Blog

İdari İşlemin İptali Davası - Ümraniye İdari Dava Avukatı

İdari İşlemin İptali Davası - Ümraniye İdari Dava Avukatı İdare; ruhsat, izin, atama, görevlendirme, öğrenci işlemleri, kamu personeline ilişkin kararlar, imar uygulamaları ve benzeri birçok alanda tek taraflı işlemler tesis edebilir. İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlansa da idarenin sahip olduğu yetki sınırsız değildir. İdari işlemin hukuka aykırı olması ve kişinin menfaatini ihlal etmesi hâlinde işlemin iptali amacıyla idari yargıda dava açılması mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesine göre iptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, menfaati ihlal edilen kişiler tarafından açılan davalardır. Aynı düzenleme, idari yargının denetiminin hukuka uygunlukla sınırlı olduğunu ve mahkemelerin idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapamayacağını da belirtmektedir. Bu nedenle Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı, Çekmeköy idari dava avukatı ve idare hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde dava konusu işlemin niteliği, işlemi tesis eden makam, hukuka aykırılık nedenleri ve dava açma süresi birlikte incelenmelidir. İdari İşlem Nedir? İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak hukuki sonuç doğurmak amacıyla tesis ettiği tek taraflı işlemdir. Bir ruhsatın iptal edilmesi, kamu görevlisinin atanması, bir başvurunun reddedilmesi, öğrenci hakkında idari karar verilmesi veya idare tarafından belirli bir izin talebinin reddedilmesi somut olayın özelliklerine göre idari işlem niteliğinde olabilir. İdari işlemin en önemli özelliklerinden biri, idarenin karşı tarafın ayrıca kabulüne ihtiyaç duymadan kamu gücüne dayanarak hukuki sonuç meydana getirebilmesidir. Ancak bu yetkinin kullanılması hukuk kurallarına tabidir. İptal Davası Nedir? İptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılması amacıyla açılan idari dava türüdür. İYUK m.2 uyarınca idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından herhangi biri bakımından hukuka aykırı olması iptal davasına konu olabilir. Davanın açılabilmesi için davacının menfaatinin işlem nedeniyle ihlal edilmiş olması gerekir. Dolayısıyla iptal davasının temel amacı idarenin verdiği kararın “yerinde” olup olmadığını değerlendirmek değil, işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetlemektir. Hangi İdari İşlemlere Karşı İptal Davası Açılabilir? İptal davasının konusu olabilecek idari işlemler oldukça geniştir. Kamu personeline ilişkin atama ve nakil işlemleri, görev ve unvan değişiklikleri, ruhsat ve izin işlemleri, belediye kararları, eğitim ve öğrenci işlemleri, imar uygulamaları, kamu kurumlarının başvurular hakkında verdiği ret kararları ve diğer kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler somut olayın niteliğine göre iptal davasına konu olabilir. Burada önemli olan yalnızca işlemin bir kamu kurumu tarafından yapılmış olması değildir. İşlemin idari davaya konu edilebilir nitelikte olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. İptal Davasını Kimler Açabilir? İYUK m.2, iptal davasının idari işlem nedeniyle menfaatleri ihlal edilen kişiler tarafından açılabileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle herkes herhangi bir idari işlemin iptalini talep edemez. Davacı ile dava konusu işlem arasında hukuken korunmaya değer bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekir. Bu ilişkinin bulunup bulunmadığı her uyuşmazlığın özelliklerine göre değerlendirilir. İdari İşlemin Yetki Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir? İdari işlemin hukuka uygun olabilmesi için işlemi tesis eden makamın o işlemi yapmaya yetkili olması gerekir. Bir idari makamın başka bir makamın görev alanına giren konuda işlem tesis etmesi veya kanunen sahip olmadığı bir yetkiyi kullanması, işlemin yetki unsuru bakımından hukuka aykırılığını gündeme getirebilir. İYUK m.2’de yetki, idari işlemin yargısal denetiminde incelenebilecek beş temel unsurdan biri olarak açıkça sayılmıştır. İdari İşlemin Şekil Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir? İdari işlemlerin bazıları kanunda öngörülen belirli usul ve