Zina Sebebiyle Boşanma Davası - Üsküdar Boşanma Avukatı
Zina sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine göre eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eş boşanma davası açabilir. Kanun ayrıca bu dava hakkını belirli hak düşürücü sürelere bağlamış ve zina eylemini affeden eşin bu özel sebebe dayanarak dava açamayacağını düzenlemiştir.
Zina sebebiyle boşanma davalarında yalnızca eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının ileri sürülmesi yeterli değildir. Zina olgusunun hukuken ortaya konulması, davanın süresinde açılması, af bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve dava dilekçesinde dayanılan boşanma sebeplerinin doğru belirlenmesi önem taşır. Güncel Yargıtay kararlarında fotoğraf, sosyal inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık anlatımları gibi farklı delillerin birlikte değerlendirilerek zina olgusunun ispatlanabildiği örnekler bulunmaktadır.
Bu nedenle Üsküdar boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı kapsamında zina nedeniyle boşanma süreci değerlendirilirken olayın gerçekleşme şekli, öğrenme tarihi, mevcut deliller ve tarafların zina sonrasındaki davranışları birlikte incelenmelidir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davası Nedir?
Zina sebebiyle boşanma davası, evli eşlerden birinin evlilik devam ederken zina etmesi nedeniyle diğer eş tarafından açılan boşanma davasıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi, eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eşe boşanma davası açma hakkı tanımaktadır. Aynı maddede bu hakkın kullanılabileceği süreler ve affın dava hakkına etkisi de ayrıca düzenlenmiştir.
Zina, genel boşanma sebeplerinden ayrı olarak kanunda özel şekilde düzenlenen bir boşanma sebebidir.
Zina Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?
Zina sebebiyle boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenmiştir.
Maddeye göre eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, zina eyleminin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin ise bu sebebe dayanarak dava hakkı bulunmamaktadır.
Zina Özel Boşanma Sebebi midir?
Evet.
Türk Medeni Kanunu zinayı diğer boşanma sebeplerinden ayrı biçimde düzenlemiştir. Zina, TMK m.161 kapsamında özel boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle zina iddiasıyla açılan davada öncelikle bu özel boşanma sebebinin şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilir.
Zina Mutlak Boşanma Sebebi midir?
Zina, uygulamada mutlak boşanma sebeplerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle zina olgusunun hukuken ispatlanması hâlinde ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığının kanıtlanması zina sebebine dayanan talep bakımından aranmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi, zina olgusunun varlığını doğrudan boşanma davası açma sebebi olarak düzenlemektedir.
Zina ile Sadakat Yükümlülüğüne Aykırılık Aynı Şey midir?
Her sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın otomatik olarak zina olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Eşin üçüncü bir kişiyle uygunsuz veya güven sarsıcı davranışlarda bulunması boşanma davasında önem taşıyabilir. Ancak zina özel sebebinin uygulanabilmesi için olayın TMK m.161 kapsamında değerlendirilmesine yetecek olguların bulunması gerekir.
Bu ayrım özellikle dava dilekçesinde zina ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi farklı boşanma sebeplerinin nasıl ileri sürüleceği bakımından önemlidir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Zinanın İspatlanması Gerekir mi?
Evet.
Boşanma davasında zina iddiasını ileri süren tarafın bu iddiasını hukuka uygun delillerle ortaya koyması gerekir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli karar özetlerinde, bir dosyada fotoğraf ve sosyal inceleme raporu; başka bir dosyada ise HTS kayıtları ile tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda zina olgusunun ispatlandığı kabul edilmiştir.
Bu durum, zina davalarında yalnızca tek bir delil türünün değil, dosyadaki delillerin bir bütün olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.
Zina Doğrudan Görülmeden İspatlanabilir mi?
Zina eyleminin doğrudan görülmüş olması her davada mümkün değildir. Bu nedenle mahkeme dosyadaki hukuka uygun delilleri ve olayların bütününü değerlendirir.
Güncel Yargıtay karar özetlerinde fotoğraf, sosyal inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanlarının değerlendirmeye esas alınabildiği görülmektedir.
Ancak her delilin somut dosyadaki ispat gücü ayrı değerlendirilir.
Zina Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Somut olayın özelliklerine göre zina iddiasının ispatında hukuka uygun şekilde elde edilmiş;
- Mesaj ve yazışmalar,
- Fotoğraflar,
- Tanık beyanları,
- HTS kayıtları,
- Sosyal inceleme raporları,
- Seyahat veya konaklama kayıtları,
- Diğer yazılı ve elektronik deliller
önem taşıyabilir.
