birleşmede Sona Erer mi?

Birleşme nedeniyle şirketin taraf olduğu bütün sözleşmelerin otomatik olarak sona erdiğini kabul etmek doğru değildir.

Ancak ticari sözleşmelerde birleşme, kontrol değişikliği veya yeniden yapılandırma durumlarına ilişkin özel hükümler bulunabilir.

Kredi sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri, lisans sözleşmeleri, kira sözleşmeleri ve diğer önemli ticari sözleşmeler birleşme öncesinde incelenmelidir.

Sözleşmede karşı tarafın onayını veya bildirim yapılmasını gerektiren bir hüküm bulunması hâlinde gerekli işlemlerin zamanında gerçekleştirilmesi önemlidir.

Şirket Birleşmesinde Devam Eden Davalar Ne Olur?

Devrolunan şirketin taraf olduğu dava ve icra takiplerinin birleşme sonrasında nasıl devam edeceği, birleşmenin külli halefiyet sonuçları çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle birleşme öncesinde şirketin devam eden tüm dava ve takiplerinin belirlenmesi gerekir.

Özellikle yüksek tutarlı veya şirket faaliyetini etkileyebilecek uyuşmazlıkların birleşme kararından önce hukuki risk analizi kapsamında değerlendirilmesi önemlidir.

Birleşme Öncesi Due Diligence Nedir?

Due diligence veya hukuki durum tespiti, birleşme veya yeniden yapılandırma öncesinde şirketin hukuki durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesidir.

Bu inceleme;

  • şirketin kurumsal kayıtlarını,

  • pay sahipliği yapısını,

  • önemli sözleşmelerini,

  • borç ve teminatlarını,

  • dava ve icra dosyalarını,

  • çalışan ilişkilerini,

  • fikrî mülkiyet haklarını,

  • izin ve ruhsatlarını,

  • gayrimenkullerini,

  • hukuki yükümlülüklerini

kapsayabilir.

Amaç, işlem tamamlanmadan önce hukuki risklerin belirlenmesi ve yeniden yapılandırmanın buna göre planlanmasıdır.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme MERSİS Üzerinden Yürütülür mü?

Ticaret sicili işlemleri Merkezi Sicil Kayıt Sistemi üzerinden yürütülmektedir.

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde gerekli şirket kararlarının ve belgelerin hazırlanmasının ardından ticaret sicili tescil sürecinin de tamamlanması gerekir.

MERSİS işlemi tek başına yeniden yapılandırmanın hukuki hazırlık aşamalarının yerine geçmez.

Şirket içi kararların, gerekli belgelerin ve tescil başvurusunun birbiriyle uyumlu olması gerekir.

Ticaret Siciline Tescil Neden Önemlidir?

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde ticaret sicili tescili yalnızca idari bir kayıt işlemi değildir.

Kanunun ilgili işleme bağladığı hukuki sonuçların doğması bakımından tescil belirleyici olabilir.

Bu nedenle genel kurul kararının alınmış veya taraflar arasında sözleşmenin imzalanmış olması her durumda işlemin tamamlandığı anlamına gelmez.

Tescil ve gerekli hâllerde ilan işlemlerinin de tamamlanması gerekir.

Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Ne Kadar Sürer?

Bu işlemler için bütün şirketlere uygulanabilecek sabit bir süre bulunmamaktadır.

Süreci;

  • şirket türü,

  • birleşmeye veya bölünmeye katılan şirket sayısı,

  • finansal tabloların hazırlanması,

  • hukuki inceleme,

  • genel kurul süreçleri,

  • alacaklılara ilişkin işlemler,

  • gerekli izinler,

  • ticaret sicili işlemleri,

  • şirketlerin mevcut hukuki ve mali yapısı

etkileyebilir.

Bu nedenle işlemin süresi şirketlerin özelliklerine ve tercih edilen yeniden yapılandırma yöntemine göre değişir.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Vergisel Sonuç Doğurur mu?

Şirketlerin yeniden yapılandırılması vergi hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin vergisel sonuçları işlemin niteliğine ve uygulanacak vergi mevzuatına göre değişebilir.

Türk Ticaret Kanunu açısından geçerli bir işlemin vergi hukuku bakımından otomatik olarak aynı avantajları sağlayacağı varsayılmamalıdır.

Bu nedenle şirketler hukuku ve vergi hukuku değerlendirmelerinin birlikte yürütülmesi önemlidir.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri Harca Tabi midir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki şirket yeniden yapılandırma işlemlerinin yanında 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekir.

Anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit ve limited şirketler ile kooperatiflerin kuruluş, pay devri, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve tür değişikliği nedeniyle gerçekleştirilen belirli işlemleri bakımından Harçlar Kanunu'nda istisna düzenlemeleri bulunmaktadır.

Ancak bir yeniden yapılandırmanın toplam maliyetinin yalnızca harç üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir. Ticaret sicili, ilan, danışmanlık, değerleme ve işlemin niteliğine göre ortaya çıkabilecek diğer mali yükümlülükler ayrıca değerlendirilmelidir.

Birleşme Yerine Pay Devri Yapılabilir mi?

Şirket birleşmesi ile pay devri farklı hukuki işlemlerdir.

Pay devrinde şirketin tüzel kişiliği kural olarak devam eder ve şirketin ortaklık yapısı değişir.