şekil şartlarına uyularak tesis edilmelidir. İşlem öncesinde alınması zorunlu görüşün alınmaması, gerekli kurul kararının bulunmaması, savunma hakkının tanınması gereken bir süreçte bu hakkın kullandırılmaması veya kanunun öngördüğü başka bir usulün izlenmemesi, somut olaya göre şekil ve usul yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir. Ancak her şekil eksikliğinin aynı sonucu doğuracağı söylenemez. Eksikliğin işlemin hukuki geçerliliğine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. İdari İşlemin Sebep Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir? İdare, tesis ettiği işlemi belirli hukuki ve maddi nedenlere dayandırır. İşlemin dayandığı olayın gerçekte meydana gelmemiş olması, ileri sürülen gerekçenin gerçeği yansıtmaması veya mevcut olguların kanunun öngördüğü işlemin tesis edilmesi için yeterli olmaması sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir. Örneğin belirli bir şartın gerçekleştiği gerekçesiyle işlem tesis edilmiş ancak dosyadaki belgeler bu şartın gerçekleşmediğini gösteriyorsa işlemin sebep unsuru yargısal denetimin konusu olabilir. İdari İşlemin Konu Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir? İdari işlemin konusu, işlemle ortaya çıkarılan hukuki sonuçtur. İdarenin kanunun izin vermediği bir hukuki sonuç meydana getirmesi veya işlemin içeriğinin üst hukuk normlarına aykırı olması konu unsuru yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir. İdari makamın yetkisi bulunsa dahi bu yetkinin kanunda izin verilmeyen bir sonuç meydana getirecek şekilde kullanılması işlemi hukuka uygun hâle getirmez. İdari İşlemin Maksat Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir? İdari yetkilerin temel amacı kamu yararının ve hizmet gereklerinin gerçekleştirilmesidir. İdari yetkinin kanunun öngördüğü kamu yararı amacı dışında, kişisel, siyasi, cezalandırıcı veya başka bir yabancı amaçla kullanılması hâlinde maksat unsuru yönünden hukuka aykırılık gündeme gelebilir. Bu unsurun değerlendirilmesinde işlemin görünürdeki gerekçesinin yanı sıra somut olayın bütün özellikleri önem taşıyabilir. İdarenin Takdir Yetkisi Sınırsız mıdır? Hayır. İdareye bazı alanlarda farklı seçenekler arasında tercih yapabilme imkânı tanınmış olabilir. Ancak takdir yetkisi, idarenin istediği şekilde ve hukuki sınırlar olmaksızın karar verebileceği anlamına gelmez. İYUK m.2 uyarınca idari yargı yetkisi idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır. Mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar veremez. Buna karşılık idarenin takdir yetkisini hukuk kurallarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığı hukuka uygunluk denetiminin konusu olabilir. İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır? İdari yargıda dava açma süreleri büyük önem taşır. 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre özel kanunda farklı bir süre öngörülmemişse dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Ancak bazı idari işlemler için özel kanunlarda farklı dava süreleri öngörülebilir. Bu nedenle her uyuşmazlıkta otomatik olarak 60 günlük sürenin uygulanacağı kabul edilmemelidir. Tebliğ Tarihi Neden Önemlidir? İdari işlemin ilgili kişiye hangi tarihte bildirildiği dava süresinin hesaplanması açısından temel öneme sahiptir. İYUK m.7 uyarınca idari uyuşmazlıklarda genel dava açma süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar. Bu nedenle tebligat belgesi, elektronik tebligat kayıtları ve işlemin hangi tarihte öğrenildiğini gösteren belgeler dava hazırlığında dikkatle incelenmelidir. İdareye Başvuru Yapılması Dava Süresini Etkiler mi? Belirli durumlarda evet. İYUK m.11 uyarınca ilgililer, idari dava açmadan önce ve dava açma süresi içerisinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan; üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makamdan isteyebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. İdarenin 30 gün içerisinde cevap vermemesi durumunda talep reddedilmiş sayılır. Talebin açıkça veya zımnen reddedilmesi hâlinde dava açma süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar ve başvurudan önce geçen süre de hesaba katılır. Bu nedenle idareye yapılan