Yargıtay’ın yakın tarihli kararlarında özellikle fotoğraf, sosyal inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanlarının zina değerlendirmesinde kullanıldığı görülmektedir.
Hukuka Aykırı Deliller Zina Davasında Kullanılabilir mi?
Boşanma davasında delil toplarken kişilerin özel hayatı ve haberleşme gizliliği gibi temel hakları dikkate alınmalıdır.
Bir delilin zina iddiasını destekliyor olması, o delilin her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Delilin nasıl elde edildiği ayrıca önem taşır.
Bu nedenle özellikle telefon, sosyal medya hesabı, mesajlaşma uygulaması veya kişisel hesaplardan elde edilen verilerin dava dosyasına sunulmadan önce hukuka uygunluk bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürede Açılmalıdır?
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine göre zina sebebiyle boşanma davası;
- Zinanın öğrenilmesinden itibaren 6 ay,
- Her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl
içinde açılmalıdır.
Bu sürelerin geçirilmesi hâlinde zina özel sebebine dayanılarak dava açma hakkı düşer.
Altı Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Altı aylık süre, zina sebebine dayanarak dava açmaya hakkı olan eşin zina eylemini öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu nedenle yalnızca zina eyleminin hangi tarihte gerçekleştiği değil, diğer eşin bu olayı hangi tarihte öğrendiği de önemlidir.
Yargıtay uygulamasında öğrenme tarihinin altı aylık sürenin belirlenmesinde doğrudan dikkate alındığı görülmektedir.
Beş Yıllık Süre Ne Anlama Gelir?
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi, öğrenme tarihinden itibaren altı aylık sürenin yanında zina eyleminin üzerinden her hâlde beş yıl geçmesiyle dava hakkının düşeceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla zina daha sonra öğrenilmiş olsa dahi eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıllık üst süre ayrıca dikkate alınmalıdır.
Altı Ay ve Beş Yıllık Süreler Hak Düşürücü Süre midir?
Evet.
TMK m.161’deki altı aylık ve beş yıllık süreler dava hakkını düşüren sürelerdir. Nitekim Yargıtay kararlarında da zina sebebiyle boşanma davalarında altı aylık sürenin geçirilmesi hâlinde zina sebebine dayalı talebin reddedilmesi gerektiğine ilişkin uygulamalar bulunmaktadır.
Bu nedenle zina nedeniyle boşanma davasında süre hesabı davanın en önemli unsurlarından biridir.
Zina Sürekli Devam Ediyorsa Süre Nasıl Değerlendirilir?
Zina eyleminin tek bir olaydan ibaret olmayıp devam eden bir ilişki biçiminde ileri sürüldüğü durumlarda her somut olayın tarihleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle davacının hangi eylemi ne zaman öğrendiği ve dava dilekçesinde hangi vakıalara dayandığı süre bakımından önem taşır.
Bu nedenle devam eden zina iddialarında yalnızca ilk öğrenme tarihi üzerinden otomatik bir değerlendirme yapmak yerine dosyanın kronolojisinin ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Eşini Affeden Kişi Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açabilir mi?
Hayır.
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi açıkça affeden tarafın dava hakkının bulunmadığını düzenlemektedir.
Dolayısıyla zina eylemini öğrendikten sonra diğer eşi hukuken affettiği kabul edilen eş, daha sonra aynı zina eylemine dayanarak TMK m.161 kapsamında boşanma talep edemez.
Zina Davasında Af Nasıl Belirlenir?
Af, yalnızca sözlü olarak “seni affettim” denilmesiyle sınırlı değildir. Tarafların zina eylemi öğrenildikten sonraki davranışları da af iddiasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak affın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Yargıtay’ın 2022 tarihli bir kararında, af iddiasının dosyadaki delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın bu sebeple reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
Affı Kim İspatlamalıdır?
Af iddiasını ileri süren tarafın bunu dosyadaki delillerle ortaya koyması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli kararında, zina sebebiyle açılan bir davada af olgusunun ispatlanamadığı belirtilerek yalnızca af iddiasından hareketle davanın reddedilmesinin doğru olmadığı değerlendirilmiştir.
Eşlerin Zina Sonrasında Birlikte Yaşamaya Devam Etmesi Af Sayılır mı?
Zina öğrenildikten sonra ortak hayatın devam etmesi af iddiasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak yalnızca belirli bir süre aynı evde bulunulması her dosyada otomatik olarak af anlamına gelmez.