Birleşmede ise şirketlerin tüzel kişilikleri ve malvarlıkları üzerinde çok daha kapsamlı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle bir şirketi veya işletmeyi devralmak isteyen yatırımcı açısından pay devri, malvarlığı devri veya birleşme seçenekleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bölünme Yerine Yeni Şirket Kurmak Aynı Sonucu Doğurur mu?

Her zaman değil.

Yeni bir şirket kurulması ile mevcut şirketin malvarlığının Türk Ticaret Kanunu kapsamında bölünme yoluyla yeni veya mevcut bir şirkete aktarılması hukuken aynı işlem değildir.

Malvarlığının geçiş yöntemi, ortakların elde edeceği haklar, borçların durumu, vergisel sonuçlar ve alacaklıların korunması bakımından önemli farklılıklar bulunabilir.

Bu nedenle ticari hedef aynı görünse bile kullanılacak hukuki yöntem dikkatle belirlenmelidir.

Tür Değiştirme Yerine Yeni Şirket Kurulabilir mi?

Bir şirketin tasfiye edilerek yeni türde başka bir şirket kurulması ile mevcut şirketin tür değiştirmesi farklı hukuki yöntemlerdir.

Tür değiştirmede şirketin devamlılığı korunurken tasfiye ve yeni kuruluş yönteminde mevcut tüzel kişinin sona ermesi ve yeni bir tüzel kişinin kurulması gündeme gelir.

Bu farklılık sözleşmeler, malvarlığı, borçlar, çalışanlar ve ticari ilişkiler bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.

Şirket Yeniden Yapılandırmasında Hangi Yöntem Tercih Edilmelidir?

Her şirket için tek bir doğru yeniden yapılandırma yöntemi bulunmamaktadır.

Şirketin;

  • ticari hedefleri,

  • ortaklık yapısı,

  • malvarlığı,

  • borçları,

  • faaliyet alanları,

  • yatırım planları,

  • çalışan yapısı,

  • devam eden sözleşmeleri,

  • vergi durumu

birlikte değerlendirilmelidir.

Bazı şirketler için birleşme uygun olabilirken bazı şirketler açısından kısmi bölünme, tür değiştirme veya pay devri daha uygun bir yöntem olabilir.

Üsküdar'da Şirket Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme İşlemleri

Üsküdar’da faaliyet gösteren anonim ve limited şirketler ile diğer ticaret şirketleri; büyüme, yatırım, ortaklık yapısının değiştirilmesi, faaliyetlerin ayrıştırılması veya kurumsal yeniden yapılanma amacıyla birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerine başvurabilir.

Bu işlemlerin ticari amaçla planlanması kadar hukuki altyapısının doğru oluşturulması da önemlidir.

Bu nedenle Üsküdar şirket avukatı, Üsküdar şirket danışmanlığı, İstanbul şirket avukatı, şirket birleşme avukatı, şirket bölünme avukatı, şirket tür değiştirme avukatı ve şirketler hukuku danışmanlığı kapsamında yapılacak çalışmalarda şirketin mevcut yapısı ve hedeflenen yeni yapı birlikte değerlendirilmelidir.

Üsküdar Şirket Avukatı Desteği

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme süreçlerinde hukuki destek;

  • mevcut şirket yapısının incelenmesi,

  • hukuki durum tespiti yapılması,

  • uygun yeniden yapılandırma yönteminin değerlendirilmesi,

  • birleşme veya bölünme sözleşmelerinin hazırlanması,

  • gerekli plan ve raporların hazırlanması veya incelenmesi,

  • ortakların haklarının değerlendirilmesi,

  • genel kurul ve yönetim organı kararlarının hazırlanması,

  • alacaklıların korunmasına ilişkin işlemlerin değerlendirilmesi,

  • ticari sözleşmelerin incelenmesi,

  • ticaret sicili ve MERSİS süreçlerinin takip edilmesi

gibi aşamaları kapsayabilir.

Şirket yeniden yapılandırmasının başından itibaren hukuki açıdan planlanması, işlem sonrasında ortaya çıkabilecek ortaklık, borç, sözleşme ve tescil uyuşmazlıklarının azaltılması bakımından önemlidir.

Sonuç

Şirket birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi, şirketlerin ekonomik ve kurumsal yapılarını değiştirmelerine imkân sağlayan önemli yeniden yapılandırma yöntemleridir.

Birleşmede şirketlerin malvarlıkları tek yapı altında toplanabilir; bölünmede şirket malvarlığının tamamı veya belirli bölümleri farklı şirketlere aktarılabilir; tür değiştirmede ise şirket tüzel kişiliğinin devamlılığı korunarak şirketin hukuki türü değiştirilebilir.

Ancak bu işlemlerin hiçbiri yalnızca ticaret siciline yapılan basit bir değişiklik olarak değerlendirilmemelidir. Ortakların payları, şirket borçları, alacaklıların hakları, çalışanlar, devam eden sözleşmeler, davalar, şirket organlarının kararları ve ticaret sicili tescili üzerinde önemli hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle şirket birleşmesi, şirket bölünmesi, kısmi bölünme, tam bölünme, şirket tür değiştirme, limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi, anonim şirketin limited şirkete dönüşmesi, şirket yeniden yapılandırması, Üsküdar şirket avukatı, Üsküdar şirket danışmanlığı ve İstanbul şirket avukatı gibi konular şirketin mevcut yapısı ve hedeflenen işlem dikkate alınarak bütüncül biçimde değerlendirilmelidir.

 

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.