başvurunun tarihi ile dava süresinin hesaplanması birlikte değerlendirilmelidir. İptal Davası Açılması İşlemi Otomatik Olarak Durdurur mu? Hayır. İYUK m.27 uyarınca Danıştay veya idare mahkemesinde dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Dolayısıyla iptal davası açılmış olsa bile idari işlem uygulanmaya devam edebilir. İşlemin dava devam ederken uygulanmasının önlenmesi isteniyorsa şartlarının bulunması hâlinde ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması gerekir. Yürütmenin Durdurulması Nedir? Yürütmenin durdurulması, dava konusu idari işlemin etkilerinin yargılama devam ederken geçici olarak durdurulmasını sağlayan bir hukuki koruma mekanizmasıdır. İYUK m.27’ye göre yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Dolayısıyla her iptal davasında otomatik olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilmez. Yürütmenin Durdurulması Talebi Nasıl Değerlendirilir? Mahkeme, dava konusu işlemin açık hukuka aykırılık taşıyıp taşımadığını ve uygulanmasının davacı açısından telafisi güç veya imkânsız bir zarar meydana getirip getirmeyeceğini birlikte değerlendirir. Kanun ayrıca yürütmenin durdurulması kararında işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğunun ve uygulanması hâlinde doğabilecek telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesini zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebinin somut hukuki ve fiilî gerekçelerle açıklanması önem taşır. İptal Davasında Mahkeme Ne İnceler? Mahkeme idari işlemin hukuka uygunluğunu inceler. İYUK m.2 çerçevesinde inceleme işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinden yapılabilir. Mahkeme idarenin yerine geçerek hangi kararın daha uygun olacağına karar vermez; hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirir. Bu ayrım idari yargının temel özelliklerinden biridir. İptal Kararı Verilirse Ne Olur? İdari işlemin hukuka aykırı olduğunun belirlenmesi hâlinde mahkeme işlemin iptaline karar verebilir. İYUK m.28 uyarınca idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; kanunda öngörülen genel kural uyarınca bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemez. İptal kararının somut olay bakımından hangi işlemleri gerektireceği ise dava konusu idari işlemin niteliğine göre değişebilir. İptal Davası ile Tam Yargı Davası Aynı mıdır? Hayır. İYUK m.2, iptal davası ile tam yargı davasını ayrı dava türleri olarak düzenlemektedir. İptal davası hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasına yönelirken, tam yargı davası idari işlem veya eylemler nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesiyle ilgilidir. Somut uyuşmazlığa göre yalnızca iptal davası, yalnızca tam yargı davası veya hukuki şartları oluştuğunda her iki talebin birlikte değerlendirilmesi gündeme gelebilir. İptal Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir? İYUK m.32’ye göre özel bir yetki kuralı bulunmadığı durumlarda yetkili idare mahkemesi, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kanun ayrıca idari yargıda yetkinin kamu düzeninden olduğunu belirtmektedir. Ancak kamu görevlileri, taşınmazlar ve farklı uyuşmazlık türleri bakımından özel yetki kuralları bulunabilir. Bu nedenle yetkili mahkemenin her dava bakımından ayrıca belirlenmesi gerekir. Kamu Görevlilerine İlişkin Davalarda Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir? Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklarda İYUK özel yetki hükümleri içermektedir. Örneğin kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesidir. Göreve son verme, emeklilik veya görevden uzaklaştırma işlemlerinde ise kanundaki özel yetki düzenlemeleri uygulanır. Bu nedenle kamu personeline ilişkin idari davalarda genel yetki kuralına doğrudan başvurulmadan önce özel hükümler incelenmelidir. İptal Davasında Hangi Belgeler Önemlidir? İptal davasında öncelikle dava konusu idari işlemin kendisi ve işlemin tebliğine ilişkin belgeler önemlidir. Bunun yanında işlemin dayandığı başvurular, idareyle yapılan yazışmalar, idarenin gerekçesini gösteren belgeler, ilgili kurul veya komisyon kararları ve hukuka aykırılık iddiasını destekleyen diğer deliller dava dosyasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. İYUK m.3 uyarınca idari dava dilekçesinde davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller ve dava konusu idari işlemin yazılı bildirim tarihi gibi bilgilerin gösterilmesi gerekir. İdarenin Gerekçe Göstermesi Önemli midir? İdari işlemin hangi maddi ve hukuki nedenlere dayandığı, yargısal denetim bakımından önemli olabilir. Çünkü mahkeme işlemin sebep unsurunu incelerken idarenin ileri sürdüğü gerekçelerin mevcut olup olmadığını ve işlemin hukuki dayanağıyla ilişkisini değerlendirebilir. Soyut veya dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmeyen gerekçeler somut uyuşmazlığın niteliğine göre hukuka uygunluk denetiminde önem taşıyabilir. Düzenleyici İşlemlere Karşı İptal Davası Açılabilir mi? İYUK m.7, ilan edilmesi gereken düzenleyici işlemler bakımından da özel bir düzenleme içermektedir. Düzenleyici işlemlerde dava süresi kural olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Bununla birlikte düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgili kişi, düzenleyici işleme, uygulama işlemine veya her ikisine karşı dava açabilir. Düzenleyici işlemin daha önce iptal edilmemiş olması, ona dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptal edilmesine engel değildir. İdari Davalarda Süre Neden Bu Kadar Önemlidir? İdari yargıda dava açma süreleri, davanın esasının incelenebilmesi bakımından kritik öneme sahiptir. Kişinin işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünmesi tek başına yeterli değildir. Davanın kanunda öngörülen süre içerisinde ve doğru yargı merciinde açılması gerekir. Özellikle özel kanunlarda genel 60 günlük süreden farklı dava açma süreleri bulunabileceğinden, işlemin hukuki dayanağının erken aşamada belirlenmesi önemlidir. Ümraniye’de İdari İşlemin İptali Davası Ümraniye’de yaşayan veya faaliyet gösteren kişiler ve şirketler; belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler veya diğer idari makamların işlemleri nedeniyle idari uyuşmazlıklarla karşılaşabilir. Ancak kişinin Ümraniye’de bulunması her durumda davanın Ümraniye bakımından yetkili mahkemede görüleceği anlamına gelmez. Yetkili idare mahkemesi, dava konusu işlemin niteliği ile İYUK’taki genel ve özel yetki kurallarına göre belirlenir. Bu nedenle Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı, Çekmeköy idari dava avukatı, idari işlemin iptali avukatı ve idare hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde işlemin tebliğ tarihi, dava süresi, yetkili mahkeme ve hukuka aykırılık nedenleri birlikte ele alınmalıdır. Ümraniye İdari Dava Avukatı Desteği İdari işlemin iptali davalarında hukuki destek; dava konusu işlemin incelenmesi, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından değerlendirilmesi, dava açma süresinin hesaplanması, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, idareye başvuru yollarının değerlendirilmesi, iptal davasının hazırlanması, yürütmenin durdurulması talebinin oluşturulması ve kanun yolu süreçlerinin takip edilmesi gibi aşamaları kapsayabilir. Sonuç İdari işlemin iptali davası, idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği hukuka aykırı işlemlere karşı bireylerin ve tüzel kişilerin başvurabileceği temel yargısal denetim yollarından biridir. İYUK m.2 uyarınca idari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olmak zorundadır. İdari yargı ise idarenin yerine geçerek karar vermek yerine işlemin hukuka uygunluğunu denetler. Özel kanunda başka bir süre öngörülmediği sürece idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür ve idari uyuşmazlıklarda süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Dava açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmadığından, açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar şartlarının birlikte bulunması hâlinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu nedenle idari işlemin iptali davası, idari dava açma süresi, yürütmenin durdurulması, idare mahkemesi, idari işlemin hukuka aykırılığı, Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı ve Çekmeköy idari dava avukatı gibi konular her somut idari işlem özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.