Tarafların davranışları, ortak yaşamın niteliği ve olaydan sonraki iradeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “aynı evde yaşamaya devam edildi, dolayısıyla kesin olarak affedildi” şeklinde her olay için geçerli tek bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Zina Sebebiyle Boşanma ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Birlikte İleri Sürülebilir mi?
Evet.
Bir boşanma davasında zina özel sebebi ile Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi birlikte ileri sürülebilir.
Yargıtay uygulamasında, davacının aynı davada öncelikle zina, bunun kabul edilmemesi hâlinde ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanabileceği kabul edilmektedir. Mahkemenin öncelikli olarak ileri sürülen özel boşanma sebebini değerlendirmesi gerekir.
Zina İspatlanamazsa Genel Boşanma Sebebine Göre Boşanma Mümkün müdür?
Davacı dava dilekçesinde zina yanında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine de dayanmışsa, zina özel sebebi ispatlanamadığında genel boşanma sebebinin şartları ayrıca değerlendirilebilir.
Yargıtay uygulamasında mahkemenin önce özel boşanma sebebini incelemesi, özel sebebin kabul edilmemesi hâlinde ise usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş genel sebebi değerlendirmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle dava dilekçesinde hukuki sebeplerin nasıl oluşturulduğu önemlidir.
Zina İspatlanmışsa Mahkeme Genel Boşanma Sebebinden Karar Verebilir mi?
Davacı öncelikli talebini zina sebebine dayandırmış ve zina olgusu ispatlanmışsa bu özel sebebin değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli bir karar özetinde, dosyadaki HTS kayıtları ve tanık beyanlarının zina eylemini ispatladığı kabul edilmiş ve zina talebinin kabulü gerekirken evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine göre hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
Zina Nedeniyle Boşanmada Kusur Önemli midir?
Zina, eşin evlilik içerisindeki sadakat yükümlülüğü bakımından ağır bir davranıştır ve özel boşanma sebebi oluşturur.
Ancak boşanmanın fer'î sonuçları bakımından tarafların kusur durumları ayrıca önem taşıyabilir. Özellikle maddi ve manevi tazminat veya nafaka gibi talepler değerlendirilirken boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumunun ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Dolayısıyla “zina ispatlandı” sonucu ile boşanmanın bütün mali sonuçlarının otomatik olarak belirlenmesi aynı şey değildir.
Zina Nedeniyle Boşanmada Maddi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Boşanma davasında maddi tazminat talebinin şartları zina sebebinin varlığından ayrı olarak Türk Medeni Kanunu’nun boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle zina yapan eşin bulunduğu her davada otomatik olarak belirli bir maddi tazminat miktarına hükmedileceği söylenemez.
Tarafların kusur durumu, mevcut veya beklenen menfaatler ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.
Zina Nedeniyle Boşanmada Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Ancak manevi tazminatın şartları ve miktarı yalnızca zina eyleminin gerçekleşmiş olmasına göre otomatik şekilde belirlenmez. Boşanmaya neden olan olayların kişilik haklarına etkisi ve tarafların kusur durumu ayrıca değerlendirilir.
Zina Nedeniyle Boşanmada Nafaka Talep Edilebilir mi?
Zina sebebiyle açılan boşanma davasında nafaka talepleri de gündeme gelebilir.
Ancak nafakanın türü ve şartları zina olgusundan bağımsız şekilde Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre incelenir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur değerlendirmesi, talebin türüne göre önem taşıyabilir.
Bu nedenle zina yapan eşin bulunduğu her davada nafakanın otomatik olarak reddedileceği veya kabul edileceği şeklinde genel bir kural kurulamaz.
Zina Çocukların Velayetini Otomatik Olarak Etkiler mi?
Hayır.
Zina olgusunun ispatlanmış olması tek başına velayetin diğer eşe verilmesi sonucunu otomatik olarak doğurmaz.
Velayet değerlendirmesinde temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Eşin davranışının çocuğun bakımına, güvenliğine ve gelişimine etkisi bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla boşanma sebebi ile velayet kararı birbirinden ayrı hukuki değerlendirmelere tabidir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme;
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya
- Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bu nedenle zina sebebiyle boşanma davasında da yetkili mahkeme bu düzenlemeye göre belirlenir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Geçici Tedbirler Alınabilir mi?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ederken özellikle eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri re’sen alır.