İdari İşlemin İptali Davası - Ümraniye İdari Dava Avukatı

İdare; ruhsat, izin, atama, görevlendirme, öğrenci işlemleri, kamu personeline ilişkin kararlar, imar uygulamaları ve benzeri birçok alanda tek taraflı işlemler tesis edebilir. İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlansa da idarenin sahip olduğu yetki sınırsız değildir. İdari işlemin hukuka aykırı olması ve kişinin menfaatini ihlal etmesi hâlinde işlemin iptali amacıyla idari yargıda dava açılması mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesine göre iptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, menfaati ihlal edilen kişiler tarafından açılan davalardır. Aynı düzenleme, idari yargının denetiminin hukuka uygunlukla sınırlı olduğunu ve mahkemelerin idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapamayacağını da belirtmektedir.

Bu nedenle Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı, Çekmeköy idari dava avukatı ve idare hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde dava konusu işlemin niteliği, işlemi tesis eden makam, hukuka aykırılık nedenleri ve dava açma süresi birlikte incelenmelidir.

İdari İşlem Nedir?

İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak hukuki sonuç doğurmak amacıyla tesis ettiği tek taraflı işlemdir.

Bir ruhsatın iptal edilmesi, kamu görevlisinin atanması, bir başvurunun reddedilmesi, öğrenci hakkında idari karar verilmesi veya idare tarafından belirli bir izin talebinin reddedilmesi somut olayın özelliklerine göre idari işlem niteliğinde olabilir.

İdari işlemin en önemli özelliklerinden biri, idarenin karşı tarafın ayrıca kabulüne ihtiyaç duymadan kamu gücüne dayanarak hukuki sonuç meydana getirebilmesidir.

Ancak bu yetkinin kullanılması hukuk kurallarına tabidir.

İptal Davası Nedir?

İptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılması amacıyla açılan idari dava türüdür.

İYUK m.2 uyarınca idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından herhangi biri bakımından hukuka aykırı olması iptal davasına konu olabilir. Davanın açılabilmesi için davacının menfaatinin işlem nedeniyle ihlal edilmiş olması gerekir.

Dolayısıyla iptal davasının temel amacı idarenin verdiği kararın “yerinde” olup olmadığını değerlendirmek değil, işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetlemektir.

Hangi İdari İşlemlere Karşı İptal Davası Açılabilir?

İptal davasının konusu olabilecek idari işlemler oldukça geniştir. Kamu personeline ilişkin atama ve nakil işlemleri, görev ve unvan değişiklikleri, ruhsat ve izin işlemleri, belediye kararları, eğitim ve öğrenci işlemleri, imar uygulamaları, kamu kurumlarının başvurular hakkında verdiği ret kararları ve diğer kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler somut olayın niteliğine göre iptal davasına konu olabilir.

Burada önemli olan yalnızca işlemin bir kamu kurumu tarafından yapılmış olması değildir. İşlemin idari davaya konu edilebilir nitelikte olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

İptal Davasını Kimler Açabilir?

İYUK m.2, iptal davasının idari işlem nedeniyle menfaatleri ihlal edilen kişiler tarafından açılabileceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle herkes herhangi bir idari işlemin iptalini talep edemez.

Davacı ile dava konusu işlem arasında hukuken korunmaya değer bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekir. Bu ilişkinin bulunup bulunmadığı her uyuşmazlığın özelliklerine göre değerlendirilir.

İdari İşlemin Yetki Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir?

İdari işlemin hukuka uygun olabilmesi için işlemi tesis eden makamın o işlemi yapmaya yetkili olması gerekir.

Bir idari makamın başka bir makamın görev alanına giren konuda işlem tesis etmesi veya kanunen sahip olmadığı bir yetkiyi kullanması, işlemin yetki unsuru bakımından hukuka aykırılığını gündeme getirebilir.

İYUK m.2’de yetki, idari işlemin yargısal denetiminde incelenebilecek beş temel unsurdan biri olarak açıkça sayılmıştır.

İdari İşlemin Şekil Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir?

İdari işlemlerin bazıları kanunda öngörülen belirli usul ve şekil şartlarına uyularak tesis edilmelidir.

İşlem öncesinde alınması zorunlu görüşün alınmaması, gerekli kurul kararının bulunmaması, savunma hakkının tanınması gereken bir süreçte bu hakkın kullandırılmaması veya kanunun öngördüğü başka bir usulün izlenmemesi, somut olaya göre şekil ve usul yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir.

Ancak her şekil eksikliğinin aynı sonucu doğuracağı söylenemez. Eksikliğin işlemin hukuki geçerliliğine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

İdari İşlemin Sebep Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir?

İdare, tesis ettiği işlemi belirli hukuki ve maddi nedenlere dayandırır.

İşlemin dayandığı olayın gerçekte meydana gelmemiş olması, ileri sürülen gerekçenin gerçeği yansıtmaması veya mevcut olguların kanunun öngördüğü işlemin tesis edilmesi için yeterli olmaması sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir.

Örneğin belirli bir şartın gerçekleştiği gerekçesiyle işlem tesis edilmiş ancak dosyadaki belgeler bu şartın gerçekleşmediğini gösteriyorsa işlemin sebep unsuru yargısal denetimin konusu olabilir.

İdari İşlemin Konu Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir?

İdari işlemin konusu, işlemle ortaya çıkarılan hukuki sonuçtur.

İdarenin kanunun izin vermediği bir hukuki sonuç meydana getirmesi veya işlemin içeriğinin üst hukuk normlarına aykırı olması konu unsuru yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir.

İdari makamın yetkisi bulunsa dahi bu yetkinin kanunda izin verilmeyen bir sonuç meydana getirecek şekilde kullanılması işlemi hukuka uygun hâle getirmez.

İdari İşlemin Maksat Yönünden Hukuka Aykırılığı Nedir?

İdari yetkilerin temel amacı kamu yararının ve hizmet gereklerinin gerçekleştirilmesidir.

İdari yetkinin kanunun öngördüğü kamu yararı amacı dışında, kişisel, siyasi, cezalandırıcı veya başka bir yabancı amaçla kullanılması hâlinde maksat unsuru yönünden hukuka aykırılık gündeme gelebilir.

Bu unsurun değerlendirilmesinde işlemin görünürdeki gerekçesinin yanı sıra somut olayın bütün özellikleri önem taşıyabilir.

İdarenin Takdir Yetkisi Sınırsız mıdır?

Hayır.

İdareye bazı alanlarda farklı seçenekler arasında tercih yapabilme imkânı tanınmış olabilir. Ancak takdir yetkisi, idarenin istediği şekilde ve hukuki sınırlar olmaksızın karar verebileceği anlamına gelmez.

İYUK m.2 uyarınca idari yargı yetkisi idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır. Mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar veremez.

Buna karşılık idarenin takdir yetkisini hukuk kurallarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığı hukuka uygunluk denetiminin konusu olabilir.

İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

İdari yargıda dava açma süreleri büyük önem taşır.

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre özel kanunda farklı bir süre öngörülmemişse dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Ancak bazı idari işlemler için özel kanunlarda farklı dava süreleri öngörülebilir. Bu nedenle her uyuşmazlıkta otomatik olarak 60 günlük sürenin uygulanacağı kabul edilmemelidir.

Tebliğ Tarihi Neden Önemlidir?

İdari işlemin ilgili kişiye hangi tarihte bildirildiği dava süresinin hesaplanması açısından temel öneme sahiptir.

İYUK m.7 uyarınca idari uyuşmazlıklarda genel dava açma süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar.

Bu nedenle tebligat belgesi, elektronik tebligat kayıtları ve işlemin hangi tarihte öğrenildiğini gösteren belgeler dava hazırlığında dikkatle incelenmelidir.

İdareye Başvuru Yapılması Dava Süresini Etkiler mi?

Belirli durumlarda evet.

İYUK m.11 uyarınca ilgililer, idari dava açmadan önce ve dava açma süresi içerisinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan; üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makamdan isteyebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.

İdarenin 30 gün içerisinde cevap vermemesi durumunda talep reddedilmiş sayılır. Talebin açıkça veya zımnen reddedilmesi hâlinde dava açma süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar ve başvurudan önce geçen süre de hesaba katılır.