Bu nedenle zina sebebiyle açılan boşanma davası devam ederken de somut olayın şartlarına göre geçici önlemler gündeme gelebilir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Ayrılık Kararı Verilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 170. maddesine göre boşanma sebebi ispatlandığında hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verebilir. Dava yalnızca ayrılık talebine ilişkinse boşanmaya karar verilemez; dava boşanmaya ilişkinse ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali bulunması durumunda ayrılık kararı verilebilir.
Bu düzenleme zina sebebiyle açılan boşanma davaları bakımından da boşanma yargılamasının genel hükümleri içerisinde değerlendirilir.
Zina Davasında Telefon Kayıtları Kullanılabilir mi?
Telefonla ilgili kayıtların kullanılabilirliği, elde edilme şekline ve ilgili hukuki kurallara göre değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli bir karar özetinde HTS kayıtları ile tanık anlatımlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda zina olgusunun ispatlandığı kabul edilmiştir.
Ancak bu durum kişilerin telefonlarına veya özel hesaplarına hukuka aykırı şekilde erişilebileceği anlamına gelmez. Delilin elde edilme yöntemi ayrıca önemlidir.
Sosyal Medya Paylaşımları Zina Davasında Delil Olabilir mi?
Sosyal medya içerikleri somut olayın niteliğine ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş olup olmadığına göre boşanma davasında değerlendirmeye konu olabilir.
Ancak tek bir fotoğraf, mesaj veya paylaşımın her olayda doğrudan zina ispatı oluşturacağı söylenemez.
Mahkeme delilleri diğer olay ve belgelerle birlikte değerlendirir.
Fotoğraf Zina İspatı İçin Yeterli midir?
Fotoğraflar zina iddiasının değerlendirilmesinde delil olarak önem taşıyabilir.
Nitekim 2026 tarihli bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi karar özetinde fotoğraf ve sosyal inceleme raporu birlikte değerlendirilerek zina olgusunun sabit olduğu sonucuna varıldığı belirtilmektedir.
Ancak her fotoğrafın tek başına zina olgusunu kesin olarak ispatladığı söylenemez. Fotoğrafın içeriği ve diğer delillerle ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
Tanık Beyanı Zina Davasında Kullanılabilir mi?
Evet.
Tanık anlatımları zina iddiasının değerlendirilmesinde kullanılabilecek deliller arasındadır.
Yargıtay’ın 2026 tarihli bir karar özetinde HTS kayıtları ile tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu zina eyleminin ispatlandığı kabul edilmiştir.
Tanık anlatımının ispat gücü, tanığın olayı nasıl bildiği ve diğer delillerle uyumu üzerinden değerlendirilir.
Zina Davasında Öğrenme Tarihi Nasıl İspatlanır?
Öğrenme tarihi altı aylık hak düşürücü süre bakımından kritik önemdedir.
Bu tarih tarafların beyanları, mesajlar, ceza veya hukuk dosyalarındaki kayıtlar, yazılı belgeler ve diğer somut deliller üzerinden değerlendirilebilir.
Yargıtay’ın bir kararında zina olayının bir ceza mahkemesi duruşmasında öğrenildiği kabul edilmiş ve dava altı aylık süreden sonra açıldığı için zina sebebine dayanan talebin süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öğrenme Tarihi İspatlanamazsa Ne Olur?
Öğrenme tarihinin hangi tarafça ve nasıl ispatlanacağı somut uyuşmazlıkta önem taşır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli kararında, zina vakıasının davacı tarafından tam olarak hangi tarihte öğrenildiğinin karşı tarafça ispatlanamadığı ve dosyadan da belirlenemediği durumda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
Bu nedenle öğrenme tarihinin varsayımla değil, dosyadaki somut verilerle belirlenmesi gerekir.
Zina Birden Fazla Kez Gerçekleşmişse Ne Olur?
Birden fazla zina eylemi ileri sürülüyorsa her eylemin tarihi ve davacı tarafından ne zaman öğrenildiği önem taşır.
Dava süresinin hangi eylem bakımından korunmuş olduğu ve hangi vakıaların dava dilekçesinde ileri sürüldüğü ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle uzun süre devam ettiği ileri sürülen ilişkilerde olayların kronolojik şekilde ortaya konulması önemlidir.
Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?