Bu nedenle idareye yapılan başvurunun tarihi ile dava süresinin hesaplanması birlikte değerlendirilmelidir.

İptal Davası Açılması İşlemi Otomatik Olarak Durdurur mu?

Hayır.

İYUK m.27 uyarınca Danıştay veya idare mahkemesinde dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Dolayısıyla iptal davası açılmış olsa bile idari işlem uygulanmaya devam edebilir.

İşlemin dava devam ederken uygulanmasının önlenmesi isteniyorsa şartlarının bulunması hâlinde ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması gerekir.

Yürütmenin Durdurulması Nedir?

Yürütmenin durdurulması, dava konusu idari işlemin etkilerinin yargılama devam ederken geçici olarak durdurulmasını sağlayan bir hukuki koruma mekanizmasıdır.

İYUK m.27’ye göre yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması.

Dolayısıyla her iptal davasında otomatik olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilmez.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Nasıl Değerlendirilir?

Mahkeme, dava konusu işlemin açık hukuka aykırılık taşıyıp taşımadığını ve uygulanmasının davacı açısından telafisi güç veya imkânsız bir zarar meydana getirip getirmeyeceğini birlikte değerlendirir.

Kanun ayrıca yürütmenin durdurulması kararında işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğunun ve uygulanması hâlinde doğabilecek telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesini zorunlu tutmaktadır.

Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebinin somut hukuki ve fiilî gerekçelerle açıklanması önem taşır.

İptal Davasında Mahkeme Ne İnceler?

Mahkeme idari işlemin hukuka uygunluğunu inceler.

İYUK m.2 çerçevesinde inceleme işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinden yapılabilir. Mahkeme idarenin yerine geçerek hangi kararın daha uygun olacağına karar vermez; hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirir.

Bu ayrım idari yargının temel özelliklerinden biridir.

İptal Kararı Verilirse Ne Olur?

İdari işlemin hukuka aykırı olduğunun belirlenmesi hâlinde mahkeme işlemin iptaline karar verebilir.

İYUK m.28 uyarınca idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; kanunda öngörülen genel kural uyarınca bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemez.

İptal kararının somut olay bakımından hangi işlemleri gerektireceği ise dava konusu idari işlemin niteliğine göre değişebilir.

İptal Davası ile Tam Yargı Davası Aynı mıdır?

Hayır.

İYUK m.2, iptal davası ile tam yargı davasını ayrı dava türleri olarak düzenlemektedir.

İptal davası hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasına yönelirken, tam yargı davası idari işlem veya eylemler nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesiyle ilgilidir.

Somut uyuşmazlığa göre yalnızca iptal davası, yalnızca tam yargı davası veya hukuki şartları oluştuğunda her iki talebin birlikte değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

İptal Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İYUK m.32’ye göre özel bir yetki kuralı bulunmadığı durumlarda yetkili idare mahkemesi, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kanun ayrıca idari yargıda yetkinin kamu düzeninden olduğunu belirtmektedir.

Ancak kamu görevlileri, taşınmazlar ve farklı uyuşmazlık türleri bakımından özel yetki kuralları bulunabilir.

Bu nedenle yetkili mahkemenin her dava bakımından ayrıca belirlenmesi gerekir.

Kamu Görevlilerine İlişkin Davalarda Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklarda İYUK özel yetki hükümleri içermektedir.

Örneğin kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesidir. Göreve son verme, emeklilik veya görevden uzaklaştırma işlemlerinde ise kanundaki özel yetki düzenlemeleri uygulanır.

Bu nedenle kamu personeline ilişkin idari davalarda genel yetki kuralına doğrudan başvurulmadan önce özel hükümler incelenmelidir.

İptal Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

İptal davasında öncelikle dava konusu idari işlemin kendisi ve işlemin tebliğine ilişkin belgeler önemlidir.

Bunun yanında işlemin dayandığı başvurular, idareyle yapılan yazışmalar, idarenin gerekçesini gösteren belgeler, ilgili kurul veya komisyon kararları ve hukuka aykırılık iddiasını destekleyen diğer deliller dava dosyasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

İYUK m.3 uyarınca idari dava dilekçesinde davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller ve dava konusu idari işlemin yazılı bildirim tarihi gibi bilgilerin gösterilmesi gerekir.