Zina sebebiyle boşanma davası açılmadan önce özellikle;
- Zina iddiasının hangi olaylara dayandığı,
- Olayların ne zaman gerçekleştiği,
- Davacının bunları ne zaman öğrendiği,
- Altı aylık ve beş yıllık sürelerin korunup korunmadığı,
- Af sayılabilecek bir davranış bulunup bulunmadığı,
- Hangi hukuka uygun delillerin mevcut olduğu,
- Zina yanında başka boşanma sebeplerine de dayanılıp dayanılmayacağı,
- Nafaka, tazminat ve velayet gibi taleplerin bulunup bulunmadığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle hak düşürücü süreler nedeniyle olayın öğrenme tarihinin doğru belirlenmesi önem taşır.
Üsküdar’da Zina Sebebiyle Boşanma Davaları
Üsküdar’da zina nedeniyle boşanma davası gündeme geldiğinde davanın yalnızca sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiası üzerinden değil, TMK m.161’in özel şartları doğrultusunda hazırlanması gerekir.
Özellikle;
- Zina olgusunun hukuken ispatlanabilir olması,
- Öğrenme tarihinin belirlenmesi,
- Altı aylık sürenin geçirilmemesi,
- Beş yıllık üst sürenin değerlendirilmesi,
- Af bulunup bulunmadığının incelenmesi,
- Zina ile diğer boşanma sebeplerinin doğru şekilde ileri sürülmesi,
- Delillerin hukuka uygun olması
önem taşır.
Bu nedenle Üsküdar boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı kapsamında zina sebebiyle boşanma değerlendirilirken dava stratejisinin olayın tüm özelliklerine göre oluşturulması gerekir.
Üsküdar Boşanma Avukatı Desteği
Zina sebebiyle boşanma sürecinde hukuki destek;
- Zina iddiasının hukuki açıdan değerlendirilmesi,
- Delillerin incelenmesi,
- Hak düşürücü sürelerin hesaplanması,
- Öğrenme tarihinin belirlenmesi,
- Af iddiasının değerlendirilmesi,
- Zina ve genel boşanma sebeplerinin birlikte kurgulanması,
- Nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesi,
- Velayet ve geçici önlemlere ilişkin taleplerin hazırlanması,
- Yargılama sürecinin takip edilmesi
gibi farklı aşamaları kapsayabilir.
Zina özel bir boşanma sebebi olduğundan dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar ile hukuki sebeplerin uyumu özellikle önem taşımaktadır.
Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Zina sebebine dayalı boşanma davasında avukat seçilirken;
- Aile hukuku deneyimi,
- Çekişmeli boşanma davalarındaki tecrübe,
- Zina ve diğer özel boşanma sebeplerine hâkimiyet,
- Elektronik ve yazılı delilleri değerlendirebilme,
- Hak düşürücü süreleri doğru takip edebilme,
- Nafaka, tazminat ve velayet taleplerini birlikte değerlendirebilme,
- Güncel Yargıtay uygulamalarını takip edebilme
gibi unsurlar dikkate alınabilir.
Sonuç
Zina sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eş bu özel sebebe dayanarak boşanma davası açabilir.
Ancak dava hakkı süresiz değildir. Zina eyleminin öğrenilmesinden itibaren 6 ay, her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmesiyle bu özel sebebe dayalı dava hakkı düşer. Ayrıca zina eylemini affeden eşin TMK m.161 kapsamında dava hakkı bulunmamaktadır.
Zina iddiasının hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir. Yakın tarihli Yargıtay uygulamasında fotoğraf ve sosyal inceleme raporlarının veya HTS kayıtlarıyla tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu zina olgusunun ispatlandığı örnekler bulunmaktadır.
Zina sebebi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi genel boşanma sebepleriyle aynı davada birlikte ileri sürülebilir. Ancak davacı zina sebebini öncelikli talep olarak ileri sürmüşse mahkemenin önce bu özel sebebi değerlendirmesi gerekir.
Öğrenme tarihi ise altı aylık hak düşürücü sürenin belirlenmesi bakımından büyük önem taşır. Yargıtay kararlarında öğrenme tarihinin dosyadaki somut delillerle belirlenmesi gerektiği ve bu tarihin ispatlanamadığı durumda yalnızca varsayımla hak düşürücü sürenin geçtiğinin kabul edilemeyeceği görülmektedir.
Bu nedenle zina sebebiyle boşanma, TMK 161, zina davası 6 aylık süre, zinanın ispatı, boşanmada af, zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Üsküdar boşanma avukatı, İstanbul boşanma avukatı, Ataşehir boşanma avukatı, Ümraniye boşanma avukatı ve Çekmeköy boşanma avukatı gibi konuların olayın tarihleri, tarafların davranışları ve mevcut deliller doğrultusunda birlikte değerlendirilmesi önem taşır.