İdarenin Gerekçe Göstermesi Önemli midir?

İdari işlemin hangi maddi ve hukuki nedenlere dayandığı, yargısal denetim bakımından önemli olabilir.

Çünkü mahkeme işlemin sebep unsurunu incelerken idarenin ileri sürdüğü gerekçelerin mevcut olup olmadığını ve işlemin hukuki dayanağıyla ilişkisini değerlendirebilir.

Soyut veya dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmeyen gerekçeler somut uyuşmazlığın niteliğine göre hukuka uygunluk denetiminde önem taşıyabilir.

Düzenleyici İşlemlere Karşı İptal Davası Açılabilir mi?

İYUK m.7, ilan edilmesi gereken düzenleyici işlemler bakımından da özel bir düzenleme içermektedir.

Düzenleyici işlemlerde dava süresi kural olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Bununla birlikte düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgili kişi, düzenleyici işleme, uygulama işlemine veya her ikisine karşı dava açabilir. Düzenleyici işlemin daha önce iptal edilmemiş olması, ona dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptal edilmesine engel değildir.

İdari Davalarda Süre Neden Bu Kadar Önemlidir?

İdari yargıda dava açma süreleri, davanın esasının incelenebilmesi bakımından kritik öneme sahiptir.

Kişinin işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünmesi tek başına yeterli değildir. Davanın kanunda öngörülen süre içerisinde ve doğru yargı merciinde açılması gerekir.

Özellikle özel kanunlarda genel 60 günlük süreden farklı dava açma süreleri bulunabileceğinden, işlemin hukuki dayanağının erken aşamada belirlenmesi önemlidir.

Ümraniye’de İdari İşlemin İptali Davası

Ümraniye’de yaşayan veya faaliyet gösteren kişiler ve şirketler; belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler veya diğer idari makamların işlemleri nedeniyle idari uyuşmazlıklarla karşılaşabilir.

Ancak kişinin Ümraniye’de bulunması her durumda davanın Ümraniye bakımından yetkili mahkemede görüleceği anlamına gelmez. Yetkili idare mahkemesi, dava konusu işlemin niteliği ile İYUK’taki genel ve özel yetki kurallarına göre belirlenir.

Bu nedenle Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı, Çekmeköy idari dava avukatı, idari işlemin iptali avukatı ve idare hukuku avukatı kapsamında yapılacak değerlendirmelerde işlemin tebliğ tarihi, dava süresi, yetkili mahkeme ve hukuka aykırılık nedenleri birlikte ele alınmalıdır.

Ümraniye İdari Dava Avukatı Desteği

İdari işlemin iptali davalarında hukuki destek; dava konusu işlemin incelenmesi, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından değerlendirilmesi, dava açma süresinin hesaplanması, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, idareye başvuru yollarının değerlendirilmesi, iptal davasının hazırlanması, yürütmenin durdurulması talebinin oluşturulması ve kanun yolu süreçlerinin takip edilmesi gibi aşamaları kapsayabilir.

Sonuç

İdari işlemin iptali davası, idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği hukuka aykırı işlemlere karşı bireylerin ve tüzel kişilerin başvurabileceği temel yargısal denetim yollarından biridir.

İYUK m.2 uyarınca idari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olmak zorundadır. İdari yargı ise idarenin yerine geçerek karar vermek yerine işlemin hukuka uygunluğunu denetler.

Özel kanunda başka bir süre öngörülmediği sürece idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür ve idari uyuşmazlıklarda süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Dava açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmadığından, açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar şartlarının birlikte bulunması hâlinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Bu nedenle idari işlemin iptali davası, idari dava açma süresi, yürütmenin durdurulması, idare mahkemesi, idari işlemin hukuka aykırılığı, Ümraniye idari dava avukatı, İstanbul idari dava avukatı, Ataşehir idari dava avukatı ve Çekmeköy idari dava avukatı gibi konular her somut idari işlem özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili Yazılar

Bu konuya yakın diğer blog yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.